Çocuk Sağlığı

Kitap Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuğunuzla birlikte kitap okuma alışkanlığı kazanmak için hiçbir zaman erken ya da geç değildir. Doğduğu günden itibaren ona kitap okumaya başlayabilirsiniz. İlk yılları kaçırdıysanız da önemli değil; hemen, şu anda bu alışkanlığı birlikte, keyifle oluşturabilirsiniz.

Kitaplar sayesinde çocuğunuz çok şey öğrenecektir ama en güzeli birlikte güzel bir anı paylaşmak, farklı maceralara yelken açmak ve bu şekilde daha da yakınlaşmak olacaktır. Bunun dışında;

  • Kitaplar çocuğunuzun farklı canlıları, farklı hayatları, farklı yerleri tanımasına yardımcı olur, ufkunu genişletir.
  • Kitaplar çocuğunuzun merakını uyandırır, hayal gücünü genişletir.
  • Kitaplar sayesinde çocuğunuzun kelime haznesi genişler, dil kullanma becerisi artar.
  • Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kitaplar yalnızca dil becerisi değil entelektüel gelişimi ve matematik becerisini de artırır.
  • Kitaplar çocuğunuzda yazı farkındalığı oluşturur ve vakti geldiğinde zorlanmadan okumaya başlar.
  • Kitap okumayı aile rutininizin bir parçası haline getirirseniz, çocuğunuz kitap okumanın bir ödev ya da görev olarak değil sevilecek eğlenceli bir aktivite olarak görecektir.

Daha fazlasını oku

ÇOCUK YETİŞTİRME İLKELERİ

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuk yetiştirmek bir sanattır. Hem de dünyanın en zor, en yorucu ve en güzel sanatıdır. Genel doğrular yanında her topluma, her aileye, her bireye özgü doğrular farklı olabilir. Aynı ailedeki iki çocuktan birine uygulanan yöntem öbür çocukta başarısızlıkla sonuçlanabilir. Nasıl ki denize girmeden yüzme öğrenilmez, bunun gibi aile ve çocuk da olayı yaşayarak öğrenecektir. Çocuk yetiştirme sanatının ana ilkeleri SEVGİ, ANLAYIŞ, SABIR ve HOŞGÖRÜdür. Çocuğunuzun olumlu davranışlarını destekleyin, olumsuz davranışları düzeltmeye çalışın. Gereğinden çok kollamayın, yeteneklerini aşacak kadar zorlamayın, onu tanımaya ve anlamaya çalışın. Ancak, sizin çocuğunuz sizden farklı bir kişiliği olduğunu da unutmayın. Üstelik sizin bildiğiniz her zaman doğru olmayabilir.  Daha fazlasını oku

SPORUN ÇOCUKLARA YARARLARI

doktoryilmazbay Yorum yok

Öncelikle sporun insan yaşantısındaki önemi doğumdan itibaren tartışılmaz bir gerçektir. Sporun çocukluk yaşlarında sağlığa, ruhsal, bedensel ve moral gelişimine olumlu katkıları çok daha fazladır. Spor yapan çocuklarda sağlıklı bir vücut gelişimi dışında karşılıklı yardımlaşma, paylaşma, arkadaşlık duygularının gelişmesi ve güçlenmesine de olumlu katkıları vardır. Bazı aileler çocuklarının normal aktivitelerini bile yaramazlık sayıp evde uslu uslu oturmasını televizyon, bilgisayar ya da akıllı telefonlarla onların avunmasını istemekte bu da çocukları hareketsizliğe itmektedir.Bazı aileler ise çocuğunun hem iyi bir futbolcu,tenisçi ve yüzücü olmasını hem iyi bir piyanist,gitarist, kemancı olmasını ve derslerin de de harikalar yaratmasını istemekte. Bu da çocuğa aşırı bir stres yüklemektedir.Spor doğumdan itibaren hayatın bir parçası gibi görülmeli. Çocuk derslerinin yanında; derslerini aksatmadan mutlaka spora zaman ayırmalı ve bunu bir yaşam biçimi olarak ömür boyu sürdürmelidir. Daha fazlasını oku

ÇOCUKLARDA SPOR YARALANMALARI

doktoryilmazbay Yorum yok

Spor yaparken oluşan her türlü yaralanmaya spor yaralanması diyoruz. Ciddi spor yaralanmaları okul çocuklarının %33 ünde görülür. Yapılan bir araştırmada spor yaralanmasıyla hastaneye gelen çocukların %23 ünde futbol,%17 sinde basketbol,%14 ünde voleybol sporu yaparken yaralanma olduğu saptanmıştır. Bu yaralanmaların %50 si akut,%50 si kronik yani süregelen yakınmalarla hastaneye başvurmuşlardır.  Spor yaralanmalarının en büyük nedeni doktor kontrolü olmadan bilinçsizce, ısınmadan yapılan spor sonucu olmaktadır. Daha fazlasını oku

ÇOCUKLARDA BURUN KANAMASI

doktoryilmazbay Yorum yok

Burun kanaması; burunun içini döşeyen, mukoza denilen tabakanın herhangi bir yerinden olan kanamadır. Burun kanamaları ikiye ayrılır.

  1. Ön burun kanamaları: Çocuklarda ve genç erişkinlerde olan burun kanamaları genellikle bu gruptadır. Burnun ön ve orta bölümündeki, özellikle burun ucunun 1 m kadar gerisindeki kılcal damarların çatlaması nedeniyle olur ve çoğunlukla da tek taraflıdır. Bu çeşit kanamalara basit burun kanamaları da denir.
  2. Arka burun kanamaları: Daha büyüklerde ve yaşlılarda olan burun kanamaları genellikle bu guruptadır. Daha çok damar sertliği, tansiyon yüksekliği, pıhtılaşma sorunları,  aspirin ve aspirin benzeri ilaç alımı, K vitamini eksikliği, alkol alımı ve karaciğer hatalıkları gibi daha ciddi nedenlere bağlıdır. Bu kanamalar çoğunlukla çift taraflıdır ve kolayca durdurulamazlar. Bu kanamalara Segonder ya da kompleks burun kanamaları da denir. Çocuklarda pek görülmez.

Daha fazlasını oku

GÜNEŞ VE ÇOCUK

doktoryilmazbay Yorum yok

GÜNEŞTEN NASIL YARARLANILMALIDIR?
Ülkemiz bir güneş ülkesi olmasına rağmen RAŞİTZM denilen D vitamini eksikliği çocuklarımızda halen önemli bir sağlık sorunu olarak güncelliğini korumaktadır. Anne sütü dahil ağızdan alınan hiçbir besin D vitamini eksikliğini gideremez, D vitaminini mutlaka deri yolu ile güneşten almak gerekir.

Çocukların yeterli D vitamini depoları ile doğması için anne adayları çocukluğundan, genç kızlığından itibaren güneşten yeterince yararlanmalı, özellikle hamilelik döneminde açık havada, güneşli ortamda fazla giyinik olmadan dışarıda dolaşmalı, sık sık ve uzun yürüyüşler, açık hava gezintileri yapmalıdır. Daha fazlasını oku

ÇOCUK VE DONDURMA

doktoryilmazbay Yorum yok

Yaz aylarının gelmesi ile anne ve çocuklar arasında yıllardır devam eden ve asla da bitmeyecek olan bir savaştır başladı.

Çocuklar günün üç öğünü dondurma yemek isterler. Anne ve babalar ise hasta olacak endişesi ile buna karşı çıkarlar.  Herkes kendi yönünden biraz haklı gibi; ancak çileklisi, kavunlusu, çikolatalısı, fıstıklısı, limonlusu, bademlisi… gibi albenili çeşitleri ile çocukları baştan çıkartan bu tattan onları mahrum bırakmak bana biraz insafsızlık gibi geliyor. Daha fazlasını oku

TUVALET EĞİTİMİ

doktoryilmazbay Yorum yok

Şimdi sıra sabırsızlıkla beklediğiniz konuya geldi. Ancak çocuk eğitiminde en çok sabır isteyen konu da tuvalet eğitimidir. Her çocuğun kendine özel bir temizlik gelişimi vardır. DÜNYADA NE KADAR ÇOCUK VARSA O KADAR DE TUVALET EĞTİM YÖNTEMİ VARDIR. sizin çocuğunuzun tuvalet eğitimi yöntemini çocuğunuzla birlikte siz oluşturacaksınız. Tuvalet eğitimine başlamada zamanlama çok önemlidir. Vaktinden önce tuvalet eğitimine başlamanız ve çocuğunuzu bu konuda zorlamanız çocuğunuzda ruhsal sorunlara ve onun daha uzun süreli altını ıslatmasına neden olabilir. Geç başlamanız da tuvalet alışkanlığı kazanmasının gecikmesine neden olabilir. Ayrıca 3 yaş dolayları toplumsallaşma ve kreşe başlama yaşı olduğu için bezli olmak çiş ve dışkı kontrolü sağlayamamak çocuğunuzun arkadaşları arasında rahatsız olmasına ve kendini dışlamasına neden olabilir. Tuvalet eğitimine başlamada Birinci öncelikli nokta bağırsak ve idrar yollarını kontrol eden sinir ve kasların belirli bir olgunluğa erişmesi gerekir. Bu olgunluk genelde 12–18 aylar dolaylarında olur. İkinci önemli nokta çocuğun idrar kesesi ve bağırsaklarının dolduğunun, boşaltması gerektiğinin bilincine varmasıdır. Dışkılamayla ilgili büzücü kaslar normal olarak çocuk yürümeye başlayınca gelişmeye başlar. Bir başka önemli gelişme ise; yine çocuğun, idrar ve dışkısını neden beze ya da yerlere değil de tuvalete yapması gerektiğinin bilincine varacak olgunluğa erişmesi gerekir. Çocuğunuzda bu gelişmeleri dikkatlice değerlendirdikten sonra tuvalet eğitimi için yeterli olgunluğa ulaştığını düşünüyorsanız tuvalet eğitimine başlayabilirsiniz. Bu olgunluk Çocuklarda çoğunlukla 18-36 ay dolaylarında gelişir.  Daha fazlasını oku

ÇOCUK VE TELEVİZYON

doktoryilmazbay Yorum yok

Yazıma başlamadan önce hemen belirteyim. Televizyon, bilgisayar, tablet, Laptop, CD, DVD, akıllı telefon, videoyu ve tüm görsel, işitsel oyun araçlarını ayni kategoriye koyuyoruz. Televizyon için söylediklerimiz diğerleri için de geçerlidir.

20. Yüzyılın en büyük buluşları arasında yer alan T.V. insanlık adına büyük gelişmelere sebep olmuştur. Aile hayatını; milattan önce ve milattan sonra gibi T.V. den önce T.V. den sonra diye 2’ye ayırmak mümkündür. Televizyondan önceyi; aile yaşamı için karanlık, tele- vizyondan sonrayı ise aile yaşamı için aydınlık dönem olarak nitelendirebiliriz.

Çağımızın en önemli kitle iletişim aracı olan televizyonun çocuklara yararlı mı; zararlı mı? olduğu hep sorgulana gelmiştir. Bu soruyu ben bıçak insana yararlı mı, zararlı mı ya da uranyum insanlık için yararlı mı, zararlı mı? şeklinde algılıyorum. Bıçakla elma soyarsak yararlı, elimizi kesersek zararlı. Uranyum atomundan elektrik enerjisi üretebiliriz ve yararları sonsuzdur. Atom bombası yaparsak da zararları sonsuzdur. Bunun gibi televizyonu olumlu kullanırsak elbette ki yararlıdır. Gereğinden çok ve yerli yersiz kullanırsak elbette ki zararlıdır. Azı karar, çoğu zarar ilkesi çoğu şeyde olduğu gibi burada da geçerlidir.

Daha fazlasını oku

ÇOCUKLARDA KULAK TEMİZLİĞİ

doktoryilmazbay Yorum yok

Sevgili anneler ve babalar; çocuğunuzun kulağını temizlemek için kulak çöpü, kürdan, kibrit çöpü, kulak pamuğu kullanmayınız. Çocuğunuzun kulak temizliği için banyodan sonra kulaklarındaki nemi ince bir havlu ya da tülbentle almanız yeterlidir.

               Tüm canlılarda olduğu gibi çocuğunuzun kulakları da kendi kendini temizler. Siz dışarıdan temizlemeye kalkarsanız vücudun kendi temizleme işlevini engeller ve buşon adı verilen kulak tıkaçlarına neden olursunuz.  Daha fazlasını oku

KEKEMELİK

doktoryilmazbay Yorum yok

KEKEMELİK:Normal akıcı konuşmanın tekrarlamalar, uzatmalar, duraklamalar ve çeşitli ünlemlerle kesilmesidir. Dil gelişiminin hızlandığı 3-4 yaşlarında en çok görülür.Kekemeliğin ortaya çıkmasında aşağıdaki faktörler etken olabilir. Daha fazlasını oku

SİNEKLERDEN VE HAŞERELERDEN KORUNMA

doktoryilmazbay Yorum yok

  • Çocuğunuzun yiyeceklerini ağzı kapalı kaplarda saklayınız.
  • Pencerelere tel takınız. Yattığı yatağa tül takınız.
  • Ortamda böcek-sinek çoksa uzun kollu giysiler giydiriniz.
  • Çocuğun bulunduğu odada sinek öldürücü spreyler, kimyasal sinek öldürücüler kullanmayınız. Bunlar deri döküntüsüne, baş ağrısına ve derinin hissizleşmesine neden olabilir.
  • Arı ya da böcek çocuğunuzu soktu ise iğnenin ucu gözüküyorsa ince bir cımbız ya da bıçakla ucunu dışarı çıkartacak şekilde iğneyi oradan alınız ve şişmemesi için o bölgeye 15-20 dakika buz koyunuz.
  • Alerjik bir reaksiyon oluşmuşsa doktorunuzun önereceği bir alerji kremi ya da losyonu kullanabilirsiniz.

Dr. Yılmaz Bay
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

GECE İŞEMESİ

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuklarda görülen gece işemeleri yalnız çarşafları değil; bir çok ailenin de hayatını perişan etmiştir. Ve halende etmektedir. Öncelikle aileler şunu bilmelidirler ki;5 yaşına kadar ayda 3-5 kez gece işemesi normaldir.Tedavi gerektirmez. Çocuk 5 yaşını geçtiği halde ayda 3-5 kez yada daha fazla altını ıslatıyorsa bu gece işemesi hastalığıdır.Ve bir çocuk hekimine başvurulmalı ve yardımı istenilmelidir. Gece işemesi olan çocukların % 40 anne yada babasında % 80 aile fertlerinden herhangi birinde (Amca, hala, dayı, teyze yada bunların çocuklarında) gece işemesi vardır. Daha fazlasını oku

ÇOCUĞUNUZDAN SİZE MEKTUP VAR

doktoryilmazbay Yorum yok

PULSUZ DİLEKÇE

Sevgili Anneciğim, Babacığım,

Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, şunları söylemek isterdim; Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın. Deneme ile öğrenirim. Beni her yerde, her zaman koruyup kollamayın. Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra.Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ama siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor.Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz yasak ve kuralların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlamayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yaralanmadan edemiyorum. Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder. Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam.Yumuşak ve keskin sözler bende daha iyi iz bırakır “ Ben senin yaşındayken… “ diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.

Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın.Bana yanılma payı bırakın.Beni korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın.Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin.Ceza vermeden önce beni dinleyin.Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.Beni dinleyin.Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar,soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve öz olsun.

Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; Hiç değilse çabamı övün. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım. Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana süre tanıyın.Yüzde Yüz Dürüst Davrandığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğuk kanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı göre bilirim, ama beni aşağılamayın.Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yaklaştırır.

Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz, erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.

Biliyorum ara sıra üzüyor belki de sizi hayal kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istedikleriniz çok olmadığını da biliyorum.

Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize inancım sarsılmasın.

Benden “ Örnek Çocuk “ olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem.Sevecen anlayışlı olmanız bana yeter.

Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değil. Ama seçme hakım olsaydı.
Sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim…

SEVGİLER, ÇOCUĞUNUZ

KİLO PROBLEMİ OLAN ÇOCUKLAR

doktoryilmazbay Yorum yok

Çağımızda insan sağlığını en çok tehdit eden fazla kilolar yalnızca büyükleri değil artık çocukları da etkilemektedir.Alınan enerjinin harcanan enerjiden daha çok olması sonucu vücutta aşırı yağ depolanması şeklinde kendini gösteren fazla kilolar kişinin hareketlerini engelleyerek yaşamı kısıtlamaktadır.Yine fazla kilolar kalp damar hastalıklarına, hipertansiyona, yağ ve şeker metabolizmasını bozarak damar tıkanıklığı ve şeker hastalığı gibi yaşamı olumsuz etkileyen bir çok önemli hastalıklara başlangıç oluşturmaktadır. Bunlardan daha da önemlisi çocukta ağır psikolojik bozukluğa neden olarak onun dış çevreden soyutlanmasına, aile ilişkilerinin bozulmasına ve okul başarısının düşmesine neden olmaktadır.  Daha fazlasını oku

OYUN VE ÇOCUK

doktoryilmazbay Yorum yok

Oyun, sonucu düşünülmeden, eğlenmek amacıyla yapılan davranış ve hareketledir. Çocuğun fiziksel, zihinsel, dil ve sosyal kapasitesinin gelişmesini sağlayan en önemli uğraşısıdır. Büyükler için iş ne ise çocuklar için oyun aynıdır. Oyun çocuğun işidir. Oyunla çocuk toplum içerisindeki sosyal yönünü geliştirir ve kendini diğer bireylerden ayıran özellikleri fark eder. Çocuk kendini oyunla anlatır. Çocuğun duyguları oyunla keskinleşir. Yetenekleri, becerisi artar. Kurallara uymayı, sorumluluk almayı, iş birliğini, insanlara saygılı olmayı oyunla öğrenir. Duyduklarını, gördüklerini oyunla sınayıp dener, öğrendiklerini pekiştirir. Girişimci olmayı, tehlikeyi göze almayı, karar vermeyi, problem çözmeyi oyunla öğrenir. Kendisine olan güveninin oyunla geliştirir. Duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını oyunla karşılar. Oyunla kendi kendine yetmeyi öğrenir. .

Çocukların zekâ gelişiminin % 50’si ilk 4 yaş içinde, % 30’u 4- 8 yaş arasında, % 20’si de 8- 18 yaş arasında tamamlanır. Bu nedenle ilk 4 yaşta eğitici oyunlar çok önemlidir. Bu oyunlar bedeni ve zekâyı geliştirdiği gibi onun üzerinde neşe ve mutlulukta yaratır. İyi davranışlar kazandırır, arkadaşlık ilişkilerini güçlendirir, çevreye saygılı olmayı öğretir. Hikâye ve masallar hayal gücünü güçlendirir. Çevresiyle paylaşmayı, yardımlaşmayı ve kurallara uymayı öğretir.

Oyun, çocuğun özgürlüğüdür. O dünyaya kendisi egemendir. Kuralları kendisi koyar kendisi bozar ancak yaşıtlarıyla bu egemenliği paylaşır. Büyüklerin o dünyaya girmesine izin vermez

Oyun, çocukları hayata hazırlar. Yaşıtlarıyla oynadığı evcilik, hırsız-polis, doktorculuk gibi toplu oyunlarda anne-baba, polis, doktor rolünü üstlenen çocuklar yarının başarılı büyükleri olacaklardır.

Oyun, çocukların ortak dilidir ve en doğal anlaşma ortamıdır. Hiç tanışmayan çocuklar bir araya geldiklerinde daha birbirlerinin isimlerini bile öğrenmeden oyunun dili ile anlaşıp mükemmel bir arkadaşlık kurabilirler. Oyun onları birbirlerine kaynaştırır.

Oyun, çocuğun en güçlü ve en doğal duygularından biri olan saldırganlık duygusunun da boşaltılmasına yardımcı olur. Polis olup hırsızı yakalayan, doktor olup hastasını iyileştiren, oyuncak arabasını yarıştırırken arkadaşını geride bırakan ya da savaş oyununda düşmanları mağlup eden komutanı oynayan çocuk ne kadar da mutludur.

Oyun, çocukların eğitim, bilgi ve becerilerini sınadığı en doğal deneme ortamıdır. Çevresinden, ailesinden aldıklarını oyunda dener. Olumlu özelliklerini pekiştirir, olumsuzları değiştirir. Sınırlarını ancak arkadaşlarıyla oynarken oyunda öğrenir

Oyun, çocuklar için en iyi öğretim aracıdır çünkü çocuklar oyun esnasında ileri derecede öğrenmeye yatkındırlar. Zor konular ve soyut kavramlar oyun esnasında daha kolay öğrenilir.

Oyun, aynı zamanda bir tedavi yöntemidir. İçine kapanık, yaşıtlarıyla ilişki kurmakta zorluk çeken çocuklar ya da öğrenme bozukluğu-hiperaktivite gibi hastalığı olan çocuklar oyunla normal bireylere dönüştürülebilir.

Oyun, çocukları fazla kilodan ve obeziteden korumaktadır. Oynayan çocuk gereksinimi kadar yemekte ve aldığı enerjinin fazlasını da oyunla harcadığı için hiçbir zaman fazla kilolu olmamaktadır.

SÖZÜN ÖZÜ
Erişkin ruh sağlığı sevmek ve çalışmaksa;
Çocuk ruh sağlığı sevilmek ve oynamaktır.

İŞİTME

doktoryilmazbay Yorum yok

İŞİTME; konuşmanın ilk şartıdır. Konuşma; işitme, zekâ, dikkat, işittiklerini anlama ve ayırabilme gibi birçok yeteneğin birleşmesi sonucu oluşan karmaşık bir olaydır.

Yeni doğan bebeğiniz 72 saat sonra çevreden gelen sesleri algılamaya başlar ve sizi duyar. Ani ve kuvvetli seslere irkilerek yanıt verir. Gözlerini kırpar ya da açar, huzursuz olur. Daha fazlasını oku

Çocuklarda Konuşmanın Geliştirilmesi

doktoryilmazbay Yorum yok

Konuşma; insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. Kendimizi, duygularımızı ve düşüncelerimizi başkalarına anlatmanın ana yolu konuşmaktır.

Konuşma anne karnında başlar. Bebekler ana dilini öğrenmeye anne karnında başlarlar. Hamileliğin 16. haftasından itibaren bebekler duyduklarına tepki vermeye başlarlar. Sesli uyaranlar hareketlerinde ve kalp atışlarında değişiklik yaparak tepki gösterirler. Daha fazlasını oku

ÇOCUKLARDA SALDIRGANLIK

doktoryilmazbay Yorum yok

Saldırgan çocuk; ailesi, çevresi, yaşıtları ve arkadaşları ile uyumlu ilişki kuramayan çocuktur. Evde ve okulda sürekli problem çıkartır. Kavgacıdır, geçimsizdir, kuralları çiğner. Etrafındaki, çevresindeki insanlara sürekli fiziksel zararlar verir. Bazı çocuklar da etrafa fiziksel zarar vermez ancak vurdulu kırdılı oyunlardan hoşlanır; oyunları düşmancadır, oyun arkadaşlarına zarar verebilir ve bu çeşit davranışı sürekli tekrarlarlar. Bu da bir çeşit saldırganlıktır. Daha fazlasını oku

AŞILAR

doktoryilmazbay Yorum yok

Enfeksiyon hastalıkları çocuklarda en sık görülen ve en ağır sağlık problemlerine neden olan hastalıklar arasındadır. Bunların çok büyük bir çoğunluğundan aşı ile korunmak mümkündür. Aşının yan etkileri enfeksiyonların oluşturduğu etkilerden çok daha az görülür ve de çok hafiftir. Aşıyla önlenebilir hastalıklardan çocukların korunması için var olan tüm aşıların bütün çocuklara uygulanması gerekir. Daha fazlasını oku

BÜYÜK KARDEŞE DİKKAT

doktoryilmazbay Yorum yok

Büyük kardeş daha dün, evin hatta tüm ailenin ilgi odağı idi. Bugün birden her şey değişti. Kendine bir rakip geldi. Herkes onunla ilgileniyor, tüm hediyeler ona geliyor. Doğal olarak bir kıskançlık gelişecektir. Bunun geçici olduğunu ve zaman içinde her şeyin düzeleceğini bilin. Bir süre için tüm aile fertleri ve yakın dostlar büyük kardeşin yanında küçük çocuğa olan sevgilerini kontrol etmelidirler. Hatta hediyelerin bir kısmı büyük kardeşe sunulmalı. Büyük kardeşin bebeği tanımasına izin verilmeli, onu kucağına almalı,kollarından tutup oynamalı,onun gereksinimlerini öğrenmeli. Mama saatinde, altının değiştirilmesinde, banyosunda, soyundurulup giydirilmesinde büyük kardeş aktif olarak işe katılmalı,onunla fotoğraf çektirmeli, büyük olduğu ona hissettirilmeli ve büyük olmanın avantajlarını kullanmalıdır. Bir süre sonra kardeşi rakipten çok kendisiyle oynayacak bir arkadaş gibi görecek ve sizin işiniz çok daha kolaylaşacaktır.

ÇOCUKLUK ÇAĞI MASTÜRBASYONU

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuğun kendi kendini uyarması olarak tarif edeceğimiz bu olay çocuk gelişiminin beklenen zararsız bir evresidir. Çocukluk yaşlarında hiçte az olmayan bu olay çoğu aile tarafından ayıp, yasak, günah olarak algılanmakta ve saklanmaktadır. Anne –Babalar bir zamanlar kendileri aynı durumu yaşamış olsalar bile bu kadar erken yaşta çocuklarının böyle bir davranış içerisinde olmalarını kabul edemezler. Daha fazlasını oku

SÜNNET

doktoryilmazbay Yorum yok

Sünnet; penisin uç kısmını kaplayan derinin (sünnet derisi) cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Sünnet derisi el, yüz, ayak ve vücudun diğer kısımlarını örten deri gibi penisin üzerini kaplayan vücudun normal ve sağlıklı bir parçasıdır. Göz kapağı nasıl gözü koruyorsa, penisin üzerini öreten deride penisi dış etkenlerden, travma ve yaralanmalardan hatta enfeksiyondan korur. Penis başını nemli yumuşak ve duyarlı tutar. Normalde bir iç organ olan penisin ısısını sağlar. Penisi koruyan özel bir yağ ve mikroplardan koruyucu maddeler üretir. Tüm bu işlevleri ile çocuklarda penisin normal ve sağlıklı büyüyüp gelişmesini sağlar. Penis üst derisi normalde yalnız idrar çıkışına izin verecek açıklıktadır ve bu ideal özellik penis başının erkenden dış koşullara açık hale gelmesini engeller. Erkenden penis başını örten derinin geri çekilip penis başının dışarı çıkartılması gerekmez. Sünnet derisi ileri çocukluk yaşlarında ya da erişkin çağa gelindiğinde; gerektiğinde kendiliğinden penis başından ayrılacaktır. Genel vücut temizliği dışında penis için özel bir bakım ve temizlik gerekmez. Penis üzerindeki deriyi zorla geri çekip içerisine su, sabun ya da temizleyici bir madde sürülmesi gerekmez Daha fazlasını oku

doktoryilmazbay Yorum yok

SEVGİLİ ANNE ve BABALAR

Çocuk yetiştirmek bir sanattır. Hem de dünyanın en zor, en yorucu ama öte yandan da en güzel sanatıdır. Çocuk yetiştirme sanatının ana ilkeleri sevgi, anlayış ve hoşgörüdür.

Sayfamızda çocuğunuzu yetiştirirken en çok karşılaşacağınız sorunlar ve bu sorunlarla ilgili açıklamalar bulacaksınız. Sağ taraftaki menüyü kullanarak merak ettiğiniz konularla ilgili ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Doktor Yılmaz Bay’ı tanımak isterseniz buraya tıklayınız.

Anne ve Baba olduğunuz için sizleri kutluyorum ve çocuğunuz ile birlikte sevgi, anlayış ve hoşgörülü günler diliyorum.

Doktor Yılmaz Bay
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Not: Randevu almadan önce bu yazıyı okuyunuz: Randevu Kuralları