Doktor Yılmaz Bay

Çocuk Doktoru Yılmaz Bay'ın sayfasına hoşgeldiniz!
RSS ikon Email ikon

GÜNEŞ VE ÇOCUK

Ülkemiz bir güneş ülkesi olmasına rağmen RAŞİTİZM denilen D vitamini eksikliği çocuklarımızda halen önemli bir sağlık sorunu olarak güncelliğini korumaktadır. Anne sütü dahil ağızdan alınan hiçbir besin D vitamini eksikliğini gideremez, D vitaminini mutlaka deri yolu ile güneşten almak gerekir.

GÜNEŞ VE ÇOCUK GÜNEŞ VE ÇOCUK

ÇOCUK VE DONDURMA

Yaz aylarının gelmesi ile anne ve çocuklar arasında yıllardır devam eden ve asla da bitmeyecek olan bir savaştır başlar.

Çocuklar günün üç öğünü dondurma yemek isterler. Anne ve babalar ise hasta olacak endişesi ile buna karşı çıkarlar. Herkes kendi yönünden biraz haklı gibi; ancak çileklisi, kavunlusu, çikolatalısı, fıstıklısı, limonlusu, bademlisi… gibi albenili çeşitleri ile çocukları baştan çıkartan bu tattan onları mahrum bırakmak bana biraz insafsızlık gibi geliyor.

DONDURMA YARARLI MI YOKSA ZARARLI MI?

Ben bu soruyu “bıçak kullanmak yararlı mı yoksa zararlı mı” sorusu ile benzeştiriyorum. Bıçak ile elma da soyabiliriz elimizi de kesebiliriz. Nasıl ki bıçağı bilinçli kullanmamız gerekiyorsa; dondurmayı da bilinçli tüketerek çocuğumuz için yararlı hale getirebiliriz.

ÇOCUK VE DONDURMA ÇOCUK VE DONDURMA
  • Mart 1st, 2010 doktoryilmazbay Yorum yok

    SEVGİLİ ANNE ve BABALAR

    Çocuk yetiştirmek bir sanattır. Hem de dünyanın en zor, en yorucu ama öte yandan da en güzel sanatıdır. Çocuk yetiştirme sanatının ana ilkeleri sevgi, anlayış ve hoşgörüdür.

    Sayfamızda çocuğunuzu yetiştirirken en çok karşılaşacağınız sorunlar ve bu sorunlarla ilgili açıklamalar bulacaksınız. Sağ taraftaki menüyü kullanarak merak ettiğiniz konularla ilgili ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Doktor Yılmaz Bay’ı tanımak isterseniz buraya tıklayınız.

    Anne ve Baba olduğunuz için sizleri kutluyorum ve çocuğunuz ile birlikte sevgi, anlayış ve hoşgörülü günler diliyorum.

    Doktor Yılmaz Bay
    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

    Not: Randevu almadan önce bu yazıyı okuyunuz: Randevu Kuralları

  • GÜNEŞ VE ÇOCUK

    Mayıs 7th, 2016 doktoryilmazbay Yorum yok

    GÜNEŞTEN NASIL YARARLANILMALIDIR?
    Ülkemiz bir güneş ülkesi olmasına rağmen RAŞİTİZM denilen D vitamini eksikliği çocuklarımızda halen önemli bir sağlık sorunu olarak güncelliğini korumaktadır. Anne sütü dahil ağızdan alınan hiçbir besin D vitamini eksikliğini gideremez, D vitaminini mutlaka deri yolu ile güneşten almak gerekir.

    Çocukların yeterli D vitamini depoları ile doğması için anne adayları çocukluğundan, genç kızlığından itibaren güneşten yeterince yararlanmalı, özellikle hamilelik döneminde açık havada, güneşli ortamda fazla giyinik olmadan dışarıda dolaşmalı, sık sık ve uzun yürüyüşler, açık hava gezintileri yapmalıdır.

    Çocuklar doğumdan itibaren günün belirli saatlerinde, özelikle de güneşin dik olarak geldiği öğlen saatlerinde dışarı çıkartılmalıdır. Hava yağmurlu ve rüzgârlı değil ise, sıcaklık sıfır dereceye düşmemiş ise; çocuklar günün en az 1–2 saatini dışarıda geçirmelidir. Bu işlem onların günlük D vitamini gereksinimini karşılarken iştahlarını arttırır, soğuğa karşı daha dirençli kılarak sağlıklı büyümelerine ve gelişmelerine yardımcı olur. Pencere camı, güneş ışınlarındaki D vitamini yapan Ultraviyole B (UVB) ışınlarını geçirmediği için cam arkasından alınan güneşin D Vitamini açısından hiçbir yararı yoktur.

    ÇOCUKLAR GÜNEŞTEN YARARLANMAK İÇİN NASIL GİYDİRİLMELİDİR?
    Çocuklara dışarı çıkartılırken; ince açık renkli pamuklu giysiler giydirilmeli, giysiler vücudu sıkmamalı, yakaları, kol ve bacakları açık olmalıdır. Yüzü direkt güneş ışınlarından korumak için siperlikli bir şapka kullanılmalı, gözleri için mutlaka ultraviyole koruyuculu bir güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

    ÇOCUKLAR HANGİ SAATLERDE GÜNEŞE ÇIKARTILMALIDIR?
    Güneşten dünyamıza ultraviyole A (UVA) ve ultraviyole B (UVB) ışınları gelmektedir. UVA ışınları dalga boyları büyük olduğu için sabah ve akşamüstü saatlerinde daha yoğun olarak dünyamıza ulaşmaktadır. UVA ışınları derimizde, vücudumuzda kansere kadar giden zararlı etkilere neden olmakta ve derimizde D Vitamini sentezini bozmaktadır. Güneşin UVA ışınlarına bağlı zararlı etkilerinden korunmak için vücudumuzun açıkta kalan kısımlarına sabah ve akşamüstü saatlerinde güneşe çıkmadan yarım saat önce mutlaka 30-50 faktörlü koruyucu güneş kremi sürmeliyiz. UVB ışınları ise vücudumuz için yararlıdır ve deriden D vitamini sentezlenmesini sağlarlar. UVB ışınları kısa dalga boyuna sahip oldukları için güneşin dünyamıza dik geldiği öğlen saatlerinde yeryüzüne ulaşabilmektedirler. Bu zaman, kabaca gölgemizin boyumuzdan küçük olduğu saatlerdir. Bu bilgiler doğrultusunda çocuklar, Ekim-Nisan ayları arasındaki kış döneminde güneşin göründüğü öğlen saatlerinde  güneşe çıkartılmalıdır. Çocuklar, Nisan-Ekim ayları arasındaki güneşin kuzey yarım küreye dik geldiği yaz döneminde ise güneşin oluşturduğu D vitamininden en çok yararlanabilmeleri için güneşin bulunduğunuz  bölgeye en dik geldiği öğle saatlerinde koruyucu krem kullanmadan güneşe çıkartılmalıdır. Çocukların öğlen saatlerinde kol ve bacakları açık bir şekilde yaşına ve cilt tipine göre 10-15-20-30 dakika güneşe çıkartılması yeterlidir. Güneşte kalma süresi  2-3 dakikadan başlayarak ve  her gün 2-3 dakika arttırılarak 10-15 günün sonunda 10-30 dakika güneş altında tutulacak şekilde arttırılmalıdır. Üç yaşın altındaki çocuklar hiçbir zaman çırılçıplak güneşin altında bırakılmamalıdır. Kolları ve bacakları açıkta bırakan bir giysi ile güneşlenmeleri yeterlidir.

    Çocukların derileri çok hassas olduğu için gölgede de olsa, sudan ve kumdan yansıyan güneş ışınları çocukların cildini yakabilir. Çocuğunuz, uzun süreli deniz kenarında olacaksa, deniz kenarında şemsiye altında değil mutlaka güneşten ve yansıyan güneş ışınlarından uzak bir ortamda olmalıdır.

    ÇOCUKLARDA GÜNEŞ KREMLERİ NASIL KULLANILMALIDIR?
    Sabah ve akşam üstü saatlerinde çocuklar güneşe çıkmadan yarım saat önce 30-50  faktör arası doktorun önerileri doğrultusunda deri tipine uygun bir güneş kremi kullanmalıdır. Krem sürme işlemi 2- 3 saatte bir tekrarlanmalıdır. Çünkü kremlerin etkisi en fazla 2–3 saat sürer. Eğer çocuğunuz denize ya da havuza girecek ise; ultraviyole ışınlarının büyük bir kısmı (% 60 kadarı) sudan geçerek deriye ulaştığından suya dayanıklı bir güneş kremi güneşe çıkmadan yarım saat önce çocuğun vücuduna sürülmeli ve her 2–3 saatte bir bu sürme işlemini tekrarlanmalıdır.

    3 yaşın altındaki çocuklarda organik ve kimyasal filtre içeren kremler kullanılmamalı, yalnızca mineral filtre içeren kremler kullanılmalıdır. Ayrıca bu kremlerde parfüm, deodorant ve paraben gibi koruyucu madde olmamalıdır.

    ÇOCUKLAR NE KADAR SÜRE İLE GÜNEŞTE KALMALIDIR?
    1 yaşın altındaki çocuklar D Vitamininden de yararlanmak için güneşin dik geldiği öğlen saatlerinde koruyucu güneş kremi kullanmadan ilk gün 2–3 dakikadan başlayarak ve her gün 2–3 dakika arttırarak günde 15 -20 dakikaya kadar güneş altında kalabilirler.

    1 yaşın üzerindeki çocuklarda ise; öğlen saatlerinde koruyucu güneş kremi kullanmadan ilk gün 5 – 6 dakikadan başlayarak ve her gün 5–6 dakika arttırılarak günde 30–45 dakikaya kadar güneş altında kalabilirler.

    Sabah ve akşam üstü saatlerinde güneşe çıkacaklarsa  güneşe çıkmadan yarım saat önce koruyucu güneş kremi kullanılarak günde 2 kez 30-60 dakika (1 saati geçmeyecek şekilde) güneşe çıkartılabilirler.

    ÇOCUKLAR DENİZDEN VE HAVUZDAN NASIL YARARLANMALIDIR?
    Çocuklar 6 ayın üzerinde denize, 1 yaşın üzerinde denize ve havuza girebilirler. Deniz ve havuz seçeneklerinin ikisi bir arada ise deniz tercih edilmeli. Denizde ve havuzda kalma süresi 2–3 dakikadan başlayarak 15–20 dakikaya kadar çıkarılabilir.

    Deniz ve havuz suyunun berrak ve temiz olmasına dikkat edilmelidir.

    Çocuklar denizde ve havuzda asla yalnız bırakılmamalıdır.

    Tok karnına deniz ve havuza girilmemelidir.

    Çocuklar yavaş yavaş, alıştırılarak denize-havuza sokulmalıdır.

    Suya girmek istemiyorsa asla zorlanmamalıdır.

    Bir süre ara verilip tekrar denize-havuza girmesi özendirilebilir.

    Özellikle kız çocukları havuzdan çıktıktan sonra hemen duşa sokulmalı, mayo ya da bikinileri değiştirilmelidir.

    GÜNEŞE ÇIKAN ÇOCUKLAR NASIL BESLENMELİDİR?
    Çocuğunuzda sıcak havalarda terleme ile aşırı sıvı kaybı olabilir. Bu dönemde çocuklara bol su ve sulu gıdalar, özellikle süt, yoğurt, ayran ve taze sıkılmış meyve suları verilmelidir. Taze sebze ve meyveler yedirilmeli. Aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalı. Hazır gıdalar, konserve gıdalar ve kızartmalar yedirilmemeli. Çocuğunuzun derisi ince ve hassas olduğu için daha çabuk kurur; bu nedenle güneşten önce ve sonra deriyi beslemek için deriye nemlendirici kremler sürülmelidir.

    GÜNEŞ YANIĞINDA NASIL DAVRANILMALIDIR?
    Güneş yanığında ciltte kızarıklık, ağrı, hatta yanığın derecesine göre su toplaması dahi olabilir. Bir kaç gün içerisinde soyulma da görülebilir. Güneş yanıklarında kızarmış bölgeye bol su dökülmeli. Çocuğun vücuduna ıslak bir bez uygulanmalı. Serinletici bir losyon ya da deriyi besleyici, nemlendirici bir merhem sürülmelidir.

    GÜNEŞ ÇARPMASINDA NASIL DAVRANILMALIDIR?
    Güneşte aşırı kalınması sonucu beyinde vücut ısısını ayarlayan mekanizmalar bozulur. 37 – 37,8 °C arasında olması gereken vücut ısısı 40 – 41 °C ye kadar çıkabilir. Üşüme, titreme, vücutta su kaybına bağlı olarak halsizlik, bitkinlik, iştahsızlık, baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, bulantı, nabızda hızlanma, ciltte kuruma, bazen de algılama bozukluğu, görme bozukluğu olabilir. Bazen bu tablo bilinç kaybına kadar gidebilir.

    Güneş çarpmasında, çocuklar serin ve hava akımı olan bir yerde tutulmalı. Bol su ve sulu gıdalar verilmeli. Ateş varsa Parecetemol ya da İbuprofen cinsi basit bir ateş düşürücü kullanılmalı. Ilık bir duş aldırılmalı. Kusma ateş ısrarla devam ediyorsa ve bilinç kaybı varsa acil olarak bir doktora başvurulmalıdır.

    Not: Doktorunuzun TRT 1 Ana Haber Bülteninde yayınlanan röportajı için lütfen tıklayınız.

    Dr. Yılmaz Bay
    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

  • ÇOCUK VE DONDURMA

    Mayıs 5th, 2016 doktoryilmazbay Yorum yok

    Yaz aylarının gelmesi ile anne-baba ve çocuklar arasında yıllardır devam eden ve asla da bitmeyecek olan bir savaştır başlar. Çocuklar günün üç öğünü dondurma yemek isterler. Anne ve babalar ise hasta olacak endişesi ile buna karşı çıkarlar. Herkes kendi yönünden biraz haklı gibi; ancak çileklisi, kavunlusu, çikolatalısı, fıstıklısı, limonlusu, bademlisi… gibi albenili çeşitleri ile çocukları baştan çıkaran bu tattan onları mahrum bırakmak da bana biraz insafsızlık gibi geliyor.
    DONDURMA YARARLI MI YOKSA ZARARLI MI?
    Ben bu soruyu “Bıçak kullanmak yararlı mı, yoksa zararlı mı?” sorusu ile benzeştiriyorum. Bıçak ile elma da soyabiliriz elimizi de kesebiliriz. Nasıl ki bıçağı bilinçli kullanmamız gerekiyorsa; dondurmayı da bilinçli tüketerek çocuğumuz için yararlı hale getirebiliriz.
    DONDURMANIN YARARLARI NELERDİR?
    Öncelikle şunu bilmeliyiz: Dondurma çocuk beslenmesinde temel gıda değildir. Ancak, ana maddesi süt, salep, şeker, bitkisel yağlar, çeşitli meyve karışımları, çikolata ve kakao olan dondurma, besin değeri oldukça yüksek bir gıdadır. Protein, karbonhidrat ve yağların yanında iyi bir kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum ve magnezyum kaynağıdır. 100 gr dondurmada ortalama 25 gram karbonhidrat, 3,6 gr protein, 6,6 gr yağ, 135 mg kalsiyum, 115 mg fosfor, 160 mg potasyum, 100 mg sodyum, 0,01 mg demir bulunur. Ayrıca A, B, C, D ve E gurubu vitaminler bakımından da zengindir.

    Böylesine zengin bir gıdayı uygun zamanlarda, uygun miktarlarda ve uygun koşullarda çocuklara sunarsak bu vazgeçilmez tadı onlar için yararlı hale getirebiliriz.

    Çocukların severek aldığı bu tat yemekten sonra günde 1 kez 1–2 top şeklinde tüketilirse, yeterince süt, yoğurt, peynir tüketmeyen çocuklar için ek bir protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral kaynağıdır. Özellikle çocuklarda kemik gelişmesi için gerekli olan kalsiyum yönünden oldukça zengindir. Ayrıca onlara tatlı bir serinlik verir. Çocuklarda mutluluk hormonlarını artırarak aile içi ilişkilerin daha olumlu olmasını sağlar.
    EVDE KENDİNİZ DONDURMA YAPABİLİRSİNİZ
    Muz, şeftali, elma, armut, erik, çilek, limon, karpuz, kavun gibi meyvelerle tek tek ya da birlikte hazırlanabilir. Meyveleri soyup kabuklarını çıkartın. Kıvamlı bir karışım elde etmek için robottan geçirin ya da çatalla iyice ezin. Daha sonra 1 bardak süte 2 çorba kaşığı salep, 1 paket kakao, 1 çay kaşığı vanilya özü ve 1 yumurtanın beyazını ekleyin ve kısık ateşte 10 dakika kaynatın. Elde ettiğiniz bu karışımı hazırladığınız meyve püresinin üzerine ekleyin ve iyice karıştırın. Bu aşamada isteğe göre bal ilave edebilirsiniz. Daha sonra dondurma kaplarına ya da buz kaplarına koyarak buzlukta 5-6 saat beklettikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.
    ÇOCUKLARA NE ZAMAN VE NE KADAR DONDURMA VERİLMELİDİR?
    Tüketim kurallarına uyulmak kaydıyla dondurma yılın 12 ayı yenilebilir. 1–1,5 yaşından sonra günlük 100 gramı geçmeyecek şekilde her gün ya da gün aşırı; en iyisi günlük 1–2 top şeklinde çocuklara dondurma verilebilir.
    SAĞLIĞA ZARARLI OLMAMASI İÇİN DONDURMA NASIL TÜKETİLMELİDİR?
    Dondurma, oda sıcaklığında tüketilmeli; ufak parçalara bölünerek ya da yalayarak mümkün olduğunca yavaş yavaş yenilmelidir. Yerken ağızda 5- 10 saniye çevrilmeli, arkasından oda sıcaklığında bir su içilmelidir. Dondurmanın bu kurallara uyularak tüketilmesi çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma olasılığını da azaltacaktır.
    DONDURMA NEDEN SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINA NEDEN OLUR
    Normalde vücut sıcaklığı 36–37,8 derece arasındadır ve bu sıcaklıkta boğazda Üst Solunum Yollarının normal sakini kabul edilen bazı mikroplar bulunmaktadır. Buz, dondurma, soğuk içilen su, limonata, kola, gazoz gibi yiyecek ve içecekler ağız içi sıcaklığını 6–7 C kadar düşürmektedir. Bu ani sıcaklık farkı boğazın normal düzenini bozarak normal durumda hastalık yapmayan, hatta vücut için yararlı olan bazı mikropları vücut için zararlı hale getirerek üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilmektedir.
    DONDURMANIN SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU DIŞINDA ÇOCUK İÇİN BAŞKA OLUMSUZ ETKİLERİ VAR MIDIR?
    Dondurmanın ana maddesi süt olduğu için ve süt de özellikle yaz aylarında çok çabuk bozulduğu için hijyen ve de saklama koşullarına uygun yerlerden alınmayan dondurmalar ishale neden olabilir. Açıkta satılan dondurmalarda enfeksiyon olasılığı daha sıktır. Çünkü bu dondurmalar özel bir kaşık kullanılarak satışa sunulmakta, bu kaşık her çeşit dondurma kaplarına batırılıp oradan bu kaşıkla alınan dondurmalar açıktaki külaha ya da kaplara yerleştirilmekte ve bu işlem de enfeksiyon olasılığını arttırmaktadır.

    Ayrıca dondurmanın kalori değeri yüksek olduğundan, kilo problemi olan çocuklarda dondurmanın fazla tüketilmesi fazla kilo alımına, hatta obeziteye kadar giden tablolara neden olabilmektedir. Sağlıklı çocuklar fazla dondurma alırlarsa, gereksinimi olan enerjinin büyük kısmını dondurmadan alacağı için diğer yiyeceklere karşı isteksiz davranmakta, bu da çocuğun gelişimini olumsuz etkilemektedir. Dondurmanın yapıldığı besin maddeleri, özellikle albenisini arttırmak için kullanılan çikolatalar, çilekler, üzümler, fıstıklar bademler ve meyve tozları çocuklarda alerjiye neden olabilir. Dikkatli olunmalıdır.
    DONDURMA ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
    Dondurmanın ana maddesi süt olduğundan, süt de çabuk bozulan bir gıda olduğundan dondurma, temizliğinden emin olunan güvenilir yerlerden alınmalı ya da güvenilir ambalajlı ürünler kullanılmalıdır. Bu ürünlerin ambalajlarının sağlam olduğuna, soğukta bekletildiğine ve son kullanma tarihine dikkat edilmelidir.
    DONDURMANIN BOZUK OLDUĞUNU NASIL ANLAYABİLİRİZ?
    İçinde buz tanecikleri olması, pıhtılı, iri kristalli, yumuşak ya da gevşek yapılı olması, kötü bir kokusunun olması dondurmanın bozuk olabileceğini bize düşündürmelidir.
    Sözün özü; Eğer dondurmanızı temizlik kurallarına uyarak evde kendiniz yapar ya da temizliğinden emin olduğunuz güvenilir yerlerden kapalı ambalajlarda alırsanız kullanım kurallarına da uyma koşulu ile günde 50–100 gramı (1–2 top) aşmayacak kadar kullanırsanız 365 gün çocuğunuza dondurma yedirebilirsiniz. Böylelikle aileler ve çocuklar arasındaki dondurma savaşlarına da bir son verilmiş olur.

    Sağlık ve Başarı Dileklerimle
    Dr. Yılmaz BAY
    Çocuk Sağlığı Uzmanını