Sarılık; yeni doğan bebeklerin kan bilirubin düzeylerinin yükselmesi sonucu sıklıkla gözlerinin beyazında ve derisinde sarımsı bir renk şeklinde kendini gösteren fizyolojik bir durumdur. Kan bilirubin düzeyi 5 mg/dl değerini aştığında sarılık görünür hale gelir. Zamanında ve normal doğum ağırlığında doğan yeni doğan bebeklerin %50-60’ında, zamanından önce doğan bebeklerin ise %70-80’inde sarılık görülür. Fizyolojik sarılık 1-2 hafta içerisinde kendiliğinden geçer. Sarılık; genellikle selim, geçici bir durum olmasına rağmen, yenidoğanların küçük bir bölümünde geri dönüşümsüz ciddi beyin hasarı için tehdit oluşturabilen düzeylere erişip akut bilirubin ensefalopatisi ve kern ikterus denilen kalıcı beyin lezyonlarına yol açarak ciddi nörolojik sekellere neden olabilir.
Yeni Doğan Fizyolojik Sarılığının Nedeni
Anne karnında çocukların yaşayabilmesi için kan eritrosit sayısının yüksek olması gerekiyor. Kanda ortalama 8-10 milyon/mm3 . Doğduktan sonra bu eritrositlerin bir kısmı dış ortama uyum sağlamak için parçalanır ve eritrosit sayısı 5-6 milyon/mm3’e iner. Parçalanan bu eritrositlerden ortaya çıkan bilirubin maddesinin vücuttan atılması gerekir. Bu atılma işlemi karaciğerde olur. Karaciğerde işlenen bilirubin dışkı ve idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırılır. İlk günlerde bebeklerin karaciğerleri bilirubin maddesinin tamamını işleyecek olgunluğa ulaşmadığı için bilirubin maddesi kanda, deride, göz akında daha doğrusu tüm vücut dokularında birikir. Sarı renkli olan bu madde öncelikle gözün beyaz kısmında ve baş boyun bölgesindeki deride kendini gösterir. Bazı durumlarda bu madde beyinde birikerek (Akut bilirubin ensefalopatisi, kern ikterus) beyin hasarına neden olabilir.
Yeni Doğan Sarılığının Belirtileri
Bebeğin cildi, gözlerinin beyaz kısımları sarı bir renk alır. Sarılık önce yüzde ve kafada başlar. Bilirubin seviyesi arttıkça renk yukarıdan aşağıya doğru tüm vücuda yayılır ve koyulaşır. 3-7 günde maksimum düzeye ulaşır. 1-2 hafta içerisinde azalarak kaybolur. Yeni doğan sarılığını öncelikle; anne ve babalar derideki sararmayı, gözlerinin beyazındaki sararmayı görerek tanırlar. Zamanında doğan, sağlıklı 3300-3600 gr ortalama ağırlıklı çocuklarda;
Baş ve boyun bölgesinde sarılık varsa kanda total Bilirubin Düzeyi: 5-8 mg/dl,
Gövdenin üst bölgesinde sarılık varsa total Bilirubin Düzeyi: 8-10 mg/dl,
Sarılık kol ve bacaklara inmiş ise total Bilirubin Düzeyi: 13-16 mg/dl,
Ellerde ve ayaklarda sarılık var ise total Bilirubin Düzeyi: 18-20 mg/dl değerlerine ulaşmış demektir.
Sarılığın miktarını kesin ölçmek için deri üzerinden sarılık ölçen Transkütan bilirubinmere denilen cihazlar kullanılsa da kesin ölçüm kandaki bilirubin değerini ölçerek yapılmalıdır.
Yeni Doğan Sarılığının Çeşitleri
Prematüre Sarılığı: Zamanında doğmuş bebeklerde hafif seyreden fizyolojik sarılık her hangi bir tedavi gerektirmeksizin kendiliğinden geçer. Ancak prematüre bebeklerde (zamanından önce doğmuş) sarılık değeri aynı olsa da erken tedavi gerekebilir.
Emzirme Sarılığı: Yeterli anne sütü alınamaması ya da bebeğin yeterli beslenmemesine bağlı olarak gelişen sarılık türüdür. Bu tür sarılıklar emzirmenin doğru şekilde yönlendirilmesi, çocuğun beslenmesinin sağlanması, hidrasyonunun düzeltilmesiyle tedavi edilebilir.
Anne Sütü Sarılığı: Anne sütü ile beslenen bebeklerin %1-2’sinde görülen bu sarılık anne sütündeki bazı maddelerden kaynaklanabilir. Doğumdan sonraki 3-5 gün içerisinde başlar, bazen 3 aya kadar uzayabilir. Anne sütünü kesmek gerekmez. Bebekte herhangi bir hastalığa neden olmaz.
Kan Uyuşmazlığına Bağlı Sarılık: Anne kan grubu 0, bebeğin kan grubu A-B-AB gruplarından biriyse annenin bu gruplara karşı geliştirdiği antikor nedeniyle bebeğinde sarılık gözlenebilir. Doğumdan sonraki 2-3 gün içerisinde başlar. Genelde 1 hafta 10 gün içerisinde tedavi gerektirmeksizin kendiliğinden geriler.
Annenin kan grubu Rh (-), bebeğin kan grubu Rh (+) ise Rh uyuşmazlığı denilen bir tablo ortaya çıkar. Genelde ilk çocukta uyuşmazlık görülmez. 2. ve daha sonraki doğumlarda görülür. Sarılık ilk 24 saatte başlayabilir ve fototerapi, kan değişimi gerektirecek boyutlara ulaşabilir. Yakından izlemek gerekir. Rh uyuşmazlığı olan doğumlardan sonra gelecek çocuklarda problem olmaması için doğumdan sonraki ilk 24 saat içerisinde anneye Anti D-Gamma Globulin (Kan uyuşmazlığı iğnesi) yapılmalıdır.
Yeni Doğan Sarılığı Nasıl Tedavi Edilir
Yeni doğan sarılıklarının çok büyük bir kısmı hiçbir tedaviye gereksinim olmadan bebeğin beslenme durumu ayarlanarak tedavi edilir.
Bazı durumlarda erken tedavi gerekebilir;
- Bebeğin kanında enfeksiyon varsa,
- Bebekte karaciğer hastalığı varsa,
- Doğumda morarma veya iç kanama varsa,
- Bebeğin safra kanallarında tıkanıklık (Bilier atrezi) varsa,
- Bebekte enzim eksikliği (G6PD Eksikliği, Galaktozemi) varsa,
- Bebekte emzirme ve beslenme problemleri varsa,
- Bebekte kan yıkımı ile seyreden bazı kan hastalıkları varsa,
- Düşük doğum ağırlığı, erken doğum, zor doğum, çoğul gebelik, sezaryen doğum, anne yaşının çok küçük ya da çok yüksek olması gibi durumlar varsa sarılık için erken müdahale etmek gerekebilir.
Ayrıca sarılıklı bir bebekte altta yatan önemli bir hastalık varsa,
- Sarılık yaşamın ilk 24 saati içerisinde başlamışsa,
- Çok hızlı ilerliyorsa,
- Sarılık rengi çok koyulaşmışsa,
- Ateş 38c derecenin üzerinde ise,
- Bebek tiz bir sesle yüksek tondan ağlıyorsa,
- Bebeğin emmesi bozulmuşsa,
- Halsizlik, bitkinlik, uyuşukluk varsa; bebek çok yakın izlenmeli, altta yatan neden araştırılıp suretle tedavi edilmeli. Sarılık için gerekli önlemler erkenden alınmalıdır.
Fototerapi (Işık Tedavisi): Bebeğin doğum zamanı, doğum ağırlığı, doğum şekli, altta yatan bir hastalık olup olmadığı değerlendirilerek yapılan bir tedavi sistemidir. 3300 – 3600 gr zamanında doğan sağlıklı bir yeni doğanda kandaki total bilrubin değeri 15-16 mg/dl değerinin üzerine çıktığı zaman uygulanabilir. Erken doğan, düşük ağırlıklı doğan, zeminde problemi olan bebeklerde kandaki bilrubin değeri düşük olsa bile fototerapi gerekebilir. Bu tedavide bebek; dalga boyu 460-490 nm olan mavi-yeşil ışık altında tutulur. Işık etkisiyle deride bulunan bilirubin maddesi suda eriyebilir hale gelerek böbreklerden kolayca atılır. Gözler korunarak vücudun tüm deri bölgeleri ışıkla temas ettirilirse sarılık daha çabuk düzelir.
İntravenöz İmmun Glubilin (İVİG) Tedavisi: Yoğun fototerapi uygulanmasına rağmen total bilirubini yükselmeye devam eden, kan değişimi sınırlarına yaklaşan bebeklerde standart İVİG (1 mg/kg 2 saat) verilir. Gerekirse 12 saat sonra tekrarlanır. Kan değişimi yapılırsa kan değişiminden sonra da bir kez daha İVİG uygulanır.
Kan Değişimi (Exchange Transfüzyon): Serum bilirubin düzeyi yoğun fototerapi ve gerekli durumlarda IVIG tedavisine uygulanmasına rağmen bebeğin doğum zamanı ve bilirubin düzeyinin beyne yapacağı olumsuz etkiler değerlendirilerek kan değişimine karar verilir. Çok ender olarak başvurulan bir tedavi yöntemidir. Kandaki bilrubin değerinin 20-25 mg/dl üzerine çıkması durumunda bebeğin durumuna göre uzman bir ekip tarafından kan değişimi kararı verilir. Kan değişiminde bebeğin göbek kordonundan bir kataterle girilir, çocuktan bir miktar kan alınır, aynı miktarda bebeğin kan grubuna uygun bir kan bebeğe verilir. Bu işlem genelde zamanında doğan normal bir bebekte 1 ünite kan bitinceye kadar tekrarlanır. Örneğin; Bebekten 10 cc kan alınırsa; yerine 10 cc uygun kan verilir. Kan değişimi yapılırken bir seferde bebeğe 4-5ml/kg dan fazla kan verilmez.
Sözün Özü: Bebeğinizde sorun oluşturacak bir sarılık oluşmaması için; öncelikle hamilelik döneminiz buyunca sağlık kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın. Bir sağlık merkezinde normal doğum yapmaya çalışın. Çok büyük bir zorunluluk yoksa Sezaryen doğumdan kaçının. Doğduktan sonra ilk yarım saat içinde bebeğinizi emzirin ve ilk bir ay her ağladıkça bebeğinizi emzirmeye özen gösterin. Doğumdan sonra en kısa sürede çocuk hekimi kontrolünüzü yaptırın.
Sağlıklı Bir Yaşam Dileğiyle…
Dr. Yılmaz BAY
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

