Bebek Bakımı

ÇOK DİLLİ OLMAK

doktoryilmazbay Yorum yok

        Dil; bir bireyin sosyal bir varlık olarak duygu,düşünce ve isteklerini ses ve anlatım yoluyla başkalarına aktarması ve başkalarının aktardıklarını anlaması için kullandığı ses ve anlam yönünden ortak öğelerin kullanılmasıdır.

        Nasıl ki fiziksel egzersizler vücudumuzdaki kas ve kemik yapısını geliştiriyorsa ana dili dışında öğrenilen diller de beyne egzersiz yaptırarak kişinin beyin gelişmesini olumlu yönde etkilemektedir. Çok dilli olmak; çocuklarda kavram oluşturma, sınıflandırma, yaratıcılık, akıl yürütme, görsel-mekansal beceriler ve problem çözme yeteneğinde olumlu gelişmelere neden olmaktadır. Ayrıca çok dilli olmak; kişiye kendi yetiştiği toplum dışında, öğrendiği dili konuşan toplumların gelenek, görenek, kültür ve yaşam tarzları konusunda farklı pratikleri tanıma imkanı sağlamaktadır. Kişi farklılıkları daha kolay kabullenmekte ve onlara daha hoşgörülü yaklaşmaktadır. Çok dilli olmak; birçok dildeki kaynaklara erişimi kolaylaştırmakta, bu da kişiye meslek edinimi, kariyer seçimi, bilgi, görgü, entelektüellik açısından avantajlar sağlamaktadır.

        Her toplum duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için farklı öğeler kullanır. O nedenle “bir dil-bir insan, iki dil-iki insan” denir.

        Dil gelişimi duyma ile başlar. Hamileliğin 6.ayından itibaren çocuk anne karnında annesinin seslerini duymaya başlar ve duyma ile birlikte dil gelişimi de başlamıştır. İnsan beyninin sol tarafında “ana dili bölgesi” olarak adlandırılan bir bölge vardır. 8-9 yaşlarına kadar ana dili ve ana dili dışında farklı  öğrenilen diller işlenip bu bölgeye kaydedilir ve kolay kolay unutulmaz. 9 yaşından sonra öğrenilen diller beynin sağ tarafında farklı bölgelere kaydedilir ve kullanılamaz ise kolayca unutulur.

        Doğumdan 1 yaşına kadar, çocuklar tüm seslere karşı çok daha hassastır ve sesleri ayırt etme yetisi çok yüksektir. 1 yaşından sonra konuşmaya başladığında konuşma ile paralel olarak ana dili dışındaki sesleri ayırt etme yetisi giderek azalır. Bu nedenle 1 yaşından önce çocukları birden fazla dille erkenden tanıştırmak onlara dil yönünden yapabileceğimiz en büyük iyiliktir.

Çok dilli olmak 2 şekilde olur :

1-Dil edinmek: Dilin bulunulan ortamdan doğal olarak alınması ve konuşulmasıdır.

  • Hamileliğin 6.ayından itibaren çocuk çevreden duyduklarını ana dili öğrenme bölgesine kaydeder, zamanı gelince de konuşmaya başlar.
  • Çocukların algılama yetenekleri çok yüksektir. Aynı anda 4 dili birlikte edinebilirler.

ÖRNEKLERSEK; 

  • Anne Türk, baba Türk ve çevrede Türkçe konuşuluyorsa ana dili Türkçedir.
  • Anne Türk, baba Amerikalı; Anne çocuğu ile sürekli Türkçe, baba çocuğu ile sürekli İngilizce konuşmalıdır. Çocuk her iki dili de ana dili gibi doğal olarak edinir. Kiminle hangi dilde konuşacağını karıştırmadan bilir ve konuşur. Çocuğun 2 ana dili vardır. Türkçe ve İngilizce.
  • Baba Türk, anne Alman, bakıcı Rus ise; herkes çocukla kendi ana dilini konuşmalıdır. Çocuk her 3 dili de aynı anda ana dili gibi edinir ve konuşur.
  • Anne Türk, baba Fransız, bakıcı İspanyol ise ve çocuğun  gittiği kreş ya da anaokulunda İngilizce konuşuluyorsa; çocuk her 4 dili de ana dili gibi aynı anda edinir ve konuşur.

2-Dil öğrenmek: Aynı anda öğrenme denilen bir sistemle çocuklar ana dili dışında 2.,3., 4. dilleri de öğrenebilirler. Burada dikkat edilmesi gereken nokta öğrenilecek dilin; o dili ana dili olarak bilen birisinden, bakıcıdan, öğretmenden, televizyon, bilgisayar, CD, DVD gibi çeşitli iletişim araçlarından aktif olarak öğrenilmesidir.

  • Dil öğreniminde ilk kural; dilin mutlaka ana dili olarak konuşan birisinden öğrenilmesidir. Anne-baba yarım yamalak konuştukları ikinci dillerini çocuklarına öğretmeye kalkmamalıdır. Ancak dil öğrenmesi için gerekli ortamı ve alt yapıyı sağlama konusunda çocuklarına katkıda bulunabilirler.
  • İkinci bir dil öğrenilecekse buna 5 yaşından önce başlanmalıdır. Mümkünse yeni doğan döneminden itibaren çocukla öğrenilecek olan dille iletişim kurulmalıdır.
  • Henüz konuşamayan bir bebeğin çok dilli olmasını istiyorsak; yanında öğrenilmesi istenilen dili konuşarak, şarkı söyleyerek, ninni söyleyerek çeşitli eğlenceli yollarla o dil ile çocuğun tanışmasını sağlayabiliriz.
  • Kelimeleri söyleyen çocuğun çok dilli olmasını istiyorsak; eğlenceli şarkı, türkü, ninni ve tekerlemelerin yanında her gün bir kelime öğreterek, öğrenmesini istediğimiz dil ile onu tanıştırabiliriz.
  • Çocuğun yaşına ve gelişim evresine göre kelimelerden cümlelere geçilebiliriz.
  • Çocuk konuşmaya başladıysa; dış uyaranlardan, gürültüden uzak, rahat bir ortamda televizyon, bilgisayar, tabletten öğrenmesini istediğiniz dilden bir program açıp, bunu izlemesini  sağlayabiliriz. Seslerin, kelimelerin, cümlelerin yavaş yavaş beynine işlediğini göreceksiniz.
  • Çocuğumuzun yaşına uygun yabancı dil eğitim setlerinden yararlanabiliriz.
  • Arabada, yolda, evde nerede olursanız olun, yabancı dil eğitim setini açın setteki kelimeleri sık sık tekrar etmesini sağlayın.
  • Kelimeleri öğrenirken içinde bulunulan durumdan yararlanın. Örneğin; arabayı gördüğünde arabanın Türkçesi yanında öğretmek istediğiniz dildeki ismiyle de çocuğun temas etmesini sağlayın ve bunu tekrarlayın. Kaşıkla yemek yedirirken kaşığı, top oynarken topu, yağmur yağarken yağmurun öğretmek istediğiniz dildeki halini çocuğunuzun duymasını sağlayın.
  • Öğrenmesini istediğiniz dille ilgili şarkılar, şiirler, tekerlemeler duymasını sağlayın.
  • Olanak varsa ana dili öğretmek istediğiniz dil olan bir bakıcıdan da yararlanabilirsiniz.
  • Çocuğunuz ana dilinde her yeni kelime öğrendiğinde onun öğrenmesini istediğiniz dildeki şeklini de öğrenmesini sağlayın. Bunun için internet, CD, DVD gibi iletişim araçlarından yararlanabilirsiniz.
  • Dili; öğretim tecrübesi olan birisinden öğrenmesini sağlayın.
  • Öğrenmenin olmazsa olmaz kuralı; sürekli konuşma ve tekrarların yapılmasıdır. Bunu asla unutmayın.
  • Dil öğrenimi sıkıcı bir ders çalışma modunda olmamalıdır.

Oyunlarla, şarkılarla, tekerlemelerle, resimlerle dil öğrenimini zevkli hale getirin. Örneğin; oyuncağını odanın bir köşesine koyun.Onun yabancı dildeki halini çocuğunuza söyleyip size getirmesini isteyin. Ondan da bu oyuncağın adını söylemesini isteyin.

  • Dil öğreniminde sosyal çevre çok önemlidir. Öğretmek istediğiniz dili konuşan arkadaşlarıyla birlikte sosyal çevre içerisinde olmasını sağlayın.
  • Dil, konuşularak öğrenilir. Konuşurken yanlışlıklar olabilir, doğal karşılayın.
  • Küçük öykü kitapları dil gelişiminde çok önemlidir. Çeşitli kısa öykü kitaplarından yararlanabilirsiniz.
  • Günlük kısa programlarla dil öğrenilmeye başlanılmalı, gelişim durumuna göre süre ayarlanmalıdır.
  • Beklentiler makul olmalıdır. Dil öğrenimi uzun bir süreçtir. Önce anlar, belleğe kaydeder. Sonra da onları harmanlayarak konuşmaya başlar. Aceleci davranmayın.

Çok dilli olurken anlamada ve konuşmada bir miktar gecikmeler olabilir, doğal karşılayın.

     DİL ÖĞRENİMİNİN OLMAZSA OLMAZ 3 KURALI; 

SABIR…

SABIR…

SABIR…

Başarı dileklerimle..

DR.YILMAZ BAY

BEBEĞİN KUCAKTA TAŞINMASI – BEBEK GİYME (BABYWEARING)

doktoryilmazbay Yorum yok

Bebeğin kucakta taşınması (Bebek giyme) İngilizce deyimi ile Babywearing; bebeğin, annenin ya da babanın göğsünün ön kısmında, kucağında esnemeyen özel bir dokuma kumaşa sarılı olarak taşınmasıdır. Anadolu’da, Afrika’da tarih boyunca çok uzun yıllardır uygulanan ve halen uygulanmakta olan bu geleneksel bebek taşıma yöntemi Batı’da yeni yeni anlaşılıp uygulanmaya başlamıştır. Evde iş yaparken, tarlada çalışırken, avlanırken, hayatın zor koşullarında insanlar; yaşamlarını kolaylaştırmak, bebeklerini daha iyi korumak, onun ihtiyaçlarını anında gözleyip, sinyallerini daha rahat okumak için çocuklarını kucaklarında kendilerine en yakın mesafede taşıma kültürünü geliştirmişlerdir. Daha fazlasını oku

BEBEK MASAJI

doktoryilmazbay Yorum yok

Masaj; anne, baba ve çocuk arasındaki iletişimin sanata dönüşmüş halidir. Çocuğunuzun derisi dışarıdan gelen uyarıları, mesajları algılayan, sınırsız dünyaya açılan en büyük kapıdır. Bebeğinizin doğumdan itibaren en gelişmiş duygusu dokunma duygusudur. İşte bebeğinizde dokunma duygusunu geliştirmenin en iyi yolu da ona masaj yapmanızdır. Bebekler her şeyi dokunarak keşfederler. Anladıkları tek sevgi dili dokunmaktır. Bebeğinizi daha iyi tanımanız ve onunla sevgi dolu, güzel bir ilişki kurmanız için ona masaj yapmalısınız. Masaj en doğal haliyle bebeğinize dokunmanızdır. Annelerin ellerinde ve meme uçlarında; adına mutluluk hormonu denilen Oksitosin hormonu vardır. Bu hormon anne ve çocuğun birbirlerine en yakın olduğu, tensel temasın olduğu; emzirme esnasında annenin meme uçlarından ve masaj yapma esnasında annenin ellerinden çocuğa geçer. Çocuğun rahatlamasını ve kendini iyi hissetmesini sağlar. Daha fazlasını oku

PREMATÜRE BEBEK BAKIMI

doktoryilmazbay Yorum yok

Prematüre ne demek?

Normal gebelik süresi 40 haftadır. 38-42 hafta arasında doğan çocuklara zamanında doğum ya da MATÜR bebek diyoruz. 42. gebelik haftasının üzerinde doğan bebeklere de POSTMATÜR bebek, 37. Gebelik haftası ve altında doğan bebeklere PREMATÜRE bebek, 32.Gebelik haftasının altında doğan bebeklere de İLERİ PREMATÜRE bebek diyoruz.  Daha fazlasını oku

BEBEĞİNİZDEN SİZE MEKTUP VAR…

doktoryilmazbay Yorum yok

Sevgili anneciğim ve babacığım, elbette siz her şeyi benden daha iyi biliyorsunuz ve benim için en iyisini yapmaya çabalıyorsunuz. Bunun için her yere başvuruyorsunuz ve herkesten yardım istiyorsunuz. Aldığınız tüm bu bilgiler belki de kafanızı karıştırdı.

Şimdi birazcık da bana kulak verir misiniz?

Daha fazlasını oku

0-18 AYLIK BEBEKLER İÇİN TUVALET İLETİŞİMİ

doktoryilmazbay Yorum yok

Eğer yenidoğan bir bebeğin bezini birkaç kereden fazla değiştirme teşebbüsünde bulunduysanız çişinin elinize isabet etmiş olması ihtimali yüzde yetmiş beştir. Eğer bu bebek erkek bebekse çişinin yüzünüze isabet etmiş olması ihtimali yüzde yirmi beştir. Fakat, aç değil ama açıkta olan, yani bezsiz olan bir bebeğin tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra size gülmesi ihtimali yüzde yüz, yani kesindir.Evet, doğadaki tüm memeli hayvanların yavruları gibi, insan bebekleri de kendilerini kirletmek istemezler ve diğer temel ihtiyaçlarını haber verdikleri gibi tuvalet ihtiyaçlarını da haber verirler. Bebeğinizin ihtiyaçlarını anlamak, onlara cevap vermek çok önemlidir. Nasıl karnı acıktığında emziriyor, uykusu geldiğinde uyutuyorsanız, tuvaleti geldiğinde de tuvalete tutarak bu ihtiyacını karşılamasına yardımcı olabilirsiniz.Bunun için bebeğinizle tuvalet iletişimi kurabilirsiniz. Daha fazlasını oku

BEBEĞİNİZİN GÜVENLİĞİ

doktoryilmazbay Yorum yok

EV KAZALARI VE İLK YARDIM

Çocuğunuz emeklemeye başladığında her zamankinden daha dikkatli olmalısınız. İlk kural riski en aza indirmektir. Çocuğunuzu kaza tehlikesi olabilecek yerlerden uzak tutunuz. İlgisini çekebilecek tehlikeli eşyaları çocuğun ulaşamayacağı yerlere koyunuz. Mümkünse kapalı hatta kilitli bir yerde tutunuz.

Her hangi bir kaza anında; birinci kural, sakin olmak ve sakin kalmaktır. PANİK YOK. İlk yardım konusunda  bilgi sahibi olursanız ve bu gibi durumlarda ne yapacağınızı bilirseniz çocuğunuza en büyük yardımı yapmış olursunuz. Daha fazlasını oku

DİŞ ÇIKARMA

doktoryilmazbay Yorum yok

Bu dönemde çocuğunuz ilk dişleriyle parmağınızı ısırabilir. Diş çıkarma yaşı çocuktan çocuğa değişir. Bebeğinizin süt dişleri 20 tanedir ve anne karnında oluşmuştur. Ancak çene kemiğini yararak dışarı çıkmaya başlaması 6-8 ay dolaylarındadır. Bu bazen doğumda olabildiği gibi bazen 15-18 ay dolaylarında da olabilir. Erken diş çıkarmak olağanüstü bir gelişme olmadığı gibi, geç çıkarmak da gelişmesinin geri kalması değildir. Dişleri düzensiz aralıklarla ve çift çift çıkarır. Daha fazlasını oku

AŞILAR

doktoryilmazbay Yorum yok

Enfeksiyon hastalıkları çocuklarda en sık görülen ve en ağır sağlık problemlerine neden olan hastalıklar arasındadır. Bunların çok büyük bir çoğunluğundan aşı ile korunmak mümkündür. Aşının yan etkileri enfeksiyonların oluşturduğu etkilerden çok daha az görülür ve de çok hafiftir. Aşıyla önlenebilir hastalıklardan çocukların korunması için var olan tüm aşıların bütün çocuklara uygulanması gerekir. Daha fazlasını oku

BEBEK BAKIMI VE BABALAR

doktoryilmazbay Yorum yok

Babalar bebeğin bakımında aktif olarak rol üstlenmeli. Çocuğun giysilerini giydirmeli, alt bezini değiştirmeli, banyosunu yaptırmalı. Bu işlemler esnasında çocuğu ile konuşmalı duygusal bir ilişki kurmaya çalışmalıdır. Sevgili babalar zamanla bu işten büyük bir keyif aldığınızı fark edeceksiniz. Böylece anneye, kendisiyle ve sizinle ilgilenebilecek bir zaman da kalacak.

BEBEĞİNİZLE YOLCULUK

doktoryilmazbay Yorum yok

Ev dışına çıkmanız bebeğinizle yolculuk demektir. Ekstra bir hazırlık gerektirir. Bu yolculuk komşu ziyareti, yakındaki park olabildiği gibi şehirlerarası ya da ülkeler arası yolculuklar olabilir. Yolculuğun durumuna göre hazırlıklarda farklıdır. Yolculuğa çıkarken genelde aşağıdakileri yanınızda bulundurun. Daha fazlasını oku

BEBEKLERDE UYKU

doktoryilmazbay Yorum yok

“Kavun, karpuz yata yata büyür”

Uyku, çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi için vazgeçilmez bir süreçtir. Büyüme hormonlarının uykuda salgılandığı düşünülürse çocukların neden bu kadar çok uyuduğu daha iyi anlaşılır.

İyi bir uyku için öncelikle sesiz, gürültüsüz, ısısı iyi ayarlanmış huzur dolu ve fizik koşuları iyi olan bir ortamının olması gerekir.

Daha fazlasını oku

ÇALIŞAN ANNELER EVDEN AYRILMA ZAMANI GELDİ

doktoryilmazbay Yorum yok

Çalışan anneler için bir kabus olan işe başlama anı geldi çattı!! Şimdi ne yapacağım? Acaba işi bıraksam mı? Güç kararlar aşamasındasınız. Şunu öncelikle bilmelisiniz ki çocuğunuza ayırdığınız zamanın uzunluğundan çok kalitesi önemlidir. Onunla birlikte olduğunuz zamanlarda gerçekten ruhsal ve bedensel olarak onunla bütünleşebiliyorsanız çalışmamanız için hiçbir neden yoktur.

Evde mutsuz bir anneyi ne çocuğunuz ne de eşiniz isteyecektir. Çocuğun bakımını kim üstlenecek? Bu ya aile bireylerinden biri ya bir bakıcı ya da çocuk yuvası olabilir. Her birini iyice araştırmalı. Artılar ve eksiler tartılmalı, ekonomik olanaklar, uzaklık, içten sevgi ve ilgi kıyaslanmalı. Olanak varsa 1 yaşına kadar çocuk evinde bakılmalı. Her üç durumda da anne işe başlamadan 15-20 gün önce çocuk bakıcısıyla birlikte olmaya başlamalı. Bu süre yarım saatten başlayarak giderek arttırılmalıdır.

YALANCI MEME (EMZİK) KULLANIMI

doktoryilmazbay Yorum yok

Yalancı meme; doğal emme içgüdüsünü tatmin etmeye yarayan ve bebeğe güven hissi veren destekleyici bir gereçtir. Adı üzerinde emzik-yalancı meme;gerçek memeyi emme zevkini asla tattıramaz. Emziğin amacı çocuğun emme davranışında; doyuma ulaşmasını sağlamaktır. Emziğe ne cankurtaran simidi gibi nede hayatı tehdit eden tehlikeli bir gereç gibi bakmalıyız. Her çocuk emzik emmez; zaten emmesi şart da değildir. Anne sütünü yeterince alıyorsa yalancı meme almayabilir ve de bu çocuğunuz için çok sağlıklı bir durumdur. Daha fazlasını oku

İKİZ BEBEK SAHİBİ OLMAK

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuk sahibi olmak dünya da yaşanabilecek duyguların en güzeli ve de mutlulukların en büyüğüdür. Hele bir de bu çocuklar ikiz ise;bu sevinç ve mutlulukların katlanması demektir.

Tıpta çoğul gebelik olarak da adlandırılan; bir hamilelikte birden den fazla çocuk olması genelde ikiz gebelik şeklindedir. Üçüz, dördüz, beşiz… Gebelikler daha az oranlarda görülür. İkiz gebelikler sonucu oluşan ikiz doğumların %25’i tek yumurta ikizi, %75’i çift yumurta ikizidir. İkiz gebelikler genelde yakın ya da uzak akrabalarda ikiz gebelik varsa görülür. İkiz gebeliğe genetik yatkınlıkla birlikte daha önce 1 ya da 1 kaç çocuk sahibi olmuş 35 yaş üzeri kadınlar da ikiz gebelik olma ihtimali daha fazladır. Son yıllarda ise aile içinde ikiz gebelik olmasa da özel tedavi sonucu hamile kalan kadınlarda ikiz gebelikler genetik yatkınlık sonucu oluşan ikiz gebeliklere göre daha çok görülmektedir. Yılda ortalama 1,5- 2 milyon doğumun olduğu ülkemizde 45- 50 bin dolaylarında ikiz gebelik olduğu tahmin edilmektedir. Daha fazlasını oku

İLK ADIM VE AYAKKABI

doktoryilmazbay Yorum yok

Beklediğiniz an geldi. Artık çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya, ayaklarının üzerine basmaya başladı. Öncelikle şunu bilmelisiniz ki çocuğunuz emekleyeceği ve yürüyeceği zamanı kendisi belirleyecektir. Bunun için kesinlikle onu zorlamayınız. Ancak ona ufak yardımlar yapabilirsiniz. Kaslarının güçlenmesi için rahat hareket edebileceği, hatta tepinebileceği bir ortam hazırlamalısınız. Sürekli kucağınıza alırsanız ya da beşikte yatırırsanız kasları yeterince gelişemez ve yürüme gecikir.  Daha fazlasını oku

SÜNNET

doktoryilmazbay Yorum yok

Sünnet; penisin uç kısmını kaplayan derinin (sünnet derisi) cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Sünnet derisi el, yüz, ayak ve vücudun diğer kısımlarını örten deri gibi penisin üzerini kaplayan vücudun normal ve sağlıklı bir parçasıdır. Göz kapağı nasıl gözü koruyorsa, penisin üzerini öreten deride penisi dış etkenlerden, travma ve yaralanmalardan hatta enfeksiyondan korur. Penis başını nemli yumuşak ve duyarlı tutar. Normalde bir iç organ olan penisin ısısını sağlar. Penisi koruyan özel bir yağ ve mikroplardan koruyucu maddeler üretir. Tüm bu işlevleri ile çocuklarda penisin normal ve sağlıklı büyüyüp gelişmesini sağlar. Penis üst derisi normalde yalnız idrar çıkışına izin verecek açıklıktadır ve bu ideal özellik penis başının erkenden dış koşullara açık hale gelmesini engeller. Erkenden penis başını örten derinin geri çekilip penis başının dışarı çıkartılması gerekmez. Sünnet derisi ileri çocukluk yaşlarında ya da erişkin çağa gelindiğinde; gerektiğinde kendiliğinden penis başından ayrılacaktır. Genel vücut temizliği dışında penis için özel bir bakım ve temizlik gerekmez. Penis üzerindeki deriyi zorla geri çekip içerisine su, sabun ya da temizleyici bir madde sürülmesi gerekmez Daha fazlasını oku