AKUT RİNOSİNÜZİT

AKUT RİNOSİNÜZİT

doktoryilmazbay Yorum yok

         Sinüsler; burun, yüz ve alnın iki tarafında bulunan içi hava dolu keseciklerdir. Etmoid ve maksiller sinüsler doğumda gelişmiştir. Sfenoid sinüs 5 yaşında, frontal sinüs 6 yaşında gelişmeye başlar. Bunlardan en büyüğü olan ve çocuklarda en fazla hastalığa neden olan Maksiller sinüsler; burnun iki tarafında kapakçıkları ile burun boşluğuna açılırlar. Solunum havasını nemlendirir, ısıtır. Başın ağırlığını hafifletir. Ses rezenonsına yardımcı olurlar.

         Çocuklarda Akut Rinosinüzit deyince burun ve Maksiller sinüslerin birlikte enfekte olmalarını anlıyoruz. Burunu döşeyen epitel ile maksiller sinüs içindeki kesecikleri döşeyen epitel bir devamlılık içindedir. Çocuklarda Maksiller Sinüs tek başına iltihaplanmaz. Burundaki enfeksiyon yapan mikroplar zamanla ilerleyerek sinüslere geçer ve orada çoğalarak enfeksiyona neden olurlar o nedenle hastalığa Rinosinüzit adı verilir. 

         6. aydan itibaren çocuklarda Rinosinüzit görülebilir. Çocukluk yaş grubunda sinüslerin anatomisi yetişkinlerin yapısına benzemekle birlikte hacim olarak onlardan daha küçüktür. Bu küçüklük ve çocukların sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmesi  Rinosinüzit oluşumunun en önde gelen nedenleri arasındadır.

Sinüzit; çocuklarda ciddi kafa içi komplikasyonlarına yol açması, tekrarlayan  sinobronşial enfeksiyonlarına neden olması, çocuklarda gelişim bozukluğu yapması riski nedeni ile çok önemlidir. Çocuğun yaşam kalitesini ve uyku düzenini bozar. Okul başarısını olumsuz etkiler. İştahını da olumsuz etkileyerek vücut direncinin kırılmasına ve gelişme geriliğine neden olabilir. 

                                     SİNÜZİTE NEDEN OLAN EN ÖNEMLİ FAKTÖRLER

  • Sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları
  • Alerjik Rinit (Çocuklarda en sık görülen Otorinosinüzit nedenleri arasındadır. Sinüzitli çocukların %60-80’inde zeminde alerji saptanmıştır.)
  • Adenotonsiller hipertrofi (Geniz eti ve bademcik büyüklüğü; Burun boşluğunu ve sinüslerin ağzını daraltarak sinüzit oluşumuna neden olabilirler.)
  • Gastroözefagialreflü (GÖR; mide içeriğinin özellikle geceleri ağızdan geri gelerek solunum yollarının düzenini bozması sonucu sinüzite neden olan faktörler arasındadır.      
  • Bağışıklık yetmezliği   
  • Genetik kökenli burun eğrilikleri
  • Dudak ve damak yarıkları
  • Burun polipleri
  • Burun içinde yabancı cisim (Burunda hava yolunu tıkayarak tekrarlayan sinüzit oluşumuna zemin hazırlarlar.)
  • Saçların ıslak bırakılması
  • Rüzgarda kalma
  • Soğukta çalışan klimanın karşısında kalma
  • Soğuk havalarda özellikle başın ve boyun kaslarının korunmaması 

RİNOSİNÜZİTTE TANI

        Çocuklarda sinüzit tanısı iyi bir aile hikayesi alınması ve iyi bir klinik muayene ile koyulabilir. Çocuklarda akut Rinosinüzitte sinüs grafisi çekilmesine gerek yoktur. Yine çocuklarda sinüslerden kültür alınamaz ve sinüslerin endoskopik muayenesi yapılamaz.

Eğer çocukta öksürük 10 günü geçti ise ve giderek artıyorsa, öksürükle birlikte birden 39-40 dereceye çıkan ateş oldu ise, burundan aşağıya, genizden arkaya doğru koyu, yapışkan, kötü kokulu bir akıntı varsa, geceleri artan bir öksürük varsa sinüzitten şüphelenilmelidir. 

        Çok küçük çocuklarda huzursuzluk tek başına sinüzit belirtisi olabilir. Daha büyük çocuklarda büyüklere benzer şekilde baş ağrısı, yüz ağrısı, dişlerde ağrı, kulak ağrısı, kulakta basınç ve dolgunluk hissi, burun kanaması, ağızda koku ve tat alma bozukluğu, ses kısıklığı, mide bulantısı, derslerde başarısızlık, uyku bozukluğu, davranış bozukluğu görülebilir. Gece öksürüğü belirgindir. Sabahları şiddetli öksürük sonrası kusma karakteristiktir.

         Fizik muayenede; burun tıkanıklığı ya da koyu sarı-kötü kokulu bir burun akıntısı, genizden arkaya doğru bir akıntı sinüziti düşündüren bulgular arasındadır.

Alerjik problemi olan çocuklarda burun ve genizde tıkanıklık, göz altında morarma gözlenebilir. 

RİNOSİNÜZİTTE TEDAVİ

        Akut Rinosinüzit hiç tedavi edilmese bile %40-60 oranında kendiliğinden iyileşen bir hastalıktır. Hangi hastanın doğal iyileşme sürecine bırakılacağı, hangi hastada ilaç tedavisi uygulanacağına doktorunuz karar verecektir. 

        Akut Rinosinüzitte Tedavide; 10-15 gün süre ile antibiyotik kullanmak gerekir. Amoksisilin, Amoksisilin-Klavulanik asit içeren bir antibiyotik başlangıç tedavisinde önerilebilir. Tekrar eden Rinosinüzit olgularında Sefalosporin grubu bir ilaçla tedaviye başlanmalıdır. Ağızdan yeterli ilaç almayan çocuklarda enjeksiyon şeklinde sefalosporinlerle kullanılabilir. 

        Akut Rinosinüzit tedavisinde burun damlalarıyla burnun açılması çok önemlidir. Tedavinin başlangıcında ilk 3-5 gün süre ile her 3-4 saatte bir serum fizyolojik içeren burun damlaları, buruna damlatılarak solunum yolu açılmalıdır. 2 yaş üstü çocuklarda 2-3 gün süre ile dekonjestan içeren burun damlaları kullanılabilir.

        Akut Rinosinüzit tedavisinde; zeminde alerji varsa antihistaminikler kullanılabilir. Yine dekonjestanlar, mukolitikler, buhar tedavisi hastanın durumuna göre doktorunuzun önerileri doğrultusunda kullanılabilir. Bu ilaçların rutin kullanımda yeri yoktur.

RİNOSİNÜZİTTE KORUNMA        

Korunmanın birinci şartı; çocuğun bulunduğu ortamda asla sigara içilmemelidir.

  • Çocuklar en az 6 ay tek başına anne sütü almalıdır.
  • 6 aydan sonra anne sütüne ek olarak uygun ek gıda başlanmalı ancak  emzirme 2-3 yaşına kadar sürdürülmelidir.
  • Çocuklar yatarak emzirilmemeli ve yatarak beslenmemelidir. Mümkün olduğunca dik emzirilmeli ve beslenmelidir.
  • Yalancı meme alan çocuklarda uykuya daldığında yalancı meme ağzından çıkartılmalıdır
  • Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesine özen gösterilmelidir.
  • Çocuğun bulunduğu çevre koşulları düzeltilmeli, üst solunum yolu enfeksiyonunu azaltacak önlemler alınmalıdır.
  • Çocuğun bulunduğu çevrede temizlik koşullarına özen gösterilmelidir.
  • Çocuklar mümkün olduğu kadar kalabalık yerlerden uzak tutulmalıdır.
  • Çocuklar mevsim şartlarına uygun giydirilmeli, özellikle soğuk aylarda çocukların giyimine daha çok özen gösterilmelidir.
  • Çocuklar mümkün olduğu kadar sıcak aylarda soğutmada çalışan klimadan uzak tutulmalıdır.
  • Çocukların sağlık kontrolleri ve aşıları zamanında yaptırılmalıdır.

DR.YILMAAZ BAY

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

ORTA KULAK ENFEKSİYONU (AKUT OTİTİS MEDİA=AOM)

doktoryilmazbay Yorum yok

        Akut Otitis Media (AOM); dış kulak yolu ile iç kulak yolu arasında kalan orta kulak boşluğunu döşeyen mukoza adı verilen döşeyici örtünün iltihaplanmasına Akut Otitis Media (AOM) denir. Dış kulakla orta kulak arasında bulunan orta kulak zarı orta kulak içindeki Örs, Çekiç ve Üzengi kemikleri ile iç kulağa bağlanır. Orta kulak boşluğu östaki borusu adı verilen bir tüple burun ve genize açılır. Orta kulağın havalanması ve temizlenmesi bu tüp ile sağlanır. Normalde orta kulak hava ile doludur. Basit üst solunum yolu enfeksiyonu yapan mikroplar burnu kulağa bağlayan bu Östaki tüpü aracılığı ile burundan orta kulağa geçerek orada enfeksiyona neden olurlar. Orta kulağa geçen mikroplar mukoza denilen iç zarda üreyerek iç örtüyü şişirirler. Bu şişme sonucu östaki borusu tıkanır. Östaki borusu tıkanınca kulağın havalanması bozulur ve kulakta iltihaplı sıvı birikmeye başlar. Östaki borusu tıkandığı için biriken bu sıvı, burun ve genize akamaz. Biriken bu sıvı birikme derecesine göre çocukta; kulak ağrısı, ateş, huysuzluk-huzursuzluk, hatta ilerleyen olgularda dış kulaktan sıvı gelmesi (Perfore Otitis Media) gibi çeşitli belirtilerle karşımıza çıkan orta kulak iltihabı bulgularına neden olmaktadır.    

        Östaki borusu normalde kapalıdır. Yutkunma sırasında burun ve genizde artan basınçla açılır. Burun-boğaz enfeksiyonlarında öksürme, hapşırma, emme, yutkunma, yüksek basınçla sümkürme gibi hareketler östaki borusunun ağzını açarak burun ve genizdeki mikropların orta kulağa geçişini sağlar. Orta kulağa geçen bu mikroplar orta kulakta çoğalarak enfeksiyona neden olurlar.

AKUT OTİTİS MEDİA’NIN NEDENLERİ

         AOM; Çocukların en sık görülen bakteriyel enfeksiyonudur. Özellikle 6 ay-2 yaş arası çocuklarda görülme sıklığı en fazladır. Çocukların %80’i 3 yaşına kadar en az 1 kez AOM geçirirler.

        AOM’nin çocuklarda sık görülmesinin birinci nedeni; çocuklar erişkinlere göre daha sık burun-boğaz enfeksiyonları geçirmektedirler. Geçirilen bu enfeksiyonlarda kolayca Östaki borusu vasıtasıyla kulağa geçerek orada enfeksiyona neden olmaktadırlar.

        AOM’nin ikinci nedeni ise; burundan kulağa giden Östaki tüpü erişkinlere göre daha kısa, daha yumuşak ve daha geniştir. Bu özellikler burun-boğaz enfeksiyonlarının kolayca orta kulağa geçişine neden olmaktadırlar.

        AOM’nin çocuklarda daha sık görülmesinin diğer nedenlerini ise şöyle sıralayabiliriz:

  • Doğum ağırlığının küçük olması
  • Anne sütünün yeterince alınmaması
  • Çocuğun bulunduğu ortamda sigara içilmesi
  • Çocuğun biberonla beslenmesi
  • Çocuğun yatarak emzirilmesi ya da beslenmesi
  • Ev ortamında hijyen kurallarına uyulmaması
  • Evde kardeş sayısının çokluğu
  • Anne-baba ve kardeşlerde AOM geçirme öyküsü gibi genetik yatkınlığın olması
  • Erken çocukluk yaşının sonbahar-kış ya da ilkbahar aylarına gelmesi
  • Bağışıklık sisteminin yetersizliği
  • Çocuğun yeterli ve dengeli beslenememesi
  • Mevsim şartlarına uygun giyinmemek
  • Dudak-damak anomalileri
  • Doğuştan gelen çeşitli hastalıklar
  • Çocukta kronik bir hastalığın olması

        AOM’ye neden olan mikropların %20 si virüslerdir. Bunlar; Respiratuar Sinsisyal Virüs, Adeno Virüs, Rino Virüs, İnfluenza A ve B virüsü gibi virüslerdir. AOM’ye neden olan mikroların %80 i bakterilerdir. Bunlar S.Pneumonia, Haemophilus influenza, Morexalla catarrhalis gibi bakterilerdir.  

        Orta kulak  enfeksiyonu bulaşıcı değildir ancak orta kulak enfeksiyonuna neden olan üst solunum yolu enfeksiyonu bulaşıcıdır. Bulaşan üst solunum yolu enfeksiyonu her çocukta AOM’ye neden olmaz. Her çocuğun mikroba cevabı farklı seyreder. Viral üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocukların %30-40’ında AOM gelişir.

AKUT OTİTİS MEDİA’DA KLİNİK BELİRTİLER

        AOM; basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ortaya çıkabilir. Özellikle 2 yaş üstü çocuklarda 2-3 gün süren üşüme, titreme, ateş (hastaların %30-35’inde görülür) burun tıkanıklığı, burun akıntısı, nezle, boğaz ağrısı, baş ağrısı, öksürük, hırıltı, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, halsizlik, iştahsızlık gibi belirtilerden sonra çocuğu uykudan uyandıracak şiddette bir kulak ağrısıyla kendini belli edebilir. 2 Yaş altı çocuklar kulak ağrısını çok net anlatamayabilirler. Bazen huzursuzluk tek başına kulak iltihabı belirtisi olabilir. 2 yaş altı çocuklarda kulak çekiştirme, huysuzluk, uykusuzluk, iştahsızlık da kulak iltihabının en önemli belirtisi olabilir. 2 Yaş üstü çocukların da yaklaşık %20’si kulak ağrısı olmadan da AOM  geçirebilirler. Bazen televizyonun yüksek sesle dinlenmesi ya da yüksek sesle konuşma da kulak iltihabı belirtisi olabilir.

        Orta kulaktaki sıvı kulak zarını dışarı doğru iterek gerginleştirir. Bu gerginleşen kulak zarı çocuklarda kulak ağrısının başlıca nedenidir. Bazen orta kulaktaki enfeksiyon ilerleyerek kulak zarını aşırı gerer, bu gerilme sonucu ağrı çocuklarda en yüksek düzeyde hissedilir ve çocuk çok huzursuzdur. Bazen bu aşırı gerilme sonucu kulak zarı delinir, orta kulaktaki iltihap sıvısı  dış kulak yolundan dışarı akabilir.Buna Perfore Otitis Media denir. Kulak zarı delinince zardaki gerginlik bittiği için kulaktaki ağrı azalır, çocuktaki huzursuzluk biter ancak kulakta iltihap devam etmektedir. Mutlaka doktor kontrolünde tedavi edilmelidir.

AKUT OTİTİS MEDİA’DA TEDAVİ

        AOM’de tedavinin amacı; öncelikle yakınmaların giderilmesi, kulaktaki enfeksiyonun tedavi edilmesi, komplikasyonların ve kalıcı işitme kaybının önlenmesidir.

        Ağrı ve ateş için; ibuprofen ya da parasetamol cinsi aneljezik ve antipretikler kullanılabilir. Kulak ağrısı şiddetli ise; kulak zarına dış kulaktan damlatılan lokal aneljezikler kullanılabilir. Kulak zarı delinmediği sürece çocuklarda antibiyotikli kulak damlaları kullanılmaz. Zeminde alerjik bir tablo varsa antihistaminikler kullanılabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları şiddetli ise; 2-3 günü geçmeme koşulu ile buruna dekonjestanlı burun damlaları damlatılabilir.

         Kulak iltihabında burun ve genizlerin açılması çok önemlidir. Onun için çocuklarda burun-boğaz enfeksiyonlarında serum fizyolojik dediğimiz tuzlu sulu burun damlalarını her 3-4 saatte bir 4-5 damla bir burun deliğine, 4-5 damla diğer burun deliğine olmak üzere 4-5 gün süre ile çocuğunuzun burnuna damlatabilirsiniz. Doktora gidinceye kadar ibuprofen ya da paracetemol cinsi bir ağrı kesici verebilirsiniz. Ağrı olan kulağa lokal aneljezikli kulak damlası, sıcak havlu, termofor koyabilirsiniz. Çocuğunuzu ağrı olan tarafa yatırmanız da ağrıyı hafifletebilir.

         Kulak zarı delinmişse ya da kulağa tüp takılmışsa; dış kulaktan orta kulağa sıvı kaçmaması için özellikle banyo öncesinde en az 1 ay vazelinli bir pamukla dış kulak yolu kapatılmalıdır. Çocuk havuza ya da denize girecekse; vazelinli pamuk dışında ayrıca başına uygun, kulağı kapayan bir bone de  kullanmalısınız.

AOM’DE ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ

        2 yaş altı çocuklarda viral başlangıçlı da olsa hastalığa genelde bakteriler de eklenmiştir. Hastalık daha ağır seyreder ve daha çok yan etkilere neden olabilir. Kulak zarında delinme ve kalıcı işitme kaybı olma oranı daha yüksektir. O nedenle AOM’de 2 yaş altı çocuklarda mutlaka doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gereklidir. Hastalığın durumuna göre doktorunuz 7-10 gün süre ile uygun dozda uygun antibiyotikleri size önerecektir. Önerilen ilaçları; önerilen dozda ve önerilen zaman aralığında kullanmalısınız. Antibiyotik bitiminde çocuğunuzu mutlaka doktorunuza tekrar kontrole götürmelisiniz.

        2 yaş üstü çocuklarda çocuğun klinik durumuna, yakınmaların şiddetine, ateşin durumuna, aile-doktor işbirliğinin durumuna göre doktorunuz antibiyotik tedavisi vermeden de burun açıcılar, aneljezik ve antipretiklerle çocuğunuzu izleyebilir. Gerektiğinde tedaviye antibiyotik de ekleyebilir.

        Çocuğunuzun yakınmaları 48-72 saat içerisinde geçmezse mutlaka doktorunuzu yeniden  ziyaret etmelisiniz. Antibiyotik tedavisinin bitiminde de çocuğunuzun kulağını kontrol ettirerek hastalığın tam olarak geçtiğinden emin olmalısınız. Bazen antibiyotik tedavisinin bitiminde doktorunuz size koruyucu tedavi de verebilir.

TEKRARLAYAN OTİTİS MEDİA

        6 ay içerisinde 3 ve daha fazla kulak iltihabı geçirilmesine Tekrarlayan Otitis Media denir. Böyle durumlarda koruyucu tedavi gerekebilir. Koruyucu tedavide yoğun antibiyotik tedavisi bitirildikten sonra 3-6 ay süre ile düşük dozda antibiyotik tedavisi kullanılabilir. Zeminde alerji varsa alerji tedavisi yapılabilir. Kulak zarına tüp takılabilir. Geniz eti (adenoid) büyük ise alınabilir. Hangi tedavilerin uygulanacağına kontroller sonunda doktorunuz karar verecektir.

OTİTİS MEDİA’DAN KORUNMA

  • Çocuklar en az 6 ay tek başına anne sütü almalıdır.
  • 6 aydan sonra anne sütüne ek olarak ek gıda başlanmalı ama emzirme 2-3 yaşına kadar sürdürülmelidir.
  • Çocuklar yatarak emzirilmemeli ve yatarak beslenmemelidir. Mümkün olduğunca dik emzirilmeli ve beslenmelidir.
  • Yalancı meme alan çocuklarda uykuya daldığında yalancı meme ağzından çıkartılmalıdır. Çünkü uyurken yapılan emme hareketleri Östaki borusunun ağzını açarak burun ve genizdeki besin artıkları ve enfeksiyon yapan mikropların orta kulağa geçmesini kolaylaştırmakta  bu da enfeksiyona zemin hazırlamaktadır.
  • Nezle, grip gibi enfeksiyonlarda çocuklar şiddetli sümkürmemelidir. Çünkü bu şiddetli sümkürme hareketi östaki borusunun ağzını açarak burun ve genizdeki mikropların orta kulağa geçmesini kolaylaştırmaktadır.
  • Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesine özen gösterilmelidir.
  • Çocuğunda yanında hatta bulunduğu evde kesinlikle sigara içilmemelidir.
  • Çocuğun bulunduğu çevre koşulları düzeltilmeli, üst solunum yolu enfeksiyonunu azaltacak önlemler alınmalıdır.
  • Çocuğun bulunduğu çevrede temizlik koşullarına özen gösterilmelidir.
  • Çocuklar mümkün olduğu kadar kalabalık yerlerden uzak tutulmalıdır.
  • Çocuklar mevsim şartlarına uygun giydirilmeli, özellikle soğuk aylarda çocukların giyimine daha çok özen gösterilmelidir.
  • Çocuklar mümkün olduğu kadar sıcak aylarda soğutmada çalışan klimadan uzak tutulmalıdır.
  • Çocukların sağlık kontrolleri ve aşıları zamanında yaptırılmalıdır. 

DR.YILMAZ BAY

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

KİLO PROBLEMİ OLAN ÇOCUKLAR

doktoryilmazbay Yorum yok

Çağımızda insan sağlığını en çok tehdit eden fazla kilolar yalnızca büyükleri değil artık çocukları da etkilemektedir. Alınan enerjinin harcanan enerjiden daha çok olması sonucu vücutta aşırı yağ depolanması şeklinde kendini gösteren fazla kilolar; çocuğun hareketlerini engelleyerek yaşam kalitesini bozmaktadır. Yine fazla kilolar kalp damar hastalıklarına, hipertansiyona, yağ ve şeker metabolizmasını bozarak damar tıkanıklığı ve şeker hastalığı gibi yaşamı olumsuz etkileyen birçok önemli hastalıklara da başlangıç oluşturmaktadır. Bunlardan daha da önemlisi fazla kilo; çocuğun psikolojisini bozarak onun dış çevreden soyutlanmasına, aile ilişkilerinin bozulmasına ve okul başarısının düşmesine neden olmaktadır. Daha fazlasını oku

İDRAR YOLU ENFEKSİYONU (İYE)

doktoryilmazbay Yorum yok

        İdrar Yolu Enfeksiyonu; böbreklerden idrarın son çıkış noktasına (Üretra girişi) kadar olan bölümdeki idrar yollarının bakteri, virüs ya da mantar denilen mikroplarla olan enfeksiyonlarına idrar yolu enfeksiyonu (İYE) denir.

        Çocukluk çağında solunum yolu enfeksiyonlarından sonra 2.sırada İYE yer alır. Yeni doğan dönemi ve 0-3 yaş arası bebeklik döneminde bağışıklık sistemi gelişmediği için İYE görülme sıklığı çok daha fazladır. 0-1 yaş arasında İYE gelişme sıklığı %3-8 iken, 1-5 yaş arası bu oran %2-3 e düşmektedir. Yaşamın ilk yıllarında erkeklerde İYE gelişme sıklığı kızlara oranla daha yüksektir. Birinci yıldan sonra ise  kızlarda İYE görülme sıklığı erkeklere oranla daha fazladır. 1-5 yaş arası kızlarda İYE görülme sıklığı %3-7 iken erkeklerde bu oran %1-2 dolaylarındadır. İYE’nin kızlarda daha sık görülmesinin birinci nedeni; idrarın çıkış deliğinden, idrarın toplandığı idrar kesesine kadar olan mesafenin erkeklere göre daha kısa olmasıdır. İkinci nedeni ise; kızlarda gaita çıkışının olduğu yer olan anüsle, idrar çıkış ağzı olan üretranın birbirine yakın olmasıdır.

        İdrar yollarında idrar akımının yavaşlamasına neden olabilecek her türlü sorun idrar yolu enfeksiyonu gelişimi açısından risk oluşturur. Taş, kanal içerisinde tıkanıklıklar, işeme bozuklukları, idrarın; idrar kesesinden idrar yollarına geri kaçması (vezikoüreteral reflü), idrar akımında yavaşlama ve duraklama İYE’nin en önemli nedenleri arasındadır. İdrarını uzun süre erteleyen ya da işemeyi tam bitirmeyip mesanesinde sürekli idrar kalan (rezidüel idrar) çocuklarda mikroplar idrar yollarına daha kolay yerleşir ve çoğalırlar. Tipik olarak 3-7 yaşları arasında görülen işeme bozuklukları sık idrar yolu enfeksiyonunun en önemli nedenleri arasındadır.

         İYE’de tekrarlama sıklığı ilk enfeksiyondan sonraki bir yıl içinde  %12-30 iken ilk beş yıl içinde bu oran %40-50 dolaylarına yükselmektedir. O nedenle çocukluk çağındaki İYE tekrarlama riski açısından çok yakından izlenmelidir. Çocuklarda zamanında belirlenip uygun tedavi, tetkik ve izlem yapılmayan idrar yolu enfeksiyonları; büyüme-gelişme geriliği, hipertansiyon ve ilerleyici böbrek hasarına yol açarak sonuçta kronik böbrek yetmezliği tablolarına neden olabilir. İleri yaşlardaki diyaliz gereksinimi ve böbrek nakil gereksiniminin en büyük nedeni zamanında saptanıp tedavisi yapılmayan ve iyi izlenmeyen İYE’lerdir. O nedenle tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu olan tüm çocuklarda erken tanı konulması, eşlik eden yapısal bozukluklar varsa saptanması, idrar yolu enfeksiyonu açısından riskli çocukların yakından izlenmesi çok çok önemlidir.

        Çocuklarda İYE’nin en sık nedeni bağırsak bakterileridir. Bunlardan en önemlisi Ecoli (%60-90), sonra sırasıyla Klepsiella, Enterokoklar, Proteus ve Pseudamanas’tır. 

        Yeni doğan döneminden sonra İYE aşağıdan yukarıya doğru bulaşır. Kızlarda Vajen bölgesine, erkeklerde penis ağzına yapışan mikroplar burada çoğalarak idrar yollarına, idrar kesesine hatta böbreklere kadar çıkarak iYE’ye neden olurlar. İYE’de özellikle yeni doğanda olmak üzere %3 kan yoluyla da bulaşma da görülebilir.

ÇOCUKLARDA İYE BELİRTİLERİ

0-3 yaş arası nedeni belirlenemeyen ateşlerin en büyük nedeni İYE dir.

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA SEBEBİ AÇIKLANAMAYAN HER TÜRLÜ ATAEŞTE İYE DÜŞÜNÜLMELİ VE BU AÇIDAN UYGUN TETKİLER YAPILARAK ÇOCUK DEĞERLENDİRİLMELİDİR.

        Ateş, kusma, huzursuzluk, uyarıya aşırı tepki, halsizlik, uyuklama, kilo alamama, büyüme geriliği, beslenme yetersizliği, karın ağrısı, ishal, kusma, bazen de kabızlık, idrarın kötü kokması, idrarda kanama, idrar yaparken ağlama, erkek çocukta idrarın fışkırmaması, kesik kesik idrar yapma, yeni doğan döneminde reflekslerde ve aktivitede azalma, uzayan sarılık, bebeğin kilo alamaması durumunda İYE düşündürmelidir.

        Daha önce işeme sorunu olmayan bir çocukta ortaya çıkan sıkışma, gündüz ya da gece altını ıslatmada da İYE  düşünülmelidir.

İYE’de tutulan bölgeye göre değişik klinik belirtiler gözlenebilir.

Böbrekten idrar kesesine kadar olan idrar yolları, idrar torbası ve idrar torbasından idrarın son çıkış deliği olan üretraya kadar olan bölüm “Alt İYE” olarak adlandırılır. Alt İYE’de 2 yaş üstü çocuklarda idrar yaparken acıma, sızlama, yanma, sık sık idrara çıkma, idrar kaçırma, acil idrar yapma, kötü kokulu idrar ,bulanık idrar yapma bize İYE’yi düşündürmelidir.

Üst İYE; böbrek tutulumu demektir. Ateş, kusma, karın ağrısı, yan ağrısı, bel boşluğunda ağrı, kilo alamama, büyüme geriliği bize “Üst İYE”yi düşündürmelidir.

2 ay-2 yaş arasındaki çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu hiç belirti vermeden de seyredebilir.

İYE’DE TANI

        Tanı klinik bulgularla birlikte idrar analizleriyle koyulur. Kesin tanı koymak için idrarın mikroskopla değerlendirilmesi yanında mutlaka idrar kültürü yapılması gereklidir. Tam idrar analizinde mikroskopta her sahada 10 ‘dan fazla lökosit ve mikropların görünmesi idrar yolu enfeksiyonunu düşündürür ancak kesin tanı için idrar kültürü şarttır. İdrar kültürü; enfeksiyona yol açan mikropların özel bir besi yerinde üretilmesidir. İdrarda üreyen mikroba etkili olacak antibiyotik antibiogram denilen bir test ile belirlenir. Bu testte idrar kültüründe üreyen mikroplarla antibiyotikler karşılaştırılır ve üreyen mikroba en etkili antibiyotik belirlenir.Ancak doğru teknik ile ve steril koşullarda alınmamış bir idrar kültürü yanıltıcı olabilir. İdrar kültürü için genellikle plastik torba kullanılır. Ancak kuşkulu durumlarda sonda ile ya da karının alt bölümünde iğne ile idrar torbasından idrar alarak (suprapubik aspirasyon) idrar kültürü yapılmalıdır.

0-2 Yaş arası çocuklarda  kültür için idrar; plastik idrar torbası ile alınır.

İdrar torbası ile idrar alınması;

  • İdrar Kültürü mutlaka kültür yapılacak laboratuarda alınmalı. Dışarıda alınıp laboratuara getirilen idrardan idrar kültürü yapılmamalı
  • İdrar kültürü alacak kişi ellerini sabunlu su ile yıkamalı ve havada doğal kurumaya bırakmalı
  • Bebek sırt üstü yatarken genital bölge, anal bölge, deri kıvrımları sabunlu su ile yıkanmalı ve havada doğal kurumaya bırakılmalı,
  • Kız çocuklarında deri kıvrımları gerilerek idrar çıkış ağzı ve  vajen görünür hale getirilir. İdrar torbası takılırken; önce  idrar torbasının dar kısmı vajen ve makat arasındaki bölgeye yapıştırılır. Daha sonra da torbanın diğer kısımları arkadan öne  doğru idrarın çıkış deliğini içine alacak şekilde  yerleştirilir.
  • Erkek çocuklarda idrar torbası  önden arkaya doğru çocuğun penisi idrar  torbasının içinde olacak şekilde yerleştirilir.
  • Torba takıldıktan sonra bebek dik pozisyonda tutulmalı
  • 30 dakikada idrar alınamaz ise idrar torbası değiştirilmelidir. 

2 yaş üstü idrar kontrolü sağlanmış çocuklarda kültür için idrar; orta akım idrar alınarak yapılır.

Orta akım idrar alınması:

  • Doğru uygulandığında güvenirliliği çok yüksektir. 
  • Bebek sırt üstü yatarken genital bölge, anal bölge, deri kıvrımları sabunlu su ile yıkanmalı ve havada doğal kurumaya bırakılmalı
  • Alınacak idrarın genital bölgede deriye veya herhangi bir yere değmemesine özen gösterilmeli
  • Kız çocuklarında vajen yaprakları aralanarak ve gerilerek; erkek çocukta sünnet derisi geri çekilerek; çocuklar işemeye başlar ve kesintisiz işerken, ilk idrar dışarıya akıtılır daha sonra işemenin ortasında idrar direkt olarak steril toplama kabına alınır. İşeme bitmeden toplama kabı geri çekilir.

        İdrar kültürü yapma olanağı yok ise klinik bulguların yanında idrar daldırma çubuğu ile bakıldığında Lökosit + Nitrit ve idrar mikroskobisinde bakteri üri ve piyüri  var ise İYE tanısı konup tedaviye başlanabilir.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARINDA TEDAVİ

         Tedavinin amacı; idrar yollarındaki enfeksiyonu yok etmek, idrar yolu enfeksiyonuna neden olabilecek anatomik ya da işlevsel bozuklukları belirleyip düzeltmek, idrar yolu enfeksiyonunun tekrarlamalarını önlemek ve böbrek işlevini korumaktır. Tedavi; idrar kültürü sonucuna göre uygun antibiyotik tedavisi ile hastalar hızlı ve tam olarak iyileşir. Antibiyotik seçimi ve uygulama yöntemi; hastanın yaş grubu, yaşanan bölgedeki antibiyotik direnci ve hastanın klinik bulgularına bağlı olarak değişebilir. İdrar kültürü sonucunun kesinleşmesi birkaç gün sürebilir. O nedenle  idrar yolu enfeksiyonu düşünülen riskli hastalarda; özellikle de 5 yaşından küçük çocuklarda anatomik bozukluk, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu öyküsü var ise kültürün kesinleşmesini beklemeden  acilen tedaviye başlanmalıdır. Geciken tedavi böbrek hasarı gelişmesi riskini artırır.

İYE tedavisinde; alt İYE’de 5-7 gün süre ile uygun antibiyotik tedavisi verilmelidir.

Üst İYE tedavisinde ise 10-14 gün süre ile  uygun antibiyotik tedavisi verilmelidir.

         Tedavi başlanan hastalarda genellikle 48-72 saat içinde iyileşme gözlenir. 72 saatten sonra klinik bulgularda ve idrar mikroskobisinde düzelme gözlenmediyse dirençli mikropların neden olduğu İYE ya da idrar yollarında tıkanma zemininde gelişen bir enfeksiyon olabileceği düşünülerek tedavi değişikliğine gidilmelidir. Tedavi tamamlandıktan 2-3 gün sonra idrarın mikroskobik incelemesi, 7-10 gün sonra da idrar kültürü yapılarak İYE’nin tamamen geçtiği kontrol edilmelidir.

        Tekrarlayan İYE de çocuğun klinik durumuna, tekrarlamaların sıklığına, kaçak durumuna ve anatomik anormalliklerin durumuna göre 6 ay-1 yıl koruyucu antibiyotik tedavisi kullanılması gerekebilir.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARINDAN KORUNMA

Korunma için: 

  • Çocukların bol sıvı alması sağlanmalı
  • Sık sık idrara çıkması için gerekli uyarılar yapılmalı. Çocukların 4-5 saat ara ile günde 6-8 kez idrara çıkması sağlanmalı
  • Çiş yaparken çocuğun; ıkınarak idrar torbasını tam olarak boşaltması sağlanmalı. İdrar kesesinde idrar kalmamalı
  • Anal ve genital bölge temizliğinin çok iyi yapılmasına özen gösterilmeli
  • Özellikle kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya doğru yapılmalı. Silme bezi vajen bölgesinde tek bir kez kullanılmalı, tekrar silmek gerekiyorsa yeni bir bezle önden arkaya doğru silme işlemi yapılmalı
  • Çocuklara naylon ve dar giysiler giydirilmemeli
  • Durgun suda köpüklü banyo yaptırılmamalı
  • Genital bölgeye parfüm ve deodorant kullanılmamalı
  • Bağırsak parazitleri varsa tedavi edilmeli
  • Kabız kalmamaya dikkat edilmeli. Su ve sulu gıdaları bol miktarda tüketmeli, protein, karbonhidrat ve yağ oranı dengeli, sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme düzeni sağlanmalı
  • Hijyen kurallarına uyulmalı. Özellikle yeni doğan bebeklerde sık alt bezi değiştirilmeli, idrar yollarının dışkıyla uzun süre teması engellenmeli
  • Yeni doğan sünneti engellenmeli, bilinenin aksine penis başını örten sünnet derisi penisi dış olumsuzluklardan ve idrar yolu enfeksiyonundan korumaktadır.
  • İshal ve pişik idrar yolu enfeksiyonu sıklığını arttırabilir. Bunun için gerekli önlemler alınmalıdır.

ÇOK DİLLİ OLMAK

doktoryilmazbay Yorum yok

        Dil; bir bireyin sosyal bir varlık olarak duygu,düşünce ve isteklerini ses ve anlatım yoluyla başkalarına aktarması ve başkalarının aktardıklarını anlaması için kullandığı ses ve anlam yönünden ortak öğelerin kullanılmasıdır.

        Nasıl ki fiziksel egzersizler vücudumuzdaki kas ve kemik yapısını geliştiriyorsa ana dili dışında öğrenilen diller de beyne egzersiz yaptırarak kişinin beyin gelişmesini olumlu yönde etkilemektedir. Çok dilli olmak; çocuklarda kavram oluşturma, sınıflandırma, yaratıcılık, akıl yürütme, görsel-mekansal beceriler ve problem çözme yeteneğinde olumlu gelişmelere neden olmaktadır. Ayrıca çok dilli olmak; kişiye kendi yetiştiği toplum dışında, öğrendiği dili konuşan toplumların gelenek, görenek, kültür ve yaşam tarzları konusunda farklı pratikleri tanıma imkanı sağlamaktadır. Kişi farklılıkları daha kolay kabullenmekte ve onlara daha hoşgörülü yaklaşmaktadır. Çok dilli olmak; birçok dildeki kaynaklara erişimi kolaylaştırmakta, bu da kişiye meslek edinimi, kariyer seçimi, bilgi, görgü, entelektüellik açısından avantajlar sağlamaktadır.

        Her toplum duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için farklı öğeler kullanır. O nedenle “bir dil-bir insan, iki dil-iki insan” denir.

        Dil gelişimi duyma ile başlar. Hamileliğin 6.ayından itibaren çocuk anne karnında annesinin seslerini duymaya başlar ve duyma ile birlikte dil gelişimi de başlamıştır. İnsan beyninin sol tarafında “ana dili bölgesi” olarak adlandırılan bir bölge vardır. 8-9 yaşlarına kadar ana dili ve ana dili dışında farklı  öğrenilen diller işlenip bu bölgeye kaydedilir ve kolay kolay unutulmaz. 9 yaşından sonra öğrenilen diller beynin sağ tarafında farklı bölgelere kaydedilir ve kullanılamaz ise kolayca unutulur.

        Doğumdan 1 yaşına kadar, çocuklar tüm seslere karşı çok daha hassastır ve sesleri ayırt etme yetisi çok yüksektir. 1 yaşından sonra konuşmaya başladığında konuşma ile paralel olarak ana dili dışındaki sesleri ayırt etme yetisi giderek azalır. Bu nedenle 1 yaşından önce çocukları birden fazla dille erkenden tanıştırmak onlara dil yönünden yapabileceğimiz en büyük iyiliktir.

Çok dilli olmak 2 şekilde olur :

1-Dil edinmek: Dilin bulunulan ortamdan doğal olarak alınması ve konuşulmasıdır.

  • Hamileliğin 6.ayından itibaren çocuk çevreden duyduklarını ana dili öğrenme bölgesine kaydeder, zamanı gelince de konuşmaya başlar.
  • Çocukların algılama yetenekleri çok yüksektir. Aynı anda 4 dili birlikte edinebilirler.

ÖRNEKLERSEK; 

  • Anne Türk, baba Türk ve çevrede Türkçe konuşuluyorsa ana dili Türkçedir.
  • Anne Türk, baba Amerikalı; Anne çocuğu ile sürekli Türkçe, baba çocuğu ile sürekli İngilizce konuşmalıdır. Çocuk her iki dili de ana dili gibi doğal olarak edinir. Kiminle hangi dilde konuşacağını karıştırmadan bilir ve konuşur. Çocuğun 2 ana dili vardır. Türkçe ve İngilizce.
  • Baba Türk, anne Alman, bakıcı Rus ise; herkes çocukla kendi ana dilini konuşmalıdır. Çocuk her 3 dili de aynı anda ana dili gibi edinir ve konuşur.
  • Anne Türk, baba Fransız, bakıcı İspanyol ise ve çocuğun  gittiği kreş ya da anaokulunda İngilizce konuşuluyorsa; çocuk her 4 dili de ana dili gibi aynı anda edinir ve konuşur.

2-Dil öğrenmek: Aynı anda öğrenme denilen bir sistemle çocuklar ana dili dışında 2.,3., 4. dilleri de öğrenebilirler. Burada dikkat edilmesi gereken nokta öğrenilecek dilin; o dili ana dili olarak bilen birisinden, bakıcıdan, öğretmenden, televizyon, bilgisayar, CD, DVD gibi çeşitli iletişim araçlarından aktif olarak öğrenilmesidir.

  • Dil öğreniminde ilk kural; dilin mutlaka ana dili olarak konuşan birisinden öğrenilmesidir. Anne-baba yarım yamalak konuştukları ikinci dillerini çocuklarına öğretmeye kalkmamalıdır. Ancak dil öğrenmesi için gerekli ortamı ve alt yapıyı sağlama konusunda çocuklarına katkıda bulunabilirler.
  • İkinci bir dil öğrenilecekse buna 5 yaşından önce başlanmalıdır. Mümkünse yeni doğan döneminden itibaren çocukla öğrenilecek olan dille iletişim kurulmalıdır.
  • Henüz konuşamayan bir bebeğin çok dilli olmasını istiyorsak; yanında öğrenilmesi istenilen dili konuşarak, şarkı söyleyerek, ninni söyleyerek çeşitli eğlenceli yollarla o dil ile çocuğun tanışmasını sağlayabiliriz.
  • Kelimeleri söyleyen çocuğun çok dilli olmasını istiyorsak; eğlenceli şarkı, türkü, ninni ve tekerlemelerin yanında her gün bir kelime öğreterek, öğrenmesini istediğimiz dil ile onu tanıştırabiliriz.
  • Çocuğun yaşına ve gelişim evresine göre kelimelerden cümlelere geçilebiliriz.
  • Çocuk konuşmaya başladıysa; dış uyaranlardan, gürültüden uzak, rahat bir ortamda televizyon, bilgisayar, tabletten öğrenmesini istediğiniz dilden bir program açıp, bunu izlemesini  sağlayabiliriz. Seslerin, kelimelerin, cümlelerin yavaş yavaş beynine işlediğini göreceksiniz.
  • Çocuğumuzun yaşına uygun yabancı dil eğitim setlerinden yararlanabiliriz.
  • Arabada, yolda, evde nerede olursanız olun, yabancı dil eğitim setini açın setteki kelimeleri sık sık tekrar etmesini sağlayın.
  • Kelimeleri öğrenirken içinde bulunulan durumdan yararlanın. Örneğin; arabayı gördüğünde arabanın Türkçesi yanında öğretmek istediğiniz dildeki ismiyle de çocuğun temas etmesini sağlayın ve bunu tekrarlayın. Kaşıkla yemek yedirirken kaşığı, top oynarken topu, yağmur yağarken yağmurun öğretmek istediğiniz dildeki halini çocuğunuzun duymasını sağlayın.
  • Öğrenmesini istediğiniz dille ilgili şarkılar, şiirler, tekerlemeler duymasını sağlayın.
  • Olanak varsa ana dili öğretmek istediğiniz dil olan bir bakıcıdan da yararlanabilirsiniz.
  • Çocuğunuz ana dilinde her yeni kelime öğrendiğinde onun öğrenmesini istediğiniz dildeki şeklini de öğrenmesini sağlayın. Bunun için internet, CD, DVD gibi iletişim araçlarından yararlanabilirsiniz.
  • Dili; öğretim tecrübesi olan birisinden öğrenmesini sağlayın.
  • Öğrenmenin olmazsa olmaz kuralı; sürekli konuşma ve tekrarların yapılmasıdır. Bunu asla unutmayın.
  • Dil öğrenimi sıkıcı bir ders çalışma modunda olmamalıdır.

Oyunlarla, şarkılarla, tekerlemelerle, resimlerle dil öğrenimini zevkli hale getirin. Örneğin; oyuncağını odanın bir köşesine koyun.Onun yabancı dildeki halini çocuğunuza söyleyip size getirmesini isteyin. Ondan da bu oyuncağın adını söylemesini isteyin.

  • Dil öğreniminde sosyal çevre çok önemlidir. Öğretmek istediğiniz dili konuşan arkadaşlarıyla birlikte sosyal çevre içerisinde olmasını sağlayın.
  • Dil, konuşularak öğrenilir. Konuşurken yanlışlıklar olabilir, doğal karşılayın.
  • Küçük öykü kitapları dil gelişiminde çok önemlidir. Çeşitli kısa öykü kitaplarından yararlanabilirsiniz.
  • Günlük kısa programlarla dil öğrenilmeye başlanılmalı, gelişim durumuna göre süre ayarlanmalıdır.
  • Beklentiler makul olmalıdır. Dil öğrenimi uzun bir süreçtir. Önce anlar, belleğe kaydeder. Sonra da onları harmanlayarak konuşmaya başlar. Aceleci davranmayın.

Çok dilli olurken anlamada ve konuşmada bir miktar gecikmeler olabilir, doğal karşılayın.

     DİL ÖĞRENİMİNİN OLMAZSA OLMAZ 3 KURALI; 

SABIR…

SABIR…

SABIR…

Başarı dileklerimle..

DR.YILMAZ BAY

AKUT BRONŞİOLİT

doktoryilmazbay Yorum yok

Akut Bronşiolitis; çocuklarda, özellikle 2 yaş altında, alt solunum yollarının en sık görülen hastalığıdır. Akut Bronşiolitis her mevsimde görülmekle birlikte sonbaharın son ayları, kış ve ilkbaharın ilk aylarında görülme sıklığı en fazladır. Çocuklarda Akut Bronşiolit, etkeni çoğunlukla virüs denilen mikroplardır. Bunlar içerisinde Respiratuvar Sinsisyal Virüs(RSV) bronşiol düzeyinde hastalık yapar ve hastaların %50’sinde hastalık nedenidir. Sonra sırasıyla Rhino virus, İnfluenza, Parainfluenza, Adenovirus, diğer birçok virus ve mikoplazma bronşiolite neden olan mikroplardır. RSV’de kuluçka dönemi 7-10 Gün arasındadır. Çocuklarda hastalık erişkinlerden daha ağır seyreder. Bunun nedeni; çocuklarda üst ve alt solunum yolları daha dardır. Hava yolu; hava keseciğine göre daha fazladır. Solunum yolları daha gevşek, salgı bezlerinin sayısı daha fazla, metabolizmaları daha hızlı ve oksijen tüketimleri de daha çoktur. Virüsler bronşiol epitelinde, sekresyon artışı yapar ayrıca virüslerle vücut savunma hücrelerinin karşılaşması bronşiol düzeyinde ölü doku oluşturur. Bu sekresyon artışı ve ölü doku bronşiolleri tıkar. Bu tıkanma alveol düzeyinde gaz değişimini de olumsuz etkileyerek oksijenlenmeyi azaltır. Kliniği de bu tıkanma ve oksijen azlığı oluşturur. Yaş küçüldükçe hastalık daha ağır seyreder. Erkek çocuklar kız çocuklarına göre daha sık hastalığa yakalanabilirler. Daha fazlasını oku

6. HASTALIK

doktoryilmazbay Yorum yok

(EKZANTEM SUBITUM-ROSEOLA INFANTUM)

        6.Hastalık (Tıpta ekzentama subitum ya da roseola infantum olarak  adlandırılır). Herpes virüs denilen bir cins mikrobun yaptığı döküntülü bir hastalıktır. 6 ay-3 yaş arası çocuklarda görülmekle birlikte özellikle 6 ay-1 yaş dolaylarında en çok görülür. Kış aylarında daha çok görülür.6.hastalık; mikrobu aldıktan 1-2 hafta sonra, ortalama  9-10 gün sonra ortaya çıkar. Çocuklarda birden 39-40-41 C’ye kadar yükselen bir ateşle başlar. Çocuk huysuz-huzursuz ve iştahsızdır. Bazen burunda hafif bir nezle, boğazda hafif bir kızarıklık görülebilir. Ateş başladıktan sonraki ilk 3-4 gün başkaca hiçbir bulgu yoktur. O nedenle tıpta “gizli bebek hastalığı” olarak da adlandırılır. 3.-4.günün sonunda ateş birden düşerken tüm vücutta özellikle karından başlayarak, kollara ve boyuna yayılan birbirleriyle bitişik toplu iğne başı gibi kırmızı lekelerle kendini belli eder. Yüzde ve bacaklarda döküntü daha hafiftir. 24-48 saat içerisinde döküntüler tüm vücudu kaplar. 3-4 gün içinde ise kendiliğinden geriler. Döküntülerin özelliği kaşıntısız ve ağrısız olmasıdır. Pullanarak dökülme ender olarak görülür. Bazı hastalarda boyun lenf bezlerinde büyüme, göz çevresinde hafif bir şişlik görülebilir.

 

TEDAVİ :

  • Hastalık virüslerin yaptığı bir hastalık olduğu için tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur.
  • Ateş yüksekliğine karşı gerekli önlemler alınmalı, doktorunuzun önerdiği paracetemol, ibuprofen cinsi ateş düşürücüleri kullanabilirsiniz. 
  • Çocuğunuzun bol sıvı almasını sağlamalısınız.
  • Ortamın sıcaklığını düşürünüz.
  • Ilık su ile ovalamadan duş aldırabilirsiniz.
  • Hasta çocukların diğer çocuklarla olan teması engellemelisiniz. 
  • Aşırı giyindirmekten kaçınılmalısınız.

SU ÇİÇEĞİ (VARICELLA)

doktoryilmazbay Yorum yok

        Su çiçeği; Varicella zoster denilen bir cins virüsün yaptığı, tüm vücutta içi su dolu küçük kabarcıklarla seyreden döküntülü bir hastalıktır. Bilinen en bulaşıcı hastalıktır. Hastanın geçtiği koridordan 2-3 saat içerisinde geçen kişi su çiçeğine yakalanabilir. Virüs havada 2-3 saat canlı kalabilir. Hasta kişinin öksürük ve hapşırması ile havaya yayılan virüs sağlıklı kişinin o havayı soluması ile bulaşabileceği gibi hasta kişi ile her türlü yakın temas, hasta kişinin vücuttaki döküntüleriyle temas ve hasta çocuğun kullandığı eşyalarla temas  sonucu hastalık bulaşabilir. Daha fazlasını oku

AĞIZ EL AYAK HASTALIĞI

doktoryilmazbay Yorum yok

Daha çok 10 yaş altı çocuklarda görülür. Yüksek ateşle birlikte boğazda, dilde, yanak içinde, damakta aft şeklinde kırmızı döküntüler vardır. Bu döküntüler avuç içi, ayak tabanı, bazen de bacaklarda, kalçalarda, genital bölgelerde özellikle çocuğun bez bölgesinde içi su dolu su çiçeğine benzer ama su çiçeğinden daha küçük kırmızı döküntüler şeklinde seyredebilir. Hastalığın nedeni virüs denilen (Coxackie virüs ve bazı entero virüsler) bir cins mikroplardır. Mikrobun hastalık yapma derecesi ve hastanın direnç durumuna göre bazı çocuklarda hastalık çok ağır seyrederken; bazılarında daha hafif belirtilerle seyredebilir. Bazı çocuklarda ateş 40-41 C gibi çok yüksek ve ön planda iken bazı çocuklarda döküntüler ön planda olabilir. Hastalık bazen yalnızca ağızda döküntülerle seyrederken, bazen de avuç içi, ayak altı ya da vücudun çeşitli bölgelerinde hatta tüm vücutta aralıksız ağır döküntüler şeklinde de seyredebilir. İçi su dolu lezyonlar iyileşme döneminde önce kabuklaşmaya sonra da soyulmaya neden olabilir.  Daha fazlasını oku

Kitap Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuğunuzla birlikte kitap okuma alışkanlığı kazanmak için hiçbir zaman erken ya da geç değildir. Doğduğu günden itibaren ona kitap okumaya başlayabilirsiniz. İlk yılları kaçırdıysanız da önemli değil; hemen, şu anda bu alışkanlığı birlikte, keyifle oluşturabilirsiniz.

Kitaplar sayesinde çocuğunuz çok şey öğrenecektir ama en güzeli birlikte güzel bir anı paylaşmak, farklı maceralara yelken açmak ve bu şekilde daha da yakınlaşmak olacaktır. Bunun dışında;

  • Kitaplar çocuğunuzun farklı canlıları, farklı hayatları, farklı yerleri tanımasına yardımcı olur, ufkunu genişletir.
  • Kitaplar çocuğunuzun merakını uyandırır, hayal gücünü genişletir.
  • Kitaplar sayesinde çocuğunuzun kelime haznesi genişler, dil kullanma becerisi artar.
  • Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kitaplar yalnızca dil becerisi değil entelektüel gelişimi ve matematik becerisini de artırır.
  • Kitaplar çocuğunuzda yazı farkındalığı oluşturur ve vakti geldiğinde zorlanmadan okumaya başlar.
  • Kitap okumayı aile rutininizin bir parçası haline getirirseniz, çocuğunuz kitap okumanın bir ödev ya da görev olarak değil sevilecek eğlenceli bir aktivite olarak görecektir.

Daha fazlasını oku

İNEK SÜTÜ PROTEİN ALERJİSİ (İSPA)

doktoryilmazbay Yorum yok

İnek sütü; çocuk beslenmesinde anne sütünden sonra en önemli tamamlayıcı besindir.

İnek sütü protein alerjisi (İSPA); tekrarlayan inek sütü alımı sonucu inek sütü proteinlerine karşı vücutta Mast Hücresi olarak da adlandırılan bazı hücrelerin salgıladığı maddelerin oluşturduğu bir alerji tablosudur. Bu tablo dudak kenarlarında, yüzde, vücutta hafif bir kızarıklık ve kaşıntı şeklinde görülebildiği gibi tüm vücutta belirgin kızarıklık, kabarma, solunum zorluğu, bulantı, kusma, kanlı ve sümüklü ishal, bayılma ve havale geçirme gibi ileri alerjik reaksiyonlar şeklinde de görülebilir. Hatta tedavide geç kalındığında ender de olsa ölüme kadar giden ağır alerjik reaksiyonlara bile neden olabilir. Daha fazlasını oku

BEBEĞİN KUCAKTA TAŞINMASI – BEBEK GİYME (BABYWEARING)

doktoryilmazbay Yorum yok

Bebeğin kucakta taşınması (Bebek giyme) İngilizce deyimi ile Babywearing; bebeğin, annenin ya da babanın göğsünün ön kısmında, kucağında esnemeyen özel bir dokuma kumaşa sarılı olarak taşınmasıdır. Anadolu’da, Afrika’da tarih boyunca çok uzun yıllardır uygulanan ve halen uygulanmakta olan bu geleneksel bebek taşıma yöntemi Batı’da yeni yeni anlaşılıp uygulanmaya başlamıştır. Evde iş yaparken, tarlada çalışırken, avlanırken, hayatın zor koşullarında insanlar; yaşamlarını kolaylaştırmak, bebeklerini daha iyi korumak, onun ihtiyaçlarını anında gözleyip, sinyallerini daha rahat okumak için çocuklarını kucaklarında kendilerine en yakın mesafede taşıma kültürünü geliştirmişlerdir. Daha fazlasını oku

BEBEK MASAJI

doktoryilmazbay Yorum yok

Masaj; anne, baba ve çocuk arasındaki iletişimin sanata dönüşmüş halidir. Çocuğunuzun derisi dışarıdan gelen uyarıları, mesajları algılayan, sınırsız dünyaya açılan en büyük kapıdır. Bebeğinizin doğumdan itibaren en gelişmiş duygusu dokunma duygusudur. İşte bebeğinizde dokunma duygusunu geliştirmenin en iyi yolu da ona masaj yapmanızdır. Bebekler her şeyi dokunarak keşfederler. Anladıkları tek sevgi dili dokunmaktır. Bebeğinizi daha iyi tanımanız ve onunla sevgi dolu, güzel bir ilişki kurmanız için ona masaj yapmalısınız. Masaj en doğal haliyle bebeğinize dokunmanızdır. Annelerin ellerinde ve meme uçlarında; adına mutluluk hormonu denilen Oksitosin hormonu vardır. Bu hormon anne ve çocuğun birbirlerine en yakın olduğu, tensel temasın olduğu; emzirme esnasında annenin meme uçlarından ve masaj yapma esnasında annenin ellerinden çocuğa geçer. Çocuğun rahatlamasını ve kendini iyi hissetmesini sağlar. Daha fazlasını oku

ÇOCUK YETİŞTİRME İLKELERİ

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuk yetiştirmek bir sanattır. Hem de dünyanın en zor, en yorucu ve en güzel sanatıdır. Genel doğrular yanında her topluma, her aileye, her bireye özgü doğrular farklı olabilir. Aynı ailedeki iki çocuktan birine uygulanan yöntem öbür çocukta başarısızlıkla sonuçlanabilir. Nasıl ki denize girmeden yüzme öğrenilmez, bunun gibi aile ve çocuk da olayı yaşayarak öğrenecektir. Çocuk yetiştirme sanatının ana ilkeleri SEVGİ, ANLAYIŞ, SABIR ve HOŞGÖRÜdür. Çocuğunuzun olumlu davranışlarını destekleyin, olumsuz davranışları düzeltmeye çalışın. Gereğinden çok kollamayın, yeteneklerini aşacak kadar zorlamayın, onu tanımaya ve anlamaya çalışın. Ancak, sizin çocuğunuz sizden farklı bir kişiliği olduğunu da unutmayın. Üstelik sizin bildiğiniz her zaman doğru olmayabilir.  Daha fazlasını oku

KİLO KONTROL PROGRAMI

doktoryilmazbay Yorum yok

Çağımızda insan sağlığını olumsuz etkileyen nedenlerin en başında fazla kilolar gelmektedir. Alınan enerjinin harcanan enerjiden daha çok olması sonucu; vücutta aşırı yağ depolanması şeklinde kendini gösteren fazla kilolar kişinin hareketini engelleyerek yaşam kalitesini bozmaktadır. Fazla kilolar kalp, damar hastalıklarına, tansiyon yüksekliğine, damar tıkanıklığına, şeker hastalığına neden olmaları dışında ayrıca kişinin ruhsal durumunu da etkileyerek çevre ve aile ilişkilerini bozmaktadır. Daha fazlasını oku

İSHALDE BESLENME

doktoryilmazbay Yorum yok

İshal; çocuğunuzun her zamankinden daha sık ve daha sulu dışkı yapmasıdır.Kusma ise mide içeriğinin ağızdan geri gelmesidir.Çocuğunuzun ishali ve kusması varsa korkmayınız. KUSMA MİDENİN; İSHAL BAĞIRSAKLARIN YIKANDIĞININ, TEMİZLENDİĞİNİN GÖSTERGESİDİR. Sindirim kanalına giren yabancı maddeler, mikroplar kusma ve ishal yoluyla dışarı atılır.

Çocuk ishallerinin %80-90 gibi çok büyük kısmı virüs denilen mikroplarla olur.Bu çeşit ishal yalnızca yiyeceklerin ayarlanması ile tedavi edilebilir. Her hangi bir ilaç kullanılması gerekmez. Daha fazlasını oku

SPORUN ÇOCUKLARA YARARLARI

doktoryilmazbay Yorum yok

Öncelikle sporun insan yaşantısındaki önemi doğumdan itibaren tartışılmaz bir gerçektir. Sporun çocukluk yaşlarında sağlığa, ruhsal, bedensel ve moral gelişimine olumlu katkıları çok daha fazladır. Spor yapan çocuklarda sağlıklı bir vücut gelişimi dışında karşılıklı yardımlaşma, paylaşma, arkadaşlık duygularının gelişmesi ve güçlenmesine de olumlu katkıları vardır. Bazı aileler çocuklarının normal aktivitelerini bile yaramazlık sayıp evde uslu uslu oturmasını televizyon, bilgisayar ya da akıllı telefonlarla onların avunmasını istemekte bu da çocukları hareketsizliğe itmektedir.Bazı aileler ise çocuğunun hem iyi bir futbolcu,tenisçi ve yüzücü olmasını hem iyi bir piyanist,gitarist, kemancı olmasını ve derslerin de de harikalar yaratmasını istemekte. Bu da çocuğa aşırı bir stres yüklemektedir.Spor doğumdan itibaren hayatın bir parçası gibi görülmeli. Çocuk derslerinin yanında; derslerini aksatmadan mutlaka spora zaman ayırmalı ve bunu bir yaşam biçimi olarak ömür boyu sürdürmelidir. Daha fazlasını oku

ÇOCUKLARDA SPOR YARALANMALARI

doktoryilmazbay Yorum yok

Spor yaparken oluşan her türlü yaralanmaya spor yaralanması diyoruz. Ciddi spor yaralanmaları okul çocuklarının %33 ünde görülür. Yapılan bir araştırmada spor yaralanmasıyla hastaneye gelen çocukların %23 ünde futbol,%17 sinde basketbol,%14 ünde voleybol sporu yaparken yaralanma olduğu saptanmıştır. Bu yaralanmaların %50 si akut,%50 si kronik yani süregelen yakınmalarla hastaneye başvurmuşlardır.  Spor yaralanmalarının en büyük nedeni doktor kontrolü olmadan bilinçsizce, ısınmadan yapılan spor sonucu olmaktadır. Daha fazlasını oku

EK BESİNLERE NASIL BAŞLANMALI?

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuğunuzda beyin gelişiminin % 90’nı ilk 1 yaş içerisinde tamamlanır.  Bu nedenle bebeğinizin ilk yaştaki beslenmesi çok önemlidir. Sağlıklı bir gelişme için boy ve kilo artımı tek başına yeterli değildir. Zihinsel gelişim çok daha önemlidir. Boy ve kilo gelişimi normal olduğu halde; zihinsel gelişimde gerilik olabilir. Bu da gizli açlık olarak adlandırılan bir çeşit hastalıktır. Bu nedenle çocuğunuza sunduğunuz gıdaların miktar olarak yeterli olması yanında sağlıklı gelişimi için protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineralleri de dengeli olarak içermesi yaşamsal bir öneme sahiptir. Onun için doktorunuzun beslenme önerilerine titizlikle uyunuz. Sütünüz bebeğiniz için en uygun besindir.  Sütünüzün değeri kesinlikle azalmış değildir ancak bebeğiniz büyüdüğü için sütünüzün miktarı büyümüş olan bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için bazen yeterli olmayabilir. Bu nedenle sütünüze ek olarak belirli zamanlarda belirli gıdaların başlanması gerekir. Daha fazlasını oku

12-24 Ay (1-2 Yaş) Arası Çocuklar İçin Beslenme Önerileri

doktoryilmazbay Yorum yok

ÇOCUĞUNUZA YEMEK YEMESİ İÇİN ISRAR ETMEYİNİZ!

UNUTMAYINIZ Kİ AÇLIK EN İYİ İŞTAH İLACIDIR. 

 

ÇOCUĞUNUZA SEBZELERİ VE MEYVELERİ NASIL SEVDİREBİLİRSİNİZ?

       Çocukları kendi haline bırakırsanız genellikle patates kızartması, köfte, makarna ve pilav dışında başka bir şey yemek istemezler. Reddettikleri gıdaların başında öncelikle sebzeler ve daha sonra da meyveler gelir.Meyve ve sebzeler zengin protein ve enerji kaynakları değildirler. Ancak vücut için çok gerekli olan mineral ve vitaminler açısından son derece zengindirler. O nedenle çocuğunuzun mutlaka alması gereken besin öğeleridir. Yine bağırsak hareketlerini düzenleyen, kabızlığa engel olan lif yönünden de oldukça zengindirler.

Daha fazlasını oku

9-12 Aylık Bebekler İçin Örnek Beslenme

doktoryilmazbay Yorum yok

KAHVALTI

Anne Sütü ya da 120-150 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği ya da 4-5 adet bisküvi + 1 adet katı pişirilmiş yumurta sarısı+ 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 1 fındık büyüklüğünde tereyağı + 1 tatlı kaşığı ev yapımı pekmez- reçel ya da marmelat. Daha fazlasını oku

7-9 Aylık Bebekler İçin Örnek Beslenme

doktoryilmazbay Yorum yok

       KAHVALTI(Saat:08.00):Anne Sütü yoksa 150-180 cc Devam sütü.Üzerine kahvaltı için 30 cc anne sütü, devam sütü ya da kahvaltı maması+ 1 Yumurta sarısı(10 dakika kaynatılmış olmalı)+Beyaz peynir (1 çorba kaşığı miktarında verilebilir. 24 saat önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir olmalıdır)+Ev yapımı pekmez, reçel ya da marmelat (1-2 Tatlı kaşığı miktarında taze üzüm pekmezi, kayısı reçeli, elma marmeladı, şeftali marmeladı olabilir.) + Bebe bisküvisi (6-8 adet)ya da bebe ekmeği (1 dilim) ya da tam tahıl ekmeği (1 dilim)

Daha fazlasını oku

6-7 Aylık Bebekler İçin Örnek Beslenme

doktoryilmazbay Yorum yok

      KAHVALTI (Saat:08.00): Anne Sütü, eğer sütünüz yoksa 120-150 cc Devam sütü ya da Kahvaltı maması+Yumurta sarısı (10 dakika kaynatılmış yumurtanın sarısından 1 fındık büyüklüğü miktarında başlayıp gün aşırı 1 fındık büyüklüğü miktarında giderek arttırılarak 15-20 gün içinde 1 yumurta sarısına kadar çıkartılabilir)+Beyaz peynir(24 saat önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir 1 çay kaşığı miktarında başlayıp giderek arttırılarak 15-20 gün içinde 1 yemek kaşığı miktarına kadar çıkarılacak)+Pekmez (Taze üzüm pekmezinden ½ çay kaşığı miktarında başlayıp gün aşırı ½ çay kaşığı miktarında giderek arttırılarak 15-20 gün içinde 1-2 Tatlı kaşığı miktarına kadar çıkartılabilir)+Ev Yapımı Bebe bisküvisi ya da Bebe ekmeği (1/2 bisküvi miktarında başlayıp giderek arttırılarak 15-20 gün içinde 4-5 bisküviye kadar çıkartılabilir.) Daha fazlasını oku

0-6 Ay Arası Bebekler İçin Beslenme Önerisi

doktoryilmazbay Yorum yok

0-6 AY ARASI

BEBEĞİNİZİN TEK BESİNİ

ANNE SÜTÜDÜR!

ANNE SÜTÜ VE EMZİRME

“İneğin sütü buzağısı, annenin sütü bebeği içindir.”

Sayın anneler;
Dünyanın en zor ve en kutsal mesleği olan annelik mesleğini seçtiğiniz için sizi kutlarım. Bu oldukça zor ve o oranda da kutsal mesleği en iyi şekilde başarmanız için sizlere yardımcı olabilecek bazı bilgilere kısaca değinmek istiyorum. Daha fazlasını oku

Yumurtalı Tatlar

doktoryilmazbay Yorum yok

Artık çocuğunuza sarısı ve beyazı dahil tam yumurta verebilirsiniz. Katı yumurta dışında kayısı kıvamında kısmi rafadan yumurta da verebilirsiniz.Yağda yumurta,sahanda yumurta,omlet,çılbır gibi yumurta çeşitlerini de verebilirsiniz. İki değişik yumurtalı tat.

 

Domatesli Yumurta

Menemen olarak da bilinen bu geleneksel yemeğimiz domates ve yumurtanın tereyağında mükemmel bir karışımıdır. 1 adet domatesi küçük küpler halinde doğrayın. Tereyağı ile 5 dakika kısık ateşte pişirin. Önceden çırptığınız bir adet yumurtayı karışımın üzerine döküp karıştırarak 3 dakika daha pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

    

Fırında Peynirli Yumurta

1 yumurtayı çırpın, üzerine 2 çorba kaşığı rendelenmiş peynir,1 çorba kaşığı tereyağı ekleyin.1 su bardağı kaynamış sütü bu karışımın üzerine ekleyin. Önceden 200 derece de ısıtılmış fırında 10 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Yumurta Nasıl Verilir?

doktoryilmazbay Yorum yok

Yumurta proteininin vücut için yararlılığı oldukça yüksektir. Artık çocuğunuza başlama zamanı geldi. Mümkün olduğunca taze, organik ya da doğal yemle beslenen gezinen tavuk yumurtasını 10 dakika  kaynattıktan sonra sarısından nohut büyüklüğünde bir miktar başlayarak çocuğunuza sunabilirsiniz.  Eğer alerji belirtileri görülmüyorsa gün aşırı bir nohut büyüklüğü miktarında artırarak 15-20 gün içinde 1 yumurta sarısına kadar çıkabilirsiniz. Beyazına 12. aydan sonra başlayınız.

Çiğ yumurta ya da rafadan yumurta kesinlikle vermeyiniz. Bağırsaklardan demir emilimini bozarak kansızlığa neden olabilir.

  1. aydan sonra yumurtayı kayısı kıvamında verebilirsiniz. Yine 9. aydan sonra yumurtayı yağda yumurta, omlet  ya da melemen şeklinde verebilirsiniz.

Çocuğunuza her gün bir yumurta,  bazı günler iki yumurta da verebilirsiniz.  Bıldırcın yumurtasından her gün 2 adet verebilirsiniz. Marketlerde satılan bıldırcın yumurtalarının doğal bıldırcın yumurtası olmadığını, kafeslerde tavuk yemi ile beslenen bıldırcınlardan elde edildiğini unutmayınız. Gezinen tavuk yumurtası yada organik yumurta bıldırcın yumurtasından daha değerlidir. Yumurtayı devam maması süt, peynir, reçel pekmez ve bisküvi gibi gıdalarla karıştırarak kahvaltı maması içinde de verebilirsiniz.

 

Yoğurt Nasıl Hazırlanır?

doktoryilmazbay Yorum yok

Yoğurt içinde zararlı mikrop barındırmaması, aksine faydalı mikropları barındırması,  bozulmadan uzun süre korunabilmesi ve anne sütünden sonra sindirimi en kolay besin olması nedeniyle ülkemizde bebek beslenmesine erkenden konulması gereken oldukça önemli bir besindir.

Hazırlanışı: 1 su bardağı (180 cc kadar ) suyu kaynatıp elinizin dayanabileceği sıcaklığa gelinceye kadar soğutunuz (42-43 C). İçine 6 ölçek devam maması koyup; iyice karıştırınız. Hazırladığınız bu karışımdan 2-3 tatlı kaşığı bir miktar bir kap içine alınız.Üzerine 1 tatlı kaşığı yoğurt ilave ederek iyice karıştırınız. Hazırladığınız bu karışımı yoğurt yapacağınız ; süte  kabın kenarından  yavaşça ilave ediniz. Kımıldatmadan üzerini örtünüz. 4-5 saat bekledikten sonra üzerini  açınız. Sonra buzdolabında 5-6 saat dinlendiriniz .Artık yoğurdunuz   çocuğunuza sunulmaya hazır.

Eğer sütünüz fazla ise ve rahat bir şekilde sağabiliyorsanız mama yerine anne sütünü kullanarak da yukarıdaki tarife göre  yoğurt yapabilirsiniz. Devam maması ile ya da anne sütü ile hazırladığınız yoğurtlar inek sütü ile hazırlanan yoğurtlar gibi katı olmayacaktır. Yoğurdun katı olması da gerekmez.Yoğurt  tadı oluşmuşsa yeterlidir. Çocuğunuza rahatlıkla verebilirsiniz.

Devam maması ile yoğurt yapmaya ekonomik durumunuz uygun değilse yoğurdu 1 su bardağı süt ile de yapabilirsiniz.

Evde yoğurt hazırlayamazsanız, katkı maddesi içermeyen, üzerinde katkısız doğal yoğurt yazan hazır yoğurtlardan ya da bebekler için özel olarak hazırlanmış yoğurtlardan bebeğinize verebilirsiniz.

Evde hazırladığınız ya da hazır olarak aldığınız yoğurtları 3 gün süre ile bebeğinize verebilirsiniz. Daha sonra kullanmayınız. Besin değeri azalır.

Afiyet Olsun!

Yağlar

doktoryilmazbay Yorum yok

       Çocuklar enerjilerinin büyük bir kısmını yağlardan temin ettikleri için yağ oranı yüksek bir beslenmeye gereksinimleri vardır. Yağ asitleri beyin gelişimi için çok önemlidir. Meyve ve sebzelerin bağırsaklardan emilimi de yağlarla olur. Ayrıca yağlar A,D,E ve K vitaminleri gibi yağda eriyen vitaminlerden de zengindir. Zeytinyağı, ayçiçeği yağı, fındık yağı gibi sıvı yağları yemeklerine karıştırabilirsiniz. Tereyağını yemekler dışında ekmek üzerine sürerek de çocuğunuza sunabilirsiniz hatta bu tereyağlı ekmeğin üzerine bal, reçel, marmelât gibi tatlıları koyarak yağlı ekmeğin hem alımını kolaylaştırıp hem de enerji değerin arttırabilirsiniz. Aldığı yağların 1/3’ü tereyağı,kuyruk yağı,iç yağ gibi doymuş katı yağlardan, 1/3’ü zeytinyağı gibi yarı doymuş yağlardan, kalan 1/3’ü de ayçiçeği, mısırözü, fındık, pamuk, soya yağı gibi doymamış yağlardan olmalıdır.

 

Tavuk (Patatesli)

doktoryilmazbay Yorum yok

       Bir su bardağı kaynayan suya bir orta boy patates ufak parçalara bölünerek koyular. Tavuğun göğüs kısmındaki etlerden ince ince doğranarak içine 2-3 yemek kaşığı kadar eklenir. Ayrıca içerisine ince doğranmış yarım soğan karıştırılabilir. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Tost-Sandviç

doktoryilmazbay Yorum yok

Evde kendiniz besin değeri yüksek sandviçler hazırlayabilirsiniz. Sandviçleri günlük kullandığımız ekmekle hazırlayabileceğiniz gibi simit, pide, lavaş ekmeği ve tost ekmeği ile de hazırlayabilirsiniz. Bu çeşit ekmekleri ikiye bölüp içine beyaz peynir, kaşar peyniri, dil peyniri, domates, salatalık, marul, çekirdekleri çıkartılmış zeytin, yumurta koyarak sebzeli sandviçler hazırlayabileceğiniz gibi piliç eti, hindi eti koyarak etli sandviçler, sardalya, hamsi, ton balığı, somon balığı gibi balıklarla balıklı sandviçler de hazırlayabilirsiniz.

Tavuk Eti

doktoryilmazbay Yorum yok

Genç ve mümkünse gezinen tavuk haşlanır. Tavuğun ön kısmındaki beyaz etlerini çatalla ya da elinizi iyice yıkadıktan sonra elinizle ezerek çocuğunuza verilebilirsiniz. Ufak parçalara bölünerek sebze çorbasına, tarhana çorbasına, mercimek çorbasına karıştırarak verebileceğiniz gibi tek başına da verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Tatlılar

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuğunuz için en iyi tatlı meyve ve kendi yaptığınız meyveli yoğurttur. Piyasada bulunan meyveli yoğurtların şekeri fazla meyvesi yok denecek kadar azdır. HAZIR MEYVELİ YOĞURTLARI ASLA ÇOCUĞUNUZA VERMEYİNİZ!

Bir bardak yoğurdun içerisine 1 adet taze elma, armut, şeftali, portakal ya da muzu rendeleyerek koyup iyice karıştırıp çocuğunuza sunabilirsiniz.

       Sütlü tatlılarda bebekler için bu aylarda uygun seçeneklerdir. Muhallebi, sütlaç, keşkül gibi geleneksel sütlü tatlıların üzerine elma, armut, şeftali, portakal, erik, kayısı, kiraz, üzüm, kavun ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.                                                                                                                                        

Afiyet Olsun!

Tam Süt

doktoryilmazbay Yorum yok

İsterseniz çocuğunuza anne sütü vermeyi 2 yaşına kadar hatta çocuğunuz emmeye devam ediyor ve iyi gelişiyorsa 3 yaşına kadar sürdürebilirsiniz.

Çocuğunuz 1 yaşına geldikten sonra anne sütü almıyorsa öncelikle bazı mama firmalarının ürettiği devam mamalarını kullanmalısınız. Sizi emmiyor ve devam mamalarından da bıktıysa artık ona günlük süt adıyla marketlerde satılan pastörize sütlerden verebilirisiniz. Pastörize süte ulaşamıyorsanız;D vitamini, Calcium ve Demir ile zenginleştirilmiş marketlerde büyüme sütü, devam sütü ya da ilk adım sütü adı altında satılan sütleri de çocuğunuza verebilirsiniz. Sütün içerdiği vitaminler; yağlarında olduğu için çocuğunuza yağsız süt kullanmayınız. 1 yaşın üzerindeki bir çocuğun Yarım yağlı ya da tam yağlı süt ya da süt ürünlerinden (süt,muhallebi, yoğurt, ayran şeklinde) 400-500 cc dolaylarında tüketmesi yeterlidir.

 

Soslar

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocuklar genelde sebze ve meyve yerine makarna, pilav, patates ve köfte gibi yiyecekleri tercih ederler ama dengeli bir beslenmede sebze ve meyveler mutlaka bulunmalıdır. İşte sebze, meyve, balık ya da sevmediği herhangi bir gıdayı sos paltosu altına gizleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

 

BAŞAMEL SOSU (Tereyağlı sütlü sos) 

       3–4 çorba kaşığı kadar tereyağını bir tencere içerisinde kısık ateşte ağır ağır eritin. Bu yağın üzerine 2-3 çorba kaşığı kadar un ekleyin. Topak olmayacak şekilde karıştırın. Bu karışımın üzerine 2 bardak sütü yavaş yavaş dökerek 10-15 dakika süre ile karıştırmaya devam edin. Koyu bir kıvama ulaştığında sosunuz hazır demektir. Yiyeceklerine karıştırarak çocuğunuza sunabilirsiniz.

Çocuğunuzun isteğine göre bu sosa peynir ekleyebilirsiniz. Çocuğunuzun almadığı her türlü yiyeceği bu sosla karıştırarak ona sunabilirsiniz.

Kullanmadığınız miktarları buzdolabı poşetleri içinde derin dondurucu da bekletip gereksinim duyduğunuzda 1-2 ay süre ile yeniden kullanabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

 

 

Soğan-Sarımsak

doktoryilmazbay Yorum yok

Bu çeşit gıdaları çocuklar genelde çiğ olarak sevmezler. Yemeklerde özellikle çorbalarda aşırıya kaçmadan rahatlıkla kullanabilirsiniz. Özellikle sarımsağı çok küçük parçalar halinde vermelisiniz. Pişmiş olarak alıştıktan sonra soğan ve sarımsak maydanozla su içinde ezilerek salatalara karıştırılarak da verilebilir.

Afiyet Olsun!

Sebzeli Fırın Makarna

doktoryilmazbay Yorum yok

1 orta boy havuç, 1 su bardağı bezelye ve 2 diş sarımsağı bir kapta karıştırarak 15 dakika pişirin.Ayrı bir kapta 1 paket makarnayı 10 dakika haşlayın.Daha sonra iki karışımı bir fırın kabına koyup 180 derecelik ateşte 20 dakika pişirin.Fırından indikten sonra üzerine peynir rendesi koyup çocuğunuza verebilirsiniz.

 

Sebze Çorbası (Yoğurtlu)

doktoryilmazbay Yorum yok

Bir çay bardağı kadar yoğurt bir kaba koyulur. Üzerine yarım çay bardağı su ilave edilir. Evde bulunan sebzelerden (havuç, patates, domates, kabak,marul, pazı, ıspanak, kereviz,  taze fasulye semiz  otu gibi) bir ya da bir kaçı ilave edildikten sonra  içine bir yemek kaşığı pirinç,buğday,mısır,yulaf unu ya da irmik ten biri ilave edilir. Hafif ateşte 20 dakika pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. İndikten sonra çatalla iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Sebze Çorbası (Mercimekli)

doktoryilmazbay Yorum yok

Bir su bardağı kaynayan suya, iki yemek kaşığı mercimek, bir orta boy havuç, bir orta boy patates rendeleyerek koyun. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

 

Sebze Çorbası Nasıl Hazırlanır?

doktoryilmazbay Yorum yok

1 su bardağı kaynayan suya; mevsimine göre olgun ve taze  sebzelerden bir orta boy havuç, patates ya da kabak tan (mevsimine göre bal kabağı da olabilir);en az ikisi koyulur.1 yemek kaşığı pirinç ya da irmik ilave edilerek lapa kıvamına gelinceye kadar kaynatılır. Ateşten alınacağına yakın içerisine 1 yemek kaşığı  bitkisel sıvı yağ; örneğin zeytinyağı eklenir. Lapa kıvamındaki bu karışım daha sonra süzgeçten süzülür. Süzgecin altındaki sıvı kısmından 1-2 tatlı kaşığı miktarından başlayarak ve her gün 1-2 tatlı kaşığı arttırarak çocuğunuza  verebilirsiniz. En son ulaşacağınız miktar 90-100 cc (1 çay bardağı kadar) kadar olmalıdır. Önce çorba şeklinde sıvı olarak başlanan bu gıdaları zamanla kıvamını koyulaştırarak püre şeklinde bebeğinize vermelisiniz. Sebze çorbasını daha lezzetli ve daha besleyici hale getirmek için içerisine sütünüz yeterli ise 90-120 cc anne sütü, eğer sütünüz yeterli değilse 3-4 ölçek devam maması da koyabilirsiniz. 7. Ayın sonunda  sebze püresinden 1 öğün verebilirsiniz.7.aydan itibaren sebze püresine 1 öğün  sebze çorbası için 1 çorba kaşığı çift kıyılmış görünen yağları alınmış dana, kuzu, oğlak, tavuk, hindi kıyması ilave  edebilirsiniz.Evde kıyma yoksa kıyma yerine 1 çorba kaşığı tahıl unu da koyabilirsiniz. Sebze çorbasına 7.aydan sonra domates, taze fasulye, bezelye, marul, pazı, ıspanak, bamya, börülce, semiz otu, kereviz (kökü ve iç yaprakları) gibi yeşil yapraklı sebzeler eklenebilir. 9.aydan sonra da lahana, pırasa, brokoli, karnabahar ve pancar gibi gaz yapan gıdalar da konulabilir. Yine 9. Aydan sonra kuru fasulye, kuru börülce, barbunya, nohut, mercimek, bulgur gibi kuru baklagiller ve tahılları da haşladıktan sonra süzgeçten süzerek dış kabuklarından ayıkladıktan sonra sebze çorbalarına ilave edilebilirsiniz. Sebze  çorbasını her gün hazırlamak gerekmez. Haftanın iki günü; örneğin pazar ve Çarşamba günleri hazırlanması yeterlidir. Hazırladığınız gün ve buzdolabında saklama koşulu ile ertesi gün  de verebilirsiniz. Daha sonra vermeyiniz, besin değeri azalır. Sebze çorbası vermediğiniz günlerde bazı mama firmaları tarafından çocuklar için özel hazırlanmış sebze pürelerinden ya da evdeki acısız tarhana, pirinç ve yayla çorbalarında da çocuğunuza verebilirsiniz. Sebze çorbalarını besin değerlerinin azalmaması için mümkünse buharlı tencerede pişiriniz.

Ek besinlerdeki amaç çocuğu pütürlü yiyeceklere alıştırmaktır. Çocuğunuza besin hazırlarken rondo, blender, mikser gibi ezici, öğütücü ve karıştırıcı aletleri kesinlikle kullanmayınız. En iyi ezici çataldır. Unutmayınız.

Çocuğunuza 1  yaşına kadar tuz, şeker, bal, patlıcan ve baharat vermeyiniz. Yeşil baklayı 3 yaşından sonra verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Salatalar

doktoryilmazbay Yorum yok

Bebeğinize artık salata şeklinde çiğ sebzeleri de verebilirsiniz. Başlangıçta -mevsiminde ve tarladan olma koşuluyla- domates ve salatalık dilimlerini eline verebilirsiniz. Sonra bu yiyeceklere havuç, patates, kabak, marul, pancar, lahana, yeşil fasulye, bezelye gibi yeşil yapraklı sebzeleri de ekleyebilirsiniz.

Afiyet olsun!

Salam-Sosis-Sucuk

doktoryilmazbay Yorum yok

Sığır, koyun veya kümes hayvanlarının etlerine işlenmiş yağlar, nişasta, patates gibi çeşitli katkı maddeleri karıştırılarak hazırlanan bu çeşit şarküteri ürünlerinin çocuk beslenmesinde yeri yoktur. İçlerindeki et miktarı son derece azdır ayrıca katkı maddeleri de çocuklar için uygun değildir. Evde ya da temizliğinden emin olunan yerlerde hazırlanmış fazla acılı olmayan sucuklar çok sık olmamak kaydıyla çocuklara yedirilebilir.

Reçel – Pekmez – Marmelat

doktoryilmazbay Yorum yok

Bunlar çocuklar için hazır enerji kaynaklarıdır. Bunlardan herhangi birini kahvaltıya koyabileceğiniz gibi sütünüzle,hazır mama ile ya da yalnız başına da verilebilirsiniz.Yarım çay kaşığı miktarında başlayıp gün aşırı yarım çay kaşığı arttırılarak bir iki tatlı kaşığına miktarına kadar çıkabilirsiniz. Bu gıdalar çocuğunuzda alerjiye neden olabilir. Dikkatli olunuz. Vücutta kızarıklıklar gördüğünüzde 7-10 gün  reçel,pekmez veya marmelat  vermeyi durdurunuz.Sonra daha az miktarda başlayıp 2-3 gün ara ile miktarını arttırınız. Demir yönünden zengin olduğu için üzüm pekmezini tercih ediniz. Bu gıdaların mümkün olduğunca doğal ve ev yapılı olmasına dikkat ediniz.  Çilek, incir, kivi gibi meyveler çok alerjiktir  2-3 yaşına kadar bu meyveleri  ve reçellerini çocuğunuza vermeyiniz. 

Pizza

doktoryilmazbay Yorum yok

Çocukların en çok sevdiği yiyecekler arasında yer alır. Evde kendiniz de küçük pizzalar hazırlayarak çocuğunuzu sağlıklı besleyebilirsiniz. İşte basit bir örnek.
Domatesli peynirli pizza: İnce bir dilim ekmeğin üzerine biraz tereyağı sürün. Rendelenmiş beyaz peynirleri ekmeğin üzerine serpiştirin. Soyup çekirdeklerini çıkarttığınız domatesleri bu karışımın üzerine ekleyin ve 200 derecede ısıtılmış fırında 5 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.
Böyle bir pizzaya ufak parçalara bölünmüş dana eti, tavuk eti, hindi eti ekleyerek etli pizzalar ya da mantar ve çeşitli sebzeler ekleyerek karışık pizza çeşitleri elde edebilirsiniz. Dışarıda hazırlanan pizzalardan çok daha sağlıklıdır.

Pilav & Makarna

doktoryilmazbay Yorum yok

Bu gıdalar çocuğunuzun kendine olan güvenini arttıracaktır. Orta yere bir örtü serin çocuğunuzu ortasına oturtun. Önüne pilav ya da makarna tabağını koyun. Eline bir kaşık verin; bazen kaşıkla bazen elleriyle bazen de etrafa dağıtarak onu bitirdiğini ve bu işten büyük bir zevk aldığını göreceksiniz. Pilav ve makarnayı çeşitli sebze ve soslarla zenginleştirerek besin değerini arttırabilirsiniz.

Pırasa (Mercimekli)

doktoryilmazbay Yorum yok

İki adet orta boy taze pırasa ve bir adet orta boy havuç ince ince doğranır.2 çorba kaşığı mercimek, 1 su bardağı su ( Ortalama 180 cc ) karıştırılarak 20-30 dakika kadar pişirilir. İçine 1 çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ eklenir. 2-3   dakika daha pişirildikten sonra ateşten alınır. Oda sıcaklığında ılımaya bırakılır. Daha sonra çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

 

Pırasa (Havuçlu)

doktoryilmazbay Yorum yok

Bir su bardağı kaynayan suya iki adet taze pırasa, iki adet orta boy havuç ince ince doğranarak eklenir. Karışıma iki çorba kaşığı pirinç ve ince doğranmış yarım soğan ilave edilir. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Peynir

doktoryilmazbay Yorum yok

24 saat önceden suya koyulmuş, tuzu alınmış (koyun-inek-keçi;tek tek ya da karışık) beyaz peyniri varsa sağdığınız anne sütü yoksa çocuğunuzun aldığı devam maması, bebek sütü ya da mama firmaları tarafından hazırlanan kahvaltı maması gibi sulu gıdalar içerisinde ezerek çocuğunuza verilebilirsiniz. Bir çay kaşığı kadar başlayıp giderek miktarı attırılarak bir çorba kaşığına kadar çıkarılabilir. İçinde bazı mikropları barındırdığı için taze peynir kullanmayınız. Yine kaşar peyniri, tulum peyniri, krem peyniri gibi her türlü katkı maddeli peynirleri çocuğunuza vermeyiniz. Evde kendi yaptığınız katkı maddesi içermeyen labne peyniri-çökelek gibi ürünleri de kullanabilirsiniz. Piyasadaki labne peynirlerine yumuşak olması için çocuklar için uygun olmayan katkı maddeli krema koyuyorlar. Çocuğunuza bu çeşit gıdaları vermeyiniz.

Afiyet Olsun!

Mücver

doktoryilmazbay Yorum yok

Pırasa, kabak, patates, havuç gibi sebzelerden yapılabilir. Sebzeleri iyice kıyın, rendeleyin ya da robottan geçirin. Üzerine un, rendelenmiş peynir, karbonat ve zeytinyağı ilave edin. Fırında 200 derecede 20 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Muz Püresi

doktoryilmazbay Yorum yok

7-8  ay dolaylarında küçük boy olgun ve taze muzun  yaklaşık sekizde birini – dörtte birini çatalla püre haline getirdikten sonra anne sütü, devam maması, ıhlamur, portakal, mandalina gibi sulu besinlerle karıştırarak  verebilirsiniz. Muzun alerji yapma olasılığı yüksek olduğundan azdan başladığınız muzu gün aşırı arttırarak 15-20 gün dolaylarında  1 muza kadar çıkabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Muhallebi

doktoryilmazbay Yorum yok

1 su bardağı (180 cc ) suya 2 silme tatlı kaşığı pirinç unu koyunuz. Geniş bir kapta,hafif ateşte iyice karıştırarak 10 dakika pişiriniz. Ateşten indirdikten sonra ılıyıncaya kadar bekleyiniz.(Elinizin dayanabileceği sıcaklık 42-43 C) Daha sonra içerisine doktorunuzun önereceği devam mamasından 6 ölçek ekleyiniz ve iyice karıştırınız. Alabileceği ısıya gelinceye kadar (36-37 C) soğutup çocuğunuza sunabilirsiniz.

Ekonomik olanaklarınız hazır mama almaya uygun değilse doktorunuzun önerileri doğrultusunda sulandırılmış pastörize süt ya da büyüme sütlerinden birini kullanarak süt ve pirinç unu ile muhallebi hazırlayabilirsiniz. Sütle muhallebi hazırlıyorsanız; ateşten almanıza yakın 180 cc mamaya 1 silme yemek kaşığı şeker ilave etmelisiniz.

Eğer çocuğunuz kabızlığa eğilimli ise muhallebiyi yulaf unu ile  de hazırlayabilirsiniz. Çocuğunuz pirinç unundan bıktı ise muhallebiyi; mısır ve ya buğday unu ile de hazırlayabilirsiniz. Mamaya irmik, ekmek ve bisküvi koyarak ta muhallebi hazırlayabilirsiniz.

Çocuğunuzu yalnızca anne sütü ile besliyorsanız ilk başlayacağınız ek besin 6. aydan sonra mevsim meyvelerinin suyudur.

Afiyet Olsun!

 

Meyveli Pankek

doktoryilmazbay Yorum yok

Muz, Şeftali, Elma, Armut, Kayısı, Kiraz, Erik, Çilek, Karpuz, Kavun gibi meyvelerle tek tek ya da birlikte hazırlanabilir.1 yumurta, 1 su bardağı süt, 2 yemek kaşığı şeker, 2 yemek kaşığı zeytinyağını bir kapta iyice karıştırın. Üzerine 1 paket kabartma tozu ve 1 paket vanilya ekleyin. Meyveleri çatalla iyice ezdikten sonra karışıma ilave edin. Bir kez daha çırpın. Yanmaz bir tavayı iyice ısıttıktan sonra bu karışımı tavaya dökün. Her bir yüzünü 3-5 dakika pişirdikten sonra üzerine bal, pekmez, reçel ya da marmelat ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Meyveli Muhallebi

doktoryilmazbay Yorum yok

Muz, Şeftali, Elma, Armut, Çilek, Karpuz, Kavun… Bu meyvelerle tek tek ya da birlikte de hazırlanabilir.Meyveleri soyup kabuklarını çıkartın. 1 Su bardağı süt, 2 çorba kaşığı şeker, 2 çorba kaşığı pirinç unu, 1 çorba kaşığı nişasta, 1 yumurta, 1 paket vanilyayı bir tencereye koyun ve iyice karıştırın. Orta ateşte kabarıncaya kadar pişirin. Ateşten indikten sonra üzerine daha önce hazırladığınız meyveleri çeşitli şekillerde süsleyerek koyup çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

 

Meyve Suyu Nasıl Hazırlanır?

doktoryilmazbay Yorum yok

ELMA-ARMUT-ŞEFTALİ SUYU: Mevsimine göre taze elma, armut ya da şeftali den birini güzelce yıkadıktan sonra soyup cam rendede püre haline getirin. Başlangıçta çift kat tülbentten süzerek suyunu verin. Anne sütü ya da mamanın hemen üzerine 1-2 tatlı kaşığı şeklinde başlayınız ve her gün 1-2 tatlı kaşığı arttırarak 15-20 günde 1 çay bardağı (90-100 cc) miktarına kadar ulaşabilirsiniz. Meyveleri 6. aydan sonra cam rendede rendeledikten sonra tülbentten süzmeden meyve püresi şeklinde çocuğunuza verebilirsiniz. Meyve suyu ya da pürelerini hazırladıktan sonraki ilk 15-20 dakika içerisinde çocuğunuza vermelisiniz. Daha sonra vermeyiniz; besin değeri azalır. Meyve suyuna ek şeker koymayınız. Meyve sularından sonra dışkısında sulanma ve renk değişiklikleri olabilir, 5-7 Günde düzelir. Endişelenmeyiniz. Meyve suyu vermeyi sürdürmelisiniz.

Afiyet Olsun!

Meyve Lolipopları

doktoryilmazbay Yorum yok

Muz, Şeftali, Elma, Armut, Kayısı, Kiraz, Erik, Çilek, Karpuz, Kavun gibi meyvelerle tek tek ya da birlikte hazırlanabilir. Meyveleri soyup kabuklarını çıkartın. Kıvamlı bir karışım elde etmek için robottan geçirin ya da çatalla iyice ezin. Sonra süt ilave edip bir kez daha robottan geçirin. Dondurma ya da buz kaplarının içine koyup buzlukta 1 gün beklettikten sonra çıkartıp çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Makarna (Yeşil Soslu)

doktoryilmazbay Yorum yok

        1 adet kabak, 6 adet yeşil fasulye, 1 adet domates, 1 küçük soğan küçük parçalar halinde doğrandıktan sonra 20-30 dakika pişirilir. Püre haline getirilerek pişmiş makarnanın üzerine dökülür. Bu karışımın üzerine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Makarna

doktoryilmazbay Yorum yok

Bütün bebeklerin en sevdiği yemeklerin başında makarna gelmektedir. Parmaklarıyla kolayca yakalayabileceği kelebek, midye, bukle veya deniz kabuğu şeklindeki makarnaları tercih edin. Makarnayı mutlaka pilav gibi kendi suyunda pişirin Kolayca almadığı bir çok gıdayı makarnayla karıştırarak çocuğunuza sunabilirsiniz. İşte size iki örnek;

       Yeşil soslu makarna: 1 adet kabak 6 adet yeşil fasulye, 1 adet domates,1 küçük soğan küçük parçalar halinde doğrandıktan sonra 20-30 dakika pişirilir. Püre haline getirilerek pişmiş makarnanın üzerine dökülür. Bu karışımın üzerine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza sunabilirsiniz.

       Etli makarna : 50-100 gr kadar kıyma, dana eti, tavuk eti gibi etler den birisi 20-30 dakika kadar haşlanır. Daha sonra ufak parçalara bölünen bu etler haşlanmış makarnanın üzerine dökülür. Bir çorba kaşığı eritilmiş tereyağı ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Krep

doktoryilmazbay Yorum yok

1 çay bardağı süt,1 çay bardağı un ve1 yumurtayı bir kap içinde iyice çırpın. Hafif yağlanmış tavaya yavaşça dökün. Kısık ateşte 5-7 dakika pişirin. Daha sonra içine rendelenmiş kaşar ya da dil peyniri koyun. Üzerine bal, pekmez, reçel ya da marmelat ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Köfte

doktoryilmazbay Yorum yok

Dana ya da yağsız kuzu etinden ızgara köfte şeklinde hazırlanır. Yağsız çift kıyılmış dana, kuzu eti yumurta, maydanoz ve ekmek içiyle karıştırılır. İçine soğan ve baharat koyulmamalıdır. 1 köfte (30 gr)ile başlanır. Giderek artırılarak 3-4 köfteye kadar çıkarılabilir.    Çatalla ya da elinizi iyice yıkadıktan sonra elinizle ezerek çocuğunuza verebilirsiniz. Ekmek yerine pirinç koyularak ve suda pişirilerek sulu köfte  ya da fırında pişirilerek fırın köfte olarak da verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Karaciğer

doktoryilmazbay Yorum yok

Demir, protein, A ve D vitamini yönünden çok zengin olması nedeniyle haftada 1-2 öğün çocuğunuza verebilirsiniz.( Beyin dahil diğer sakatatları önermiyoruz.) Tavuk, kuzu ya da dana ciğeri olabilir. Üzerindeki zar çıkarıldıktan sonra iyice haşlanır. Haşlanınca ciğer sertleşir daha sonra rendeden geçirilerek 1-2 tatlı kaşığı şeklinde başlanıp giderek arttırılarak 2–3 çorba kaşığına kadar çıkarılabilir. Çorbalara ya da sebze püresine karıştırılarak ta verilebilir.

Afiyet Olsun!

Balık (Sütlü)

doktoryilmazbay Yorum yok

1 bardak süte yıkanmış, soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış 1 adet domates ve bir tutam maydanoz koyun. Kaynamaya başlayınca içerisine yukarıdaki balıklardan birinden 30 gram kadar koyun. 5 dakika pişirdikten sonra çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Fırında Sebzeli Et Sote

doktoryilmazbay Yorum yok

Kuzu, dana, hindi ya da tavuk etiyle yapılabilir. Etleri kuşbaşı şeklinde ince ince doğrayın üzerine soğan,sarımsak, domates, biber ekleyerek kısık ateşte 20 dakika pişirin. İneceğine yakın üzerine zeytinyağı ekleyip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Fırında Peynirli Yumurta

doktoryilmazbay Yorum yok

1 yumurtayı çırpın, üzerine 2 çorba kaşığı rendelenmiş peynir, 1 çorba kaşığı tereyağı ekleyin. 1 su bardağı kaynamış sütü bu karışımın üzerine ekleyin. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 10 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Fırında Parmak Balık

doktoryilmazbay Yorum yok

Hamsi, sardalye, lüfer, mezgit, levrek, çipura gibi balıklarla yapılabilir. 200 gr taze balığı parmak büyüklüğünde parçalara ayırın. 1/2 su bardağı sütü hazırlayın. 1/2 çay bardağı unu bir tabağa koyun. Bir miktar ekmek kırıntısını 1çorba kaşığı eritilmiş tere yağı ile karıştırın. Balık parçalarını önce süte sonra una sonra tekrar süte batırın en son tereyağlı ekmek kırıntısına bulayıp bir fırın tepsisine dizin. 200 derece ısıtılmış fırında 20 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Fırında Balık Köftesi

doktoryilmazbay Yorum yok

Soyup ufak parçalara böldüğünüz 1 orta boy patates ve 1 orta boy domatesi 1 çay bardağı süt içerisinde 10 dakika pişirin. 3 çorba kaşığı (30 gram) kadar taze fileto şeklindeki balığı 1 yumurta ile iyice karıştırın. 1 çorba kaşığı sıvı yağ ekleyerek önceden hazırladığınız patates ve domates karışımı ile birlikte fırında 20 dakika pişirdikten sonra köfte şekline getirip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Etli Sebze Çorbası

doktoryilmazbay Yorum yok

100 gr dana yada kuzu eti.1 orta boy havuç 1 orta boy patates, 1 küçük kereviz, 1 küçük soğan ince ince doğrandıktan sonra 1 çorba kaşığı un, 1 su bardağı süt, 2 su bardağı su ile karıştırılarak kısık ateşte 20 dakika pişirilir.İneceğine yakın içerisine 2 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Etli Makarna

doktoryilmazbay Yorum yok

50-100 gr kadar kıyma, dana eti, tavuk eti gibi etlerden birisi 20-30 dakika kadar haşlanır. Daha sonra ufak parçalara bölünen bu etler haşlanmış makarnanın üzerine dökülür. Bir çorba kaşığı eritilmiş tereyağı ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Etli Karışık Sebze

doktoryilmazbay Yorum yok

100 gr .kadar genç ve taze sığır, kuzu hindi ya da tavuk eti küçük parçalar halinde doğranır.Evdeki sebzelerden (havuç , kabak , patates,domates,kereviz,tatlı biber,taze fasulye,bezelye,bamya , ıspanak, lahana, pazı,semizotu, karnabahar,marul ,pırasa,brokoli gibi) bir ya da birkaçı iyice temizlendikten sonra bu hazırlanmış et ile karıştırılır.30 dakika kadar pişirilir.İneceğine yakın içine 2 çorba kaşığı kadar rendelenmiş beyaz peynir ya da kaşar peyniri ve 1 çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ eklenir. 2-3  dakika daha pişirildikten sonra ateşten alınır. Oda sıcaklığında ılımaya bırakılır. Daha sonra çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

 

Etli Kabak Dolması

doktoryilmazbay Yorum yok

100 gr kıymayı ince ince kıydığınız soğan, sarımsak, dereotu, domates ve pirinçle karıştırın. Bu karışımı içini boşalttığınız kabakların içine doldurun. Kabakların ağzını domatesle kapatın. Kabakların üzerini geçmeyecek kadar su ilave edin. Kısık ateşte 20 dakika pişirin. İneceğine yakın üzerine 2 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave ederek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Ekmek-Bisküvi-Pasta-Börek-Kek-Poğaça-Kurabiye

doktoryilmazbay Yorum yok

İşlenmemiş tam tahıl unu ile evde yapılmış bu gıdalardan çocuğunuza sunabilirsiniz. Katı gıdalara alışması için sert olmayan kabuklu ekmek ya da bisküviyi çocuğunuzun eline veriniz. Çocuğunuz kendi kendine beslenme zevkini bunları ağzına götürürken tadacaktır. 2 yaşına kadar çocuğunuza kepekli ekmek ya da kepekli bisküvilerden vermeyiniz.

Afiyet Olsun!

 

Dondurma

doktoryilmazbay Yorum yok

     Çocuk beslenmesinde temel gıda değildir. Buna rağmen süt, şeker, salep, yumurta, vanilya, meyve püresi ve kakaodan yapılan dondurma çocukların en çok sevdiği yiyecekler arasındadır. Böyle bir dondurmayı evde kendiniz yapabilirsiniz.

Muz, Şeftali, Elma, Armut, Erik, Çilek, Limon, Karpuz, Kavun gibi meyvelerle tek tek ya da birlikte hazırlanabilir. Meyveleri soyup kabuklarını çıkartın. Kıvamlı bir karışım elde etmek için robottan geçirin ya da çatalla iyice ezin. 1 bardak süte 2 çorba kaşığı şeker ve 2 çorba kaşığı salep, 1 paket kakao , 1 paket vanilya , 1 yumurtanın beyazını ekleyin ve kısık ateşte 10 dakika kaynatın. Hazırladığınız meyve karışımını üzerine ekleyin ve iyice karıştırın. Daha sonra dondurma kaplarına yada buz kaplarına koyarak buzlukta 5-6 saat beklettikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz. Yerken ağızda 5–10 saniye çevrilirse ailelerin en çok korktuğu üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olma ihtimali azalır.

Afiyet Olsun!

Domatesli Yumurta

doktoryilmazbay Yorum yok

Menemen olarak da bilinen bu geleneksel yemeğimiz domates ve yumurtanın tereyağında mükemmel bir karışımıdır. 1 adet domatesi küçük küpler halinde doğrayın. Tereyağı ile 5 dakika kısık ateşte pişirin. Önceden çırptığınız bir adet yumurtayı karışımın üzerine döküp karıştırarak 3 dakika daha pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Domatesli Ekmek Çorbası

doktoryilmazbay Yorum yok

        1 adet domatesi soyup çekirdeklerini çıkardıktan sonra küçük parçalara bölün. Orta boy bir soğanı ince ince kıyın. Domates ve soğanlara 2 dilim kurutulmuş ve ince doğranmış ekmeği ekleyerek bir miktar zeytinyağında 15 dakika pişirin. Üzerine rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza yedirebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Dolmalar

doktoryilmazbay Yorum yok

       Etli ve sebzeli olarak hazırlanan bu geleneksel yemeklerimiz çocuğunuz için gerekli tüm besleyicileri içerir. Sebzelere kıyma, pirinç, bulgur eklenmesiyle hazırlanır. İçine yumurta da eklenerek yenen kabak- biber- domates- patates dolmaları ve lahana-pazı sarması bizim toplumumuza özgü en güzel örneklerimizdir. Dolmaları; içi ve sebzesi ile birlikte kendi suyunda iyice eziniz. 2- 3 çorba kaşığı kadar yoğurt ekledikten sonra haftada 3–4 kez çocuğunuza verebilirsiniz.

       Türk mutfağının en seçkin tatlarından olan dolmalar etli ve sebzeli olarak hazırlanır ve çocuğunuz için gerekli tüm besleyicileri içerir.Sebzelere kıyma,pirinç,bulgur,soğan,maydanoz ve yumurta eklenmesiyle yapılan

Kabak, biber,domates,patlıcan,patates dolmaları; yaprak ve lahana sarmaları bizim toplumumuza özgü en güzel örneklerimizdir. Kendi sularında ya da yoğurt içinde çatalla ezerek çocuğunuza rahatlıkla suna bilirsiniz.

 

Devam Mamalı Sebze Çorbası

doktoryilmazbay Yorum yok

Bir su bardağı kaynayan suya evde bulunan sebzelerden (havuç, patates, domates, kabak  ,marul, pazı, ıspanak, kereviz taze fasulye,  semiz otu  gibi) bir ya da bir kaçı ilave edildikten sonra  içine bir yemek kaşığı pirinç,buğday,mısır,yulaf unu ya da irmik ten biri ilave edilir. Hafif ateşte 20 dakika pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 6 ölçek devam maması ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. İndikten sonra çatalla iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Çöp Gıdalar

doktoryilmazbay Yorum yok

Kola, gazoz gibi gazlı içecekler, hazır meyve suları, hazır meyveli sütler, hazır meyveli yoğurtlar, her türlü ticari içecekler, her türlü cipsler, her türlü hazır kekler, her türlü renkli şekerli sakızlar, boyalı şekerler, gofretler, çocuklar için hazırlanmayan arası şekerlemeli bisküviler, çocuk beslenmesinde yeri olmayan gıdalardır. Çöp besinler olarak da adlandırılan bu besinlerden çocuğunuzu mümkün olduğunca uzak tutunuz.

Çorbalar

doktoryilmazbay Yorum yok

Alımının kolay olması nedeniyle çocukların en sevdiği gıdalar arasındadır. Sevmediği birçok gıdayı çorbaların içerisine karıştırarak çocuğunuza verebilirsiniz. İşte size 3 Örnek;

       Etli Sebze Çorbası : 100 gr kuzu eti,1 orta boy havuç, 1 orta boy patates, 1 orta boy kereviz, 1 küçük soğan ve 2 diş sarımsağı 1 bardak su içinde karıştırın. Üzerine 1 çorba kaşığı un ilave edip kısık ateşte 20 dakika pişirin. Ateşten alınacağına yakın üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağı ekledikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

       Bahar çorbası : 100 gram kabukları soyulmuş bezelye, 2 taze havuç, 2 yaprak marul, 1 soğan ve 1 tutam maydanozu 1 su bardağı kadar su içerisinde 20 dakika pişirin. Üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağı ekledikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

       Domatesli ekmek çorbası : 1 adet domatesi soyup çekirdeklerini çıkardıktan sonra küçük parçalara bölün. Orta boy bir soğanı ince ince kıyın. Domates ve soğanlara 2 dilim kurutulmuş ve ince doğranmış ekmeği ekleyerek bir miktar zeytinyağında 15 dakika pişirin. Üzerine rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza yedirebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Bulgurlu Sebze Çorbası

doktoryilmazbay Yorum yok

Bir su bardağı kaynayan suya, bir orta boy havuç ve bir orta boy kabak yıkanıp, soyulup ince ince doğrandıktan sonra koyulur. İçine 2 çorba kaşığı bulgur koyulur. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Börek

doktoryilmazbay Yorum yok

Yufka içerisine peynir ve çeşitli sebzelerin karıştırılması ile hazırlanan bu geleneksel yiyeceğimiz çocuğunuz için gerekli bütün besleyici öğeleri içerir.

Sebzeli Börek

Fırın tepsinizi yağladıktan sonra üzerine 1 yufkayı serin. 2 çorba kaşağı sıvı yağ ve süt karışımını yufkanın üzerinde gezdirin. Üzerine 1 yufka daha serin. Evdeki sebzelerden (pırasa, ıspanak, pazı, maydanoz gibi) 1 tanesini ince ince kıyıp peynirle karıştırdıktan sonra bu 2. kat yufkanın üzerine yerleştirin. Üzerine yeni bir yufka serin. Bu yufkanın üzerinde yağ süt karışımını tekrar gezdirin. Tekrar 1 yufka daha serin bunun üzerine 1 çorba kaşığı sıvı yağda çırpılmış bir yumurtayı dökün. 200 C ısıtılmış fırında 30 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

İsteğe bağlı olarak böreğinizi kıymalı, tavuk etli, hindi etli ya da balıklı olarak ta hazırlayabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

 

BAŞAMEL SOSU (Tereyağlı sütlü sos)

doktoryilmazbay Yorum yok

       3–4 çorba kaşığı kadar tereyağını bir tencere içerisinde kısık ateşte ağır ağır eritin. Bu yağın üzerine 2-3 çorba kaşığı kadar un ekleyin. Topak olmayacak şekilde karıştırın. Bu karışımın üzerine 2 bardak sütü yavaş yavaş dökerek 10-15 dakika süre ile karıştırmaya devam edin. Koyu bir kıvama ulaştığında sosunuz hazır demektir. Yiyeceklerine karıştırarak çocuğunuza sunabilirsiniz.

Çocuğunuzun isteğine göre bu sosa peynir ekleyebilirsiniz. Çocuğunuzun almadığı her türlü yiyeceği bu sosla karıştırarak ona sunabilirsiniz.

Kullanmadığınız miktarları buzdolabı poşetleri içinde derin dondurucu da bekletip gereksinim duyduğunuzda 1-2 ay süre ile yeniden kullanabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Balık

doktoryilmazbay Yorum yok

İçerisinde omega 3 yağ asitleri (EPA ve Özellikle de DHA beyin gelişimi için çok önemli) olduğu için kalp sağlığını ve beyin gelişmesini olumlu etkiler. Özellikle çocuklarda gözdeki retina tabakasının gelişmesine yardımcı olur. Yüksek miktarda Kalsiyum, fosfor, demir, protein, A ve D vitamini içeriği ruhsal ve bedensel gelişimi olumlu etkileyerek bağışıklık sistemin güçlendirir. Bu nedenle çocuğunuza haftada en az 1 ya da 2 kez balık vermelisiniz.

Sindirimi kolay, kılçıksız olması ve daha az alerjik olması nedeniyle Tavuk balığı, Deniz levreği, Deniz çipurası, Lüfer, Mezgit, Dil balığı gibi beyaz etli balıklar ilk başlanacak balıklar arasında olabilir. Ton Balığı, Somon balığı, Uskumru ve Sardalye gibi yağlı balıklara daha sonraki dönemde başlayınız. Balığın taze ve kılçıklarının çok iyi temizlenmiş olmasına dikkat ediniz. Civa ve ağır metal birikimi riski nedeniyle kesinlikle konserve balık ve dip balıklarını çocuğunuza yedirmeyiniz. Çocuğunuza vereceğiniz balıkları Fırında, haşlama,buğulama ya da ızgara şeklinde pişirebilirsiniz. Balıktan sonra süt, yoğurt yenilmez şeklindeki halk inanışı doğru değildir.

Sütlü BALIK

1 bardak süte; yıkanmış, soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış 1 adet domates ve bir tutam maydanoz koyun. Kaynamaya başlayınca içerisine yukarıdaki balıklardan birinden 30 gram kadar koyun.5 dakika pişirdikten sonra kılçıklarını çıkartıp, çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

BALIK PÜRESİ

Bir adet orta boy patatesi 15 dakika süre ile sıcak suda pişirin, içine yukarıdaki balıklardan 30 gr kadar koyun ve 5 dakika daha pişirin. Bu karışımın içerisine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir, 1 tatlı kaşığı tereyağı ve 1 tatlı kaşığı limon suyu ekleyerek karıştırın. Bu karışımı 3–5 dakika fırına verdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

FIRINDA BALIK KÖFTESİ

Soyup ufak parçalara böldüğünüz 1 orta boy patates ve 1 orta boy domatesi 1 çay bardağı süt içerisinde 10 dakika pişirin. Yukarıdaki balıklardan 30 gr kadar alın ve 1 yumurta ile iyice karıştırın. 1 çorba kaşığı sıvı yağ ekleyerek önceden hazırladığınız patates ve domates karışımı ile birlikte fırında 20 dakika pişirdikten sonra köfte şekline getirip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Balık Püresi

doktoryilmazbay Yorum yok

Bir adet orta boy patatesi 15 dakika süre ile sıcak suda pişirin, içine 3 çorba kaşığı (30 gram) fileto şeklindeki balığı ilave edin ve 5 dakika daha pişirin. Bu karışımın içerisine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir, 1 tatlı kaşığı tereyağı ve 1 tatlı kaşığı limon suyu ekleyerek karıştırın. Bu karışımı 3–5 dakika fırına verdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Balık Köftesi

doktoryilmazbay Yorum yok

Sardalye, lüfer, mezgit, levrek, çipura, dil balığı gibi balıklarla yapılabilir.1 orta boy patates, 1 orta boy havuç, yarım soğan ve 200 gr balığı ufak ufak doğradıktan sonra bir kapta 15 dakika haşlayın. Ateşten aldıktan sonra onlardan ufak ufak köfteler yapın.1 yumurtayı bir kapta iyice çırptıktan sonra üzerine galeta unu ekleyin. Yaptığınız köfteleri bu karışıma batırdıktan sonra zeytinyağı koyulmuş yanmaz tavada 5-6 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Balık Çorbası

doktoryilmazbay Yorum yok

Sardalye, lüfer, mezgit, levrek, çipura, dil balığı gibi balıklarla yapılabilir.1 orta boy patates, 1 orta boy havuç. 1 küçük kereviz ve 1 küçük soğanı ince ince doğradıktan sonra 1 su bardağı süt ve 1 su bardağı su ilave edin.200 gr balığı ufak ufak doğrayarak bunların üzerine ekleyin. 2 yemek kaşığı un ve 2 yemek kaşığı tereyağı ilave edin. Kısık ateşte 20 dakika pişirdikten sonra iyice karıştırıp çocuğunuza sunabilirsiniz.    

Afiyet Olsun!                                                                                                                                                          

Balık Buğulama

doktoryilmazbay Yorum yok

Hamsi, sardalye, lüfer, mezgit, levrek, çipura gibi balıklarla yapılabilir.Zeytinyağı koyulmuş bir tencerenin dibine halka halka dilimlenmiş soğanları koyun.Üzerine balıkları koyun, üzerine halka şekline doğranmış patates, limon ve maydanoz koyun.Bir miktar su ekleyerek Kısık ateşte 20 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Bal

doktoryilmazbay Yorum yok

       İçerisinde bulunan %82 oranındaki karbonhidrat nedeni ile çocuklar için bulunmaz bir hazır enerji kaynağıdır. Ayrıca içeriğindeki aminoasit, vitamin, mineral ve enzimler sayesinde çocukların gelişmesine çok büyük katkılar sağlamaktadır. Alerjik olması, içerisinde bazen bulunabilen bir bakterinin 1 yaşın altındaki çocuklarda bağırsak ve solunum kaslarında sinsice felce neden olması sebebi ile 1 yaşına kadar bal vermemiştik.

1 yaşında çocuğunuzun beslenmesine artık eklenme zamanı geldi. Alerji belirtileri görülmüyorsa ½ çay kaşığı şeklinde başlanarak giderek 1–2 tatlı kaşığına kadar arttırabilirsiniz. Kahvaltıya karıştırılarak verilebildiği gibi süte, yoğurda, meyve suyuna karıştırılarak verilebilir. Ekmek üzerine tereyağı ile birlikte sürerek de çocuğunuza sunabilirsiniz.

Baklagiller

doktoryilmazbay Yorum yok

Bir su bardağı kaynayan suya; Akşamdan suya koyulmuş 2 yemek kaşığı kuru baklagiller (bakla, bezelye, fasulye, nohuttan biri) konur.1 orta boy havuç ve bir orta boy patates rendelenerek bu karışıma eklenir. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz. Baklagilleri haşladıktan sonra naylon süzgeçten süzmelisiniz. Böylelikle bebeğinizde gaza neden olan kabuklarını ayıklamış olursunuz.

Afiyet Olsun!

Bahar Çorbası

doktoryilmazbay Yorum yok

100 gram kabukları soyulmuş bezelye, 2 taze havuç, 2 yaprak marul, 1 soğan ve 1 tutam maydanozu 1 su bardağı kadar su içerisinde 20 dakika pişirin. Üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağı ekledikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Acısız Tarhana

doktoryilmazbay Yorum yok

Yoğurt, buğday unu, domates, tatlı biber, soğan, nane ve maydanoz ile yapılan bu geleneksel yemeğimiz çocuğunuz için oldukça zengin bir besin kaynağıdır. 7-8 ay dolaylarında bebek beslenmesine eklenmelidir. İçerisinde domates olduğu için alerji yapabilir. Dikkatli olunuz. Azdan başlayarak giderek arttırmalısınız.

AFİYET OLSUN!

21-24 Aylık Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • El – göz uyumunu sağlamak ve yaratıcılığı arttırmak için sulu boyalar ve biçimlendirme hamurlarından yararlanabiliriz.
  • Rol yapmaya alıştırmak ve dil gelişimi sağlamak için kuklalar ve oyuncak bebekler idealdir.
  • Değişik renk ve biçimdeki yap-boz bulmacalar çocuklarda renk ve boyuttaki ayrıntı kavramını geliştirir.
  • İnşaat blokları ve setleri yaratıcılığı ve ustalığı geliştirir.
  • Oyuncak bir piyano, davul, zil ya da trampet gibi aletler çocukların müziğe karşı ilgisini arttırır, dinleme becerisi ve ritim duygusunu geliştirir.
  • Bol resimli az sözcüklü öyküler, hayvan masalları içeren kitaplar çocuğun dil becerisini geliştirmesi yanında anne-baba ve çocuk etkileşimi için çok uygun bir ortam yaratır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Yeni oyunlar denemesi için onu cesaretlendirin, girişimciliğini destekleyin. Sık sık arkadaş ortamına sokun ancak onlarla oynaması için baskı yapmayın.
  • Çeşitli CD ve kasetlerle müziğe ilgisini arttırın.
  • Renkli kalem, kâğıt ve boyalarla resim yapması için destekleyin.
  • Resimli kitaptaki resimleri birlikte inceleyin, eşya ve hayvanları tanımasını isteyin.
  • Çeşitli oyuncaklarla yaratıcı oyunlar oynaması için ortam hazırlayın.
  • Mutfakta,ev işlerinde size yardım etsin. Fasulyeyi ,bezelyeyi birlikte ayıklayın. Bulaşık makinesini birlikte boşaltın. Sehpaları birlikte silin. Gerçek hayata karışmaktan büyük zevk aldığını göreceksiniz.
  • Kuklalar bu dönemde çocuğunuzun duygu dünyasını renklendirecektir.Kendi yapacağınız kuklalarla ona vermek istediğiniz tüm mesajları eğlenceli bir şekilde sunabilirsiniz.
  • Bir kağıda daire,kare,üçgen gibi şekiller çizerek içini birlikte boyarken şekiller ve renkler konusunda onu bilinçlendirebilirsiniz.
  • Kurdele,bağcık,iplik gibi nesneleri boncuk,makarna ve büyük düğmelerden geçirmesini isteyin.El kontrolü ve bilek hareketlerinin gelişmesine yardımcı olur.
  • Keşfetme duygusunu geliştirmek için bir sepete evde elinize geçen ne varsa doldurun.Sonra birlikte sepetten çıkarırken eşyaların ismini ve ne işe yaradığını basitçe anlatın ve ondan da tekrar etmesini isteyin.
  • Tencere,şişe,kavanoz gibi kapları açıp kapamak merak ve araştırma duygusunu geliştirir.
  • Fermuar,cırtcırt,düğme gibi nesneleri açmak,kapamak ince motor ve kas gelişimini destekler.
  • Birlikte kuracağınız oyun evleri keşif duygusunu ve hayal gücünü artırır.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

18-21 Aylık Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönemde çocuklar; saçlı ve üzerinde elbiseleri olan oyuncak bebek ya da hayvanlardan hoşlanırlar. Onlara sarılıp öperler hatta onları arkadaşları gibi görürler.
  • Küçük arabalar, büyük kasalı kamyonlar, kumda ve suda oynayabileceği kova, kürek, plastik su havuzları gibi oyuncaklar; evcilik takımı, marangoz takımı, doktor çantası onlara aynı zamanda hayat tecrübesi de kazandırır.
  • Küçük askerler, oyuncak trenler, evler, çiftlikler onların hayal gücünü genişletir.
  • Sökülüp takılan oyuncaklar, bozulup yeniden yapılan resim tahtaları onların el becerilerini artırır.

 

HANGİ OYUNLAR OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Sokağa çıkmak için can atıyordur. En az günde 2 kez 30–60 dakika sokağa çıkın. En iyisi arkadaşları ile olabileceği bir oyun bahçesine gidin.
  • Giyinme, soyunma, yemek yeme diş fırçalama gibi faaliyetleri kendi başına yapması için özendirin.
  • Her şeyin rengini söyleyerek renkleri öğrenmesine yardım edin.
  • Büyük-küçük, sert-yumuşak, uzun-kısa gibi zıtlıkları açıklayın.
  • Renkli desenli kâğıtlar ve kalemlerle yazı yazmasını,resim yapmasını destekleyin.
  • Sayıları öğretin.
  • Sevdiği kitapları tekrar tekrar okuyun. Kitaptaki isim ve şekilleri tanıtmaya çalışın. Hatta kitap yapraklarını kendi kendine çevirmesine izin verin.
  • Bir hobi sepeti hazırlayın ya da ulaşabileceği bir çekmeceye evde işe yarayan,yaramayan tüm eşyaları doldurun . Onları çıkartıp inceleyip tekrar yerine koymaktan büyük zevk aldığını göreceksiniz.
  • Balkonda, bahçede plastik bardaklarla bardaktan bardağa su boşaltma oyunu oynayabilirsiniz.
  • Zorluk derecesi biraz daha ileri Legolardan çeşitli şekiller yapmasını sağlayabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun sık sık diğer çocuklarla bir arada olmalarını sağlayarak oyun oynamaları için ortam hazırlayın ve oyunlarını uzaktan izleyin.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

15-18 Aylık Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönem çocuğunuzun en hareketli olduğu dönemdir.
  • Üzerine binilebilir büyüklükte itilen veya çekilen ses çıkartan tahta veya plastikten hayvan türü oyuncaklar onu hareketli kılar.
  • Üzerindeki deliklerden içerisine topların veya basit geometrik figürlerin itildiği setler el becerisini ve şekil duygusunu geliştirir.
  • Küçük sandık, sepet, tabure, süpürge, faraş gibi oyuncaklar fiziksel gelişmesine yardımcı olur.
  • 4–5 parçalı yap bozlar, Legolar zihinsel gelişilmesi için oldukça iyidir.
  • Gece yatarken baş ucunda çalacağınız görüntüsüz basit öykü CD leri ve okuyacağınız yırtılmaz bol resimli kitaplar hem bilgisini artırır hem de ona okuma alışkanlığı kazandırır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Ağız, burun, göz, kulak gibi organları göstererek organ tanıma oyunu oynayabilirsiniz.
  • Her türlü ev işlerinde yardımını isteyerek onu yaşamın her alanına katabilirsiniz.
  • Her gün belirli saatlerde sokağa çıkarak ve çevre de gördüğünüz şeyleri ona anlatarak çevreyi tanımasını sağlayabilirsiniz.
  • Çocuğu olan ailelerle bir araya gelerek daha sosyal olmasını sağlayabilirsiniz.
  • Saklambaç, köşe kapmaca gibi oyunlarla hareket ve yürüme becerilerini arttırabilirsiniz.
  • Birlikte söyleyeceğiniz çocuk şarkıları ve tekerlemelerle onun kelime dağarcığını geliştirebilirsiniz.
  • Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de birlikte bol resimli kitaplar okuyabilirsiniz.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

12-15 Aylık Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ 

  • Çocukların rahatlıkla tutup itebileceği ya da çekebileceği ses çıkartan, zıplayan, müzik çalan oyuncaklar onları oldukça hareketli kılar.
  • Dümeni olan arabalar, bir iple çekebileceği kamyon, tren gibi oyuncaklar onları gerçek hayata hazırlar.
  • Yürüyen bebekler,
  • Sökülüp takılan oyuncaklar el becerilerini geliştirir.
  • Üzerinde hayvan resmi ya da harfler olan bloklar,
  • Renkli resimli kitaplar bu dönemde yararlanabileceğimiz oyuncaklardandır.

      

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Çocukluk çağı şarkıları,hareketlerle de desteklenirse onun ruhsal ve fiziksel gelişmesine çok olumlu katkıda bulunur.Güncel olan şarkılardan birini söylerken el-kol-bacak hareketleriyle çeşitli oyunlar yaparak ona örnek olun ve ondan da bunu yapmasını isteyin.Bir süre sonra size çok iyi eşlik ettiğini göreceksiniz.
  • Hayvanlar bebeğinizin her zaman çok ilgisini çeker. “Köpek uçmak istermiiş,bir gün kargaya gitmiiiş” şarkısını söylerken köpek ve karga figürleriyle bunu destekleyin ve ondan da size eşlik etmesini isteyin.
  • Yakındaki bir marketi ziyarete gidin.Raflardaki kavanozları ona gösterirken “Bak bu senin tatlı kavanozun,bak bu senin peynir paketin.” gibi sözlerle onu yaşama katın.
  • Yuvarlak,üçgen,dörtgen gibi geometrik şekiller çizebilirsiniz.
  • Resimleri boyayabilirsiniz.
  • Yap-bozları yapabilirsiniz.
  • Sökülüp takılan oyuncakları birlikte yapın.
  • Topa tekme vururken ya da ağzı açık bir kabın içine eşyaları atarken belki de geleceğin futbolcusunu,basketbolcusunu yetiştiriyorsunuzdur.
  • Vur devir oyunuyla basit bir bowling oynayabilirsiniz.
  • Yaşıtı çocuklarla bir araya gelmelerine, oynamalarına ve boğuşmalarına izin verin.
  • Birlikte şarkılar, şiirler söyleyin.
  • Sabah akşam günde en az 2 kez ½ saat kitap okuyun.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

11-12 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Müzikli oyuncaklar; farklı sesleri algılaması, çeşitli müzik aletlerini dinleme,taklit etme becerisi ve belleğini kullanması için önemlidir.
  • İç içe geçen oyuncaklar, büyük parçalı Legolar,
  • Telefon,tabak,bardak,tef, davul, düdük, kapalı kutular,
  • Kalın kalemler,
  • Bahçe, kum ve banyo oyuncakları,
  • İtmeli, çekmeli oyuncaklar,
  • Bol düğmeli,sesli aktivite oyuncakları el becerileri ve fiziksel aktivite için çok önemlidir.
  • Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de Kitaplar; küçük yaşta kelime dağarcığını genişletmesi hayal gücünü artırması ve iletişimi kolaylaştırması için önerdiğimiz oyuncaklar arasındadır.

      

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Vücut ile beyin arasındaki sinir bağlantıları doğumdan 10-12 yaşına kadar olan sürede en hızlı gelişir.Elinizi kaldırın ve çocuğunuzdan da kaldırmasını isteyin.Kolunuzla daireler çizin ve ondan da bunu yapmasını isteyin.Çeşitli hareketler yapın ve ondan da sizi taklit etmesini isteyin.
  • Çocuğunuzu bir köşeye oturtun.Elinize bir eşarp alın.Bir ucunu bebeğinize verdiğiniz eşarbı karşı yönde çekmesini isteyin.Çocuğunuzun bundan büyük bir zevk aldığını göreceksiniz.
  • Bebeğinizle karşılıklı oturun.Ortaya ses çıkartan bir cisim koyun.Ellerinize aldığınız tahta kaşıkla belli bir ritimde şarkı söyleyerek ortaya koyduğunuz cisme vurun.Ondan da bunu yapmasını isteyin.Kahkahalarını videoya almalısınız.
  • Hikaye kitaplarını; resimleri göstererek ve sesleri taklit ederek yüksek sesle ve tane tane okuyun. Sayfa bittiğinde çevirmesini isteyin.
  • Büyük parçalı Legoları yerlerine yerleştirin.Parçaları bulduğunda onu alkışlayın,destekleyici sözler söyleyin.
  • Topu size atmasını isteyin,sizde ona yönlendirin.
  • Oyuncaklarını oyuncak kutusundan çıkarıp tekrar yerlerine yerleştirmesini isteyin.
  • Birlikte su dolu bir kapta gemisini yüzdürüp, ara sıra da batırabilirsiniz.
  • Yürüme egzersizleri yapabilirsiniz.Kollarınızı açıp size doğru gelmesini isteyebilirsiniz.
  • ONA SIK SIK SARILIP,OKŞAYIN VE ONU SEVDİĞİNİZ SÖYLEYİN

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

10-11 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Oyuncak bebekler çocuğunuza duygularını dile getirme fırsatı verir ve onun için iyi bir arkadaştır.
  • Ayıcık ya da tavşan gibi yumuşak oyuncaklar çocuğunuzun hayvan sevgisini ve onlarla konuşarak dil becerisini artırır.
  • Toplar; tutma, yuvarlama, atma becerileri için kullanılabilir. El-Göz koordinasyonunun gelişmesine yardımcı olur.
  • Çarpıp geri gelen, renkli görünümlü hoş ses çıkartan oyuncaklar çocuğunuz için ilginç olabilir.
  • Kalem,defter,karalama ve boyama kitapları el becerisini artırır ve parmaklarını kullanmasını sağlar.
  • İç içe geçen kaplar,üst üste binen oyuncaklar cisimlerin boyutlarını algılamasına yardımcı olur.
  • Otomobil direksiyonu düşlerinin gelişmesine yardımcı olur.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Yaptığınız her tür tüyaran bebeğinizin hafızasını güçlendirir.Bebeğinizle karşılıklı oturun.Yüzünüze komik bir ifade verin.Dilinizi çıkartın,dudaklarınızı uzatın,Kaşınızı kaldırın,başınızı sağa sola eğin,değişik hayvan sesleri çıkartın.Bebeğinizle birlikte olmanın tadını çıkartın.
  • Kas ve sinir sisteminin sağlıklı gelişmesi için onları tekrar tekrar kullanmak bebeğiniz için çok önemlidir.Bir sandalyenin kenarına geçin.Sandalyeden tutunup “Biiir,ikii,üçç tekmeee” deyin ve tekmenizi savurun.Bebeğinizden de aynı şeyi yapmasını isteyin.Bu hareketi çeşitli yönlerde tekrarlayın.
  • Sık sık yürüme egzersizleri yapın.Karşısına geçin kollarınızı açın,size doğru gelmesini sağlayın.
  • İlgisini çekecek bir oyuncağı ona gösterin. Almasını isteyin.
  • Topları ona atın.Tuttuğunda alkışlayın.Topu tekrar size atmasını isteyin.
  • Defterleri kitapları yazıp,çizmesine karalamasına izin verin.hatta teşvik edin.
  • Yaşıtı olan çocuklarla birlikte olmasını sağlayın.İlişkilerini uzaktan izleyin.
  • Sık sık parka çıkın.Oradaki oyuncakları kendisinin kullanmasına izin verin. Gerekmedikçe yardım etmeyin.
  • Günde en az bir kez mümkünse iki kez açık havaya çıkın.

SOKAK ÇOCUĞU OLURSA DAHA MUTLU OLUR.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

9-10 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönemde yine kitaplar en yakın oyuncak aracımızdır. Renkli, desenli özelikle konuşan kitaplar çocuğunuzun en iyi arkadaşı olmalı.
  • Sesli-hareketli oyuncaklar,
  • Çeşitli boyutlardaki kaplar,
  • Üst üste binen oyuncaklar,
  • Çeşitli boyutta delikleri olan oyuncaklar,
  • Karton kutular,
  • Duş,kepçe,kova gibi banyo oyuncaklarından bu dönemde yararlanabilirsiniz.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • İçinde-dışında,üstünde-altında,arkasında gibi uzaysal kavramlar beyin gelişmesi için çok önemlidir.Büyük bir karton kutu alın.İçine çocuğunuzun sevdiği bir oyuncağı koyun.”Bak oyuncak kutunun içinde,şimdi onu dışarı çıkartalım” derken onun elini tutup oyuncağı birlikte dışarı çıkartın.Bu işlemi kutunun çeşitli yerleri için tekrarlayın.
  • Bebeğinizle birlikte oturun.Bir fotoğraf albümü elinize alın.”Bak bu baba,bak bu annee.Göster bakayım anne neredee?” diye ona sorun.Ne kadar kolay öğrendiğini göreceksiniz.
  • Suyu bütün çocuklar severler.Bir banyo küvetinde veya çocuk havuzunda oyuncaklarını yüzdürmesine,onları batırıp çıkarmasına izin verin.Mutlaka siz yanında olun.
  • Karın üstünde bol zaman geçirsin. Emeklemesi kolaylaşır. Onunla birlikte emekleyin.
  • Eline verdiğiniz eşyayı size atmasını isteyin ve o eşyayı yakalayıp tekrar eline verin.
  • Kolu çevirirsem kapı açılır,düğmeye basarsam ışık yanar gibi sözleri söylerken olayı gerçekleştirin.Ayni hareketi yapmasını ondan da isteyin.
  • Birlikte suları,kumları kovaya koyun sonrada yere dökün.
  • Yeni ortamları keşfetmeye onu yönlendirin hatta cesaretlendirin.
  • Ulaşabileceği yerlerde ağzına alabileceği, yutabileceği oyuncaklar olmamasına özen gösterin.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

8-9 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Kitaplar bu dönemde de yine en iyi oyuncak araçlarımız olmalıdır.
  • Çevresindeki insanları, eşyaları tanıtacak uç boyutlu oyuncaklar,
  • Arabalar,
  • Oyuncak bebekler,
  • Küpler,
  • Legolar,
  • Bloklar bu dönemin uygun oyuncaklarıdır.
  • Aktivite masaları,
  • Eşleştirme ve kıyaslama yapabileceği değişik şekilli oyuncaklardan da bu dönemde yararlanabilirsiniz.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Bebeğinizle karşılıklı oyun oynamanız onu ileriki yaşlardaki karmaşık ilişkilere hazırlar.Bebeğinizi bir köşeye oturtun.Kendinizi kapı arkasına veya kapı arkasına kısmen saklayın. “Ben neredeyiiiim,ben neredeyiiim.Bak işte ben buradayııım!” derken tam olarak görünür olun.Çeşitli açılardan bu işlemi tekrarlayın.
  • Bebeğinizle ne kadar çok konuşursanız o da konuşmayı o kadar erken öğrenecektir.Bebeğinizi kucağınıza alın.Gözlerinin içerisine bakarken ona duygularınızı,yaptığınız ve yapacağınız şeyleri basit cümlelerle söyleyin.Sık sık “SENİ SEVİYORUM BEBEĞİİİM!” deyin.
  • Küpleri eşyaları üst üste dizdikten sonra devirin. Bunu bebeğinizin de yapmasını isteyin.
  • Bebeğinizle ayna karşısında yüzün bölümleri oyunu oynayın. Her organı gösterip ismini söyleyin ve onu işlevi ile anlatmaya çalışın.
  • Bebeğinize suyla ve sabunla hazırlanan baloncuklar yapın. Bu baloncukları izlemekten, yakalamaya çalışmaktan ve ellediğinde patlamasından büyük zevk aldığını göreceksiniz.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

7-8 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Kitap bu dönemde de en önemli oyuncak aracınızdır.Ona resimli,renkli,desenli, hareketli kitaplar gösterin.Oradaki şekillerle ilgili hikayeler anlatın.Hareketli kitapları kullanmasına izin verin.
  • Müzikli oyuncaklar sunun, Müziğe eşlik edin,şarkılar söyleyin.
  • Hayvan figürleri ile tanıştırın. Kitaplardan hayvanları gösterebileceğiniz gibi hazır hayvan maketlerinden de yararlanabilirsiniz. Bu resim ve maketleri çocuğunuza gösterirken hayvanların isimlerini söyleyin ve çıkardığı sesleri taklit edin.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Bebeğinizin beyin ve vücut gelişimi için dokunma çok önemlidir.Çeşitli tekerlemeler söylerken bebeğinizin burnuna,yüzüne,alnına,vücudunun çeşitli yerlerine dokunun ve dokunduğunuz yerin adını söyleyin.(Otobüs geldi,durakta durdu bi biiip bii biiip derken burnuna dokunun.) Aynı hareketleri çocuğunuzun elini sizin yüzünüze,burnunuza,alnınıza götürerek de tekrarlayabilirsiniz.
  • Top oynama; Bebeğinizi bir köşeye oturtun.Karşısına geçip topu ona doğru yuvarlayın ve size geri yuvarlamasını isteyin.Çeşitli şarkılarla ya da tekerlemelerle oyunu sürdürün.
  • Bir sandalyeye oturun.Bebeğinizi ayaklarınızın üzerine alın.Ellerinden tuttuğunuz bebeğinizi ayaklarınızla yukarı-aşağı kaldırırken “Hoooooppa zıpla zıpla” gibi tekerlemelerle onu uyarın.
  • Anne nerdeymiş ceee eeee, baş baş  oyunları hoşuna gider. Sık sık tekrarlayın.
  • Yüzünüzü bir örtüyle kapatıp tekrar açarak bak anne buradaymış şeklinde oyunlar oynayabilirsiniz.
  • Yabancılardan korkma gelişebilir, tanımadığı kişilerin kucağına verip yanından ayrılmayın.Yavaş yavaş alışması için zaman tanıyın.

Bu dönemde çocuğunuz evet ve “hayır” kelimesinin anlamını bilir. Hayır yerine “Dur” kelimesini kullanabilirsiniz. Mümkün olduğunca az hayır deyin. Hayır dediğinizde de asla taviz vermeyin. 

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

6-7 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Renkli, sesli ve hareketli kitaplardan; kumaş kitaplardan bu dönemde de yararlanabilirsiniz.
  • Hareketli, sesli oyuncaklar
  • Çift taraflı görüntü veren aynalar da bu dönemde bebeğinizin duyu ve görme organlarının gelişmesine yardımcı olur.
  • Büyük küçük algısının gelişmesine yardımcı olan üst üste dizilen küpler, iç içe geçen kovalar,
  • Emeklemeye ve yürümeye yardımcı olan itmeli-çekmeli oyuncaklar da çocuğunuzun ruhsal, bedensel ve motor gelişmesine büyük ölçüde yardımcı olacaktır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Çocuğunuza her gün en az bir kez olmak üzere belli saatlerde; özellikle akşam yatış saatlerine yakın kitap okumalısınız. Bu ritmi oturtmanız ona ileriki yaşlarda okuma alışkanlığı kazandıracak ve kitap zevkini tattıracaktır.
  • Sırtını ve yanlarını destekleyerek on dakikayı geçirmemek koşuluyla oturtabilirsiniz.
  • Çeşitli açılardan sesli uyaranlar vererek değişik pozisyonlara dönmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzun çıkardığı ba, da gibi sesleri izleyin, taklit edin ve geliştirin .
  • Şarkı söyleyin, ninni söyleyin.
  • Çocuklarda iletişimin ilk yolu gülmekten geçer. Komiklikler yaparak onu güldürün. Bu işlemler konuşmasını hızlandıracaktır.
  • Küçük motor kaslarını kullanmak çocuğunuzun beyin gelişmesini uyarır.Çocuğunuzu bir köşeye oturtun.Eline bir tahta kaşık verin.Önüne bir tencere ya da kova koyun.Siz de bir kaşık alın,kovaya birlikte vururken “duum tekeee duum teek” şarkısını söyleyin.
  • Metal bir kutunun içerisine birkaç adet düğme koyun.Kutuyu sallarken ki mutluluğunu ölümsüzleştirmek için fotoğraf makinenizi yanınızda bulundurun.
  • Evdeki boş tuzlukların içerisine çeşitli maddeler koyun.Birlikte sallarken “Ali Baba’nın Bir Çiftliği Var” şarkısını söyleyin.

Zekâsı gelişmiştir; istediğini size yaptırmak için planlar yapmaya başlar. Onu iyi izleyin. Yapılması gereken her şeyi yapın. Yapılmaması gereken hiçbir şeyi de asla yapmayın. Çocukla ilgilenen diğer bireylerin de yapmasına izin vermeyin.

Çocuğunuzun esiri olmayın.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

5-6 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ 

  • Kitaplar bu dönemde yine onun en iyi oyun arkadaşı olmaya devam ediyor.
  • Dokunulduğunda değişik sesler ve renkli ışıklar veren  oyuncaklar
  • Yansıtıcılı aynalar
  • Zilli, saplı ya da dönerli çıngıraklar bu dönemde çocuğunuzun ruhsal gelişmesine yardımcı olacaktır.
  • Çeşitli hayvan figürleri
  • Çeşitli renk ve boyuttaki toplar
  • Oyuncak bebekler, kuklalar
  • Tencere, sahan, kaşık gibi ev aletleri

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

Sık sık sarılıp “SENİ SEVİYORUM” deyin

 Bebeğinizin ilk aylardaki deneyimlerinin onun gelecekteki beyin kapasitesinin gelişmesine çok büyük olumlu etkisi vardır.

  • Oyuncak nerede oyunu oynayabilirsiniz.Bebeğinizi sırt üstü yatırın.Sevdiği bir oyuncağı gözünün önünde tutun.Sonra onu göremeyeceği bir yere götürüp “Oyuncak neredeeee…” Sonra tekrar gösterip “Bak oyuncak buradaaa” deyin. Oyuncağı çeşitli yerlere saklayarak bunu tekrarlayın
  • Bir el fenerini renkli bir kağıtla kaplayın.Çeşitli açılardan çocuğunuzun gözüne yaklaştırın. “Işık,ışık,güzel ışık,ışığa bak” gibi sözlerle onu görsel ve işitsel olarak uyarın.
  • Bebeğinizi kucağınıza alın.Yüzüne sevgi ile bakarken değişik seslerle onu uyarın.Arı gibi vızıldayın,siren sesi çıkartın,yanaklarınızı şişirip puflayın,öksürün,hapşurun.
  • Müzikli bir oyuncağı çocuğunuzun göremeyeceği bir yere koyun.Yüzünü müziğe döndüğünde ona sarılarak “Seni Seviyorum” deyin.Oyuncağın yerini değiştirerek bu davranışını pekiştirin.
  • Bebeğinizle birlikte sık sık ayna karşısına geçip çeşitli hareketler ve muzipliklerle onu güldürmeye çalışın.
  • Aynada kendisini ve sizi incelemesini sağlayın
  • Bebeğinizle sürekli konuşun.
  • Ona ninniler, şarkılar söyleyin.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

4-5 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay Yorum yok

OYUNCAK SEÇİMİ

Bu dönem bebeğinizin görsel yeteneklerinin gelişmesi açısından çok önemlidir.

  • Her türlü parlak renkli cisimler,
  • değişik renk ve boyutlarda toplar,
  • Değişik renkte ışıklar veren oyuncaklar,
  • Müzik kutuları,
  • Çıngıraklar,
  • Dönenceler,
  • Değişik renk ve boyutlarda oyuncak bebekler,
  • Kuklalar bebeğinizin bu dönemde ruhsal ve bedensel gelişimine olumlu katkı sağlayan oyuncaklardır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

Uyku ve beslenme zamanları dışında çeşitli oyunlar kurarak onunla oyun oynamalısınız.

  • Onunla tıp, tıp, tıp oyunu oynayabilirsiniz. Yanağına parmağınızla dokunurken ” tıp, tıp, tıp parmağım bebeğimin yanağında, tıp, tıp,tıp parmağım bebeğimin göbeğinde ” gibi. Aynı oyunu bebeğinizin parmağını vücudunun çeşitli yerlerine götürerek sürdürebilirsiniz.
  • Kim bu bebek oyunu : Bebeğinizi kucağınıza alıp bir aynanın karşısına geçin. “merhaba bebek ” diyerek ona el sallayın elini kaldırarak “bak bu bebeğimin eli şimdi onu öpüyorum, ayağını kaldırarak bak bu bebeğimin ayağı, merhaba ayak” gibi sözlerle vücudunun tüm bölümlerini onunla tanıştırın.
  • Bebek için kırılmayan aynalar vardır. Böyle bir aynanın karşısına geçip çeşitli hareketler yaparak onun sizi taklit etmesini sağlayabilirsiniz.
  • Uzaktaki oyuncağı almak için hamle yapar; oyuncağını ona uzatın.
  • İki eli ile oyuncağını kucaklayabilir.Bunun için ona yardımcı olun.
  • Çıngıraklı oyuncaklarla oyunlar oynayabilirsiniz.
  • “Cee “ oyunu oynaya bilirsiniz. Yüzünüzü bir bezle saklayarak “anne nerde?” Açarak ta “aaa buradaymış!!!” şeklinde oyunlar oynayabilirsiniz.
  • Dokunma, gıdıklama temas gibi oyunlar oynayabilirsiniz.

Eline aldığı her şeyi ağzına götürebilir.

Eline verdiğiniz eşyaların temiz,yutamayacağı ve ona zarar vermeyecek eşyalardan yapılmış olmasına dikkat ediniz.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay