Meyve Lolipopları

Meyve Lolipopları

doktoryilmazbay No Comments

Muz, Şeftali, Elma, Armut, Kayısı, Kiraz, Erik, Çilek, Karpuz, Kavun gibi meyvelerle tek tek ya da birlikte hazırlanabilir. Meyveleri soyup kabuklarını çıkartın. Kıvamlı bir karışım elde etmek için robottan geçirin ya da çatalla iyice ezin. Sonra süt ilave edip bir kez daha robottan geçirin. Dondurma ya da buz kaplarının içine koyup buzlukta 1 gün beklettikten sonra çıkartıp çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Makarna (Yeşil Soslu)

doktoryilmazbay No Comments

        1 adet kabak, 6 adet yeşil fasulye, 1 adet domates, 1 küçük soğan küçük parçalar halinde doğrandıktan sonra 20-30 dakika pişirilir. Püre haline getirilerek pişmiş makarnanın üzerine dökülür. Bu karışımın üzerine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Makarna

doktoryilmazbay No Comments

Bütün bebeklerin en sevdiği yemeklerin başında makarna gelmektedir. Parmaklarıyla kolayca yakalayabileceği kelebek, midye, bukle veya deniz kabuğu şeklindeki makarnaları tercih edin. Makarnayı mutlaka pilav gibi kendi suyunda pişirin Kolayca almadığı bir çok gıdayı makarnayla karıştırarak çocuğunuza sunabilirsiniz. İşte size iki örnek;

       Yeşil soslu makarna: 1 adet kabak 6 adet yeşil fasulye, 1 adet domates,1 küçük soğan küçük parçalar halinde doğrandıktan sonra 20-30 dakika pişirilir. Püre haline getirilerek pişmiş makarnanın üzerine dökülür. Bu karışımın üzerine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza sunabilirsiniz.

       Etli makarna : 50-100 gr kadar kıyma, dana eti, tavuk eti gibi etler den birisi 20-30 dakika kadar haşlanır. Daha sonra ufak parçalara bölünen bu etler haşlanmış makarnanın üzerine dökülür. Bir çorba kaşığı eritilmiş tereyağı ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Krep

doktoryilmazbay No Comments

1 çay bardağı süt,1 çay bardağı un ve1 yumurtayı bir kap içinde iyice çırpın. Hafif yağlanmış tavaya yavaşça dökün. Kısık ateşte 5-7 dakika pişirin. Daha sonra içine rendelenmiş kaşar ya da dil peyniri koyun. Üzerine bal, pekmez, reçel ya da marmelat ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Köfte

doktoryilmazbay No Comments

Dana ya da yağsız kuzu etinden ızgara köfte şeklinde hazırlanır. Yağsız çift kıyılmış dana, kuzu eti yumurta, maydanoz ve ekmek içiyle karıştırılır. İçine soğan ve baharat koyulmamalıdır. 1 köfte (30 gr)ile başlanır. Giderek artırılarak 3-4 köfteye kadar çıkarılabilir.    Çatalla ya da elinizi iyice yıkadıktan sonra elinizle ezerek çocuğunuza verebilirsiniz. Ekmek yerine pirinç koyularak ve suda pişirilerek sulu köfte  ya da fırında pişirilerek fırın köfte olarak da verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Karaciğer

doktoryilmazbay No Comments

Demir, protein, A ve D vitamini yönünden çok zengin olması nedeniyle haftada 1-2 öğün çocuğunuza verebilirsiniz.( Beyin dahil diğer sakatatları önermiyoruz.) Tavuk, kuzu ya da dana ciğeri olabilir. Üzerindeki zar çıkarıldıktan sonra iyice haşlanır. Haşlanınca ciğer sertleşir daha sonra rendeden geçirilerek 1-2 tatlı kaşığı şeklinde başlanıp giderek arttırılarak 2–3 çorba kaşığına kadar çıkarılabilir. Çorbalara ya da sebze püresine karıştırılarak ta verilebilir.

Afiyet Olsun!

Balık (Sütlü)

doktoryilmazbay No Comments

1 bardak süte yıkanmış, soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış 1 adet domates ve bir tutam maydanoz koyun. Kaynamaya başlayınca içerisine yukarıdaki balıklardan birinden 30 gram kadar koyun. 5 dakika pişirdikten sonra çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Fırında Sebzeli Et Sote

doktoryilmazbay No Comments

Kuzu, dana, hindi ya da tavuk etiyle yapılabilir. Etleri kuşbaşı şeklinde ince ince doğrayın üzerine soğan,sarımsak, domates, biber ekleyerek kısık ateşte 20 dakika pişirin. İneceğine yakın üzerine zeytinyağı ekleyip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Fırında Peynirli Yumurta

doktoryilmazbay No Comments

1 yumurtayı çırpın, üzerine 2 çorba kaşığı rendelenmiş peynir, 1 çorba kaşığı tereyağı ekleyin. 1 su bardağı kaynamış sütü bu karışımın üzerine ekleyin. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 10 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Fırında Parmak Balık

doktoryilmazbay No Comments

Hamsi, sardalye, lüfer, mezgit, levrek, çipura gibi balıklarla yapılabilir. 200 gr taze balığı parmak büyüklüğünde parçalara ayırın. 1/2 su bardağı sütü hazırlayın. 1/2 çay bardağı unu bir tabağa koyun. Bir miktar ekmek kırıntısını 1çorba kaşığı eritilmiş tere yağı ile karıştırın. Balık parçalarını önce süte sonra una sonra tekrar süte batırın en son tereyağlı ekmek kırıntısına bulayıp bir fırın tepsisine dizin. 200 derece ısıtılmış fırında 20 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Fırında Balık Köftesi

doktoryilmazbay No Comments

Soyup ufak parçalara böldüğünüz 1 orta boy patates ve 1 orta boy domatesi 1 çay bardağı süt içerisinde 10 dakika pişirin. 3 çorba kaşığı (30 gram) kadar taze fileto şeklindeki balığı 1 yumurta ile iyice karıştırın. 1 çorba kaşığı sıvı yağ ekleyerek önceden hazırladığınız patates ve domates karışımı ile birlikte fırında 20 dakika pişirdikten sonra köfte şekline getirip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Etli Sebze Çorbası

doktoryilmazbay No Comments

100 gr dana yada kuzu eti.1 orta boy havuç 1 orta boy patates, 1 küçük kereviz, 1 küçük soğan ince ince doğrandıktan sonra 1 çorba kaşığı un, 1 su bardağı süt, 2 su bardağı su ile karıştırılarak kısık ateşte 20 dakika pişirilir.İneceğine yakın içerisine 2 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Etli Makarna

doktoryilmazbay No Comments

50-100 gr kadar kıyma, dana eti, tavuk eti gibi etlerden birisi 20-30 dakika kadar haşlanır. Daha sonra ufak parçalara bölünen bu etler haşlanmış makarnanın üzerine dökülür. Bir çorba kaşığı eritilmiş tereyağı ekleyerek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Etli Karışık Sebze

doktoryilmazbay No Comments

100 gr .kadar genç ve taze sığır, kuzu hindi ya da tavuk eti küçük parçalar halinde doğranır.Evdeki sebzelerden (havuç , kabak , patates,domates,kereviz,tatlı biber,taze fasulye,bezelye,bamya , ıspanak, lahana, pazı,semizotu, karnabahar,marul ,pırasa,brokoli gibi) bir ya da birkaçı iyice temizlendikten sonra bu hazırlanmış et ile karıştırılır.30 dakika kadar pişirilir.İneceğine yakın içine 2 çorba kaşığı kadar rendelenmiş beyaz peynir ya da kaşar peyniri ve 1 çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ eklenir. 2-3  dakika daha pişirildikten sonra ateşten alınır. Oda sıcaklığında ılımaya bırakılır. Daha sonra çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

 

Etli Kabak Dolması

doktoryilmazbay No Comments

100 gr kıymayı ince ince kıydığınız soğan, sarımsak, dereotu, domates ve pirinçle karıştırın. Bu karışımı içini boşalttığınız kabakların içine doldurun. Kabakların ağzını domatesle kapatın. Kabakların üzerini geçmeyecek kadar su ilave edin. Kısık ateşte 20 dakika pişirin. İneceğine yakın üzerine 2 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave ederek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Ekmek-Bisküvi-Pasta-Börek-Kek-Poğaça-Kurabiye

doktoryilmazbay No Comments

İşlenmemiş tam tahıl unu ile evde yapılmış bu gıdalardan çocuğunuza sunabilirsiniz. Katı gıdalara alışması için sert olmayan kabuklu ekmek ya da bisküviyi çocuğunuzun eline veriniz. Çocuğunuz kendi kendine beslenme zevkini bunları ağzına götürürken tadacaktır. 2 yaşına kadar çocuğunuza kepekli ekmek ya da kepekli bisküvilerden vermeyiniz.

Afiyet Olsun!

 

Dondurma

doktoryilmazbay No Comments

     Çocuk beslenmesinde temel gıda değildir. Buna rağmen süt, şeker, salep, yumurta, vanilya, meyve püresi ve kakaodan yapılan dondurma çocukların en çok sevdiği yiyecekler arasındadır. Böyle bir dondurmayı evde kendiniz yapabilirsiniz.

Muz, Şeftali, Elma, Armut, Erik, Çilek, Limon, Karpuz, Kavun gibi meyvelerle tek tek ya da birlikte hazırlanabilir. Meyveleri soyup kabuklarını çıkartın. Kıvamlı bir karışım elde etmek için robottan geçirin ya da çatalla iyice ezin. 1 bardak süte 2 çorba kaşığı şeker ve 2 çorba kaşığı salep, 1 paket kakao , 1 paket vanilya , 1 yumurtanın beyazını ekleyin ve kısık ateşte 10 dakika kaynatın. Hazırladığınız meyve karışımını üzerine ekleyin ve iyice karıştırın. Daha sonra dondurma kaplarına yada buz kaplarına koyarak buzlukta 5-6 saat beklettikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz. Yerken ağızda 5–10 saniye çevrilirse ailelerin en çok korktuğu üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olma ihtimali azalır.

Afiyet Olsun!

Domatesli Yumurta

doktoryilmazbay No Comments

Menemen olarak da bilinen bu geleneksel yemeğimiz domates ve yumurtanın tereyağında mükemmel bir karışımıdır. 1 adet domatesi küçük küpler halinde doğrayın. Tereyağı ile 5 dakika kısık ateşte pişirin. Önceden çırptığınız bir adet yumurtayı karışımın üzerine döküp karıştırarak 3 dakika daha pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Domatesli Ekmek Çorbası

doktoryilmazbay No Comments

        1 adet domatesi soyup çekirdeklerini çıkardıktan sonra küçük parçalara bölün. Orta boy bir soğanı ince ince kıyın. Domates ve soğanlara 2 dilim kurutulmuş ve ince doğranmış ekmeği ekleyerek bir miktar zeytinyağında 15 dakika pişirin. Üzerine rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza yedirebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Dolmalar

doktoryilmazbay No Comments

       Etli ve sebzeli olarak hazırlanan bu geleneksel yemeklerimiz çocuğunuz için gerekli tüm besleyicileri içerir. Sebzelere kıyma, pirinç, bulgur eklenmesiyle hazırlanır. İçine yumurta da eklenerek yenen kabak- biber- domates- patates dolmaları ve lahana-pazı sarması bizim toplumumuza özgü en güzel örneklerimizdir. Dolmaları; içi ve sebzesi ile birlikte kendi suyunda iyice eziniz. 2- 3 çorba kaşığı kadar yoğurt ekledikten sonra haftada 3–4 kez çocuğunuza verebilirsiniz.

       Türk mutfağının en seçkin tatlarından olan dolmalar etli ve sebzeli olarak hazırlanır ve çocuğunuz için gerekli tüm besleyicileri içerir.Sebzelere kıyma,pirinç,bulgur,soğan,maydanoz ve yumurta eklenmesiyle yapılan

Kabak, biber,domates,patlıcan,patates dolmaları; yaprak ve lahana sarmaları bizim toplumumuza özgü en güzel örneklerimizdir. Kendi sularında ya da yoğurt içinde çatalla ezerek çocuğunuza rahatlıkla suna bilirsiniz.

 

Devam Mamalı Sebze Çorbası

doktoryilmazbay No Comments

Bir su bardağı kaynayan suya evde bulunan sebzelerden (havuç, patates, domates, kabak  ,marul, pazı, ıspanak, kereviz taze fasulye,  semiz otu  gibi) bir ya da bir kaçı ilave edildikten sonra  içine bir yemek kaşığı pirinç,buğday,mısır,yulaf unu ya da irmik ten biri ilave edilir. Hafif ateşte 20 dakika pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 6 ölçek devam maması ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. İndikten sonra çatalla iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Çöp Gıdalar

doktoryilmazbay No Comments

Kola, gazoz gibi gazlı içecekler, hazır meyve suları, hazır meyveli sütler, hazır meyveli yoğurtlar, her türlü ticari içecekler, her türlü cipsler, her türlü hazır kekler, her türlü renkli şekerli sakızlar, boyalı şekerler, gofretler, çocuklar için hazırlanmayan arası şekerlemeli bisküviler, çocuk beslenmesinde yeri olmayan gıdalardır. Çöp besinler olarak da adlandırılan bu besinlerden çocuğunuzu mümkün olduğunca uzak tutunuz.

Çorbalar

doktoryilmazbay No Comments

Alımının kolay olması nedeniyle çocukların en sevdiği gıdalar arasındadır. Sevmediği birçok gıdayı çorbaların içerisine karıştırarak çocuğunuza verebilirsiniz. İşte size 3 Örnek;

       Etli Sebze Çorbası : 100 gr kuzu eti,1 orta boy havuç, 1 orta boy patates, 1 orta boy kereviz, 1 küçük soğan ve 2 diş sarımsağı 1 bardak su içinde karıştırın. Üzerine 1 çorba kaşığı un ilave edip kısık ateşte 20 dakika pişirin. Ateşten alınacağına yakın üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağı ekledikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

       Bahar çorbası : 100 gram kabukları soyulmuş bezelye, 2 taze havuç, 2 yaprak marul, 1 soğan ve 1 tutam maydanozu 1 su bardağı kadar su içerisinde 20 dakika pişirin. Üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağı ekledikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

       Domatesli ekmek çorbası : 1 adet domatesi soyup çekirdeklerini çıkardıktan sonra küçük parçalara bölün. Orta boy bir soğanı ince ince kıyın. Domates ve soğanlara 2 dilim kurutulmuş ve ince doğranmış ekmeği ekleyerek bir miktar zeytinyağında 15 dakika pişirin. Üzerine rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza yedirebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Bulgurlu Sebze Çorbası

doktoryilmazbay No Comments

Bir su bardağı kaynayan suya, bir orta boy havuç ve bir orta boy kabak yıkanıp, soyulup ince ince doğrandıktan sonra koyulur. İçine 2 çorba kaşığı bulgur koyulur. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Börek

doktoryilmazbay No Comments

Yufka içerisine peynir ve çeşitli sebzelerin karıştırılması ile hazırlanan bu geleneksel yiyeceğimiz çocuğunuz için gerekli bütün besleyici öğeleri içerir.

Sebzeli Börek

Fırın tepsinizi yağladıktan sonra üzerine 1 yufkayı serin. 2 çorba kaşağı sıvı yağ ve süt karışımını yufkanın üzerinde gezdirin. Üzerine 1 yufka daha serin. Evdeki sebzelerden (pırasa, ıspanak, pazı, maydanoz gibi) 1 tanesini ince ince kıyıp peynirle karıştırdıktan sonra bu 2. kat yufkanın üzerine yerleştirin. Üzerine yeni bir yufka serin. Bu yufkanın üzerinde yağ süt karışımını tekrar gezdirin. Tekrar 1 yufka daha serin bunun üzerine 1 çorba kaşığı sıvı yağda çırpılmış bir yumurtayı dökün. 200 C ısıtılmış fırında 30 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

İsteğe bağlı olarak böreğinizi kıymalı, tavuk etli, hindi etli ya da balıklı olarak ta hazırlayabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

 

BAŞAMEL SOSU (Tereyağlı sütlü sos)

doktoryilmazbay No Comments

       3–4 çorba kaşığı kadar tereyağını bir tencere içerisinde kısık ateşte ağır ağır eritin. Bu yağın üzerine 2-3 çorba kaşığı kadar un ekleyin. Topak olmayacak şekilde karıştırın. Bu karışımın üzerine 2 bardak sütü yavaş yavaş dökerek 10-15 dakika süre ile karıştırmaya devam edin. Koyu bir kıvama ulaştığında sosunuz hazır demektir. Yiyeceklerine karıştırarak çocuğunuza sunabilirsiniz.

Çocuğunuzun isteğine göre bu sosa peynir ekleyebilirsiniz. Çocuğunuzun almadığı her türlü yiyeceği bu sosla karıştırarak ona sunabilirsiniz.

Kullanmadığınız miktarları buzdolabı poşetleri içinde derin dondurucu da bekletip gereksinim duyduğunuzda 1-2 ay süre ile yeniden kullanabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Balık

doktoryilmazbay No Comments

İçerisinde omega 3 yağ asitleri (EPA ve Özellikle de DHA beyin gelişimi için çok önemli) olduğu için kalp sağlığını ve beyin gelişmesini olumlu etkiler. Özellikle çocuklarda gözdeki retina tabakasının gelişmesine yardımcı olur. Yüksek miktarda Kalsiyum, fosfor, demir, protein, A ve D vitamini içeriği ruhsal ve bedensel gelişimi olumlu etkileyerek bağışıklık sistemin güçlendirir. Bu nedenle çocuğunuza haftada en az 1 ya da 2 kez balık vermelisiniz.

Sindirimi kolay, kılçıksız olması ve daha az alerjik olması nedeniyle Tavuk balığı, Deniz levreği, Deniz çipurası, Lüfer, Mezgit, Dil balığı gibi beyaz etli balıklar ilk başlanacak balıklar arasında olabilir. Ton Balığı, Somon balığı, Uskumru ve Sardalye gibi yağlı balıklara daha sonraki dönemde başlayınız. Balığın taze ve kılçıklarının çok iyi temizlenmiş olmasına dikkat ediniz. Civa ve ağır metal birikimi riski nedeniyle kesinlikle konserve balık ve dip balıklarını çocuğunuza yedirmeyiniz. Çocuğunuza vereceğiniz balıkları Fırında, haşlama,buğulama ya da ızgara şeklinde pişirebilirsiniz. Balıktan sonra süt, yoğurt yenilmez şeklindeki halk inanışı doğru değildir.

Sütlü BALIK

1 bardak süte; yıkanmış, soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış 1 adet domates ve bir tutam maydanoz koyun. Kaynamaya başlayınca içerisine yukarıdaki balıklardan birinden 30 gram kadar koyun.5 dakika pişirdikten sonra kılçıklarını çıkartıp, çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

BALIK PÜRESİ

Bir adet orta boy patatesi 15 dakika süre ile sıcak suda pişirin, içine yukarıdaki balıklardan 30 gr kadar koyun ve 5 dakika daha pişirin. Bu karışımın içerisine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir, 1 tatlı kaşığı tereyağı ve 1 tatlı kaşığı limon suyu ekleyerek karıştırın. Bu karışımı 3–5 dakika fırına verdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

FIRINDA BALIK KÖFTESİ

Soyup ufak parçalara böldüğünüz 1 orta boy patates ve 1 orta boy domatesi 1 çay bardağı süt içerisinde 10 dakika pişirin. Yukarıdaki balıklardan 30 gr kadar alın ve 1 yumurta ile iyice karıştırın. 1 çorba kaşığı sıvı yağ ekleyerek önceden hazırladığınız patates ve domates karışımı ile birlikte fırında 20 dakika pişirdikten sonra köfte şekline getirip çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Balık Püresi

doktoryilmazbay No Comments

Bir adet orta boy patatesi 15 dakika süre ile sıcak suda pişirin, içine 3 çorba kaşığı (30 gram) fileto şeklindeki balığı ilave edin ve 5 dakika daha pişirin. Bu karışımın içerisine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir, 1 tatlı kaşığı tereyağı ve 1 tatlı kaşığı limon suyu ekleyerek karıştırın. Bu karışımı 3–5 dakika fırına verdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Balık Köftesi

doktoryilmazbay No Comments

Sardalye, lüfer, mezgit, levrek, çipura, dil balığı gibi balıklarla yapılabilir.1 orta boy patates, 1 orta boy havuç, yarım soğan ve 200 gr balığı ufak ufak doğradıktan sonra bir kapta 15 dakika haşlayın. Ateşten aldıktan sonra onlardan ufak ufak köfteler yapın.1 yumurtayı bir kapta iyice çırptıktan sonra üzerine galeta unu ekleyin. Yaptığınız köfteleri bu karışıma batırdıktan sonra zeytinyağı koyulmuş yanmaz tavada 5-6 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Balık Çorbası

doktoryilmazbay No Comments

Sardalye, lüfer, mezgit, levrek, çipura, dil balığı gibi balıklarla yapılabilir.1 orta boy patates, 1 orta boy havuç. 1 küçük kereviz ve 1 küçük soğanı ince ince doğradıktan sonra 1 su bardağı süt ve 1 su bardağı su ilave edin.200 gr balığı ufak ufak doğrayarak bunların üzerine ekleyin. 2 yemek kaşığı un ve 2 yemek kaşığı tereyağı ilave edin. Kısık ateşte 20 dakika pişirdikten sonra iyice karıştırıp çocuğunuza sunabilirsiniz.    

Afiyet Olsun!                                                                                                                                                          

Balık Buğulama

doktoryilmazbay No Comments

Hamsi, sardalye, lüfer, mezgit, levrek, çipura gibi balıklarla yapılabilir.Zeytinyağı koyulmuş bir tencerenin dibine halka halka dilimlenmiş soğanları koyun.Üzerine balıkları koyun, üzerine halka şekline doğranmış patates, limon ve maydanoz koyun.Bir miktar su ekleyerek Kısık ateşte 20 dakika pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Bal

doktoryilmazbay No Comments

       İçerisinde bulunan %82 oranındaki karbonhidrat nedeni ile çocuklar için bulunmaz bir hazır enerji kaynağıdır. Ayrıca içeriğindeki aminoasit, vitamin, mineral ve enzimler sayesinde çocukların gelişmesine çok büyük katkılar sağlamaktadır. Alerjik olması, içerisinde bazen bulunabilen bir bakterinin 1 yaşın altındaki çocuklarda bağırsak ve solunum kaslarında sinsice felce neden olması sebebi ile 1 yaşına kadar bal vermemiştik.

1 yaşında çocuğunuzun beslenmesine artık eklenme zamanı geldi. Alerji belirtileri görülmüyorsa ½ çay kaşığı şeklinde başlanarak giderek 1–2 tatlı kaşığına kadar arttırabilirsiniz. Kahvaltıya karıştırılarak verilebildiği gibi süte, yoğurda, meyve suyuna karıştırılarak verilebilir. Ekmek üzerine tereyağı ile birlikte sürerek de çocuğunuza sunabilirsiniz.

Baklagiller

doktoryilmazbay No Comments

Bir su bardağı kaynayan suya; Akşamdan suya koyulmuş 2 yemek kaşığı kuru baklagiller (bakla, bezelye, fasulye, nohuttan biri) konur.1 orta boy havuç ve bir orta boy patates rendelenerek bu karışıma eklenir. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz. Baklagilleri haşladıktan sonra naylon süzgeçten süzmelisiniz. Böylelikle bebeğinizde gaza neden olan kabuklarını ayıklamış olursunuz.

Afiyet Olsun!

Bahar Çorbası

doktoryilmazbay No Comments

100 gram kabukları soyulmuş bezelye, 2 taze havuç, 2 yaprak marul, 1 soğan ve 1 tutam maydanozu 1 su bardağı kadar su içerisinde 20 dakika pişirin. Üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağı ekledikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Acısız Tarhana

doktoryilmazbay No Comments

Yoğurt, buğday unu, domates, tatlı biber, soğan, nane ve maydanoz ile yapılan bu geleneksel yemeğimiz çocuğunuz için oldukça zengin bir besin kaynağıdır. 7-8 ay dolaylarında bebek beslenmesine eklenmelidir. İçerisinde domates olduğu için alerji yapabilir. Dikkatli olunuz. Azdan başlayarak giderek arttırmalısınız.

AFİYET OLSUN!

21-24 Aylık Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • El – göz uyumunu sağlamak ve yaratıcılığı arttırmak için sulu boyalar ve biçimlendirme hamurlarından yararlanabiliriz.
  • Rol yapmaya alıştırmak ve dil gelişimi sağlamak için kuklalar ve oyuncak bebekler idealdir.
  • Değişik renk ve biçimdeki yap-boz bulmacalar çocuklarda renk ve boyuttaki ayrıntı kavramını geliştirir.
  • İnşaat blokları ve setleri yaratıcılığı ve ustalığı geliştirir.
  • Oyuncak bir piyano, davul, zil ya da trampet gibi aletler çocukların müziğe karşı ilgisini arttırır, dinleme becerisi ve ritim duygusunu geliştirir.
  • Bol resimli az sözcüklü öyküler, hayvan masalları içeren kitaplar çocuğun dil becerisini geliştirmesi yanında anne-baba ve çocuk etkileşimi için çok uygun bir ortam yaratır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Yeni oyunlar denemesi için onu cesaretlendirin, girişimciliğini destekleyin. Sık sık arkadaş ortamına sokun ancak onlarla oynaması için baskı yapmayın.
  • Çeşitli CD ve kasetlerle müziğe ilgisini arttırın.
  • Renkli kalem, kâğıt ve boyalarla resim yapması için destekleyin.
  • Resimli kitaptaki resimleri birlikte inceleyin, eşya ve hayvanları tanımasını isteyin.
  • Çeşitli oyuncaklarla yaratıcı oyunlar oynaması için ortam hazırlayın.
  • Mutfakta,ev işlerinde size yardım etsin. Fasulyeyi ,bezelyeyi birlikte ayıklayın. Bulaşık makinesini birlikte boşaltın. Sehpaları birlikte silin. Gerçek hayata karışmaktan büyük zevk aldığını göreceksiniz.
  • Kuklalar bu dönemde çocuğunuzun duygu dünyasını renklendirecektir.Kendi yapacağınız kuklalarla ona vermek istediğiniz tüm mesajları eğlenceli bir şekilde sunabilirsiniz.
  • Bir kağıda daire,kare,üçgen gibi şekiller çizerek içini birlikte boyarken şekiller ve renkler konusunda onu bilinçlendirebilirsiniz.
  • Kurdele,bağcık,iplik gibi nesneleri boncuk,makarna ve büyük düğmelerden geçirmesini isteyin.El kontrolü ve bilek hareketlerinin gelişmesine yardımcı olur.
  • Keşfetme duygusunu geliştirmek için bir sepete evde elinize geçen ne varsa doldurun.Sonra birlikte sepetten çıkarırken eşyaların ismini ve ne işe yaradığını basitçe anlatın ve ondan da tekrar etmesini isteyin.
  • Tencere,şişe,kavanoz gibi kapları açıp kapamak merak ve araştırma duygusunu geliştirir.
  • Fermuar,cırtcırt,düğme gibi nesneleri açmak,kapamak ince motor ve kas gelişimini destekler.
  • Birlikte kuracağınız oyun evleri keşif duygusunu ve hayal gücünü artırır.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

18-21 Aylık Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönemde çocuklar; saçlı ve üzerinde elbiseleri olan oyuncak bebek ya da hayvanlardan hoşlanırlar. Onlara sarılıp öperler hatta onları arkadaşları gibi görürler.
  • Küçük arabalar, büyük kasalı kamyonlar, kumda ve suda oynayabileceği kova, kürek, plastik su havuzları gibi oyuncaklar; evcilik takımı, marangoz takımı, doktor çantası onlara aynı zamanda hayat tecrübesi de kazandırır.
  • Küçük askerler, oyuncak trenler, evler, çiftlikler onların hayal gücünü genişletir.
  • Sökülüp takılan oyuncaklar, bozulup yeniden yapılan resim tahtaları onların el becerilerini artırır.

 

HANGİ OYUNLAR OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Sokağa çıkmak için can atıyordur. En az günde 2 kez 30–60 dakika sokağa çıkın. En iyisi arkadaşları ile olabileceği bir oyun bahçesine gidin.
  • Giyinme, soyunma, yemek yeme diş fırçalama gibi faaliyetleri kendi başına yapması için özendirin.
  • Her şeyin rengini söyleyerek renkleri öğrenmesine yardım edin.
  • Büyük-küçük, sert-yumuşak, uzun-kısa gibi zıtlıkları açıklayın.
  • Renkli desenli kâğıtlar ve kalemlerle yazı yazmasını,resim yapmasını destekleyin.
  • Sayıları öğretin.
  • Sevdiği kitapları tekrar tekrar okuyun. Kitaptaki isim ve şekilleri tanıtmaya çalışın. Hatta kitap yapraklarını kendi kendine çevirmesine izin verin.
  • Bir hobi sepeti hazırlayın ya da ulaşabileceği bir çekmeceye evde işe yarayan,yaramayan tüm eşyaları doldurun . Onları çıkartıp inceleyip tekrar yerine koymaktan büyük zevk aldığını göreceksiniz.
  • Balkonda, bahçede plastik bardaklarla bardaktan bardağa su boşaltma oyunu oynayabilirsiniz.
  • Zorluk derecesi biraz daha ileri Legolardan çeşitli şekiller yapmasını sağlayabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun sık sık diğer çocuklarla bir arada olmalarını sağlayarak oyun oynamaları için ortam hazırlayın ve oyunlarını uzaktan izleyin.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

15-18 Aylık Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönem çocuğunuzun en hareketli olduğu dönemdir.
  • Üzerine binilebilir büyüklükte itilen veya çekilen ses çıkartan tahta veya plastikten hayvan türü oyuncaklar onu hareketli kılar.
  • Üzerindeki deliklerden içerisine topların veya basit geometrik figürlerin itildiği setler el becerisini ve şekil duygusunu geliştirir.
  • Küçük sandık, sepet, tabure, süpürge, faraş gibi oyuncaklar fiziksel gelişmesine yardımcı olur.
  • 4–5 parçalı yap bozlar, Legolar zihinsel gelişilmesi için oldukça iyidir.
  • Gece yatarken baş ucunda çalacağınız görüntüsüz basit öykü CD leri ve okuyacağınız yırtılmaz bol resimli kitaplar hem bilgisini artırır hem de ona okuma alışkanlığı kazandırır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Ağız, burun, göz, kulak gibi organları göstererek organ tanıma oyunu oynayabilirsiniz.
  • Her türlü ev işlerinde yardımını isteyerek onu yaşamın her alanına katabilirsiniz.
  • Her gün belirli saatlerde sokağa çıkarak ve çevre de gördüğünüz şeyleri ona anlatarak çevreyi tanımasını sağlayabilirsiniz.
  • Çocuğu olan ailelerle bir araya gelerek daha sosyal olmasını sağlayabilirsiniz.
  • Saklambaç, köşe kapmaca gibi oyunlarla hareket ve yürüme becerilerini arttırabilirsiniz.
  • Birlikte söyleyeceğiniz çocuk şarkıları ve tekerlemelerle onun kelime dağarcığını geliştirebilirsiniz.
  • Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de birlikte bol resimli kitaplar okuyabilirsiniz.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

12-15 Aylık Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ 

  • Çocukların rahatlıkla tutup itebileceği ya da çekebileceği ses çıkartan, zıplayan, müzik çalan oyuncaklar onları oldukça hareketli kılar.
  • Dümeni olan arabalar, bir iple çekebileceği kamyon, tren gibi oyuncaklar onları gerçek hayata hazırlar.
  • Yürüyen bebekler,
  • Sökülüp takılan oyuncaklar el becerilerini geliştirir.
  • Üzerinde hayvan resmi ya da harfler olan bloklar,
  • Renkli resimli kitaplar bu dönemde yararlanabileceğimiz oyuncaklardandır.

      

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Çocukluk çağı şarkıları,hareketlerle de desteklenirse onun ruhsal ve fiziksel gelişmesine çok olumlu katkıda bulunur.Güncel olan şarkılardan birini söylerken el-kol-bacak hareketleriyle çeşitli oyunlar yaparak ona örnek olun ve ondan da bunu yapmasını isteyin.Bir süre sonra size çok iyi eşlik ettiğini göreceksiniz.
  • Hayvanlar bebeğinizin her zaman çok ilgisini çeker. “Köpek uçmak istermiiş,bir gün kargaya gitmiiiş” şarkısını söylerken köpek ve karga figürleriyle bunu destekleyin ve ondan da size eşlik etmesini isteyin.
  • Yakındaki bir marketi ziyarete gidin.Raflardaki kavanozları ona gösterirken “Bak bu senin tatlı kavanozun,bak bu senin peynir paketin.” gibi sözlerle onu yaşama katın.
  • Yuvarlak,üçgen,dörtgen gibi geometrik şekiller çizebilirsiniz.
  • Resimleri boyayabilirsiniz.
  • Yap-bozları yapabilirsiniz.
  • Sökülüp takılan oyuncakları birlikte yapın.
  • Topa tekme vururken ya da ağzı açık bir kabın içine eşyaları atarken belki de geleceğin futbolcusunu,basketbolcusunu yetiştiriyorsunuzdur.
  • Vur devir oyunuyla basit bir bowling oynayabilirsiniz.
  • Yaşıtı çocuklarla bir araya gelmelerine, oynamalarına ve boğuşmalarına izin verin.
  • Birlikte şarkılar, şiirler söyleyin.
  • Sabah akşam günde en az 2 kez ½ saat kitap okuyun.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

11-12 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Müzikli oyuncaklar; farklı sesleri algılaması, çeşitli müzik aletlerini dinleme,taklit etme becerisi ve belleğini kullanması için önemlidir.
  • İç içe geçen oyuncaklar, büyük parçalı Legolar,
  • Telefon,tabak,bardak,tef, davul, düdük, kapalı kutular,
  • Kalın kalemler,
  • Bahçe, kum ve banyo oyuncakları,
  • İtmeli, çekmeli oyuncaklar,
  • Bol düğmeli,sesli aktivite oyuncakları el becerileri ve fiziksel aktivite için çok önemlidir.
  • Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de Kitaplar; küçük yaşta kelime dağarcığını genişletmesi hayal gücünü artırması ve iletişimi kolaylaştırması için önerdiğimiz oyuncaklar arasındadır.

      

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Vücut ile beyin arasındaki sinir bağlantıları doğumdan 10-12 yaşına kadar olan sürede en hızlı gelişir.Elinizi kaldırın ve çocuğunuzdan da kaldırmasını isteyin.Kolunuzla daireler çizin ve ondan da bunu yapmasını isteyin.Çeşitli hareketler yapın ve ondan da sizi taklit etmesini isteyin.
  • Çocuğunuzu bir köşeye oturtun.Elinize bir eşarp alın.Bir ucunu bebeğinize verdiğiniz eşarbı karşı yönde çekmesini isteyin.Çocuğunuzun bundan büyük bir zevk aldığını göreceksiniz.
  • Bebeğinizle karşılıklı oturun.Ortaya ses çıkartan bir cisim koyun.Ellerinize aldığınız tahta kaşıkla belli bir ritimde şarkı söyleyerek ortaya koyduğunuz cisme vurun.Ondan da bunu yapmasını isteyin.Kahkahalarını videoya almalısınız.
  • Hikaye kitaplarını; resimleri göstererek ve sesleri taklit ederek yüksek sesle ve tane tane okuyun. Sayfa bittiğinde çevirmesini isteyin.
  • Büyük parçalı Legoları yerlerine yerleştirin.Parçaları bulduğunda onu alkışlayın,destekleyici sözler söyleyin.
  • Topu size atmasını isteyin,sizde ona yönlendirin.
  • Oyuncaklarını oyuncak kutusundan çıkarıp tekrar yerlerine yerleştirmesini isteyin.
  • Birlikte su dolu bir kapta gemisini yüzdürüp, ara sıra da batırabilirsiniz.
  • Yürüme egzersizleri yapabilirsiniz.Kollarınızı açıp size doğru gelmesini isteyebilirsiniz.
  • ONA SIK SIK SARILIP,OKŞAYIN VE ONU SEVDİĞİNİZ SÖYLEYİN

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

10-11 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Oyuncak bebekler çocuğunuza duygularını dile getirme fırsatı verir ve onun için iyi bir arkadaştır.
  • Ayıcık ya da tavşan gibi yumuşak oyuncaklar çocuğunuzun hayvan sevgisini ve onlarla konuşarak dil becerisini artırır.
  • Toplar; tutma, yuvarlama, atma becerileri için kullanılabilir. El-Göz koordinasyonunun gelişmesine yardımcı olur.
  • Çarpıp geri gelen, renkli görünümlü hoş ses çıkartan oyuncaklar çocuğunuz için ilginç olabilir.
  • Kalem,defter,karalama ve boyama kitapları el becerisini artırır ve parmaklarını kullanmasını sağlar.
  • İç içe geçen kaplar,üst üste binen oyuncaklar cisimlerin boyutlarını algılamasına yardımcı olur.
  • Otomobil direksiyonu düşlerinin gelişmesine yardımcı olur.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Yaptığınız her tür tüyaran bebeğinizin hafızasını güçlendirir.Bebeğinizle karşılıklı oturun.Yüzünüze komik bir ifade verin.Dilinizi çıkartın,dudaklarınızı uzatın,Kaşınızı kaldırın,başınızı sağa sola eğin,değişik hayvan sesleri çıkartın.Bebeğinizle birlikte olmanın tadını çıkartın.
  • Kas ve sinir sisteminin sağlıklı gelişmesi için onları tekrar tekrar kullanmak bebeğiniz için çok önemlidir.Bir sandalyenin kenarına geçin.Sandalyeden tutunup “Biiir,ikii,üçç tekmeee” deyin ve tekmenizi savurun.Bebeğinizden de aynı şeyi yapmasını isteyin.Bu hareketi çeşitli yönlerde tekrarlayın.
  • Sık sık yürüme egzersizleri yapın.Karşısına geçin kollarınızı açın,size doğru gelmesini sağlayın.
  • İlgisini çekecek bir oyuncağı ona gösterin. Almasını isteyin.
  • Topları ona atın.Tuttuğunda alkışlayın.Topu tekrar size atmasını isteyin.
  • Defterleri kitapları yazıp,çizmesine karalamasına izin verin.hatta teşvik edin.
  • Yaşıtı olan çocuklarla birlikte olmasını sağlayın.İlişkilerini uzaktan izleyin.
  • Sık sık parka çıkın.Oradaki oyuncakları kendisinin kullanmasına izin verin. Gerekmedikçe yardım etmeyin.
  • Günde en az bir kez mümkünse iki kez açık havaya çıkın.

SOKAK ÇOCUĞU OLURSA DAHA MUTLU OLUR.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

9-10 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönemde yine kitaplar en yakın oyuncak aracımızdır. Renkli, desenli özelikle konuşan kitaplar çocuğunuzun en iyi arkadaşı olmalı.
  • Sesli-hareketli oyuncaklar,
  • Çeşitli boyutlardaki kaplar,
  • Üst üste binen oyuncaklar,
  • Çeşitli boyutta delikleri olan oyuncaklar,
  • Karton kutular,
  • Duş,kepçe,kova gibi banyo oyuncaklarından bu dönemde yararlanabilirsiniz.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • İçinde-dışında,üstünde-altında,arkasında gibi uzaysal kavramlar beyin gelişmesi için çok önemlidir.Büyük bir karton kutu alın.İçine çocuğunuzun sevdiği bir oyuncağı koyun.”Bak oyuncak kutunun içinde,şimdi onu dışarı çıkartalım” derken onun elini tutup oyuncağı birlikte dışarı çıkartın.Bu işlemi kutunun çeşitli yerleri için tekrarlayın.
  • Bebeğinizle birlikte oturun.Bir fotoğraf albümü elinize alın.”Bak bu baba,bak bu annee.Göster bakayım anne neredee?” diye ona sorun.Ne kadar kolay öğrendiğini göreceksiniz.
  • Suyu bütün çocuklar severler.Bir banyo küvetinde veya çocuk havuzunda oyuncaklarını yüzdürmesine,onları batırıp çıkarmasına izin verin.Mutlaka siz yanında olun.
  • Karın üstünde bol zaman geçirsin. Emeklemesi kolaylaşır. Onunla birlikte emekleyin.
  • Eline verdiğiniz eşyayı size atmasını isteyin ve o eşyayı yakalayıp tekrar eline verin.
  • Kolu çevirirsem kapı açılır,düğmeye basarsam ışık yanar gibi sözleri söylerken olayı gerçekleştirin.Ayni hareketi yapmasını ondan da isteyin.
  • Birlikte suları,kumları kovaya koyun sonrada yere dökün.
  • Yeni ortamları keşfetmeye onu yönlendirin hatta cesaretlendirin.
  • Ulaşabileceği yerlerde ağzına alabileceği, yutabileceği oyuncaklar olmamasına özen gösterin.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

8-9 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Kitaplar bu dönemde de yine en iyi oyuncak araçlarımız olmalıdır.
  • Çevresindeki insanları, eşyaları tanıtacak uç boyutlu oyuncaklar,
  • Arabalar,
  • Oyuncak bebekler,
  • Küpler,
  • Legolar,
  • Bloklar bu dönemin uygun oyuncaklarıdır.
  • Aktivite masaları,
  • Eşleştirme ve kıyaslama yapabileceği değişik şekilli oyuncaklardan da bu dönemde yararlanabilirsiniz.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Bebeğinizle karşılıklı oyun oynamanız onu ileriki yaşlardaki karmaşık ilişkilere hazırlar.Bebeğinizi bir köşeye oturtun.Kendinizi kapı arkasına veya kapı arkasına kısmen saklayın. “Ben neredeyiiiim,ben neredeyiiim.Bak işte ben buradayııım!” derken tam olarak görünür olun.Çeşitli açılardan bu işlemi tekrarlayın.
  • Bebeğinizle ne kadar çok konuşursanız o da konuşmayı o kadar erken öğrenecektir.Bebeğinizi kucağınıza alın.Gözlerinin içerisine bakarken ona duygularınızı,yaptığınız ve yapacağınız şeyleri basit cümlelerle söyleyin.Sık sık “SENİ SEVİYORUM BEBEĞİİİM!” deyin.
  • Küpleri eşyaları üst üste dizdikten sonra devirin. Bunu bebeğinizin de yapmasını isteyin.
  • Bebeğinizle ayna karşısında yüzün bölümleri oyunu oynayın. Her organı gösterip ismini söyleyin ve onu işlevi ile anlatmaya çalışın.
  • Bebeğinize suyla ve sabunla hazırlanan baloncuklar yapın. Bu baloncukları izlemekten, yakalamaya çalışmaktan ve ellediğinde patlamasından büyük zevk aldığını göreceksiniz.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

7-8 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Kitap bu dönemde de en önemli oyuncak aracınızdır.Ona resimli,renkli,desenli, hareketli kitaplar gösterin.Oradaki şekillerle ilgili hikayeler anlatın.Hareketli kitapları kullanmasına izin verin.
  • Müzikli oyuncaklar sunun, Müziğe eşlik edin,şarkılar söyleyin.
  • Hayvan figürleri ile tanıştırın. Kitaplardan hayvanları gösterebileceğiniz gibi hazır hayvan maketlerinden de yararlanabilirsiniz. Bu resim ve maketleri çocuğunuza gösterirken hayvanların isimlerini söyleyin ve çıkardığı sesleri taklit edin.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Bebeğinizin beyin ve vücut gelişimi için dokunma çok önemlidir.Çeşitli tekerlemeler söylerken bebeğinizin burnuna,yüzüne,alnına,vücudunun çeşitli yerlerine dokunun ve dokunduğunuz yerin adını söyleyin.(Otobüs geldi,durakta durdu bi biiip bii biiip derken burnuna dokunun.) Aynı hareketleri çocuğunuzun elini sizin yüzünüze,burnunuza,alnınıza götürerek de tekrarlayabilirsiniz.
  • Top oynama; Bebeğinizi bir köşeye oturtun.Karşısına geçip topu ona doğru yuvarlayın ve size geri yuvarlamasını isteyin.Çeşitli şarkılarla ya da tekerlemelerle oyunu sürdürün.
  • Bir sandalyeye oturun.Bebeğinizi ayaklarınızın üzerine alın.Ellerinden tuttuğunuz bebeğinizi ayaklarınızla yukarı-aşağı kaldırırken “Hoooooppa zıpla zıpla” gibi tekerlemelerle onu uyarın.
  • Anne nerdeymiş ceee eeee, baş baş  oyunları hoşuna gider. Sık sık tekrarlayın.
  • Yüzünüzü bir örtüyle kapatıp tekrar açarak bak anne buradaymış şeklinde oyunlar oynayabilirsiniz.
  • Yabancılardan korkma gelişebilir, tanımadığı kişilerin kucağına verip yanından ayrılmayın.Yavaş yavaş alışması için zaman tanıyın.

Bu dönemde çocuğunuz evet ve “hayır” kelimesinin anlamını bilir. Hayır yerine “Dur” kelimesini kullanabilirsiniz. Mümkün olduğunca az hayır deyin. Hayır dediğinizde de asla taviz vermeyin. 

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

6-7 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Renkli, sesli ve hareketli kitaplardan; kumaş kitaplardan bu dönemde de yararlanabilirsiniz.
  • Hareketli, sesli oyuncaklar
  • Çift taraflı görüntü veren aynalar da bu dönemde bebeğinizin duyu ve görme organlarının gelişmesine yardımcı olur.
  • Büyük küçük algısının gelişmesine yardımcı olan üst üste dizilen küpler, iç içe geçen kovalar,
  • Emeklemeye ve yürümeye yardımcı olan itmeli-çekmeli oyuncaklar da çocuğunuzun ruhsal, bedensel ve motor gelişmesine büyük ölçüde yardımcı olacaktır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Çocuğunuza her gün en az bir kez olmak üzere belli saatlerde; özellikle akşam yatış saatlerine yakın kitap okumalısınız. Bu ritmi oturtmanız ona ileriki yaşlarda okuma alışkanlığı kazandıracak ve kitap zevkini tattıracaktır.
  • Sırtını ve yanlarını destekleyerek on dakikayı geçirmemek koşuluyla oturtabilirsiniz.
  • Çeşitli açılardan sesli uyaranlar vererek değişik pozisyonlara dönmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzun çıkardığı ba, da gibi sesleri izleyin, taklit edin ve geliştirin .
  • Şarkı söyleyin, ninni söyleyin.
  • Çocuklarda iletişimin ilk yolu gülmekten geçer. Komiklikler yaparak onu güldürün. Bu işlemler konuşmasını hızlandıracaktır.
  • Küçük motor kaslarını kullanmak çocuğunuzun beyin gelişmesini uyarır.Çocuğunuzu bir köşeye oturtun.Eline bir tahta kaşık verin.Önüne bir tencere ya da kova koyun.Siz de bir kaşık alın,kovaya birlikte vururken “duum tekeee duum teek” şarkısını söyleyin.
  • Metal bir kutunun içerisine birkaç adet düğme koyun.Kutuyu sallarken ki mutluluğunu ölümsüzleştirmek için fotoğraf makinenizi yanınızda bulundurun.
  • Evdeki boş tuzlukların içerisine çeşitli maddeler koyun.Birlikte sallarken “Ali Baba’nın Bir Çiftliği Var” şarkısını söyleyin.

Zekâsı gelişmiştir; istediğini size yaptırmak için planlar yapmaya başlar. Onu iyi izleyin. Yapılması gereken her şeyi yapın. Yapılmaması gereken hiçbir şeyi de asla yapmayın. Çocukla ilgilenen diğer bireylerin de yapmasına izin vermeyin.

Çocuğunuzun esiri olmayın.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

5-6 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ 

  • Kitaplar bu dönemde yine onun en iyi oyun arkadaşı olmaya devam ediyor.
  • Dokunulduğunda değişik sesler ve renkli ışıklar veren  oyuncaklar
  • Yansıtıcılı aynalar
  • Zilli, saplı ya da dönerli çıngıraklar bu dönemde çocuğunuzun ruhsal gelişmesine yardımcı olacaktır.
  • Çeşitli hayvan figürleri
  • Çeşitli renk ve boyuttaki toplar
  • Oyuncak bebekler, kuklalar
  • Tencere, sahan, kaşık gibi ev aletleri

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

Sık sık sarılıp “SENİ SEVİYORUM” deyin

 Bebeğinizin ilk aylardaki deneyimlerinin onun gelecekteki beyin kapasitesinin gelişmesine çok büyük olumlu etkisi vardır.

  • Oyuncak nerede oyunu oynayabilirsiniz.Bebeğinizi sırt üstü yatırın.Sevdiği bir oyuncağı gözünün önünde tutun.Sonra onu göremeyeceği bir yere götürüp “Oyuncak neredeeee…” Sonra tekrar gösterip “Bak oyuncak buradaaa” deyin. Oyuncağı çeşitli yerlere saklayarak bunu tekrarlayın
  • Bir el fenerini renkli bir kağıtla kaplayın.Çeşitli açılardan çocuğunuzun gözüne yaklaştırın. “Işık,ışık,güzel ışık,ışığa bak” gibi sözlerle onu görsel ve işitsel olarak uyarın.
  • Bebeğinizi kucağınıza alın.Yüzüne sevgi ile bakarken değişik seslerle onu uyarın.Arı gibi vızıldayın,siren sesi çıkartın,yanaklarınızı şişirip puflayın,öksürün,hapşurun.
  • Müzikli bir oyuncağı çocuğunuzun göremeyeceği bir yere koyun.Yüzünü müziğe döndüğünde ona sarılarak “Seni Seviyorum” deyin.Oyuncağın yerini değiştirerek bu davranışını pekiştirin.
  • Bebeğinizle birlikte sık sık ayna karşısına geçip çeşitli hareketler ve muzipliklerle onu güldürmeye çalışın.
  • Aynada kendisini ve sizi incelemesini sağlayın
  • Bebeğinizle sürekli konuşun.
  • Ona ninniler, şarkılar söyleyin.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

4-5 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

Bu dönem bebeğinizin görsel yeteneklerinin gelişmesi açısından çok önemlidir.

  • Her türlü parlak renkli cisimler,
  • değişik renk ve boyutlarda toplar,
  • Değişik renkte ışıklar veren oyuncaklar,
  • Müzik kutuları,
  • Çıngıraklar,
  • Dönenceler,
  • Değişik renk ve boyutlarda oyuncak bebekler,
  • Kuklalar bebeğinizin bu dönemde ruhsal ve bedensel gelişimine olumlu katkı sağlayan oyuncaklardır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

Uyku ve beslenme zamanları dışında çeşitli oyunlar kurarak onunla oyun oynamalısınız.

  • Onunla tıp, tıp, tıp oyunu oynayabilirsiniz. Yanağına parmağınızla dokunurken ” tıp, tıp, tıp parmağım bebeğimin yanağında, tıp, tıp,tıp parmağım bebeğimin göbeğinde ” gibi. Aynı oyunu bebeğinizin parmağını vücudunun çeşitli yerlerine götürerek sürdürebilirsiniz.
  • Kim bu bebek oyunu : Bebeğinizi kucağınıza alıp bir aynanın karşısına geçin. “merhaba bebek ” diyerek ona el sallayın elini kaldırarak “bak bu bebeğimin eli şimdi onu öpüyorum, ayağını kaldırarak bak bu bebeğimin ayağı, merhaba ayak” gibi sözlerle vücudunun tüm bölümlerini onunla tanıştırın.
  • Bebek için kırılmayan aynalar vardır. Böyle bir aynanın karşısına geçip çeşitli hareketler yaparak onun sizi taklit etmesini sağlayabilirsiniz.
  • Uzaktaki oyuncağı almak için hamle yapar; oyuncağını ona uzatın.
  • İki eli ile oyuncağını kucaklayabilir.Bunun için ona yardımcı olun.
  • Çıngıraklı oyuncaklarla oyunlar oynayabilirsiniz.
  • “Cee “ oyunu oynaya bilirsiniz. Yüzünüzü bir bezle saklayarak “anne nerde?” Açarak ta “aaa buradaymış!!!” şeklinde oyunlar oynayabilirsiniz.
  • Dokunma, gıdıklama temas gibi oyunlar oynayabilirsiniz.

Eline aldığı her şeyi ağzına götürebilir.

Eline verdiğiniz eşyaların temiz,yutamayacağı ve ona zarar vermeyecek eşyalardan yapılmış olmasına dikkat ediniz.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

3-4 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönemde bebeğiniz için görsel ve işitsel duygulara yönelik oyuncaklar seçilmelisiniz.
  • Yatağının üzerinde asılı duran,dönen sallanan değişik sesler çıkaran parlak renkli oyuncaklar ilgisini çekecektir.
  • Çıngıraklar,
  • Müzik kutuları,
  • Plastik bebekler,
  • Renkli halkalar,
  • Kumaşlar,
  • Renkli toplar,
  • Sıkınca ses çıkartan oyuncaklar,
  • Aynalar,
  • Müzik aletleri,
  • Kitaplar bu dönemde yaralanabileceğiniz oyuncalardır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ? 

Bebeğinizin beyni çevreden aldığı uyaranlarla gelişir.Zamanında yeterli miktarda verdiğiniz doğru uyaranlar onun için çok önemlidir.

  • Basit şarkılarla bisiklet oyunu oynayabilirsiniz. Bacaklarını sıra ile çevirirken “fış fış kayıkçı, sür sür bisiklet” gibi şarkılar söyleye bilirsiniz.
  • Görme ve yön duyularının gelişmesi için dönme oyunu oynayabilirsiniz. Bebeğinizi sırtı size dönük olarak kucağınıza alın. “Bak burası evimizin penceresi,pencereye bakıyoruz.”Başka bir yöne dönüp “Bak burası evimizin balkonu,balkona çıkıyoruz” gibi oyunlarla görme ve yön duygularını geliştirebilirsiniz.
  • Çıngırağı başının arkasından ve yanından sallayarak ya da değişik noktalardan sesler ve ışıklar çıkartarak görme ve işitme duygusunu geliştirebilirsiniz.
  • Evde ona bir oyun alanı hazırlayın yanına oyuncaklar ve sevdiği eşyaları koyun,onlara bakmasını, uzanmasını almasını sağlayın.
  • En iyisi sizde onunla oyuna katılarak oyunu eğlenceli hale getirin.

 

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

2-3 Aylık Bebekler İçin Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Yatak üstü dönenceleri,
  • Oyun halkaları,
  • Büyük desenli, zıt ve parlak renkli,sesli,müzikli el oyuncakları,
  • Aynalar,
  • Ziller,
  • Müzik kutuları,
  • Değişik renkli,şekilli kitaplar bu dönemde çocuğunuzun ruhsal ve bedensel gelişimi için yararlanabileceğiniz oyuncaklardır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

                             Unutmayınız ki çocuğunuzun en iyi oyun arkadaşı sizsiniz.

  • Bebeğinizi kucağınıza alın. Ona 20-30 cm uzaklıktan (bu aylarda çocuğunuzun en yakın net görüş uzaklığı 20-30 cm dir)”merhaba bebeğim seni çok seviyorum ” deyin. Elinizi burnuna götürün “bak bu senin burnun şimdi o küçük burnu öpeceğim” deyin ve yapın.Vücudunun diğer bölümleri için bu işlemi tekrarlayın.
  • İşitme duygusunun gelişmesi için öncelikle onunla konuşun. Bebek gibi değil doğru düzgün konuşun.
  • Bazı sözleri sık sık tekrarlayın (Canım, Tatlım, Bebeğim, Güzelim, Seni Çok Seviyorum gibi.)
  • Yaptığınız her şeyi ona anlatın (Şimdi seni emzireceğim. Altını temizleyeceğim. Sokağa çıkacağız.) Bunu bir davranış biçimi haline getirin ve sürdürün.
  • Her fırsatta ona kitap okuyun. Onu bir davranış biçimi haline getirin.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

1-2 Aylık Bebekler için Oyun ve Oyuncak Seçimi

doktoryilmazbay No Comments

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Yatağının üzerine parlak renkli,müzikli dönenceler koyabilirsiniz.
  • Çocuklar için zararlı olmayan maddelerden yapılmış el oyuncakları,çıngıraklar, ışıklı,sesli, titreşimli oyuncaklar,müzik kutuları bu dönemde çocuğunuzun ruhsal ve bedensel gelişimi için yararlanabileceğiniz seçeneklerdir.
  • Ona her fırsatta kitap okuyunuz.Kitap her dönemde olduğu gibi bu dönemde de onun en iyi oyun arkadaşıdır.

 

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Bebeğiniz için en iyi oyuncak sizsiniz.
  • Bebeğinize dokunmanız, onu tutmamız, kucaklamanız onu yalnızca rahatlatmakla kalmaz beyin gelişmesine de çok büyük olumlu katkısı vardır.
  • Bebeğinizi kucağınıza alın gözlerinin içerisine gülümseyerek bakın, burunlarınızı bir birine sürtün ve ” seni seviyorum” deyin.
  • Bebeğinizi kucağınıza alın, ellerini avuçlarınızın içine koyun, hafifçe üflerken “bak bu bebeğimin avuçları” deyin. Bunu vücudunun çeşitli bölümleri için tekrarlayın. Bebekler el bilekleri, el parmakları, ayak parmakları, boyun ve yanaklarının nazikçe üflenmesinden hoşlanırlar.
  • Sevginizi tüm içtenliğinizle ona sunmalısınız.
  • Yüzünüzü,yumuşak ve sevecen sesinizi her fırsatta ona göstermelisiniz.
  • Yaptığınız her hareketi ona anlatın “şimdi seni besleyeceğim, hadi bezimizi değiştirelim, şimdi dışarı çıkacağız gibi
  • Onunla yüzünüzü saklayıp tekrar açarak ce-eee oyunu oynaya bilirsiniz.

 

Aylara Göre Oyun ve Oyuncak Seçimi: 

1-2 Ay 2-3 Ay 3-4 Ay 4-5 Ay 5-6 Ay
6-7 Ay 7-8 Ay 8-9 Ay 9-10 Ay 10-11 Ay
11-12 Ay 12-15 Ay 15-18 Ay 18-21 Ay 21-24 Ay

 

 

 

VAJİNAL YAPIŞIKLIK=LABİAL FÜZYON

doktoryilmazbay No Comments

LABİAL YAPIŞIKLIK, LABİAL SİNEŞİ ,RAHİM AĞZININ KAPANMASI gibi isimlerle de adlandırılan vajinal yapışıklık; kız çocuklarında vajina girişindeki küçük dudakların birbirlerine yapışmasıdır. Bu yapışma bazen küçük dudakların bir kısmının yapışması şeklinde sınırlı olabildiği gibi, bazen vajina girişini tam olarak kapatacak şekilde, bazen de anüs bölgesinden başlayıp idrar deliğini kapatıp klitorise kadar giden tam yapışma şeklinde kendini gösterebilir. Kız çocuklarında %1-3 oranında görülür. Küçük dudaklar beyaz, jelatinimsi, bazen de mavimsi ince bir salgı ile birbirlerine yapışır. Genelde bebeğin bezli olduğu 1-2 ay dönemlerinde başlar, 5-6 ay dolaylarında en çok görülür. Bazen de bezden kurtulduğu oyun çağında bile görülebilir.

Read More

MEVSİMSEL ALERJİK NEZLE (BAHAR NEZLESİ)

doktoryilmazbay No Comments

İlkbaharın gelmesiyle birlikte alerjik hastalıklarda genelde bir artma eğilimi gözlenir. Bunlar içinde halk arasındaki deyimleriyle saman nezlesi, alerjik nezle, bahar nezlesi gibi isimlerle adlandırılan; tıptaki adıyla alerjik rinit denilen hastalık en sık gözlenenidir. Genelde bitkilerin üreme mevsimi olan ilkbaharda polen yapımı oldukça fazladır.Artan  bu polenler insanlarda alerjik nezleye neden olur. Hastalığa bahar nezlesi denmesinin nedeni de işte bundan dolayıdır.

Bahar Nezlesinin en önemli nedeni ağaç, çiçek, çayır,tahıl ve otların polen denilen erkek üreme tozlarıdır. Bu tozlar rüzgârlarla bazen 500 km uzağa kadar bile taşınabilirler. Çayır, çiçek, tahıl, ağaç ve yabani otlar en önemli polen kaynaklarıdır. Ağaç ve çiçek polenleri Şubat-Nisan; tahıl, çayır polenleri Mayıs-Temmuz; yabani ot polenleri ise en çok Ağustos-Ekim aylarında yayılma gösterir. Ayrıca bazı mantar cinsleri de sporları vasıtasıyla polen gibi tesir ederek alerjik nezleyeneden olabilirler.

Bahar nezlesi; çocuklarda 4-5 yaş dolaylarında başlar, 12-15 yaş dolaylarında görülme sıklığı en yüksek düzeye ulaşır. Polenle karşılaşan her çocukta alerjik nezle görülmez. Doğuştan genetik olarak alerjiye yatkınlığı olan çocuklarda(atopik bünye) alerjik nezle görülme olasılığı çok daha yüksektir. Toplumdaki her 5 çocuktan birinde alerjiye yatkınlık vardır.

Her çocuğun duyarlı olduğu bitki türü farklı olabilir. Polenle ilk karşılaşma genelde hastalığa neden olmayabilir. Tekrarlayan karşılaşmalar önemlidir. Hastalık genelde polen mevsiminin başlangıcından 1-2 hafta sonra başlar ve polen mevsiminin bitişinden 1-2 hafta sonra sonlanır. Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları alerjik nezlenin en sık görüldüğü aylardır.

Bahar aylarındaki bu bitki polenleri ayrıca halk arasında kurdeşen denilen; deriden kabarık, kenarları kızarık, ortası soluk kaşıntılı deri lezyonlarına da neden olabilir. Bunun tıp dilindeki adı ürtiker plaklarıdır. Yine böcek ısırması ve böcek sokmaları da buna benzer deri lezyonlarına neden olabilir.

Hava yolu ile taşınarak çocukların burun hücrelerine gelen polenlere karşı burun hücreleri kimyasal bir silah olan Histamin adı verilen maddeyi üretir. Bu madde burun hücrelerinin geçirgenliğini bozar ve burun damarlarını genişletir. Genişleyen ve geçirgenliği artan bu damarlardan dışarı sıvı sızar. Sızan bu sıvı, burun içinde kaşıntıya ve şişkinliğe neden olarak burundan nefes almayı zorlaştırır.

Alerjik nezle çoğunlukla şu belirtilerle seyreder:

  • Hapşırık (günde birkaç kez yarım saatlik periyotlarla seyreder)
  • Burunda,dudakta,damakta ve boğazda kaşıntı
  • Burun tıkanıklığı
  • Su gibi berrak bir burun akıntısı
  • Bazen burun kanaması
  • Boğaz temizleme isteği
  • Öksürük (günde birkaç kez yarım saatlik periyotlarla seyreder,balgamsız kuru,gıcık şeklinde bir öksürük nöbeti vardır)
  • Gözlerde kızarıklık,kaşıntı ve sulanma
  • Göz altında morluk
  • Baş ağrısı, yüz ağrısı
  • Nezle hali
  • Ağızdan soluma
  • Tat ve koku alma duyularında bozukluk
  • Sıkıntılı bir yüz görünümü
  • Yorgunluk,algılama güçlüğü, uyku bozukluğu
  • Uzun süreli tekrarlayan atakları olan çocuklarda üst damakta çukurlaşma
  • Uzun süreli tekrarlayan atakları olan çocuklarda diş gelişiminde bozulma

Tedavide temel prensip alerjik nezleye neden olan maddenin ya da maddelerin  bulunmasıdır. Bunun için aile iyi bir gözlemci olmalı; hangi ortama girildiğinde ya da hangi madde ile karşılaşıldığında çocukta alerji geliştiğini saptamaya çalışmalıdır. Bu gözlemin sonunda aile herhangi bir ortamdan ya da maddeden şüphelendi ise çocuk o ortamdan uzaklaştırılmalı ya da çocuğun o madde ile teması engellenmelidir. Duyarlı maddenin aile tarafından saptanması her zaman kolay olmayabilir. Böyle durumlarda alerji ünitelerinde uygulanan  deri testleri ile bu madde ya da maddeler saptanabilir.

Sık alerjik nezle problemi olan çocuklara polen mevsiminde doktor kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabilir. İlaç tedavisine alerji mevsiminden önce başlanmalı ve tüm alerji mevsimi boyunca (en az 3-6 ay) ilaç tedavisi sürdürülmelidir. Çocuklarda ilaç tedavisinde; doktor kontrolünde  ağızdan alınan uyku vermeyen yeni kuşak antihistaminikler, burundan uygulanan antihistaminikler ve kortizonlu burun spreyleri kullanılabilir.

Alerjiyle temas önlenemiyor ve ilaç tedavisi ile de sonuç alınamıyorsa; alerji ünitelerinde duyarlılığın azaltılması için halk arasında aşı tedavisi denilen (Alerjen İmmünoterapi) duyarsızlaştırma tedavisi gibi tedavi yöntemleri de uygulanabilir.

Alerji testleri ve aşılar her alerji durumunda ve her hastaya hemen uygulanabilecek yöntemler değildir. Özellikle 5 yaş altı çocuklarda bu testler çok doğru sonuçlar vermeyebilir. Test ve aşı ile hemen düzeleceğinizi zannetmeyiniz. Bunlar da bir tedavi şeklidir ve bu tedavi şekli de uzun bir zamana ihtiyaç gösterir. ALERJENLERDEN KORUNMA BİRİNCİ ÖNCELİĞİNİZ OLMALIDIR.

Bahar nezlesi çok ağır bir hastalık değildir ancak çocuğun yaşam kalitesini bozarak onu olumsuz etkiler. Uyku kalitesini bozar, iştahı olumsuz etkiler, ders başarısını düşürür. Aile, okul ve arkadaş ilişkilerini bozar. Çocuğu huysuz, huzursuz ve başarısız yapar.

Bahar nezlesi deyip geçilmemeli, olay hafife alınmamalıdır. Tedavi edilmediğinde alerjik nezle, sık üst solunum yolu enfeksiyonu, tekrarlayan orta kulak iltihabı, işitme kaybı, sinüzit, zatürre, bronşit ve astım gibi daha ileri hastalıklara  neden olabilir. Bu nedenle erken tanı konulup ivedilikle tedaviye geçilmelidir.

Sağlık ve Başarı Dileklerimle

Dr. Yılmaz  BAY

ATEŞ

doktoryilmazbay No Comments

Yüksek ateş hemen hemen tüm annelerin korkulu rüyasıdır. Çocuğunuzun normal ateşi 37.3-37.8 C arasındadır.

Karma aşılarda hafif bir ateş yükselmesi olabilir. Genelde, çocuklarda ateş, mikrobik hastalıklarda yükselir ve hastalığın ilk harbecisidir. Bazen, oda aşırı sıcak ve çocuk çok fazla giydirilmişse herhangi bir hastalık olamadan da ateş yükselebilir. Çevre koşullarını düzenlemekle ateş düşer.

Sevgili Anneler ve Babalar, ATEŞTEN KORKMAYINIZ!  Read More

TEKRARLAYAN ATEŞ TABLOSU (PFAPA HASTALIĞI)

doktoryilmazbay No Comments

TEKRARLAYAN ATEŞ TABLOSU (PFAPA HASTALIĞI)

PFAPA deyimi;

P : Periyodik (Tekrarlayan)

F : Fever (Ateş)

A : Aftöz stomatitis (Ağız içi yaralar)

P : Pharyngitis (Boğaz iltihabı)

A : Adenitis (Boyun lenf bezelerinde şişme)

Kelimelerinin baş harflerinden oluşan kısaltılmış bir deyimdir. Read More

PREMATÜRE BEBEK BAKIMI

doktoryilmazbay No Comments

Prematüre ne demek?

Normal gebelik süresi 40 haftadır. 38-42 hafta arasında doğan çocuklara zamanında doğum ya da MATÜR bebek diyoruz. 42. gebelik haftasının üzerinde doğan bebeklere de POSTMATÜR bebek, 37. Gebelik haftası ve altında doğan bebeklere PREMATÜRE bebek, 32.Gebelik haftasının altında doğan bebeklere de İLERİ PREMATÜRE bebek diyoruz.  Read More

ÇOCUKLARDA BURUN KANAMASI

doktoryilmazbay No Comments

Burun kanaması; burunun içini döşeyen, mukoza denilen tabakanın herhangi bir yerinden olan kanamadır. Burun kanamaları ikiye ayrılır.

  1. Ön burun kanamaları: Çocuklarda ve genç erişkinlerde olan burun kanamaları genellikle bu gruptadır. Burnun ön ve orta bölümündeki, özellikle burun ucunun 1 m kadar gerisindeki kılcal damarların çatlaması nedeniyle olur ve çoğunlukla da tek taraflıdır. Bu çeşit kanamalara basit burun kanamaları da denir.
  2. Arka burun kanamaları: Daha büyüklerde ve yaşlılarda olan burun kanamaları genellikle bu guruptadır. Daha çok damar sertliği, tansiyon yüksekliği, pıhtılaşma sorunları,  aspirin ve aspirin benzeri ilaç alımı, K vitamini eksikliği, alkol alımı ve karaciğer hatalıkları gibi daha ciddi nedenlere bağlıdır. Bu kanamalar çoğunlukla çift taraflıdır ve kolayca durdurulamazlar. Bu kanamalara Segonder ya da kompleks burun kanamaları da denir. Çocuklarda pek görülmez.

Read More

BEBEĞİNİZDEN SİZE MEKTUP VAR…

doktoryilmazbay No Comments

Sevgili anneciğim ve babacığım, elbette siz her şeyi benden daha iyi biliyorsunuz ve benim için en iyisini yapmaya çabalıyorsunuz. Bunun için her yere başvuruyorsunuz ve herkesten yardım istiyorsunuz. Aldığınız tüm bu bilgiler belki de kafanızı karıştırdı.

Şimdi birazcık da bana kulak verir misiniz?

Read More

GASTRO ÖZAFAGİAL REFLÜ HASTALIĞI (GÖRH)

doktoryilmazbay No Comments

Reflü; mide içeriğinin, mide asidinin yemek borusuna, ağza, boğaza istem dışı geri gelmesi olarak tanımlanabilir. Normalde sindirim sisteminde; ağızdan alınan besinler aşağı doğru itilir. Bu itilme yukarıdaki kasın kasılıp aşağıdaki kasın gevşemesiyle sağlanır. Bebeklerde tüm kaslar gibi sindirim sistemin de ki kaslarda tam olarak gelişmemiştir. Bazı çocuklarda yemek borusuyla mide girişi arasında; gıda almıyorken normalde kasılı durması gereken kas biraz gevşek olabilir. Böyle durumlarda mide sindirim için kasıldığı zaman; mide içeriği kolayca mide ile yemek borusu arasındaki kapaktan geriye yani yemek borusuna oradan da ağza,boğaza geçebilir. Bazen de kusarak dışarıya çıkabilir. Kolay kusan bu bebekler; öksürürken,ağlarken,gülerken bile kusabilirler. Bunu fizyolojik reflü olarak adlandırıyoruz .4-5 aya kadar hatta bazı çocuklarda 1 yaşına kadar sürebilir ve normaldir. Tedavi gerektirmez. Bebek büyüdükçe tüm kasları gibi sindirin sistemindeki kaslar da gelişir, sinir sistemi olgunlaşır, mide kapağı görevini daha iyi yapar. Sonuçta reflü azalır giderek kaybolur. Read More

EMZİREN ANNELERDE İLAÇ KULLANIMI

doktoryilmazbay No Comments

Emzirme annenin ağız ve deri  yolu ile  aldığı her türlü yiyecek, içecek  ve ilaçların sonunda oluşan memedeki sıvının çocuğa verilmesidir. Sizin ağız yolu ile aldığınız her şey deriye sürdüğünüz her madde az ya da çok çocuğunuza geçer. Emzirme sürecinde yerken, içerken, ilaç kullanırken bunları asla unutmayınız.

Emzirme döneminde mümkün olduğunca ilaç almaktan kaçınınız. Mutlaka ilaç almak zorundaysanız; doktorunuzun önerileri doğrultusunda risk-yarar dengesini gözeterek mümkün olan en düşük dozu mümkün olan en kısa sürede kullanmalısınız. Bitkisel kökenli de olsa doktorunuzdan habersiz ilaç kullanmayınız.  Read More

ÇOCUK VE DONDURMA

doktoryilmazbay No Comments

Yaz aylarının gelmesi ile anne ve çocuklar arasında yıllardır devam eden ve asla da bitmeyecek olan bir savaştır başladı.

Çocuklar günün üç öğünü dondurma yemek isterler. Anne ve babalar ise hasta olacak endişesi ile buna karşı çıkarlar.  Herkes kendi yönünden biraz haklı gibi; ancak çileklisi, kavunlusu, çikolatalısı, fıstıklısı, limonlusu, bademlisi… gibi albenili çeşitleri ile çocukları baştan çıkartan bu tattan onları mahrum bırakmak bana biraz insafsızlık gibi geliyor. Read More

PROBİYOTİKLER & PREBİYOTİKLER

doktoryilmazbay No Comments

PROBİYOTİKLER (DOST BAKTERİLER)- PREBİYOTİKLER (KALIN BAĞIRSAKLARA KADAR SİNDİRİLMEDEN GELEN VE KALIN BAĞIRSAKLARDA DOST BAKTERİLER TARAFINDAN SİNDİRİLEN VE ONLARIN  BESİNİ OLAN GIDALAR)

Probiyotik kelimesi “yaşam için iyi” anlamına gelir. Probiyotikler, sindirim sistemimizde belirli sayıda bulunan ve başta sindirim sistemi olmak üzere bizi birçok hasatlıklardan koruyan canlı bakterilerdir.

Prebiyotikler, probiyotik bakterilerin besinleri olan,vücudumuz tarafından sindirilemeden kalın bağırsaklara kadar gelebilen ve kalın bağırsakta pobiyotik bakteriler tarafından sindirilerek kullanılan gıda bileşenleridir. Read More

DEMİR EKSİKLİĞİNE BAĞLI KANSIZLIK (ANEMİ)

doktoryilmazbay No Comments

Damarlarımızda bulunan kan içerisindeki alyuvar denilen kırmızı kan hücreleri akciğerlerden dokulara oksijen, dokulardan da akciğerlere atık madde olan karbondioksiti taşırlar. Bu görevi alyuvar içindeki kana kırmızı rengini veren hemoglobin denilen madde yapar. Hemoglobinin de temel yapı taşı demirdir. Demir eksikliğinde kırmızı kan hücrelerinin sayısı düşer, yapıları küçülür, içerikleri zayıflar, kalitesi bozulur. Sonuç olarak tüm vücut organlarına bu arada beyin, kalp, böbrek gibi hayati organlara ve dokulara giden oksijen miktarı azalır, dokulardaki karbondioksit miktarı artar ve dokuların beslenmesi bozulur. Bu bozulma sonucu ortaya çıkan tabloya tıpta demir eksikliğine bağlı anemi yani KANSIZLIK diyoruz. Read More

ÇOCUK VE TELEVİZYON

doktoryilmazbay No Comments

Yazıma başlamadan önce hemen belirteyim. Televizyon, bilgisayar, tablet, Laptop, CD, DVD, akıllı telefon, videoyu ve tüm görsel, işitsel oyun araçlarını ayni kategoriye koyuyoruz. Televizyon için söylediklerimiz diğerleri için de geçerlidir.

20. Yüzyılın en büyük buluşları arasında yer alan T.V. insanlık adına büyük gelişmelere sebep olmuştur. Aile hayatını; milattan önce ve milattan sonra gibi T.V. den önce T.V. den sonra diye 2’ye ayırmak mümkündür. Televizyondan önceyi; aile yaşamı için karanlık, tele- vizyondan sonrayı ise aile yaşamı için aydınlık dönem olarak nitelendirebiliriz.

Çağımızın en önemli kitle iletişim aracı olan televizyonun çocuklara yararlı mı; zararlı mı? olduğu hep sorgulana gelmiştir. Bu soruyu ben bıçak insana yararlı mı, zararlı mı ya da uranyum insanlık için yararlı mı, zararlı mı? şeklinde algılıyorum. Bıçakla elma soyarsak yararlı, elimizi kesersek zararlı. Uranyum atomundan elektrik enerjisi üretebiliriz ve yararları sonsuzdur. Atom bombası yaparsak da zararları sonsuzdur. Bunun gibi televizyonu olumlu kullanırsak elbette ki yararlıdır. Gereğinden çok ve yerli yersiz kullanırsak elbette ki zararlıdır. Azı karar, çoğu zarar ilkesi çoğu şeyde olduğu gibi burada da geçerlidir.

Read More

ÇOCUKLARDA KULAK TEMİZLİĞİ

doktoryilmazbay No Comments

Sevgili anneler ve babalar; çocuğunuzun kulağını temizlemek için kulak çöpü, kürdan, kibrit çöpü, kulak pamuğu kullanmayınız. Çocuğunuzun kulak temizliği için banyodan sonra kulaklarındaki nemi ince bir havlu ya da tülbentle almanız yeterlidir.

               Tüm canlılarda olduğu gibi çocuğunuzun kulakları da kendi kendini temizler. Siz dışarıdan temizlemeye kalkarsanız vücudun kendi temizleme işlevini engeller ve buşon adı verilen kulak tıkaçlarına neden olursunuz.  Read More

ÇOCUKLARDA İSHAL

doktoryilmazbay No Comments

İshal; çocuğunuzun her zamankinden daha sık ve daha sulu dışkı çıkarmasıdır. Kusma ise mide içeriğinin ağızdan geri gelmesidir. İshal; 5 yaş altı çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en çok görülen çocukluk çağı hastalığıdır.

Çocuğunuzun ishali ve kusması varsa korkmayınız. KUSMA MİDENİN; İSHAL BAĞIRSAKLARIN YIKANDIĞININ, TEMİZLENDİĞİNİN GÖSTERGESİDİR. SİNDİRİM KANALINA GİREN ZARARLI MADDELER, MİKROPLAR KUSMA VE İSHAL YOLUYLA VÜCUTTAN UZAKLAŞTIRILIYOR DEMEKTİR.

Çocukluk çağı ishallerinin %80-90 gibi çok büyük kısmı virüs denilen mikroplarla olur. Bu çeşit ishaller çoğu kez yiyeceklerin ayarlanması ile tedavi edilebilir. Genelde herhangi bir ilaç kullanılması gerekmez.

ÇOCUĞUNUZUN KUSMASI ve İSHALİ VARSA PANİĞE KAPILMADAN AŞAĞIDAKİ ÖNERİLERİ UYGULAYABİLİRSİNİZ:

  • İshalde kaybedilen ana madde su ve tuzdur. O nedenle tedavideki temel amaç bu kaybedilen su ve tuzun yerine koyulmasıdır. Yapılacak ilk şey su ve sulu besinlerin bol miktarda verilmesidir. ”İshalde Su Verilmez“ şeklindeki halk inanışı doğru değildir.
  • Çocuğunuz anne sütü alıyorsa, sütünüzü kesinlikle kesmeyiniz. Sütünüzü daha sık aralıklarla veriniz. Çocuğunuz mama alıyorsa; mamasını değiştirmeyin, sık aralıklarla beslemeye devam edin.İshal mamasına geçmenize gerek yoktur. Eğer çocuğunuz inek sütü alıyorsa; inek sütünü 24 saat yarı su, yarı süt şeklinde sulandırınız. Sonraki 24 saat 2 ölçü süt, 1 ölçü su koyunuz.Daha sonra 3. gün inek sütünü sulandırmadan verebilirsiniz.
  • Her yaştaki çocukta ishal ve kusmada kaybedilen ana madde su ve tuz olduğu için;kaybedilen bu maddeleri içeren özel olarak hazırlanmış şeker tuz karışımı ishal paketlerini 1 lt. kaynamış, ılıtılmış su ile sulandırıp çocuğunuza verebilirsiniz.
  • Bu ishal paketlerini tüm sağlık kuruluşlarından ücretsiz olarak temin edebileceğiniz gibi eczanelerden de alabilirsiniz. Eğer her ikisine de ulaşamıyorsanız evde kendiniz bu İshal sıvısını hazırlayabilirsiniz.

İshal Sıvısı: 1 lt kaynatılmış ılıtılmış su içerisine 2 yemek kaşığı toz şeker, 1 çay kaşığı tuz,1 çay kaşığı karbonat ekleyip iyice karıştırıp çocuğunuza sunabilirsiniz. İshal başlangıcında bu karışımdan her kaka yaptıktan sonra 1/2-1 çay bardağı kadar çocuğunuza sunabilirsiniz. Eğer su kaybı fazla ise tüm gıdaları reddeden ve her şeyi kusan çocuk bu karışımı çok iyi alır. Bu karışım bebek için hiç bir gıda almasa da başlangıçta ishal ve kusma ile vücutta kaybedilen yaşamsal önemi olan maddelerin yerine koyulması için yeterlidir. Eğer bu karışımı çocuğunuz almıyorsa çocuğunuzu içmesi için zorlamayın, demek ki su kaybı fazla değildir bu karışıma ihtiyacı yoktur. Hazırladıktan sonra bu karışımı 24 saat içinde bitirmelisiniz. Eğer bitmez ise kalanını döküp yenisini hazırlayınız.

İshalle birlikte genellikle kusma da vardır. Bu nedenle su ve sulu besinleri kusmadan 10-15 dakika sonra sık sık ve azar azar çocuğunuza sunmalısınız. Çocuğunuz bu yiyecekleri almıyor ise zorlamayınız.

İSHALDE HANGİ GIDALAR VERİLMELİDİR?

İSHALDE VERİLECEK SULU BESİNLER: Temizliğinden emin olduğunuz ya da kaynatılmış ılıtılmış su, az şekerli açık çay, nane-limon, ıhlamur, limonata, az tuzlu ayran.

MEYVELER: Şeftali suyu, elma suyu, elma püresi, muz.

SEBZELER: Haşlanmış pirinç, az yağlı pirinç pilavı, haşlanmış patates, patates püresi, tahıl yemekleri, havuç püresi, kabukları çıkartılmış baklagilleri iyice pişirdikten sonra çocuğunuza sunabilirsiniz.

PROTEİN KAYNAĞI OLAN BESİNLER: Az tuzlu yoğurt, peynir, yağsız et, köfte, tavuk eti, ekmek ishalde rahatlıkla kullanabileceğiniz besinlerdir.

İSHALDE ŞU YİYECEKLER VERİLMEMELİDİR:

  • Gazozlar ve kolalı içecekler
  • Hazır meyve sular ve tüm asitli içecekler
  • Yağlı gıdalar, kızartmalar
  • Acılı, ekşili, baharatlı yiyecekler
  • Çikolatalar, gofretler, boyalı şekerler
  • Üzüm, kavun, karpuz, erik, kayısı, incir, kiraz gibi yiyecekler ishali artırırlar.

İSHALDEN KORUNMAK İÇİN:

  • Yemeğe oturmadan önce ve yemekten sonra mutlaka ellerinizi sabunla yıkamalısınız ve çocuğunuzun da ellerini yıkamasını sağlamalısınız.
  • Tuvaletten çıktıktan sonra ellerinizi iyice yıkamalısınız ve çocuğunuza da bu alışkanlığı kazandırmalısınız.
  • Açıkta satılan gıdaları tüketmemelisiniz.
  • Bebeğinizi beslemeden önce mutlaka ellerinizi yıkamalısınız.
  • Çocuğunuzun altını temizledikten sonra mutlaka ellerinizi yıkamalısınız.
  • Bebeğinize çeşme suyu içiriyorsanız mutlaka 10 dakika kaynatmalısınız. Temizliğinden emin olduğunuz kapalı su kullanıyorsanız 6. aydan sonra kaynatmadan çocuğunuza sunabilirsiniz.
  • Çocuğunuza kullandığınız emzik, biberon, bardak, kaşık, çatal, tabak gibi eşyaların her gün bir tencere içerisinde en az 10 dakika kaynatmalısınız.
  • Bebeğinize yedirdiğiniz sebze ve meyveleri temiz bir suyla iyice yıkamalısınız.
  • Çocuğunuza sunduğunuz et, tavuk, balık gibi ürünleri iyice pişirerek ona sunmalısınız. Asla çiğ et, tavuk, balık gibi yiyecekleri vermeyiniz.
  • Bebeğiniz için hazırladığınız gıdaları oda sıcaklığında 2-3 saatten fazla bekletmeyiniz. En iyisi hazırladıktan sonra en kısa sürede çocuğunuza veriniz.
  • Yiyecekleri uzun zaman saklamak istiyorsanız ağzı kapalı olarak buzdolabına koymalısınız
  • Çöplerinizi kapalı kutularda toplamalısınız.
  • Aldığınız paketli ürünlerin üretim ve son kullanma tarihlerine dikkat etmelisiniz.

İSHAL VE KUSMADA NE ZAMAN DOKTARA BAŞVURMALISINIZ?

  • Çocuğunuz 6 ayın altında ise
  • Çocuğunuzu ilk defa ishal oluyorsa
  • Günlük dışkı sayısı 10’u aştı ise
  • Kusma aralıksız sürüyorsa
  • Bebeğiniz ağızdan hiç bir şey almıyor, bitkin yatıyorsa
  • Gözleri içeri çökmüş karın derisi buruşmuş, kafasındaki bıngıldak denilen çukurluk içeri çökmüşse
  • Ağır ishali olmasına rağmen ağızdan şeker, tuz karışımı solüsyonu almıyor ise
  • Ateş 24-48 saatten sonra hala devam ediyorsa
  • Dışkısı kanlı ve sümüklü ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

İSHALDE TEDAVİ

Çocuk ishallerinin %80-90 gibi çok büyük bir kısmını oluşturan viral ishaller de Probiyotik denilen içinde vücut için faydalı bakterilerin bulunduğu ilaçlar kullanılabilir. Bazı bakteriler ve parazitler de ishale neden olabilir bu gibi durumlarda doktorunuzun önerileri doğrultusunda antibiyotik ve anti parazit ilaçlar da kullanılabilir. Hangi durumda ne gibi ilaçlar kullanılacağına doktorunuz karar verecektir.

SÖZÜN ÖZÜ: Çocuğunuza doktorunuzun önerisi dışında; gelişi güzel ishal kesici ilaçlar, bağırsak hareketlerini durdurucu ilaçlar ve antibiyotikler kullanmayınız. Çünkü bu ilaçlar gereksiz yere kullanıldıklarında çocuğunuzun hastalığının uzamasına bazen de ağırlaşmasına neden olabilirler.

Dr. YILMAZ BAY

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Bahar Nezlesi Bahar Aylarını Çileye Çeviriyor!

doktoryilmazbay No Comments

İlkbaharın gelmesiyle, alerjik hastalıklarda ciddi bir artış ortaya çıktı. Bunların başında bahar nezlesi kendini gösterdi.

Giriş: 02 Mart 2014 – 09:05
Güncelleme: 02 Mart 2014 – 09:10

Özge Özkul/ AjansHaber

Halk arasında saman nezlesi olarak bilinen bahar nezlesinin, en önemli nedeni ağaç, çiçek, çayır ve otların polen denilen üreme tozları. Ayrıca bazı mantar cinsleri de hastalığa neden olabilir. Genelde, bitkilerin üreme mevsimi olan ilkbaharda, polen yapımı oldukça fazladır. Hastalığa bu nedenle bahar nezlesi adı verilir.

Dr. Yılmaz Bay, AjansHaber’e verdiği bilgilerde, bahar nezlesiyle nasıl başa çıkılacağını anlattı.

HAVA YOLUYLA OLUŞUYOR

Hava yolu ile taşınarak kişilerin burun hücrelerine gelen polenler, burun hücrelerinin geçirgenliğini bozarlar ve burun damarlarını genişletirler. Burun içinde şişkinliğe neden olarak burundan nefes almayı zorlaştırır, açıklamasını yapan Dr. Yılmaz Bay,  sonuçta günde en az yarım ile bir saat kadar süren periyotlarla seyreden hapşırık, burunda kaşıntı, su gibi berrak bir burun akıntısı, bazen burun kanaması, boğaz temizleme, öksürük, gözlerde kızarıklık, kaşıntı ve baş ağrısı ile kendini gösteren alerjik nezle tablosu ortaya çıkar. Kişi ağızdan solur, sıkıntılı bir yüz görünümü vardır. Uzun süreli tekrarlayan atakları olanlarda damak çukurlaşmış, diş gelişimi bozulmuştur, dedi.

HER ÇOCUĞUN DUYARLILIĞI FARKLI

Hastalık, çocuklarda 4- 5 yaş dolaylarında başlar, sık olarak 12- 15 yaş civarında görülür. Polenle karşılaşan her çocukta alerjik nezle görülmez. Ancak doğuştan alerjik yatkınlığın olması gerekir. Her çocuğun duyarlı olduğu bitki türü farklı olabilir, açıklamasını yapan Yılmaz Bay,  “Polenle ilk karşılaşma hastalığa neden olmayabilir. Tekrarlayan karşılaşmalar önemlidir. Hastalık genelde, polen mevsiminin başlangıcından 1- 2 hafta sonra başlar ve polen mevsiminin bitişinden 1- 2 hafta sonra sonlanır. Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları alerjik nezlenin en sık görüldüğü aylardır, dedi.

KURDEŞENE NEDEN OLABİLİR

Bahar aylarındaki bu bitki polenleri, ayrıca halk arasında kurdeşen denilen; deriden kabarık, kenarları kızarık, ortası soluk, kaşıntılı deri lezyonlarına da neden olabilir diyen Bay,  bunun tıp dilindeki adı ürtiker plaklarıdır. Böcek ısırması ve böcek sokmaları da buna benzer deri lezyonlarına neden olabilir, şeklinde konuştu.

TEDAVİ, NEDENİ BULMAKLA BAŞLIYOR

Tedavide temel prensip, alerjik nezleye neden olan maddenin ya da maddelerin bulunmasıdır. Bunun için aile iyi bir gözlemci olmalı. Hangi madde ile karşılaşıldığında çocukta nezle geliştiğini saptamaya çalışmalı, sonra da ortamdan o madde uzaklaştırılmalı ya da çocuk o ortama sokulmamalıdır, açıklamasını yapan Bay, duyarlı maddenin saptanması her zaman kolay olmayabilir. Böyle durumlarda, alerji ünitelerinde uygulanan deri testleri ile bu madde ya da maddeler saptanabilir, dedi.

TEDAVİ EDİLMESİ GEREKİYOR

Bahar nezlesinin hafife alınmaması gerektiğini belirten Bay, tedavi edilmediğinde alerjik nezle, sık üst solunum yolu enfeksiyonu, tekrarlayan orta kulak iltihabı, işitme kaybı, sinüzit, zatürre, bronşit ve astım hastalığına neden olabilir. Bu nedenle, erken tanı konulup, ivedilikle tedaviye geçilmelidir, dedi.

ALERJİ

doktoryilmazbay No Comments

Alerji, vücudumuzun kendisine zararı olmayan hatta faydası bile dokunabilecek bir maddeye karşı abartılı bir tepkisidir. Bağışıklık sistemimiz bazı maddeleri kendine zararlı, hastalık yapıcı gibi görerek onu zararsız hale getirmeye, vücuttan atmaya çalışır ve onunla savaşır. Bu savaş, bazen deride kızarma, kabarma şeklinde geçici bir tepki olarak ortaya çıktığı gibi bazen de astım, saman nezlesi, egzama gibi ömür boyu süren bir hastalık şeklinde karşımıza çıkabilir. Read More

0-18 AYLIK BEBEKLER İÇİN TUVALET İLETİŞİMİ

doktoryilmazbay No Comments

Eğer yenidoğan bir bebeğin bezini birkaç kereden fazla değiştirme teşebbüsünde bulunduysanız çişinin elinize isabet etmiş olması ihtimali yüzde yetmiş beştir. Eğer bu bebek erkek bebekse çişinin yüzünüze isabet etmiş olması ihtimali yüzde yirmi beştir. Fakat, aç değil ama açıkta olan, yani bezsiz olan bir bebeğin tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra size gülmesi ihtimali yüzde yüz, yani kesindir.Evet, doğadaki tüm memeli hayvanların yavruları gibi, insan bebekleri de kendilerini kirletmek istemezler ve diğer temel ihtiyaçlarını haber verdikleri gibi tuvalet ihtiyaçlarını da haber verirler. Bebeğinizin ihtiyaçlarını anlamak, onlara cevap vermek çok önemlidir. Nasıl karnı acıktığında emziriyor, uykusu geldiğinde uyutuyorsanız, tuvaleti geldiğinde de tuvalete tutarak bu ihtiyacını karşılamasına yardımcı olabilirsiniz.Bunun için bebeğinizle tuvalet iletişimi kurabilirsiniz. Read More

1-2 YAŞ ÇOCUKLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

doktoryilmazbay No Comments

ÇOCUĞUNUZA YEMEK YEMESİ İÇİN ISRAR ETMEYİNİZ
UNUTMAYINIZ Kİ AÇLIK EN İYİ İŞTAH İLACIDIR

ÇOCUĞUNUZA SEBZELERİ VE MEYVELERİ NASIL SEVDİREBİLİRSİNİZ?
Çocukları kendi haline bırakırsanız genellikle patates kızartması, köfte, makarna ve pilav dışında başka bir şey yemek istemezler. Reddettikleri gıdaların başında öncelikle sebzeler ve daha sonra da meyveler gelir. Meyve ve sebzeler zengin protein ve enerji kaynakları değildirler. Ancak vücut için çok gerekli olan mineral ve vitaminler açısından son derece zengindirler. O nedenle çocuğunuzun mutlaka alması gereken besin öğeleridir. Yine bağırsak hareketlerini düzenleyen, kabızlığa engel olan lif içermektedirler.

Eğer çocuğunuz meyve ve sebzeleri yeterince almıyorsa aşağıdaki önerileri dikkatlice okuyunuz.
• Öncelikle ona örnek olmalısınız, yemek seçmemelisiniz, yeterli miktarda sebze ve meyve tüketmelisiniz.
• Meyve yerine taze sıkılmış meyve suyu sunabilirsiniz.
• Meyveleri ufak parçalara bölerek sunabilirsiniz.
• Meyveyi muhallebi, süt, yoğurt, sütlaç gibi yiyecekler içinde sunabilirsiniz.
• Haşlanmış kabak yerine, kabak kızartması mücver verebilirsiniz.
• Sebze ve meyveleri değişik şekillerde süsleyebilirsiniz. Örneğin elmadan, havuçtan, turptan değişik hayvan figürleri yaparak çocuğunuz için daha çekici hale getirebilirsiniz.
• Sebze ve meyveleri renkli tabaklarda süslü bardaklarda albenisini arttırarak ve daha çekici hale getirerek çocuğunuza sunabilirsiniz.
• Eğer çocuğunuz bir sebzeyi sevmiyorsa en sevdiği arkadaşı onu iştahla yiyorsa hemen onu yemeğe davet edin. Arkadaşına özenerek o sebzeyi yediğini göreceksiniz.
• Sebze ve meyveleri hazırlarken yardımını isteyin. Katkıda bulunduğu yemeği reddetmeyecektir.
• “Meyve yer misin“ yerine “Meyveyi ne şekilde yemek istersin“ diye sorun.
• Yemek sırasında onunla sohbet edin. Ortam ne kadar sıcak ve yumuşak olursa çocuğunuzun inadı da o kadar gevşeyecektir.

1-2 YAŞ ÇOCUKLAR İÇİN ÖRNEK BESLENME PROGRAMI

PAZARTESİ
Kahvaltı: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği + 1 adet tam yumurta + 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 1 fındık büyüklüğünde tereyağı + 2 tatlı kaşığı çiçek balı

Öğlen: Anne sütü ya da 90- 120 cc devam sütü + Kıymalı sebze yemeği (domates, patates, havuç, kabak, ıspanak, lahana, pırasa, brokoli, karnabahar, enginar, kereviz, taze fasulye, bamya, börülce, semizotu…) +Bulgur pilavı + Üzüm-Erik hoşafı

İkindi: Anne sütü ya da 90- 120 cc devam sütü + 1 dilim meyveli pasta + 1 portakal/elma/şeftali ya da 1 muz

Akşam: Anne sütü ya da 90- 120 cc devam sütü + tarhana çorbası + kıymalı makarna

Gece: Anne sütü ya da 150-180 cc sütlü pirinçli muhallebi.

SALI
Kahvaltı: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği + 1 adet tam yumurta + 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 1 tatlı kaşığı fındık, ceviz, badem ezmesi + 1 fındık büyüklüğünde tereyağı +2 tatlı kaşığı reçel.

Öğlen: Anne sütü ya da 90- 120 cc devam sütü + Fırında tavuk-karışık sebzeli (domates, patates, havuç tatlı biber, kabak…) Pirinç pilavı +Yoğurt- Cacık

İkindi: Anne sütü ya da 90- 120 cc devam sütü+ 6-8 adet bebe bisküvisi + 1 elma – portakal ya da 2-3 adet kayısı

Akşam: Anne sütü ya da 90- 120 cc devam sütü + Tavuk sulu şehriye çorbası + Patatesli tavuk + Elma kompostosu

Gece: Anne sütü ya da 150-180 cc sütlü bisküvili yulaflı muhallebi

ÇARŞAMBA
Kahvaltı: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği + 1 adet tam yumurta + 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 1 fındık büyüklüğünde tereyağı + 2 tatlı kaşığı fındık ezmesi + 1 orta boy domates + 1 küçük boy salatalık + 1 adet tatlı biber

Öğlen: Anne sütü ya da 90- 120 cc devam sütü + Fırında balık sebzeli (patates, domates, havuç, soğan, maydanoz…) + Peynirli makarna + Elma – kayısı kompostosu

İkindi: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü+ Peynirli poğaça + Taze sıkılmış portakal/elma/armut/şeftali suyu ya da 8-10 adet üzüm

Akşam: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü+ balık ızgara + bulgur pilavı + mevsim salatası

Gece: Anne Sütü ya da 150-180 cc sütlü armutlu muhallebi

PERŞEMBE
Kahvaltı: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği + 1 adet tam yumurta + 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir +1 fındık büyüklüğünde tereyağı + 2 tatlı kaşığı kayısı marmeladı + 4-5 adet tuzu alınmış zeytin

Öğlen: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü+ Dana etli kuru baklagil (kuru fasulye, nohut, mercimek…) + pirinç pilavı + yoğurt

İkindi: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + Üzümlü -cevizli kek + 1 armut ya da 2-3 erik ya da 8-10 adet kiraz

Akşam: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + Mercimek çorbası + Sebzeli köfte + Erik/kayısı kompostosu.

Gece: Anne Sütü ya da 150-180 cc sütlü, ballı-irmikli muhallebi

CUMA
Kahvaltı: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği + 1 adet tam yumurta + 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 1 fındık büyüklüğünde tereyağı + 2 tatlı kaşığı üzüm pekmezi + 2 tatlı kaşığı fındık, ceviz, badem ezmesi

Öğlen: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü+ yayla çorbası + fırında patatesli tavuk + domates soslu makarna-Hoşaf-Komposto

İkindi: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + kaşarlı tost + Meyve salatası

Akşam: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + Sebzeli tavuk sote + Ayva-Elma – Kabak tatlısı

Gece: Anne Sütü ya da 150-180 cc sütlü meyveli- pirinçli muhallebi

CUMARTESİ
Kahvaltı: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği + 1 adet tam yumurta + 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 2 tatlı kaşığı fındık ezmesi + 1 orta boy domates + 1 küçük boy salatalık + 1-2 adet tatlı biber

Öğlen: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + Haşlanmış kuzu eti + Dolma (domates – biber – patates – kabak) + Ayran

İkindi: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü+ Sebzeli börek + 1 dilim karpuz – kavun ya da 1 elma – armut – portakal

Akşam: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + Ezogelin çorbası + Kuzu kapama + Mevsim salatası

Gece: Anne Sütü ya da 150-180 cc sütlü yulaflı – buğdaylı muhallebi

PAZAR
Kahvaltı: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği + 1 yumurtadan tereyağlı omlet + 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 1 orta boy domates + 1 küçük boy salatalık + 1-2 adet tatlı biber + 2 tatlı kaşığı tahin- pekmez

Öğlen: Anne sütü ya da 90- 120 cc devam sütü + Tarhana çorbası + Izgara mevsim balığı + Bulgur pilavı + Mevsim salatası

İkindi: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + 2 adet kurabiye + Meyveli dondurma

Akşam: Anne Sütü ya da 90-120 cc devam sütü + Balık buğulama + Soslu makarna + Sütlaç

Gece: Anne Sütü ya da 150-180 cc sütlü 7 tahıllı kaşık maması.

Not: Bu liste çocuğunuza neler verebileceğinizi gösteren örnek bir listedir. Bu yiyeceklerin hepsini çocuğunuz almasa da üzülmeyiniz. Daha az öğün ve daha az miktarlarla da çocuğunuz sağlıklı olarak normal büyüme ve gelişmesini sürdürebilir.

Dr. Yılmaz Bay
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

ANNE BAKIMI

doktoryilmazbay No Comments

Gözünüz aydın!

Bebeğinizi ve sizi kutluyorum. Bebeğiniz çok önemli ama ona bakabilmek için sizin de ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı olmanız gerekir. Şimdi doğumdan sonra 6 hafta sürecek olan özel bir döneme girdiniz. Lohusalık dönemi olarak adlandırdığımız bu dönemde ruhsal ve bedensel olarak sizinde bebeğiniz gibi özel bir ilgi ve bakıma gereksiniminiz var.

     Emzirme süresince aşağıdaki noktalara dikkat etmelisiniz Read More

9-12 AY ÇOCUKLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

doktoryilmazbay No Comments

Sevgili Anneler;
Çocuğunuzu 1 yaşına kadar mutlaka emziriniz. Hatta çocuğunuz emmeye devam ediyor, ek gıdaları alıyor ve iyi gelişiyorsa 2-3 yaşına kadar çocuğunuzu emzirmeyi sürdürebilirsiniz. Bu dönemde çocuğunuzun temel besini anne sütüdür. Eğer anne sütü yeterli değilse ya da yoksa çocuğunuz için uygun hale getirilmiş devam sütü çocuğunuzun esas besinidir. Başladığımız ek gıdalar adı üzerinde ek besinidir. Eğer çocuğunuz anne sütünü yeterince alıyorsa 1 yaşına kadar hiçbir ek gıda almasa dahi sütünüz çocuğunuzu beslemeye yeterlidir. Ancak katı gıdalara alışması için 4-6 ayda başladığınız ek gıdaları giderek artırarak ve çeşitlendirerek bu dönemde kaşıkla çocuğunuza vermelisiniz.

Çocuğunuzu kendi başına yemek yemesi için özendiriniz. Serdiğiniz bir örtünün ortasına çocuğunuzu oturtunuz. Önüne elle, kaşıkla yiyebileceği yiyeceklerden koyunuz. Bunlar yoğurt, köfte, makarna, pilav, haşlama patates, havuç ya da püresi, şeftali, elma, armut, portakal, mandalina, muz, üzüm, çekirdeği alınmış kiraz veya kayısı olabilir.

Çocuğunuza et suyu ve yemek suyu yerine etin ve yemeğin kendisini veriniz. Şekerli su, su muhallebisi, nişasta karışımı mamalar, çay, lokum, her türlü şekerlemeler, şarküteri işi her türlü hazır gıdalar,kolalar, gazozlar, hazır meyve suları, hazır meyveli sütler, hazır meyveli yoğurtlar, her türlü ticari içecek ve yiyecekler çocuğunuz için sakıncalıdır. Asla vermeyiniz.

Katı gıdaları kaşıkla ezerek veriniz. Rondo, blender, mikser gibi öğütücüleri kullanmayınız.

ÇOCUĞUNUZ YEMEĞİNİ YEMİYORSA
• Başını yana çevirip uzaklaştırıyorsa
• Bardağı, tabağı itiyor, yere fırlatıyorsa
• Yemeği görünce ağlıyor, bağırıyorsa
• Yemekleri tükürüyor veya uzun süreli çiğniyorsa
• Ağzında yemekleri tutuyor veya yemekleri alınca kusuyorsa

Asla zorlamayın!

• Yemeği yorumsuz olarak önünden alın ve yanından uzaklaştırın.
• Bir dahaki öğüne kadar istese de ona hiçbir şey vermeyin.
• Yemek yememesinden dolayı üzüldüğünüzü ona belli etmeyin. Bunu yapmak zor olabilir. Ancak başarabilirseniz çok etkin bir çözüm olduğunu göreceksiniz.
• Yemek sadece bir besin aracıdır. Ne bir ödül, ne de bir cezadır. Yaşamak için beslenmesi gerektiğini bilmelidir.
• Sizin göreviniz yalnızca çocuğunuza yemeği sunmaktır. Zorla yemek yedirmek değildir.
• Yemek saatlerini çocuğunuzla savaş saatlerine çevirmeyiniz. Bu savaşı kesinlikle kaybedeceğinizi bilin.
• Yemek saatleri çocuğunuzla paylaştığınız, ona yakınlaştığınız birlikte bir sevgi yumağı oluşturduğunuz, yaşamınızın en güzel anlarıdır.
• Lütfen yemek yemesi için ısrar ederek bu güzel anı bozmayınız.

9-12 AYLIK ÇOCUKLAR İÇİN ÖRNEK BESLENME
KAHVALTI: Anne Sütü ya da 120-150 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği ya da 4-5 adet bisküvi + 1 adet katı pişirilmiş yumurta sarısı+ 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 1 fındık büyüklüğünde tereyağı + 1 tatlı kaşığı pekmez- reçel ya da marmelat.

ÖĞLEN: Anne sütü ya da 120-150 cc devam sütü + Etli, kıymalı, tavuklu ya da balıklı sebze yemeği (domates, patates, havuç, kabak, ıspanak, lahana, pazı, pırasa, brokoli, karnabahar, enginar, kereviz, taze fasulye, bamya, börülce, semizotu…) + Pilav (pirinç, bulgur, makarna, erişte) + Yoğurt

İKİNDİ: Anne sütü ya da 120-150 cc devam sütü + 1 dilim börek, kek, poğaça, bisküvi ya da kurabiye +Meyve ( 1 elma, 1 armut, 1 şeftali, 1 portakal, 2 mandalina, 2-3 kayısı, 8-10 kiraz, 8-10 üzüm, 1 dilim karpuz, 1 dilim kavun ya da 1 muz)

AKŞAM: Anne sütü ya da 120 -150cc devam sütü + Sebzeli çorba (sebze, mercimek, şehriye, tarhana, pirinç, ezogelin ya da yayla çorbası ) +Fırında sebzeli et (dana-kuzu eti, kıyma, köfte, tavuk ya da balık ) +Peynirli makarna +Komposto – hoşaf (elma, armut, kayısı, üzüm, erik)

GECE: Anne sütü ya da 150-180 cc Sütlü muhallebi (pirinçli, irmikli, buğdaylı, mısırlı, çavdarlı, yulaflı, bisküvili ya da meyveli muhallebi)

Not: Bu liste çocuğunuza neler verebileceğinizi gösteren örnek bir listedir. Bu yiyeceklerin hepsini çocuğunuz almazsa da üzülmeyiniz. Daha az öğün ve daha az miktarlarla da çocuğunuz sağlıklı olarak normal büyüme ve gelişmesini sürdürebilir.

Dr.Yılmaz Bay
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

BEBEĞİNİ EMZİREN ANNE İÇİN GÜNLÜK BESLENME ÖRNEĞİ

doktoryilmazbay No Comments

Anne Sütü ile beslenmek bebeğinizin en doğal ve en yaşamsal hakkıdır.”

KAHVALTI: 1-2 dilim tam tahıl ekmeği + 1 su bardağı süt + 1 yumurta + 1-2 dilim beyaz peynir + 2 tatlı kaşığı tere yağı ya da 4-6 adet zeytin + 1 yemek kaşığı bal, reçel, marmelat ya da pekmez.

ARA ÖĞÜN: 1 bardak süt (meyve suyu, ayran, limonata veya komposto da olabilir) + 10 adet fındık

ÖĞLEN: 1-2 dilim tam tahıl ekmeği + 1 Kase(200-250cc) Çorba (sebze, mercimek, tarhana, yayla,ezogelin ya da yoğurtlu çorbalar olabilir) + 100-150 gr et ya da etli bir yemek (3-5 adet köfte, etli dolma,sebzeli köfte,balık,hindi veya tavuk olabilir) + 1 porsiyon kuru baklagiller(kuru fasulye, mercimek,nohut,bulgur) + 1 porsiyon pilav ya da makarna ya da erişte + 1 tabak yoğurt ya da ayran + 1 tabak taze mevsim salatası.

ARA ÖĞÜN:1 dilim börek, pasta, kek ya da poğaça + 1 tabak taze meyve salatası ya da kurutulmuş meyve (kayısı, erik üzüm gibi) + 3-4 adet ceviz

AKŞAM: 1-2 dilim tam tahıl ekmeği +1 Kase(200-250cc) Çorba (sebze, mercimek, tarhana, yayla, ezogelin ya da yoğurtlu çorbalar olabilir) + 100-150 gr et ya da etli yemek (kıymalı sebze yemeği, etli dolmalar, hindi, tavuk, balık gibi) + 1 Porsiyon pilav, makarna ya da erişte + 1 porsiyon yoğurt ya da sütlü tatlılar + 1 porsiyon meyve

YATARKEN: 1 su bardağı süt, yoğurt, ayran, meyve suyu ya da sütlü tatlılar.

Notlar:

1-Bebeğini emziren anne asla alkol almamalı ve sigara içmemelidir.

2-Bu beslenme programı ile beslenen ve bebeğini emziren anne kesinlikle kilo almaz.

3-Bu liste neler yiyebileceğinizi gösteren örnek bir listedir. Bu yiyeceklerin hepsini almazsanız da üzülmeyiniz. Daha az öğün ve daha az miktarlarla da sağlıklı beslenebilir ve çocuğunuzu emzirebilirsiniz. Çocuğunuz da sağlıklı olarak normal gelişmesini sürdürebilir.

Başarı dileklerimle
Dr.Yılmaz Bay
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

KEKEMELİK

doktoryilmazbay No Comments

KEKEMELİK:Normal akıcı konuşmanın tekrarlamalar, uzatmalar, duraklamalar ve çeşitli ünlemlerle kesilmesidir. Dil gelişiminin hızlandığı 3-4 yaşlarında en çok görülür.Kekemeliğin ortaya çıkmasında aşağıdaki faktörler etken olabilir. Read More

GAZ SANCISI, KARIN AĞRISI

doktoryilmazbay No Comments

Hayatın ilk aylarında çocuğu en çok huzursuz eden ve Anne -Babaları paniklendiren özellikle akşam üzerleri çocuğun sebepsiz ağlamalarıdır.Bebeğiniz günün her hangi bir saatinde genelde akşam üzeri birden çok şiddetli ağlamaya başlayabilir.  Sıkıntılı bir görünümü vardır. Yüzü kızarık, ağız çevresi soluktur.Karnı şiş, gergin ve serttir.Bacaklarını karnına doğru çekmiş, ellerini içe kıvırmış, kol ve bacaklar serttir.Avaz avaz bağırmaktadır. Acıkmış gibi aranır, emme hareketleri yapar, el ve ayaklar soğuktur. Telaş etmeyin bu gaz sancısıdır. Bu durum 3-5 dakikadan 2-3 saate kadar uzayabilir. Read More

EV KAZALARI VE İLKYARDIM

doktoryilmazbay No Comments

Çocuğunuz emeklemeye başladığında her zamankinden daha dikkatli olmalısınız. İlk kural riski en aza indirmektir. Çocuğunuzu kaza tehlikesi olabilecek yerlerden uzak tutunuz. İlgisini çekebilecek tehlikeli eşyaları çocuğun ulaşamayacağı yerlere koyunuz. Mümkünse kapalı hatta kilitli bir yerde tutunuz. Bebeğinize güvenli bir ortam hazırlamak için tıklayınız.

Her hangi bir kaza anında, birinci kural, sakin olmak ve sakin kalmaktır. PANİK YOK. İlk yardım konusunda bilgi sahibi olursanız ve bu gibi durumlarda ne yapacağınızı bilirseniz çocuğunuza en büyük yardımı yapmış olursunuz. Read More

BEBEĞİNİZİN GÜVENLİĞİ

doktoryilmazbay No Comments

EV KAZALARI VE İLK YARDIM

Çocuğunuz emeklemeye başladığında her zamankinden daha dikkatli olmalısınız. İlk kural riski en aza indirmektir. Çocuğunuzu kaza tehlikesi olabilecek yerlerden uzak tutunuz. İlgisini çekebilecek tehlikeli eşyaları çocuğun ulaşamayacağı yerlere koyunuz. Mümkünse kapalı hatta kilitli bir yerde tutunuz.

Her hangi bir kaza anında; birinci kural, sakin olmak ve sakin kalmaktır. PANİK YOK. İlk yardım konusunda  bilgi sahibi olursanız ve bu gibi durumlarda ne yapacağınızı bilirseniz çocuğunuza en büyük yardımı yapmış olursunuz. Read More

SİNEKLERDEN VE HAŞERELERDEN KORUNMA

doktoryilmazbay No Comments

  • Çocuğunuzun yiyeceklerini ağzı kapalı kaplarda saklayınız.
  • Pencerelere tel takınız. Yattığı yatağa tül takınız.
  • Ortamda böcek-sinek çoksa uzun kollu giysiler giydiriniz.
  • Çocuğun bulunduğu odada sinek öldürücü spreyler, kimyasal sinek öldürücüler kullanmayınız. Bunlar deri döküntüsüne, baş ağrısına ve derinin hissizleşmesine neden olabilir.
  • Arı ya da böcek çocuğunuzu soktu ise iğnenin ucu gözüküyorsa ince bir cımbız ya da bıçakla ucunu dışarı çıkartacak şekilde iğneyi oradan alınız ve şişmemesi için o bölgeye 15-20 dakika buz koyunuz.
  • Alerjik bir reaksiyon oluşmuşsa doktorunuzun önereceği bir alerji kremi ya da losyonu kullanabilirsiniz.

Dr. Yılmaz Bay
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

ÖKSÜRÜK

doktoryilmazbay No Comments

Öksürük solunum yollarını zararlı etkilerden koruyan vücudun en önemli savunma refleksidir. Öksürük bazen çocuğunuzun kendi ağız salgısının solunum yollarına kaçması gibi basit bir nedenden olabileceği gibi çoğunlukla da solunum yollarının bakteri ya da virüs denilen mikroplar tarafından tutulması gibi daha önemli bir nedenle olur. Mikroplar solunum yollarına girdiğinde vücudun savunma hücreleri onlara karşı koymakta ve onların solunum yollarında ilerlemelerine engel olmaktadır. Öksürük, solunum yollarında ilerleyen bu mikropları ve mikroplara vücut hücrelerinin savaşı sonucu ortaya çıkan artıkları dışarıya atan vücudun en önemli savunma mekanizmasıdır. Öksürük solunum yollarının bir çeşit süpürgesidir. Read More

0-1 AY

doktoryilmazbay No Comments

Analı Kuzu Kınalı Kuzu”

            Şimdi daha iyisiniz. Doğum şokunu üzerinizden attınız. Bebeğiniz size siz bebeğinize alışmaya başladınız. Yavrunuzu büyütürken kendi içgüdünüze güveniniz. Etrafınızdaki herkes kendi deneyimlerinden bir şeyler söyleyecektir. Sonuçta neye ve kime inanacağınızı şaşıracaksınız. Siz en doğrusu kendinize güvenin. İşlerin ne kadar kolay çözümlendiğini göreceksiniz. Aklınıza takılan sorularda her istediğiniz an doktorunuza danışabilirsiniz. Kuşkusuz size en doğrusunu o söyleyecektir. 0-1 ay arasında en çok görülen problemlere kısaca bir göz atalım:  Read More

1-2 AY

doktoryilmazbay No Comments

Geleceğe bıraktığımız en büyük miras iyi yetişmiş çocuklarımızdır”

Şimdi daha iyisiniz. Bebeğiniz size, siz bebeğinize alışmaya başladınız. Sizi tanımaya, size gülmeye, yalnızca sizin anladığınız özel bir dille sizinle konuşmaya başladı. Çocuğunuzun size ve sevginize çok gereksinmesi var. Onunla konuşun, sizi duyar, sizi anlar. Yalnızca karnının doyması önemli değildir, ruhsal doyuma da gereksinmesi vardır. Sevginiz en az sütünüz kadar değerli ve gereklidir. Gündüzleri emzirirken onunla konuşun. Şarkı söyleyin, ninni söyleyin, Müzik dinletin, klasik müzik ya da Türk sanat müziği dinletebilirsiniz. Bunun için; çocuklar için özel olarak hazırlanmış ninni CD ve kasetleri, Müzik CD ve kasetlerinden yararlanabilirsiniz. Gecenin sakin ve sessiz olmasına dikkat edin ki geceyi ve gündüzü ayırt etsin. Read More

2-3 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Bir şeyi elde etmek için çok emek verdiyseniz tadını çıkarmak için de zaman ayırmalısınız!!!”

            Artık bebeğinizle daha iyi iletişim kurabiliyorsunuz. Sizi anlıyor, kendine göre cevaplar verebiliyor. İsteklerini kendine özgü yöntemlerle belirtiyor. Yavaş yavaş görmeye, duymaya ve gülmeye başladı. En büyük eğlencesi sizin yüzünüz. Yüzünüzü ona yakın tutun ve yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmeyin. Dokunma duygusunu geliştirmek için ona dokunun. Sevin,okşayın. Temiz ve yutamayacağı eşyaları eline verin. Bunları ağzına götürmekten büyük mutluluk duyduğunu göreceksiniz. Başını kaldırıp,etrafındaki insanları ve eşyaları da araştırmaya başladı. Sık sık gülüyor, size agucuklar yapıyor. Emzirme saatleriniz onunla paylaştığınız en güzel ve en mutlu saatler. Mutluluğunuzu ona anlatın; sizi çok iyi anlayacaktır. Read More

3-4 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Çocuğunuza verdiğiniz en büyük hediye sizsiniz.”

Artık bebeğinizi iyice tanıdınız. O da sizi tanıdı. Bu ağlaması açlıktan mı, altını mı kirletti, hasta mı, yoksa yalnızca sizi yanında mı görmek istiyor bunu anlayabiliyorsunuz.O nedenle daha rahatsınız.Sırtüstü ve yüzükoyun pozisyonlarda başını kaldırıp daha uzun süre etrafı izleyebiliyor.Başını daha uzun süre dik tutabiliyor.Çocuğunuz size ve kendisiyle ilgilenen herkese gülümsüyor.Onlara kendince bir şeyler anlatıyor.Sosyalleşme başladı. Çevredeki her şeyi; odadaki eşyaları,yüzleri inceliyor, başını tanıdık seslere çeviriyor. Read More

4-5 AY

doktoryilmazbay No Comments

Hiç bir besin anne sütünün yerini tutamaz”

                Bebeğinizin ve sizin en mutlu günleriniz; tadını çıkarmaya çalışın. Uyanık olduğu tüm zamanlarda sizi yanında görmek istiyor. Üstelikle sizi başkalarından kıskanıyor.  Artık her iki gözünü de kullanabiliyor ve sizi daha iyi izliyor. Eşyaları 180 dereceye kadar izleyebiliyor. Düğme gibi küçük cisimleri görebilir ancak yakalayamaz. Canlı renkleri soluk renklere tercih ediyor. İki elini birleştirebiliyor. Elleriyle örtüsüyle ya da elbisesiyle oynayabiliyor. Yüzükoyun yatırıldığında; ağırlığını kollarına vererek başını iyice kaldırabiliyor. Hatta sırt üstünden yüz üstüne dönebiliyor. Ayakta tutulunca basmaya çalışıyor.  Kucakta iken önündeki masaya vuruyor ve bundan da büyük zevk alıyor. Kucağınızda canlı destekli, yastıklarla desteklenirse kısa süreli cansız destekli oturabilir. DİKKAT !!! düşebilir.4.aydan itibaren yüksek bir yerde yalnız bırakmayınız..              

               Yüksek sesle gülüyor, müzik dinliyor, hoşlandığını belli ediyor, mamasını görünce heyecanlanıyor, sırt üstü yatışta eşyalara uzanabiliyor. Bir cismi istemli olarak tutup ağzına götürebiliyor. Oyuncakları eli ile işaret edebiliyor. Seslenince başını çeviriyor ve seslenen kişi ile ilgileniyor.

        Bebeğinizi – çocuğunuzu 3 yaşına kadar ekrandan uzak tutun. Televizyon, bilgisayar, tablet, PC, akıllı cep telefonlarını kullanmasına izin vermeyiniz. Siz de çocuğunuzun yanında bu çeşit aletleri kullanmayın ve her türlü görsel iletişim araçlarından uzak durun. Cep telefonunuzu yalnızca acil iletişim için kullanın.  Zamanınızı sosyal medyada gezinmek yerine bebeğinize ayırın çünkü sosyal medyada bebeğinizden daha güzel ve sizi daha çok ilgilendirecek hiçbir şey bulamayacağınızdan emin olun. Anne ve babalık görevinizi bu aletlere yüklemeyin. UNUTMAYIN !!!!!! ÇOCUĞUNUZUN EN İYİ OYUNCAĞI SİZSİNİZ, ÇOCUĞUNUZUN EN İYİ OYUN ARKADAŞI SİZSİNİZ.

OYUNCAK SEÇİMİ

(4-5 AY)

Bu dönem bebeğinizin görsel yeteneklerinin gelişmesi açısından çok önemlidir. 

  • Her türlü parlak renkli cisimler,
  • Değişik renk ve boyutlarda toplar,
  • Değişik renklerde ışık veren oyuncaklar,
  • Müzik kutuları,
  • Çıngıraklar,
  • Dönenceler,
  • Değişik renk ve boyutlarda oyuncak bebekler,
  • Kuklalar 
  • Bebeğinizin bu dönemde ruhsal ve bedensel gelişimine olumlu katkı sağlayan oyuncaklardır.

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

Uyku ve beslenme zamanları dışında çeşitli oyunlar kurarak onunla oyun oynamalısınız.

  • Onunla tıp, tıp oyunu oynayabilirsiniz. Yanağına parmağınızla dokunurken ” tıp, tıp, tıp parmağım bebeğimin yanağında, tıp, tıp,tıp parmağım bebeğimin göbeğinde ” gibi. Aynı oyunu bebeğinizin parmağını vücudunun çeşitli yerlerine götürerek sürdürebilirsiniz.
  • Kim bu bebek oyunu : Bebeğinizi kucağınıza alıp bir aynanın karşısına geçin. “merhaba bebek ” diyerek ona el sallayın elini kaldırarak  “bak bu bebeğimin elim, şimdi onu öpüyorum, ayağını kaldırarak bak bu bebeğimin ayağı, merhaba ayak” gibi sözlerle vücudunun tüm bölümlerini onunla tanıştırın.
  • Bebek için kırılmayan aynalar vardır. Böyle bir aynanın karşısına geçip çeşitli hareketler yaparak onun sizi taklit etmesini sağlayabilirsiniz. 
  • Uzaktaki oyuncağı almak için hamle yapar; oyuncağını ona belli bir uzaklıktan uzatın.  
  • İki eli ile oyuncağını kucaklayabilir. Bunun için ona yardımcı olun.
  • Çıngıraklı oyuncaklarla oyunlar oynayabilirsiniz. 
  • “Cee “ oyunu oynayabilirsiniz. Yüzünüzü bir bezle saklayarak “anne nerde?” Açarak ta “aaa buradaymış!!!” şeklinde oyunlar oynayabilirsiniz.
  • Dokunma,  gıdıklama temas gibi oyunlar oynayabilirsiniz. 

Eline aldığı her şeyi ağzına götürebilir. Eline verdiğiniz eşyaların temiz, yutamayacağı ve ona zarar vermeyecek eşyalardan yapılmış olmasına dikkat ediniz.

Bu ayki ziyaretinizde doktorunuz ona  6’lı Karma (DaPT-İP-HİB Difteri, aselüler boğmaca,  tetanoz,  çocuk felci, hemofilus influenza tip B  ve Konjoge Pnömokok -KPA Aşısı, Hepati B) aşılarının ikincisini yapacaktır.  Doktorunuzun daha önce önerdiği D vitamin içeren preparata devam etmelisiniz. Bu ay doktorunuz çocuğunuza koruyucu dozda demir ilacı (kan damlası) başlayabilir. Koruyucu dozda başlanan demir ilaçları öncesi kan tetkiki yaptırmak gerekmez. Rutin kan tetkiki her şey normal giderse 1 yaşında yapılacaktır.

KATI-EK BESİNLERE BAŞLAMA

Bebeğinizin beyin gelişiminin % 90’nı ilk 1 yaş içerisinde tamamlanır.  Bu nedenle bebeğinizin ilk yaştaki beslenmesi çok önemlidir. Sağlıklı bir gelişme için boy ve kilo artımı tek başına yeterli değildir. Zihinsel gelişim çok daha önemlidir. Bebeğinizde boy ve kilo gelişimi normal olduğu halde; zihinsel gelişimde gerilik olabilir. Bu da gizli açlık olarak adlandırılan bir çeşit hastalıktır. Bu nedenle çocuğunuza sunduğunuz gıdaların miktar olarak yeterli olması yanında sağlıklı büyüme ve gelişmesi için protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ve iz elementleri de dengeli olarak içermesi yaşamsal bir öneme sahiptir. Onun için doktorunuzun beslenme önerilerine titizlikle uymalısınız. Sütünüz bebeğiniz için en uygun besindir.  Sütünüzün değeri hiçbir zaman azalmaz ancak bebeğiniz 4-6 ay dolaylarına geldiğinde sütünüzün miktarı büyümüş olan bebeğinizin sağlıklı büyüme ve gelişmesi için yeterli olmayabilir. Sütünüz  bebeğiniz için yeterli olsa bile  4-6 ay dolaylarında anne sütü alırken anne sütü koruması altında katı- ek besine başlanmalıdır. Bu erken başlangıç bebeğinizde alerji gelişimini önlemesi yanında;  tat duyusu tam gelişmeden değişik tatlara daha kolay alışmasını sağlar. Bu nedenle 4-6 dolaylarında sütünüze ek olarak belirli zamanlarda belirli katı gıdalara başlanması gerekir.

KATI-EK BESİNLERE BAŞLAMADAN ÖNCE AŞAĞIDAKİ NOKTALARA DİKKAT  ETMELİSİNİZ.

  1. Katı-Ek besinlere en erken 4.ayda başlayabilirsiniz. Bebeğiniz 4 ay dolaylarına geldiğinde; kucağınızda canlı destekli, bir köşede veya oturma yastıklarında  cansız destekli ya da desteksiz oturmaya başladığında, bilinçli olarak eşyaları sıkıca tutma, kavrama ve ağzına götürme yetenekleri geliştiğinde katı-ek gıda almaya hazır demektir. Tadım günleri şeklinde ona katı gıda sunmaya başlayabilirsiniz.
  2. Katı-Ek gıdalara en geç 6. Ayda başlamalısınız. Daha geç kalırsanız çocuğunuz anne sütü ya da mamanın tadına iyice alışacak, verdiğiniz tüm gıdalarda anne sütü ya da mamanın tadını arayacak ve katı-ek besini almayı reddedecektir. 
  3. Anne sütü alan çocuklarda anne sütü aldığı sürece asla biberon kullanmayınız. Su dahil her şeyi kaşıkla veriniz.
  4. Katı-Ek gıdalara bebeğiniz tam olarak sağlıklıyken ve de sizin moraliniz çok iyi iken başlamalısınız. Bebeğinize ek gıdayı mutlu bir yüzle ve gülümseyerek sunmalısınız.
  5. Bebeğiniz başlangıçta katı-ek besini diliyle dışarı itebilir. Bu ek besini sevmediğinden değil, çiğneme ve yutmasını bilmediğindendir. Katı-ek besinleri parmak gıda şeklinde ufak parçalara bölüp az miktarda sunarsanız zamanla daha iyi yediğini göreceksiniz. Zaten başlangıçta amaç tanışmadır, elleriyle mıncıklaması, eline yüzüne sürmesi, besinlerle temas etmesi yeterlidir.
  6. Her yeni gıdadan sonra dışkısında değişiklikler olabilir. Özellikle meyve ve meyve suları yoğun karbonhidrat içerdikleri için bu değişiklikler daha belirgin olur. Endişelenmeyin. Katı-ek besini sunmaya devam edin, zamanla dışkısı düzelir.
  7. Başlangıçta katı-ek gıdaları ayrı bir öğün şeklinde vermeyiniz. Emzirmeden 20-30 dakika sonra mümkünse BLW yöntemi ile ya da kaşıkla veriniz.
  8. Bebeğinize verdiğiniz tüm yiyecekleri doğal ve taze ürün kullanarak hazırlamalısınız.
  9. Ticari konserve, dondurulmuş, paketlenmiş gıda ve hazır gıdaları kesinlikle bebeğinize vermeyiniz.
  10. Hazırlanan gıdalar uzun süreli oda ısısında bekletmeyiniz. En fazla yarım saat içerisinde çocuğunuza sunabilirsiniz.
  11. Yeni başladığınız her besine az miktardan başlayıp giderek miktarını artırmalısınız. Klasik beslenme yöntemi ile bebeğinizi besliyorsanız, örneğin ilk gün 1-2 tatlı kaşığı şeklinde başlayıp; her gün 1-2 tatlı kaşığı arttırarak 15-20 gün içinde 1 çay bardağı miktarına kadar (90-100 cc) çıkabilirsiniz.
  12. Katı-ek besinler başlarken bebeğinizi yalnızca kendi sütünüzle besliyorsanız önce alabildiği kadar anne sütü üzerine katı-ek besin sunmalısınız. Formül Mama ile besliyorsanız; önce alabildiği kadar (en fazla 90-100 cc) ek-katı besin, sonra katı-ek besinin üzerine alabildiği kadar formül mama verebilirsiniz. Anne sütü ve formül mama ile besliyorsanız önce alabildiği kadar anne sütü; üzerine alabildiği kadar katı-ek besin (en fazla 90-100 cc)ve ardından da alabildiği kadar formül mama sunmalısınız.
  13. Bebeğiniz yeni besini yememekte ısrar ederse; zorlamayınız, 3-4 gün aradan sonra tekrar deneyiniz.
  14. Aynı anda birden fazla katı-ek gıdaya başlamayınız. Başlanacak iki yeni gıda arasında en az 3-4 gün ara olmasına dikkat ediniz.
  15. Öğünler arasında verilen yiyecekler bebeğinizi doyurabilir. Bu nedenle öğünler arasında bebeğinizi beslemeyiniz.
  16. Yemek suyu, su muhallebisi, şekerli su, çay, şekerlemeler, lokum, nişasta karışımı mamalar katı-ek besin değildir. Bunları bebeğinize kesinlikle vermeyiniz.
  17. Bebeğiniz 1 yaşına gelinceye kadar onun için hazırladığınız ek besinlere tuz ve şeker eklemeyiniz. Ancak 9 ay dolaylarında aile sofrasına oturduğunda; yağı, tuzu ve şekeri abartılmayan ailenin yediği yemeklerden yiyebilir. İyotlu kaya tuzu çocuk dahil tüm aile için en uygundur.
  18. Bebeğinize 1 yaşına kadar patlıcan vermeyiniz.
  19. Bebeğinize 2 yaşına kadar yüksek alerji riski nedeniyle Kivi, Favizm denilen bir çeşit zehirlenmeye neden olabileceği için Yeşil Bakla vermeyiniz
  20. Bebeğinize 1 yaşına kadar alerji riski nedeniyle İncir, Çilek ve Ananas vermeyiniz.
  21. Bebeğinize 1 yaşın kadar çikolata, sucuk, salam, sosis, konserve gıdalar, dondurulmuş gıdalar, tuzlu salamuralar, balık hariç kabuklu deniz ürünleri, patlamış mısır, sakız ve her türlü diyet ürünlerini vermeyiniz.
  22. Bebeğinize 1 yaşına kadar bal vermeyiniz. Balın içinde üreyebilen bir cins mikrop 1 yaşın altındaki çocuklarda bağırsak ve solunum kaslarının sinsice felcine neden olarak çocuğunuzda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
  23. Her türlü paketli ürünler, hazır gıdalar, salam, sosis, meşrubatlar, hazır meyve suları katkı maddesi içermektedirler ve besleyici değerleri yoktur. ÇÖP BESİN olarak adlandırılan bu gıdaları bebeğinize YAŞAM BOYU vermeyiniz.
  24. Eğer ekonomik durumunuz uygunsa çocuğunuza 1 yaşına kadar hatta mümkünse 2-3 yaşına kadar temel besin kaynağı olarak inek sütü vermeyiniz. Anne sütü yoksa ya da yeterli değilse bebekler için geliştirilen özel bebek sütlerinden (Formül Mamalar) verebilirsiniz. 1 yaşından sonra anne sütü veya formül mama yanında yediği gıdalara ek olarak, çocuğunuz alıyorsa 1 bardak inek, koyun, keçi sütü ya da sütlü tatlılar ve sütlü yiyecekler verebilirsiniz.

           İnek Sütü Neden Verilmemeli ?

  • İnek sütü daha düşük demir ve C vitamini içerir. 
  • Bağırsaklarda gözle görülmeyen küçük kanamalara neden olabilir. 
  • Bebeğinizde Demir Eksikliği Anemisine (kansızlığa) neden olabilir.
  • İnek sütünün tuz ve mineral içeriği anne sütüne göre daha fazladır (özellikle de sodyum potasyum ve klor). Bu da böbrek atık yükünü artırır ve vücudun su dengesini olumsuz etkiler.
  • İnek sütü alan çocuklar sıvı kaybına (Dehidratasyon) daha yatkın olurlar.
  • İnek sütü alerji riskini artırır.
  • İnek sütünün İçerdiği yağın sindirimi oldukça güçtür.
  • İnek sütü içerisindeki D vitamini yeterli olmadığı için sağlıklı kemik ve iskelet gelişimi sağlayamaz.
  • İnek sütü Omega 3 ve Omega 6 gibi yağ asitlerinden fakirdir. Bu maddeler bebeğin gözündeki retina tabakası, beyin hücreleri vücut dokuları ve hormonların gelişimi için çok önemlidir. Eksiklikleri çocuğunuzun bedensel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkiler.

KATI-EK BESİNLERE NASIL BAŞLANMALI

BEBEĞİNİZİN TEK BESİNİ 4-6 AYLIK OLUNCAYA KADAR YALNIZCA ANNE SÜTÜDÜR. ANNE SÜTÜ YOKLUĞUNDA İSE BEBEKLER İÇİN ÖZEL OLARAK  HAZIRLANMIŞ FORMÜL MAMALARDIR. 4  AY-1 YAŞ ARASI ANA BESİNİ; YİNE ANNE SÜTÜDÜR. ANNE SÜTÜ YOKLUĞUNDA İSE FORMÜL MAMALARDIR. 

4-6 AYDAN SONRA BAŞLAYACAĞINIZ BESİNLER; ADI GİBİ “EK BESİN”DİR. Bunu asla unutmayınız.

  Bebeğiniz 4-6 ay dolaylarına geldiğinde; kucağınızda canlı destekli, bir köşede cansız destekli ya da desteksiz oturmaya başladığında; bilinçli olarak eşyaları sıkıca tutma, kavrama ve ağzına götürme yetenekleri geliştiğinde; DİŞLERİ OLMASA DA  BLW yöntemi ile ona katı- ek besin başlayabilirsiniz. Nasıl ki bebeğiniz zamanı geldiğin de emekleme, yürüme, konuşma davranışlarını geliştirirken bu yeteneklerinin gelişmesi için ona yardımcı oluyorsanız; kendi kendine beslenmesi için de zamanı geldiğinde gerekli ortamı hazırlayıp, yiyebileceği yiyecekleri uygun kıvamda ve şekilde önüne koyarak yanında olup beslenmesine yardımcı olmalısınız. BLW yönteminde başlangıçta amaç; bebeğinizin yemek yiyerek karnını doyurması değildir. Burada esas olan bebeğinizin dokunma, tatma, koklama, görme, ellerini, kollarını uyum içinde kullanma ve tüm bunların sonunda duyu bütünlemesi aktivasyonu ile beslenme egzersizleri yapmasıdır. Bebeğiniz besinleri eline alacak, ağzına götürecek, şeklini, kıvamını, sıcaklığını, rengini, kokusunu, tadını keşfedecek,  oynayacak, başına, yüzüne,  gözüne sürecek, belki de sizin yüzünüze, gözünüze fırlatacak, etrafa dağıtacaktır. Tüm bunlar  BLW  yönteminin doğal bir akışıdır. Bebekler için bu dönemde katı-ek gıda hayatta kalmak için gerekli besin kaynağı değildir. Bu dönemde bebekler için önemli olan öğrenmek, eğlenmek ve keşfetmektir. Bırakın bebeğiniz bu dönemin keyfini çıkartsın ve beslenmenin ne zaman başlayıp ne zaman biteceğine kendisi karar versin.

Bebeğinize  Katı-Ek  gıda başlamaya karar verdiğinizde ilk başlayacağınız Katı besin 4-6 ay dolaylarında 3 gün ara ile buharda, fırında, ızgarada ya da haşlayarak pişirme gibi yöntemlerle yumuşatılmış patates, havuç, mevsiminde kabak ya da bal kabağı gibi yuvarlak sebzelerdir. Mümkünse BEBEK LİDERLİĞİNDE BESLENME-BABY LED WEANİNG (BLW)   yöntemiyle Katı-Ek besinlere başlayınız. (Size BLW yöntemi ile ilgili ayrıca bilgi verilecektir.)   

BLW yöntemini uygulayamayacaksanız; havuç, kabak, patates gibi gıdaları suda, buharda, fırında pişirip çatalla ezerek de bebeğinize verebilirsiniz. Başlangıçta tek tek sunduğunuz bu gıdaları daha sonra karıştırarak sebze çorbası-püresi şeklinde hazırlayarak da bebeğinize sunabilirsiniz.

SEBZE ÇORBASI-PÜRESİ: 1 su bardağı kaynayan suya;  mevsimine göre olgun ve taze  sebzelerden bir orta boy havuç, patates ya da kabaktan (mevsimine göre bal kabağı da olabilir); en az ikisi koyulur. 1 yemek kaşığı pirinç ya da irmik ilave edilerek lapa kıvamına gelinceye kadar 15-20 dakika kaynatılır. Ateşten alınacağına yakın içerisine 1 yemek kaşığı  bitkisel sıvı yağ; örneğin zeytinyağı eklenir. Lapa kıvamındaki bu karışımdan 1-2 tatlı kaşığı miktarından başlayarak ve her gün 1-2 tatlı kaşığı arttırarak çocuğunuza  verebilirsiniz. En son ulaşacağınız miktar 90-100 cc (1 çay bardağı) kadar olmalıdır. Önce çorba şeklinde sıvı olarak başlanan bu gıdaları zamanla kıvamını koyulaştırarak püre şeklinde de bebeğinize verebilirsiniz. Sebze çorbasını daha lezzetli ve daha besleyici hale getirmek için içerisine sütünüz yeterli ise 90-120 cc anne sütü, eğer sütünüz yeterli değilse 3-4 ölçek  devam maması da  koyabilirsiniz. Sebze çorbasına başladıktan 15-20 gün sonra 1 öğün (90-100 cc) verebilirsiniz. Sebze çorbasına başladıktan 1 ay sonra içerisine 1 öğün  sebze çorbası için 1 çorba kaşığı çift kıyılmış, görünen yağları alınmış dana, kuzu, oğlak, tavuk, hindi kıyması ilave  edebilirsiniz. Evde kıyma yoksa kıyma yerine 1 çorba kaşığı tam tahıl unu da koyabilirsiniz. Sebze çorbasına bebeğinizin yaşı ilerledikçe taze fasulye, bezelye, marul, pazı, ıspanak, bamya, börülce, semiz otu, brokoli, karnabahar, kereviz  (kökü ve iç yaprakları) gibi yeşil yapraklı sebzeler de  ekleyebilirsiniz. 

Sebze  çorbasını her gün hazırlamak gerekmez. Haftanın iki günü; örneğin pazar ve Çarşamba günleri hazırlanması yeterlidir. Hazırladığınız gün ve buzdolabında saklama koşulu ile sonraki 2-3 gün daha verebilirsiniz. Daha sonra vermeyiniz, besin değeri azalır. Sebze çorbası hazırlayamadığınız günlerde bazı mama firmaları tarafından çocuklar için özel hazırlanmış sebze pürelerinden yararlanabilirsiniz. Bazen de evdeki yemeklerden çocuğunuza verebilirsiniz. Örneğin; acısız bebek tarhanası ile yapılmış çorba, pirinç çorbası, mercimek çorbası, yayla çorbası gibi gıdaları da bebeğinize sunabilirsiniz. Sebze çorbalarını besin değerlerinin azalmaması için mümkünse buharda pişiriniz. 

                Katı besinlere başlamakta öncelikle amaç çocuğu pütürlü yiyeceklere alıştırmaktır. Çocuğunuza besin hazırlarken rondo, blender, mikser gibi ezici, öğütücü ve karıştırıcı aletleri kesinlikle kullanmayınız. En iyi ezici çataldır. Unutmayınız. 

Başarı Dileklerimle

Dr.Yılmaz BAY

5-6 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Dünyada tek bir güzel çocuk vardır. Bütün anneler de ona sahiptir.”

Bu dönemde bebeğinizin etrafa ilgisinin daha da arttığını, kendine özel bir kişilik geliştirdiğini göreceksiniz. Artık tüm ev halkını tanıyıp ayırt edebiliyor. Etrafındakileri daha iyi görebiliyor. Gözünü dikip etrafına dikkatlice bakabiliyor. Hoşuna giden durumlarda kahkaha ile gülüyor. Zil sesine başını çeviriyor. Dik durumda tutulmaktan hoşlanıyor. Yerden ya da elinizden destek alarak zıplıyor. Hafif bir destekle oturabilir. Önüne konulan eşyalar ona daha çekici geliyor. Yüzükoyun pozisyondan sırt üstü pozisyona rahatlıkla dönebiliyor. Ağırlığını elleri üzerine vererek başını ve göğsünü kuvvetle kaldırabiliyor. Tek elle eşyalara uzanabiliyor. İnsan sesine tepki verebiliyor. Konuşan iki ayrı kişiye dönebiliyor. İlgilendiğinizde gülümsüyor ve sizinle konuşuyor. Adını söylediğinizde dönüp size bakabiliyor. Farklı sesler çıkartabiliyor. Konuşmalarınızı ve hareketlerinizi taklit edebiliyor. Agu agu gibi kendine özgü sesler çıkartabilir. Elinden oyuncağını aldığınızda size tepki veriyor. Dikkat !!! Ev halkı dışındakilerden korkabilir. Bebeğinizin çıkardığı sesleri taklit ederek onu konuşmaya teşvik edin. Kısa ve anlaşılır kelimelerle konuşun. Bebeğinizin başka bebeklerle karşılaşmasını sağlayın ve birbirlerini tanıyıp incelemesine izin verin.

OYUNCAK SEÇİMİ

(5-6 AY)

  • Kitaplar  bu dönemde yine onun en iyi oyun arkadaşı olmaya devam ediyor,
  • Dokunulduğunda değişik sesler ve renkli ışıklar veren  oyuncaklar, 
  • Yansıtıcılı aynalar,
  • Zilli, saplı ya da dönerli çıngıraklar bu dönemde çocuğunuzun ruhsal gelişmesine yardımcı olacaktır,
  • Çeşitli hayvan figürleri,
  • Çeşitli renk ve boyuttaki toplar,
  • Oyuncak bebekler,kuklalar,
  • Tencere,sahan,kaşık gibi ev aletleri.

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

Bebeğinize sık sık sarılıp “SENİ SEVİYORUM” deyin

Bebeğinizin ilk aylardaki deneyimlerinin  onun gelecekteki beyin kapasitesinin gelişmesine çok büyük olumlu etkisi vardır.

  • Oyuncak nerede oyunu oynayabilirsiniz. Bebeğinizi sırt üstü yatırın. Sevdiği bir oyuncağı gözünün önünde tutun. Sonra onu göremeyeceği bir yere götürüp “Oyuncak neredeeee…” Sonra tekrar gösterip “Bak oyuncak buradaaa” deyin. Oyuncağı çeşitli yerlere saklayarak bunu tekrarlayın
  • Bir el fenerini renkli bir kağıtla kaplayın. Çeşitli açılardan çocuğunuzun gözüne yaklaştırın. “Işık, ışık, güzel ışık, ışığa bak” gibi sözlerle onu görsel ve işitsel olarak uyarın.
  • Bebeğinizi kucağınıza alın. Yüzüne sevgi ile bakarken değişik seslerle onu uyarın. Arı gibi vızıldayın, siren sesi çıkartın, yanaklarınızı şişirip puflayın, öksürün, hapşurun.
  • Müzikli bir oyuncağı çocuğunuzun göremeyeceği bir yere koyun. Yüzünü müziğe döndüğünde ona sarılarak “Seni Seviyorum” deyin. Oyuncağın yerini değiştirerek bu davranışını pekiştirin.
  • Bebeğinizle birlikte sık sık ayna karşısına geçip çeşitli hareketler ve muzipliklerle onu güldürmeye çalışın.
  • Aynada kendisini ve sizi incelemesini sağlayın
  • Bebeğinizle sürekli konuşun.
  • Ona ninniler, şarkılar söyleyin.

DEĞİŞİK TADLAR

          YOĞURT: Yoğurt içinde zararlı mikrop barındırmaması, aksine faydalı bakteri (Probiotik) barındırması,  bozulmadan uzun süre korunabilmesi ve anne sütünden sonra sindirimi en kolay besin olması nedeniyle ülkemizde bebek beslenmesine erkenden konulması gereken oldukça önemli bir besindir. Anne sütü ile yoğurt hazırlanışı: Eğer sütünüz fazla ise ve rahat bir şekilde sağabiliyorsanız sütünüzle yoğurt yapabilirsiniz. 180 cc kadar anne sütünü yoğurt yapacağınız bir kap içine koyun elinizin dayanabileceği sıcaklığa gelinceye kadar (42-43 C) içi sıcak su dolu bir tencere içinde bekletin. Anne sütü 42-43 C’ ye  geldiğinde içinden 2-3 tatlı kaşığı bir miktar bir kap içine alınız. Üzerine 1 tatlı kaşığı yoğurt mayası ilave ederek iyice karıştırınız. Hazırladığınız bu karışımı yoğurt yapacağınız ; anne sütüne  kabın kenarından  yavaşça ilave ediniz. Kımıldatmadan üzerini örtünüz. 4-5 saat bekledikten sonra üzerini  açınız. Sonra buzdolabında 5-6 saat dinlendiriniz .Artık yoğurdunuz çocuğunuza sunulmaya hazırdır.

      Devam maması ile yoğurt hazırlanışı:1 su bardağı (180 cc kadar ) suyu kaynatıp elinizin dayanabileceği sıcaklığa gelinceye kadar soğutunuz (42-43 C). İçine 6 ölçek devam maması koyup; iyice karıştırınız. Hazırladığınız bu karışımdan 2-3 tatlı kaşığı bir miktar bir kap içine alınız. Üzerine 1 tatlı kaşığı yoğurt ilave ederek iyice karıştırınız. Hazırladığınız bu karışımı yoğurt yapacağınız devam maması üzerine   kabın kenarından  yavaşça ilave ediniz. Kımıldatmadan üzerini örtünüz. 4-5 saat bekledikten sonra üzerini  açınız. Sonra buzdolabında 5-6 saat dinlendirdikten sonra artık yoğurdunuz  çocuğunuza sunulmaya hazır hale gelmiştir.

Devam maması ile ya da anne sütü ile hazırladığınız yoğurtlar inek-keçi-koyun sütü ile hazırlanan yoğurtlar gibi katı olmayacaktır. Yoğurdun katı olması da gerekmez. Yoğurt  tadı oluşmuşsa yeterlidir. Çocuğunuza rahatlıkla verebilirsiniz.

       Anne sütünüz yoksa, devam maması ile yoğurt yapmaya ekonomik durumunuz uygun değilse yoğurdu 1 su bardağı süt ile de yapabilirsiniz. İnek sütü ile yoğurdu anne sütü ile hazırladığınız yoğurt gibi hazırlayabilirsiniz. 1 yaşına kadar inek sütü vermiyoruz. Ancak işlenmiş süt olduğu ve içinde probiotik barındırdığı için 5-6 aydan itibaren bebeğinize her zaman yoğurt sunabilirsiniz. 

       Evde yoğurt hazırlayamazsanız, katkı maddesi içermeyen, üzerinde katkısız doğal yoğurt yazan hazır yoğurtlardan ya da bebekler için özel olarak hazırlanmış yoğurtlardan da bebeğinize verebilirsiniz.

      Evde hazırladığınız ya da hazır olarak aldığınız yoğurtları 3-4 gün süre ile bebeğinize verebilirsiniz. Daha sonra kullanmayınız. Besin değeri azalır.        

ÇOCUKLARDA ATEŞ

           Yüksek ateş  tüm anne ve babaların korkulu rüyasıdır.

            Sevgili Anneler ve Babalar; ATEŞTEN KORKMAYINIZ.

Çünkü ateş, vücudun en önemli savunma mekanizmasıdır. Vücuda mikrop girdiğinde; vücut bu mikropla daha kolay savaşabilmek için ısısını yükseltir. Mikroplar normal vücut sıcaklığı olan 36-37-38 C’de daha iyi büyür ve çoğalırlar. Vücut herhangi bir enfeksiyon durumunda enfeksiyona neden olan mikropların beslenmesini bozmak ve üremelerini engellemek için ısısını yükseltir. Ateş yüksekliğinde vücut savunmasını sağlayan beyaz kan hücreleri mikropların bulunduğu ortama daha hızlı gider ve o ortamda; daha çok mikropları öldürücü maddeler salgılar. Ateşin yükselme derecesi mikrobun ve bünyenin durumuna göre 38 ile 41,7 derece arasında olabilir. Ateş yüksekliği ile hastalığın ağırlığı arasında herhangi bir ilişki yoktur. Basit viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında 40-41 C’ye kadar yükselebilen bir ateş olabileceği gibi çok ağır bir enfeksiyon hastalığı bazen 38-38,5 C dolaylarında hafif bir ateşle de seyredebilir. Aile içinde havale geçiren birisi yoksa 41 dereceye kadar yükselen ateş çocuğunuzda genelde havaleye ya da olumsuz bir etkiye neden olmaz ve de çocuğunuzun mikroplarla iyi savaştığının ve mikropları yaktığının bir göstergesidir. Ateşine hemen müdahale ederek onun bu savaşına engel olmayınız.

        Çocuğunuzun normal vücut ısısı popodan (rektal) ya da kulaktan 37,3-37,8 C arasındadır. Genelde çocuklarda ateş; mikrobik hastalıklarda yükselir ve hastalığın ilk habercisidir. Karma aşılardan sonra 1-2 gün süre ile 38,5-39 C’ye kadar yükselen hafif bir ateş olabilir. Bazen ortamın aşırı sıcak olması ya da çocuğun fazla giydirilmiş olması  da özellikle küçük çocuklarda her hangi bir hastalık olmadan ateşte hafif bir yükselme yapabilir. Çevre koşullarını düzenlemesi ve çocuğun giysilerinin azaltılması ile  bu ateş düşer.

ATEŞ NASIL ÖLÇÜLÜR?

Evde mutlaka vücut ısısını ölçen bir Termometre bulundurunuz. Bunlar pille çalışan ve ısıyı yazarak gösteren dijital termometreler olabilir. Çocuklarda en doğru ve iyi ısı ölçümü dijital termometre ile popodan (rektal) alınan ısı ölçümüdür. Dijital termometreyi 2 cm popodan içeriye girecek şekilde yerleştirin. Sinyal verince çıkarıp okuyun. Ölçtüğünüz ısı 37,8 C’nin altına ise normaldir. Eğer çocuğunuzda popodan ısı ölçümü yapmak istemiyorsanız; kasık bölgesini iyice temizleyip kurulayın. Dereceyi kasığa yerleştirdikten sonra bağcını karnına doğru kıvırın. Sinyal verince çıkarıp okuyun. 37,5 C’nin altında ise normaldir. Bebeklerde ve çocuklarda dijital derece ile dil atından da ateş ölçebilirsiniz. Dijital dereceyi dil altına yerleştirin sinyal verince çıkarıp okuyun. 37,8 C’nin altında ise normaldir. Çocuklarda koltuk altından yapılan ısı ölçümü çok doğru olmayabilir. Koltuk altı dereceyi iyice kavrayamaz, koltuk altı terli olabilir, derece koltuk altına çok iyi yerleştirilemeyebilir. Ateş yüksekliğinde koltuk altındaki küçük damarlar kasıldığı için vücutta dolaşan sıcak kan koltuk altına tam olarak ulaşamamakta ve sonuçta koltuk altı ısı ölçümü gerçek vücut ısısını tam olarak yansıtamamaktadır. 2 Yaş üstü çocuklarda; ateş ölçümünü kulaktan da yapabilirsiniz. Kulak zarı beyine  kan götüren ana damardan beslendiği için kulaktan ölçtüğünüz derece  beyindeki ısı merkezine ulaşa, gerçek ısıya çok yakındır. Ölçüm yapmadan önce dış kulak yolunu kapatan kir olmadığından emin olmalısınız. Çocuğunuzda kulaktan ısı ölçümü yaparken her iki kulaktan da ikişer kez ölçüm alın ve en yüksek ölçüyü esas alın. Ölçtüğünüz ısı 37,8 C’nin altında ise normaldir.

            DİKKAT !!!! Lazerli ateş ölçer denilen uzaktan ateş ölçerlerle çocuğunuzun alnından ya da vücudun çeşitli yerlerinden ateşini asla ölçmeyiniz. Vücudun bu bölgeleri hava ile temas ettiği için ortam ısısından etkilenebilirler. Uzaktan ateş ölçerler gerçek ısıyı yansıtmadığı için sizi yanıltabilir.

ATEŞ NASIL DÜŞÜRÜLÜR?

Ateş; 37,8-39 derece arasında ise herhangi bir ilaç kullanmayın ve aşağıdaki önlemleri alın

  • Öncelikle üzerinde ki fazla giysileri çıkartın.
  • İnce hafif ve vücudunu sıkmayan giysiler giydirin.
  • Ortamın sıcaklığını düşürün. Bulunduğu odanın sıcaklığını olanak varsa 18-20-C’ye kadar indirebilirsiniz.
  • Ateşli çocuklarda solunum ve terleme ile fazla su kaybı olur. Bol su ve sulu gıdalar vermelisiniz.
  • Yemek için zorlamayın ancak yemek istiyorsa da kısıtlamayın.
  • İstirahat için zorlamayın ancak aşırı fiziksel aktiviteyi azaltıcı önlemler alın.
  • 39 C’nin üzerindeki ateşlerde vücudunu ılık suya batırılmış bezlerle silebilirsiniz
  • Hafi bir yelpazeleme de yapabilirsiniz.
  • Bir vantilatör ya da kurutma makinesini çalıştırarak da çocuğun vücut ısısının düşmesini sağlayabilirsiniz.

     Ateş; 39 C’nin üzerinde ise yukarıda ki önlemlere ek olarak doktorunuzun önerdiği ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçtan (6 ay altında yalnızca paracetamol, 6 ay üzerinde paracetamol ya da ibuprofen) çocuğunuzun kilosuna göre doktorunuzun önerdiği dozda verebilirsiniz.Bu ilaçlar genelde kilosunun yarısı miktarında (örneğin: 10 kiloluk bir çocukta 5 ml gibi) Ateş düşürücü ilaç verdikten sonra En az 1-2 saat bekleyin. İlaç etkisini göstermeye genellikle yarım saat içinde başlar, 2 saatte etkisini tam olarak gösterir. Ateşin tam olarak kontrol altına alınabilmesi için ilaç alındıktan sonra 4 saatin geçmesi gerekir. İlaç verdikten 2 saat sonra ateşte düşme eğilimi başlamışsa; herhangi bir ek önlem almadan  daha 2 saat beklemelisiniz. Ateş düşürücü ilaç verdikten 2 saat sonra ateş düşmeye başlamamışsa ya da daha da yükselmişse ılık su ile çocuğunuzun vücudunu silebilirsiniz. 39,5 derecenin üzerindeki özellikle 40-41 derece dolaylarında ki ateşte mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

ATEŞ YÜKSELİRKEN ÇOCUĞUNUZDA ÜŞÜME TİTREME OLMASI NORMALDİR. VÜCUT TİTREYEREK ISISINI YÜKSELTİR. TİTRİYOR, ÜŞÜYOR DİYE; ENDİŞE ETMEYİN, DAHA FAZLA SARMAYIN, ÜZERİNDEKİ GİYSİLERİ AZALTIN, ORTAMIN SICAKLIĞINI DÜŞÜRÜN. ÜŞÜME-TİTREME ESNASINDA VÜCUT ISISINI YÜKSELTMEK İÇİN EL VE AYAK DAMARLARINI DARALTIR. ÜŞÜYEN, TİTREYEN ÇOCUĞUN AYAKLARINA ÇORAP, ELLERİNE ELDİVEN GİYDİREBİLİRSİNİZ. BÖYLELİKLE EL VE AYAK DAMARLARINI GENİŞLETEREK EL VE AYAKLARDAN DA VÜCUT ISISININ DÜŞMESİNİ SAĞLAYABİLİRSİNİZ. VÜCUDUNUN GERİ KALAN YERLERİNİ MUTLAKA AÇMALISINIZ.      

ILIK SU İLE ATEŞ NASIL DÜŞÜRÜLÜR?

  1. Geniş bir kap içerisinde vücut sıcaklığının altında genellikle 30-32 C dolaylarında bir su hazırlayın.
  2. Çocuğun vücudunu tahriş etmeyecek yumuşak birkaç bez, havlu, çocuğunuzun pamuklu atletleri ya da süngerlerden birkaç adet  bu suyun içerisine koyun.
  3. Bebeğinizin üzerinde ki tüm giysileri çıkartarak onu kuru bir havlu üzerine yatırın.
  4. Ilık suya koyduğunuz bezleri çocuğunuzun alın bölgesine, boyun altı, koltukaltı, kasık bölgesi gibi büyük atar damaların geçtiği bölgeye koyun ve bu bezleri her 2-3 dakikada bir değiştirin. Diğer bezlerle vücudun damardan zengin olan yüz, karın, kol ekleminin iç yüzü el bileklerinin iç yüzü, diz ekleminin iç yüzü gibi bölgelerini özellikle silin. Ana damarlar bu bölgelerden geçtiği için silme işlemi ile ateş daha kolay düşecektir.
  5. Silme işlemi uyguladığınız  bezleri de her 2-3 dakika da bir değiştirin.
  6. Çocuğunuzda yüz, karın kol içi, diz içi gibi bölgelere  ıslak bezler koyup beklemeyin. Mutlaka ıslak bezle vücuda  silme işlemi uygulayın.
  7. Ilık suya batırılmış bezle silme işlemi ile ateşi düşürmek için silme işlemini aralıksız olarak 20-30 dakika süreyle sürdürülmesi gerekir. Çocuğunuz ağlasa da bu silme işlemini sürdürmelisiniz.    
  8. EN PRATİK ISI DÜŞÜRME YÖNTEMİ; GENİŞ BİR KABİÇİNE 30-32 C DOLAYLARINDA BİR SU HAZIRLAYIN. ÇOCUĞUNUZUN KISA KOLLU BİR ATLETİNİ BU SUDA İYİCE ISLATIN. ISLATTIĞINIZ BU ATLETİN FAZLA SUYUNU BAŞINA SIKIN. SONRADA ISLAK ATLETİ ÇOCUĞUNUZA GİYDİRİN. ATLET ÇOCUĞUNUZUN ÜZERİNDE 2-3 DAKİKA KALDIKTAN SONRA AYNI İŞLEMİ YİNELEYİN. 20-30 DAKİKA İÇİNDE ATEŞİN DÜŞMEYE BAŞLADIĞINI GÖRECEKSİNİZ.
  9. Eğer bebeğiniz ılık suyla silme işlemine çok şiddetli tepki gösteriyorsa ılık suyla banyo yaptırabilirsiniz.

ILIK SU İLE BANYO NASIL YAPTIRILIR?

  1. Geniş bir kap ya da küvet içinde 30-32 C dolaylarında su hazırlayın.
  2. Bebeğinizi boynundan altı bu suyun içerisinde olacak şekilde küvete oturtun. (Bebeğiniz çok ağlıyorsa bebeğinizle birlikte sizde küvete girebilirsiniz.) 20 ile 30 dakika süre ile küvet içinde bebeğinizi tutmalısınız 
  3. Banyodan çıktıktan sonra yumuşak bir havluyla vücudunu silin.
  4. Çocuğunuzun üzerine ince, hafif ve vücudu sıkmayan yumuşak giysiler giydirin.
  5. Ilık suyla sildikten ya da ılık su ile banyo yaptırdıktan 1-2 saat sonra ateş düşmeye başlamadıysa çocuğunuzu giydirmeden kuru bir havlu üzerine yatırın. Vücut üzerinde hafif bir akım olacak şekilde 20-30 dakika süre ile yelpazeleme işlemi uygulayabilirsiniz.
  6. Ilık suyla 1-2 dakika süreyle duş aldırmanın ateşin düşürülmesine hiçbir yayarı yoktur, asla yapmayınız.

            Ateşi düşürmek için alkol, sirke, kolonya, BUZ ya da buzlu su kullanmayın.          

            Soğuk su ile çocuğunuza duş aldırmayın. Yüz, karın, kol içi, diz içi gibi bölgelere ıslak bezler koyupbeklemeyin. Çünkü bu işlemler derideki damarları daraltarak ateşin düşmesini engellemekte ve vücudun iç ısısını yükselterek çocuğunuzun havale geçirme riskini arttırmaktadır.

ÖKSÜRÜK

Öksürük solunum yollarını zararlı etkilerden koruyan vücudun en önemli savunma refleksidir. Öksürük bazen çocuğunuzun kendi ağız salgısının solunum yollarına kaçması gibi basit bir nedenden olabileceği gibi, çoğunlukla da solunum yollarının bakteri ya da virüs denilen mikroplar tarafından tutulması gibi daha önemli bir nedenle olur. Mikroplar solunum yollarına girdiğinde vücudun savunma hücreleri onlara karşı koymakta ve onların solunum yollarında ilerlemelerine engel olmaktadır. Öksürük, solunum yollarında ilerleyen bu mikropları ve mikroplarla vücut hücrelerinin savaşı sonucu ortaya çıkan artıkları dışarıya atan vücudun en önemli savunma mekanizmasıdır. Öksürük solunum yollarının bir çeşit süpürgesidir.

Eğer çocuğunuzun neşesi ve canlılığı yerinde ise, sizi emiyor ya da mamasını yiyorsa; bırakın öksürsün. Çünkü öksürerek solunum yollarını temizler. Çocuklar erişkinler gibi öksürük sıvısını öksürerek dışarı çıkartamayabilir. Çoğunlukla bu sıvıyı yutarlar. Bu sıvıyı yutmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bazen kusmalarında ya da dışkılarında öksürük sıvısı olabilir. Bu da önemli değildir. Çocuk öksürüyor diye hemen öksürük kesici ilaçlar kullanmayınız. Hastalığını daha da ağırlaştırırsınız. Çocuğunuzu huzursuz eden, uykusunu bölen şiddetli bir öksürük varsa;  doktorunuzun önerileri doğrultusunda solunum yollarındaki koyu yapışkan salgıları yumuşatıcı, balgam söktürücü ilaçlar ya da uykuyu etkileyen aşırı öksürükte kısa süreli öksürük kesici ilaçlar kullanabilirsiniz.

En önemli öksürük ilacı sudur. Öksürükte; Öncelikle çocuğunuzun aldığı sıvı miktarını arttırın. Anne sütü, su ve sulu besinleri sık sık çocuğunuza sunun. Ayrıca solunum salgılarını yumuşatmak için geleneksel yöntemlerden de yararlanabilirsiniz. Bunlar; Ihlamur, papatya, rezene çayı, zencefil, nane- limon, limonata, 4 yaş üzerinde de adaçayı gibi sıvı besinlerdir. BAL ETKİNLİĞİ KANITLANMIŞ TEK ÖKSÜRÜK KESİCİDİR. 1 yaş üzerinde bal doğrudan verilebildiği gibi ekmek üzerine sürülüp yağlı ballı ekmek ya da ballı limonlu çaylar şeklinde de verilebilir. Geleneksel olarak kullandığımız çorbalarda öksürüğün gerilemesine yardımcı olurlar. Et suyu, tavuk suyu ile yapılan pirinç, un, şehriye çorbaları, tarhana çorbaları, havuçlu, patatesli, kerevizli, soğanlı, sarımsaklı, maydanozlu çorbalar da öksürüğün gerilemesine yardımcı olurlar. 

  Çocuğunuzun bulunduğu odayı havalandırın. Odadaki havanın nemli olmasını sağlayınız. Öksürükte burun yolunun açık tutulması da çok önemlidir. Eczaneden alacağınız halk arasında tuzlu su olarak adlandırılan Serum Fizyolojik içeren burun damlalarını kullanabilirsiniz. Günde 4-6 kez;  3-4 saat ara ile  her bir burun deliğine 4-5 damla olmak üzere serum fizyolojik kullanabilirsiniz. Ufak çocuklarda burun damlası damlattıktan 1-2 dakika sonra burundaki fazla sıvıyı almak için  pille çalışan otomatik burun aspiratörleri ya da ağızla çekilen burun aspiratörleri kullanabilirsiniz.

Eğer öksürükle birlikte çocuğunuzun ateşi sürekli yüksek seyrediyorsa; bitkin, halsiz, huzursuz ve yiyeceklerini yemiyorsa (Hastalıkta çocuklar normalde yediklerinin üçte birini, dörtte birini yerler. Hastalık geçtikten sonra daha fazla gıda alarak bu açığı kısa sürede kapatırlar), burun delikleri her nefes alış verişte belirgin olarak açılıp kapanıyorsa, göğüs her nefes alış verişte ileri derecede inip kalkıyorsa en kısa sürede doktorunuza başvurmalısınız. Çocuğunuzun bulunduğu yerde kesinlikle sigara içmeyiniz. Odayı sık sık havalandırınız. Gazla çalışan borusuz ısıtıcılar  kullanmayınız.                                                                  

Dr. YILMAZ BAY

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

6-7 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Başarı istediğini elde etmek,  mutluluk ise elde ettiğini sevmektir.”

6.ay çocuk hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. O artık bebeklikten çocukluğa geçmiştir. Kendi kendine yüz üstünden sırt üstüne dönebilir. Başparmağını kullanmadan verilen eşyayı yakalayabilir, yeni eşya verilirse elindekini bırakabilir. Bir elindeki eşyayı öbür eline geçirebilir. Sırt üstü yatarken başındaki örtüyü çekip atabilir. Sevilince veya kızılınca reaksiyon gösterebilir. Önüne 2 küp konulduğunda birini aldıktan sonra öbürünü de almaya çalışır ve de alır. Gövdesini dik tutabilir. Desteksiz oturabilir. Ayakta tutulunca basmaya çalışır. Ayağını ağzına götürebilir. Karnını yerden tam kaldırmadan emekleyebilir. Kucak istediğini; kollarını açıp size uzanarak belli eder. Ses çıkaran nesneleri sallamaktan hoşlanır. Oyun oynarken çok neşeli olur ve bunu size göstermekten hoşlanır. Görme iyice gelişmiştir ve her şeyi izler. Yakaladığı eşyayı inceler. Sizi göremeyince ağlar. Artık gözünün rengi belirginleşmiştir. Üç gün üst üste ayni saatte yer, uyur ve uyanırsa müjde !!! artık çocuğunuz bir düzene girmiş demektir. Zorunlu kalmadıkça gece beslemeyiniz.

  Read More

7-8 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Mutluluk sorunsuz bir yaşam değil, sorunlarla başaçıkabilme yeteneğidir.”

Artık evde konuşup anlaşabileceğiniz, sevinçlerinizi paylaşabileceğiniz(asla üzüntülerinizi değil)  bir arkadaşınız var. Çocuğunuz sizi anlıyor, sevginize kahkahalarla yanıt verebiliyor,mama,baba,dada diyebiliyor.Hoşuna giden ilişki kesilince bağırıp yaygara koparabiliyor.Sizin ve yakın ilişki içinde olduğu kişilerin mimiklerindeki değişikliklere göre yanıt verebiliyor.hareketlerinizi, seslerinizi taklit etmeye çalışıyor.  Her iki eliyle bir cismi kavrayabiliyor. Her iki elinde ikişer küp tutabiliyor. Eline geçirdiği her şeyi ağzına götürür.  Kaşıkla yemek kemeye çalışır. Bu davranışını destekleyin. Cisimleri bir elinden diğerine geçirebiliyor. Önündeki eşyaya bakar uzanır ve onu alır.Aynada görüntüsünü tutmak ister. 1 yaşına kadar çocuklar her iki elini de kullanabilirler.Sol elini kullanıyorsa; sağ elini kullanması için çocuğunuzu zorlamayın. Bırakın hangi elini kullanacağına kendisi karar versin. Yüzükoyun yatmış durumda bir eşyayı takip ederken kendi etrafında dönebiliyor. Desteksiz oturabilir. Yine bu dönemde kısa süreli emekleme de başlayabilir. Mutlaka iki el ve iki ayağını kullanarak emeklemesi gerekmez. Yer değiştirmesi de bir çeşit emeklemedir. Popo üstünde, karın üstünde sürünebilir ya da kendine özgün başka bir emekleme stili geliştirebilir. Bazen de popsunun üzerinde geri geri giderek te emekleyebilir.  Dişleriyle ellerinizi ısırarak size sürpriz yapabilir. Alt ön dişleri genellikle ilk çıkanlardır. Bunu sırasıyla üst önler,üst yanlar,alt yanlar,1.azı dişleri,canin dişleri ve 2.azı dişleri izler. Read More

8-9 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Sevgi gelince tüm eksikler biter.”

Gözünüz aydın çocuğunuz artık yer değiştirebiliyor. Emeklemeye başlayabilir. Emekleme dönemi denilen bu dönemde çocuğunuzu her an evin değişik bir yerinde görmeniz mümkün. O en tatlı tebessümü ile karşınızda. Unutmayınız! Bazı çocuklar hiç emeklemeden doğrudan yürümeye geçebilir. Mutlaka elleri ve ayakları üzerinde emeklemesi gerekmez. Kendine özgü çeşitli emekleme yöntemleri geliştirebilir. Ayaklarını karnına doğru çekip kollarını ileriye atarak emekleyebileceği gibi popo üzerinde arkaya doğru da emekleyebilir. Biraz yardımla ayağa kalkabilir. Tırmanmayı sever. DİKKAT!!!! Ulaşabileceği yerlerde tehlikeli eşyalar bırakmayın. Tüm elektrik prizlerini bir bantla kapatın. Tüm tehlikeli madde,temizlik maddeleri,deterjan olan dolapları kapalı tutun ve kilitleyin. Yardım almadan yatarken oturur pozisyona geçebilir. Mama şişesini kendi kendine tutabilir. Eline aldığı ekmeği ya da bisküviyi çok rahat yiyebilir. Oyuncaklarını bir elinden diğer eline geçirebilir. Oyuncaklarını açık bir kutunun içine koyabilir. Baş ve işaret parmağı ile küçük cisimleri kaldırır. Zili çalar. Daha sosyaldir. Parlak ve canlı renkli oyuncaklardan zevk alır. Top Favori oyuncakları arasındadır. Sevmediklerini iter. Etrafındaki kişilerin yaptıklarını taklit eder. Anne, baba, mama, dada gibi 5-6 kelimelik bir kelime haznesi vardır. Hayır’ın anlamını çok iyi bilir. Gerekmedikçe kullanmayın. Ona surular sorarak cevap verin. Örneğin “Su mu istiyorsun? Hadi şimdi sana su verelim” gibi.

     OYUNCAK SEÇİMİ

  • Kitaplar bu dönemde de yine en iyi oyuncak araçlarımız olmalıdır.
  • Çevresindeki insanları, eşyaları tanıtacak uç boyutlu oyuncaklar,
  • Arabalar,
  • Oyuncak bebekler,
  • Küpler,
  • Legolar,
  • Bloklar bu dönemin uygun oyuncaklarıdır.
  • Aktivite masaları,
  • Eşleştirme ve kıyaslama yapabileceği değişik şekilli oyuncaklardan da bu dönemde yararlanabilirsiniz.

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Bebeğinizle karşılıklı oyun oynamanız onu ileriki yaşlardaki karmaşık ilişkilere hazırlar.Bebeğinizi bir köşeye oturtun.Kendinizi kapı arkasına veya kapı arkasına kısmen saklayın. “Ben neredeyiiiim,ben neredeyiiim.Bak işte ben buradayııım!” derken tam olarak görünür olun.Çeşitli açılardan bu işlemi tekrarlayın.
  • Bebeğinizle ne kadar çok konuşursanız o da konuşmayı o kadar erken öğrenecektir.Bebeğinizi kucağınıza alın.Gözlerinin içerisine bakarken ona duygularınızı,yaptığınız ve yapacağınız şeyleri basit cümlelerle söyleyin.Sık sık “SENİ SEVİYORUM BEBEĞİİİM!” deyin.
  • Küpleri eşyaları üst üste dizdikten sonra devirin. Bunu bebeğinizin de yapmasını isteyin.
  • Bebeğinizle ayna karşısında yüzün bölümleri oyunu oynayın. Her organı gösterip ismini söyleyin ve onu işlevi ile anlatmaya çalışın.
  • Bebeğinize suyla ve sabunla hazırlanan baloncuklar yapın. Bu baloncukları izlemekten, yakalamaya çalışmaktan ve ellediğinde patlamasından büyük zevk aldığını göreceksiniz.

Bu dönemde de doktorunuzun önerdiği Multi vitamin ve Demir içeren preparatlara devam etmelisiniz.

DEĞİŞİK TATLAR:

Bu dönemde bebeğinizde iştahsızlık görülebilir.Kilosuna göre gereksinimi olan besin miktarı ilk aylara göre azalmıştır.Dolayısıyla aldığı besin miktarı da doğal olarak azalacaktır.Bunu “iştahsızlık” olarak algılamayın.Ayrıca diş çıkartmak,bazı viral enfeksiyonlarda geçici iştahsızlık yapabilir unutmayın. 

Bu dönemde beslenmeye aşırı yağlı,tuzlu ve şekerli olmayan ev yemeklerini ve  etli besinleri ekleyeceğiz.

MERCİMEK ÇORBASI: Yüksek protein, demir, folik asit, vitamin ve mineral içeriği ile bebek beslenmesine erkenden eklenmesi gereken çok değerli bir besindir. Kırmızı ve sarı mercimeğin gaz yapma oranı daha düşüktür.Yeşil mercimeği 1 gece önceden suya koyup 1-2 kez suyunu değiştirirseniz bebeğinizde gaz yapma ihtimalini azaltabilirsiniz.

         Bir kap  içine 2 yemek kaşığı kırmızı ya da sarı mercimek koyun. Üzerine mercimeği geçecek kadar kaynar su koyun. Yaklaşık yarım saat sonra mercimeği süzün  ve 2-3  kez yıkayın.  Bir su bardağı kaynayan suya, bu mercimeği koyun. Üzerine bir orta boy havucu rendeleyerek koyun . Hafif ateşte 20-25 dakika pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

MERCİMEKLİ SEBZE ÇORBASI: Bir su bardağı kaynayan suya, iki yemek kaşığı kırmızı ya da sarı mercimek, bir orta boy havuç, bir orta boy patates,bir orta boy kabak küp şeklinde dilimleyerek koyun.2-3 dal brokoli,ıspanak, pazı, bezelye, taze fasulye  ya da kerevizden birini koyun. Hafif ateşte 20-25 dakika pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. İndikten sonra çatalla iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

BULGURLU SEBZE ÇORBASI; Bir su bardağı kaynayan suya, bir orta boy havuç ve bir orta boy kabak yıkanıp, soyulup ince ince doğrandıktan sonra koyulur. İçine 2 çorba kaşığı bulgur koyulur. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı eklenip karıştırılır. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

EZOGELİN ÇORBASI: Bir kap içine 2 yemek kaşığı kırmızı ya da sarı mercimek koyun. Üzerine mercimeği geçecek kadar kaynar su koyun. Yaklaşık yarım saat sonra mercimeği süzün  ve 2 kez yıkayın  Bir su bardağı kaynayan suya, bu mercimeği koyun.Üzerine 2 yemek kaşığı bulgur,3-4 arpacık soğan,1 yemek kaşığı pirinç,1 yemek kaşığı buğday unu,1 orta boy taze domates rendesi ya da 1 yemek kaşığı domates salçası ekleyin.Hafif ateşte 20-25 dakika pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. İndikten sonra çatalla iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz

KÖFTE: Görünen yağları alınmış kuzu etinden sulu köfte,ızgara köfte ya da fırında köfte şeklinde hazırlayabilirsiniz Yağsız çift kıyılmış kuzu eti yumurta, maydanoz,  ince kıyılmış soğan ve ekmek içiyle karıştırılır.İçine baharat olarak kimyon koyabilirsiniz. 1 köfte (30 gr)ile başlanır. Giderek miktarı artırılarak 3-4 köfteye kadar çıkarılabilir. Çatalla ya da elinizi iyice yıkadıktan sonra elinizle ezerek çocuğunuza verebilirsiniz. Ekmek yerine pirinç koyarak ve suda pişirerek sulu köfte  ya da fırında pişirerek fırın da köfte şeklinde de çocuğunuza verebilirsiniz.

TAVUK ETİ: Genç ve mümkünse gezinen tavuk ya da organik tavuk haşlanır. Tavuğun ön kısmındaki beyaz etlerini çatalla ya da elinizi iyice yıkadıktan sonra elinizle ezerek çocuğunuza verilebilirsiniz. Tavuğu ufak parçalara bölerek sebze çorbasına, tarhana çorbasına, mercimek çorbasına karıştırarak verebileceğiniz gibi tek başına da verebilirsiniz. AFİYET OLSUN. 

İŞTAHSIZLIK

“ Yemek yemek istemeyen çocuğa yemek yedirmeye çalışmak dünyanın en zor işidir.”

İştahsızlık hemen tüm annelerin ortak problemidir. Bütün annelerin söz birliği etmişçesine doktora söyledikleri ilk yakınma, çocuklarının iştahsız olduğudur.

Öncelikle şunu biliniz ki; Çocuğunuz ilk 6 ayda çok hızlı bir büyüme ve gelişme dönemi içindedir. O nedenle kilosuna göre günlük aldığı besin miktarı sizin kilonuza göre aldığınız miktarın çok üzerindedir. 6.aydan sonra büyüme ve gelişme hızı yavaşlayacağı için aldığı besin miktarı da doğal olarak azalacaktır.

İlk 6 ayda aldığı gıdayı ve sonucunda aldığı kiloyu artık yaşam boyu olmayacaktır.

Anne ve babalar beslenme konusunda bilinçli olmalı, şişman olmanın sağlıklı olma anlamına gelmediğini bilmelidirler. Çocuklar, besinlerini anne ve babalarını mutlu etmek için değil karınlarını doyurmak için alırlar. Çocuğunuz yemeğini yemiyorsa bırakın yemesin. Kesinlikle üzülmeyin. Ancak bir daha ki öğüne kadar ona hiç bir şey vermeyiniz. Bir sonraki öğünde yemediği yemeği tekrar onun önüne koyun.“ Yemeğini yemiyor, aman aç kalacak “ endişesi ile;süt içirmek, şeker, çikolata, cips,bisküvi, kraker, kola,gazoz, hazır meyve suları,hazır meyveli sütler,hazır meyveli yoğurtlar gibi abur cubur şeyler vermek yanlış bir tutumdur.

Açlık insana çok şey öğreten önemli bir deneyimdir.

En iyi iştah ilacı onu aç bırakmaktır. Göreceksiniz sonunda kesinlikle yiyecektir. Yemeğe zorlanan çocuklar ileride ya çok şişman ya da çok zayıf çocuklar olmaktadırlar.

ÇOCUĞUNUZU KESİNLİKLE YEMEĞE ZORLAMAYINIZ. Israrla yemek yedirmeye çalışmayınız. Çocuğunuzun burnunu tıkayarak zorla verdiğiniz gıdanın onun için hiçbir besleyici değeri olmadığını bilin. Onu kusturur, hırçınlaştırır; problemini daha da büyütürsünüz. Geçici olan bu problemi sevgi, sabır ve anlayışla çözebilirsiniz.

Eğer çocuğunuzun yeterli miktarda besin almadığını düşünüyorsanız!

Aşağıdaki önerilere uyunuz.

1-Çocuğunuzu belirli aralıklarla besleyiniz. Öğün saatlerini mümkün olduğunca tüm aile bireylerinin birlikte olduğu saatlere denk getirmeye çalışınız.

2-Öğün aralarında çocuğunuza kesinlikle bir şey vermeyiniz. Özellikle çiklet, çikolata, gofret, bisküvi, kraker, çitos, kola, gazoz gibi abur cubur gıdalar çocuğunuzun iştahını olumsuz etkiler. Tokluk hissi verir ve gerçekten gereksinimi olan gıdaları almasını engeller.

3-Kendi kendine yemek yemesine ve parmaklarını kullanmasına izin verin. Orta yere bir örtü serin çocuğunuzu üzerine oturtun. Önüne eliyle, kaşıkla yiyebileceği yiyeceklerden koyun. Bırakın biraz eline yüzüne sürsün, biraz etrafa saçsın. Kendi kendine yiyebileceği 2 kaşık yemek sizin zorla yedirdiğiniz 1 tabak yemekten daha yararlıdır.

4-Yaşı uygunsa yemeği çocuğunuzla birlikte hazırlayın. Size yardım etmesine izin verin. Hazırlanmasına katkıda bulunduğu yemeği yemekten büyük zevk alacaktır.

5-Çocukların kalori gereksinimleri erişkinlere göre daha az olduğu için çabuk doyarlar ve doyduktan sonra da bir şey yemezler. Erişkinler doysalar bile yemek yemeğe devam edebilirler. O nedenle, sofrada uzun süre kalıp tüm yemekleri bitirmesi için ona baskı uygulamayınız. Sofrada en fazla 20-30 dakika zaman geçiriniz.

6-Onu anlamaya çalışın. Çok mu yorgun? Canı mı sıkkın? Hasta mı? Araştırın. Çocuklar hastalıklarında normal yediğinin üçte birini, dörtte birini yerler. Hastalıkları geçtikten sonra bu yemediği miktarı kısa sürede fazladan yiyerek telafi ederler. Endişelenmeyin. Ona hastalığı süresince sindirimi kolay sulu gıdalar sununuz.

7- Çocuğunuza neyi, ne zaman sunacağınıza(ASLA YEDİRECEĞİNİZE DEĞİL)siz karar verin. Ne kadar yiyeceğine bırakın ocuğunuz kendisi karar versin. Sizin göreviniz çocuğunuza belirli bir gıdayı zorla yedirmek değil, yalnızca sunmaktır. Eğer çocuğunuz gıdayı reddediyor, ağzını kapatıyor, gıdaları püskürtüyorsa, o gıdaya gereksinimi yok demektir. Elinizde tabak, kaşık çocuğunuzun peşinden koşturan anne baba olmayınız. ASLA AYAKLI KAŞIK OLMAYINIZ.

8- Aldığı süt miktarını azaltın, böylelikle diğer yiyeceklere yönelmesini sağlarsınız.8-12 ay arası çocuğunuzun alması gereken süt miktarı 500-700 cc, 1 yaşın üzerindeki bir çocuğun günlük alması gereken süt miktarı 300-500 cc arasındadır. Daha fazla süt alması çocuğunuzda kansızlığa neden olabilir.

9- Öğün sayısını azaltın. İlk aylarda 6-8 olan öğün sayısı giderek azalarak 8-12 ay arası 4-6 öğüne ve 1 yaşından sonra da 3-4 öğüne inebilir. Bazı çocuklar 2-3 öğünle de normal gelişimini sürdürebilirler.

10- Çocuğunuza sofra kurallarını öğretin. Yemekten önce mutlaka el yıkanmalı, yemekte başka şeylerle ilgilenilmemeli, televizyon karşısında asla yemek yedirilmemeli, yüksek sesle konuşulmamalı, bağırıp, çağırılmamalı, kavga ve tartışmalardan uzak durulmalı. Mümkün olduğunca sıcak samimi içten bir sohbet ortamı hazırlanmalı. Günlük olumsuzlukların bu havayı bozmasına izin verilmemeli.

Unutmayınız; çocuğunuz söylediklerinizden çok yaptıklarınızdan etkilenir. Davranışlarınızla ona örnek olmalısınız.Siz yemek seçmezseniz oda önüne konulan her türlü yemeği yiyecektir.Tabağınızdaki yemeği bitirdiğinizde göreceksiniz oda aynısını yapacaktır. Yemek sonrası ellerinizi yıkayarak ve dişlerinizi fırçalayarak ona örnek olunuz.

SÖZÜN ÖZÜ: SİZİN GÖREVİNİZ ÇOCUĞUNUZA BELİRLİ ARALIKLARLA BELİRLİ GIDALARI SUNMAKTIR. ASLA YEDİRMEK DEĞİLDİR. HANGİ GIDAYI NEZAMAN SUNACAĞINIZA SİZ KARAR VERECEKSİNİZ. HANGİ GIDADAN NE KADAR YİYECEĞİNE ÇOCUĞUNUZ KARAR VERECEKTİR. 

                                                                                                                                                   Dr. Yılmaz Bay

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

 

9-10 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Çocuğunuza kazandıracağınız en güzel alışkanlık okuma alışkanlığıdır”

      Bebeğiniz artık çocuk oldu. Evde dolaşmaya, her yeri karıştırmaya başladı. Emekleme tam olarak oluşmuştur. Emeklemiyorsa da üzülmeyin.Bazı çocuklar hiç emeklemeden yürüyebilirler.Her bebeğin kendine özgü bir gelişme şekli vardır.Bir eliyle destek alarak veya hiç destek almadan ayakta durabiliyor.Kollarından tutulunca adım atmaya çalışıyor. Baş ve işaret parmakları arasında küçük bir eşyayı tutabiliyor. Küçük eşyaları yerden alabiliyor. Oyuncaklarını bir elinden diğer eline geçirebiliyor. Oyuncaklarını açık bir kutunun içine koyabiliyor. Parmağını deliklere sokabiliyor. Oyuncaklarından zevk alıyor, sevmediklerini itiyor.Etrafı karıştırmaya başlamıştır.Her an her yerde karşınıza çıkabilir.Bebeğiniz ana dili özelliklerini tanımaya başladı. İki heceli sesler çıkartabiliyor. Arada kendini ifade etmek için anlamsız seslerde çıkartabilir. Parmaklarıyla yemek yemeyi sever ve kendi kendine yemek yemeye başlayabilir. Bırakın yesin.Etrafı dağıtmasını,döküp saçmasını anlayışla karşılayın. 9. ay zeka belirtilerinin ortaya çıkmaya başladığı aydır. Ona yaptığınız her şeyi anlatın ve onunla mümkün olduğunca çok oyun oynayın.Oyun,en iyi öğrenme şeklidir.

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönemde yine kitaplar en yakın oyuncak aracımızdır.Renkli, desenli özelikle konuşan kitaplar çocuğunuzun en iyi arkadaşı olmalı.
  • Sesli-hareketli oyuncaklar,
  • Çeşitli boyutlardaki kaplar,
  • Üst üste binen oyuncaklar,
  • Çeşitli boyutta delikleri olan oyuncaklar,
  • Karton kutular,
  • Duş,kepçe,kova gibi banyo oyuncaklarından bu dönemde yararlanabilirsiniz.

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • İçinde-dışında,üstünde-altında,arkasında gibi uzaysal kavramlar beyin gelişmesi için çok önemlidir.Büyük bir karton kutu alın.İçine çocuğunuzun sevdiği bir oyuncağı koyun.”Bak oyuncak kutunun içinde,şimdi onu dışarı çıkartalım” derken onun elini tutup oyuncağı birlikte dışarı çıkartın.Bu işlemi kutunun çeşitli yerleri için tekrarlayın.
  • Bebeğinizle birlikte oturun.Bir fotoğraf albümü elinize alın.”Bak bu baba,bak bu annee.Göster bakayım anne neredee?” diye ona sorun.Ne kadar kolay öğrendiğini göreceksiniz.
  • Suyu bütün çocuklar severler.Bir banyo küvetinde veya çocuk havuzunda oyuncaklarını yüzdürmesine,onları batırıp çıkarmasına izin verin.Mutlaka siz yanında olun.
  • Karın üstünde bol zaman geçirsin. Emeklemesi kolaylaşır. Onunla birlikte emekleyin.
  • Eline verdiğiniz eşyayı size atmasını isteyin ve o eşyayı yakalayıp tekrar eline verin.
  • Kolu çevirirsem kapı açılır,düğmeye basarsam ışık yanar gibi sözleri söylerken olayı gerçekleştirin.Ayni hareketi yapmasını ondan da isteyin.
  • Birlikte suları,kumları kovaya koyun sonrada yere dökün.
  • Yeni ortamları keşfetmeye onu yönlendirin hatta cesaretlendirin.
  • Ulaşabileceği yerlerde ağzına alabileceği, yutabileceği oyuncaklar olmamasına özen gösterin.

BEBEĞİNİZİN BESLENMESİ

9. ay bebek beslenmesinde dönüm noktasıdır. Artık sizin sofranıza oturabilir. Aşırı yağlı, aşırı tuzlu ve kızartma hariç tüm yediklerinizden bebeğinize tattırabilirsiniz.Az miktarda kaya tuzu eklediğiniz yemeklerinizden de bebeğinize tattırabilirsiniz.  Bu ay bebeğinizin beslenmesine Balık , Kuru baklagiller ve  Gazlı sebzeleri ekleyeceğiz. 

DEĞIŞİK TATLAR

  BALIK: İçerisinde omega-3 yağ asitleri (EPA ve Özellikle de DHA beyin gelişimi için çok önemli) olduğu için kalp sağlığını ve beyin gelişmesini olumlu etkiler. Özellikle çocuklarda gözdeki retina tabakasının gelişmesine yardımcı olur. Yüksek miktarda Kalsiyum, fosfor, demir, protein, A ve D vitamini içerir.Bu özellikleriyle bebeğinizin ruhsal ve bedensel gelişimi olumlu etkileyerek bağışıklık sistemin güçlendirir. Bu nedenle bebeğinize haftada en az 1,olanak varsa 2-3 kez balık vermelisiniz.

       Bebeğinize ilk başlayacağınız balıkların;sindiriminin kolay olması, kılçıksız olması,yoğun bir balık tadı-kokusu olmaması ve alerji yapma oranının düşük olması gerekir.Bu özelliklere sahip olan;Tavuk balığı,Mezgit,Dil balığı,Çinekop,Lüfer,Barbun,Kefal gibi beyaz etli balıklarla başlayabilirsiniz. 1 Yaşından sonra güvenilir yerlerden alacağınız ve çiftlik balığı olmadığından emin olduğunuz Deniz Levreği,Deniz Çipurası,Uskumru,Sardalye,Hamsi,İstavrit,Palamut,Tekir Gopez, ,lidaki, mercan,kolyoz, mırmır balığı gibi yağlı ve kokusu daha belirgin balıkları da verebilirsiniz. Balığın taze ve kılçıklarının çok iyi temizlenmiş olmasına dikkat ediniz.Taze balığın; eti sıkı ve derisi parlaktır,solungaçları parlak ve kırmızıdır,balığa parmağımızı bastırıp çektiğimizde eti fazla içeri çökmez ve hemen eski haline döner,hafif bir doğal deniz ve yosun  kokusu vardır,ağır kokmaz,suya bırakılınca dibe çöker,bayat balık su yüzünde kalır.Civa ve ağır metal birikimi riski nedeniyle (Ton balığı,Somon balığı,Morina balığı,Kılıç balığı gibi…) konserve balıklar,ağır dip balıkları ve avcı balıkları bebeğinize kesinlikle yedirmeyiniz.Alerjik etkisi çok yüksek olduğu için Midye, Karides,Istakoz,Yengeç,Kerevit gibi kabuklu deniz ürünlerini 3 yaşından sonra verebilirsiniz.Bebeğinize balığı 1-2 çay kaşığı miktarında başlayınız ve alerji belirtileri göstermiyorsa giderek arttırarak 100 gr miktarına kadar ulaşabilirsiniz.Bebeğinize vereceğiniz balıkları Fırında, haşlama,buğulama ya da ızgara şeklinde pişirebilirsiniz. Balıktan sonra anne sütü,süt, yoğurt verilmez şeklindeki halk inanışı doğru değildir. Balıkla birlikte süt ve süt ürünleri rahatlıkla tüketilebilir.

       Sütlü balık: 1 bardak süte; yıkanmış, soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış 1 adet domates,bir orta boy kabukları soyulmuş ve ince doğranmış patates,bir tutam maydanoz ve yarım orta boy soğan koyunuz. Kaynamaya başlayınca içerisine yukarıdaki balıklardan birinden 40-50 gram kadar koyun.5-10 dakika pişirdikten sonra kılçıklarını çıkartıp, çatalla iyice ezip bebeğinize sunabilirsiniz.

       Balık püresi: Bir adet orta boy patatesi soyup küçük parçalara böldükten sonra 15-20 dakika süre ile sıcak suda haşlayın, içine yukarıdaki balıklardan 40-50 gr kadar koyun ve 5-10 dakika daha kısık ateşte pişirin. Bu karışımın içerisine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir, 1 tatlı kaşığı tereyağı ve 1 tatlı kaşığı limon suyu ekleyerek karıştırın. Bu karışımı 3–5 dakika da fırına verdikten sonra bebeğinize sunabilirsiniz.

       Fırında balık köftesi: Soyup ufak parçalara böldüğünüz 1 orta boy patates ve 1 orta boy domatesi 1 çay bardağı süt içerisinde 10 dakika pişirin. Yukarıdaki balıklardan 40-50 gr kadar alın ve 1 yumurta ile iyice karıştırın. 1 çorba kaşığı sıvı yağ ekleyerek önceden hazırladığınız patates ve domates karışımı ile birlikte fırında 20 dakika pişirdikten sonra köfte şekline getirip bebeğinize sunabilirsiniz. 

        KURU FASULYE-NOHUT-MERCİMEKLİ SEBZE ÇORBASI: Bir gün suda beklettiğiniz kuru fasulye, nohut ya da mercimeğin  kabuklarını iyice soyunuz. Bir ince pırasa,bir orta boy havuç,bir ufak soğan,bir adet yeşil biber ve bir tutam maydanozu iyice yıkayın.Kuru fasulye ya da nohudun dış kabuklarını çıkartın.1 su bardağı su ile ( Ortalama 180 cc ) karıştırarak  20-30 dakika kadar kısık ateşte pişiriniz. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ (örneğin;zeytinyağı) ekleyiniz. 2-3  dakika daha pişirildikten sonra ateşten alınız. Oda sıcaklığında ılımaya bırakınız.Daha sonra çatalla iyice ezip bebeğinize sunabilirsiniz.

        BROKOLİ-KARNABAHAR-LAHANA-PIRASA YEMEĞİ: 100 gr kadar brokoli-karnabahar,lahana ya da pırasayı güzelce yıkayınız. 1 orta boy patates ve  1 orta boy havucu soyup yıkadıktan sonra ufak parçalar halinde doğrayınız. Tüm bu sebzeleri 1 su bardağı su ile ( Ortalama 180 cc ) karıştırarak  20-30 dakika kadar kısık ateşte  pişiriniz. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ (örneğin;zeytinyağı) ekleyiniz. 2-3  dakika daha pişirildikten sonra ateşten alınız. Oda sıcaklığında ılımaya bırakınız.Daha sonra çatalla iyice ezip bebeğinize sunabilirsiniz.

        KIYMALI SEBZE YEMEĞİ:Mevsim sebzelerinden (domates, patates, havuç, kabak, ıspanak, lahana, pazı, pırasa, brokoli, karnabahar, enginar, kereviz, taze fasulye, bamya, börülce, semizotu…)  2 ya da daha fazlasını güzelce yıkadıktan sonra ufak parçalar haline getiriniz.Bu karışımın üzerine 100 gr çift kıyılmış ve görünen yağları alınmış kuzu kıyması,bir orta boy soğan ve bir tutam maydanoz ekledikten sonra 1 su bardağı su ile ( Ortalama 180 cc ) karıştırarak  20-30 dakika kadar kısık ateşte pişiriniz. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ (örneğin;zeytinyağı) ekleyiniz. 2-3  dakika daha pişirildikten sonra ateşten alınız. Oda sıcaklığında ılımaya bırakınız.Daha sonra çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

        DOLMALAR: Etli ve sebzeli olarak hazırlanan bu geleneksel yemeklerimiz çocuğunuz için gerekli tüm besleyicileri içerir. Sebzelere kıyma, pirinç, bulgur eklenmesiyle hazırlanır. İçine yumurta da eklenerek yenen kabak- biber- domates- patates dolmaları ve lahana-pazı sarması bizim toplumumuza özgü en güzel örneklerimizdir. Dolmaları; içi ve sebzesi ile birlikte kendi suyunda iyice eziniz. 2- 3 çorba kaşığı kadar yoğurt ekledikten sonra haftada 3–4 kez çocuğunuza verebilirsiniz. 

        PATATESLİ TAVUK:   Bebeğinize vereceğiniz tavuk etinin; gezinen tavuk ya da organik tavuk olmasına dikkat ediniz.Bir orta boy patates ve 1 orta boy soğanı güzelce yıkadıktan sonra soyup küp şeklinde  ufak parçalara bölünüz. Tavuğun göğüs ya da but kısmındaki etlerinden 100 gr kadar ince ince doğrayınız ya da kıyma makinesinden geçiriniz.Hazırladığınız bu malzemeleri 1 su bardağı su ile ( Ortalama 180 cc ) karıştırarak  20-30 dakika kadar kısık ateşte pişiriniz. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ (örneğin;zeytinyağı) ekleyiniz. 2-3  dakika daha pişirildikten sonra ateşten alınız. Oda sıcaklığında ılımaya bırakınız.Daha sonra çatalla iyice ezip bebeğinize sunabilirsiniz.

         HAVUÇLU PIRASA: İki adet ince taze pırasa, iki adet orta boy havuç, bir adet orta boy patatesi ince ince doğradıktan sonra bir kaba koyunuz. Üzerine 2 çorba kaşığı pirinç ya da irmik ekleyiniz. 1 su bardağı su ile ( Ortalama 180 cc ) karıştırarak  20-30 dakika kadar kısık ateşte pişiriniz. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ (örneğin;zeytinyağı) ekleyiniz. 2-3  dakika daha pişirildikten sonra ateşten alınız. Oda sıcaklığında ılımaya bırakınız.Daha sonra çatalla iyice ezip bebeğinize sunabilirsiniz.

9-12 AYLIK ÇOCUKLAR İÇİN ÖRNEK BESLENME  

KAHVALTI:  Anne Sütü ya da 120-150 cc devam sütü + 1 dilim tam tahıl ekmeği ya da 4-5 adet bisküvi  + 1 adet katı pişirilmiş yumurta sarısı+ 1 çorba kaşığı miktarında önceden suya koyulmuş tuzu alınmış beyaz peynir + 1 fındık büyüklüğünde tereyağı + 1 tatlı kaşığı ev yapımı pekmez- reçel ya da marmelat.

ÖĞLEN: Anne sütü ya da 120-150 cc devam sütü +Etli, kıymalı, tavuklu ya da balıklı sebze yemeği (domates, patates, havuç, kabak, ıspanak, lahana, pazı, pırasa, brokoli, karnabahar, enginar, kereviz, taze fasulye, bamya, börülce, semizotu…) + Pilav (pirinç, bulgur, makarna, erişte)+Yoğurt

İKİNDİ: Anne sütü ya da 120-150 cc devam sütü + 1 dilim ev yapımı pasta,börek, kek, poğaça, bisküvi ya da kurabiye +Meyve ( 1 elma, 1 armut, 1 şeftali, 1 portakal, 2 mandalina, 2-3 kayısı, 8-10 kiraz,  8-10 üzüm, 1 dilim karpuz, 1 dilim kavun ya da 1 muz)

AKŞAM: Anne sütü ya da 120 -150cc devam sütü + Sebzeli çorba (sebze, mercimek, şehriye, tarhana, pirinç, ezogelin ya da yayla çorbası ) +Fırında sebzeli et (dana-kuzu eti, kıyma, köfte, tavuk,hindi ya da balık ) +Peynirli makarna +Komposto – hoşaf (elma, armut, kayısı, üzüm, erik)

GECE:  Anne sütü ya da 150-180 cc Mama firmaları tarafından üretilen içine su koyularak hazırlanan sütlü muhallebi (pirinçli, irmikli, buğdaylı, mısırlı, çavdarlı, yulaflı, bisküvili ya da meyveli muhallebi olabilir.)     

Not:Bu liste çocuğunuza neler verebileceğinizi gösteren örnek bir listedir. Bu yiyeceklerin hepsini çocuğunuz almazsa da üzülmeyiniz. Daha az öğün ve daha az miktarlarla da çocuğunuz sağlıklı olarak normal büyüme ve  gelişmesini  sürdürebilir.

                                                                                                                                                                      Afiyet olsun.

Başarı dileklerimle   

                                                                                                                                                              Dr. Yılmaz BAY   

                                                                                                                                                        Çocuk Sağlığı Uzmanı

 

11–12 AY

doktoryilmazbay No Comments

BAŞARI; ALDIKLARINLA HAYATINI DEVAM ETTİRMEK DEĞİL, VERDİKLERİNLE YENİ HAYATLAR BAŞLATABİLMEKTİR.

        Çocuğunuz her an 1–2 adım atarak sizi şaşırtabilir. Çok hareketlidir. Tutunarak değişik pozisyonları dener. Parmak ucuna basma, tek ayak üzerinde durma, yere eğilerek oyuncağını alıp tekrar doğrulma, ayakta iken düşmeden yumuşakça oturma en çok sevdiği oyunlar arasındadır. Evin her tarafı onun keşif alanıdır. “HAYIR, “ sözcüğünün anlamını bilir ama yine de yasakları çiğnemekten kendini alıkoyamaz. Asla pes etmeyin sözünüzün arkasında durun. Kesin bir tavırla ve tok bir sesle bunun neden “hayır” olduğunu ona anlatın. Siz en iyisi ona zarar verecek her şeyi ortadan kaldırın. İlaçları, deterjanları, kimyasal maddeleri, kapalı dolaplarda kilitleyerek saklayın.

        Şekiller ve boyutlarla ilgilenir. Renkleri ayırt etmeye başlar. Kutular en sevdiği oyuncaklar arasındadır. “Bana kırmızı kutuyu ver, mavi kutudaki küçük topu getir.“ gibi komutlarla onun bu özelliklerinin gelişmesine yardımcı olabilirsiniz. 

         Artık daha çok kelimeyi anlamaya başladı. Hatta bilinçli olarak birkaç kelimeyi söyleyebiliyor. Al, getir, götür gibi basit emirlere uygun davranışlar gösteriyor. Topu getir dediğinizde alıp getiriyor,Dışarı çıkalım dediğinizde kapıya yöneliyor. Çocuğunuza iyi bir konuşma modeli olabilmeniz için;tok bir sesle, tane tane, yavaş ve anlaşılır bir şekilde konuşun. Konuşmalarınızı beden dili ile destekleyebilirsiniz. Çocuğunuzun konuştuklarını tekrar edin ancak onun sözcüklerinin doğrusunu ve normalini söyleyin. Hiç bir zaman gezme yerine ADDA, banyo için BICI BICI demeyin. Çocuğunuz; sözcükler bir anlam taşıdığı takdirde konuşabilir. O nedenle sözcüklerin anlamlarını resim, jest ve hareketlerle geliştirip destekleyin.       

         Evde çıplak ayaklarla yere basması ayak kaslarının gelişmesi için oldukça iyidir. Dışarı çıkarken yumuşak tabanlı, topuk kısmı sert,ayağın çukurluğuna gelen kısmı hafif yükseltili,ayak bileğini saran,ayağı terletmeyen mevsimine göre deri veya bez bir ayakkabı giydirebilirsiniz. Ayakkabı çocuğun ayağından en fazla 1 cm. büyük olmalıdır. Asla başkasının ayakkabısı kullanılmamalıdır. Yürümeyi öğrenirken bazen de düşecektir. Kendisinin kalkmasına izin verin. Olayı abartmayın.Gerekiyorsa yardım edin. Sonra yeniden yürümesi için cesaretlendirin hatta teşvik edin.

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Müzikli oyuncaklar; farklı sesleri algılaması, çeşitli müzik aletlerini dinleme,taklit etme becerisi ve belleğini kullanması için önemlidir.
  • İç içe geçen oyuncaklar, büyük parçalı Legolar,
  • Telefon,tabak,bardak,tef, davul, düdük, kapalı kutular,
  • Kalın kalemler,
  • Bahçe, kum ve banyo oyuncakları,
  • İtmeli, çekmeli oyuncaklar,
  • Bol düğmeli,sesli aktivite oyuncakları el becerileri ve fiziksel aktivite için çok önemlidir.
  • Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de Kitaplar; küçük yaşta kelime dağarcığını genişletmesi hayal gücünü artırması ve iletişimi kolaylaştırması için önerdiğimiz oyuncaklar arasındadır.

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Vücut ile beyin arasındaki sinir bağlantıları doğumdan 10-12 yaşına kadar olan sürede en hızlı gelişir.Elinizi kaldırın ve çocuğunuzdan da kaldırmasını isteyin.Kolunuzla daireler çizin ve ondan da bunu yapmasını isteyin.Çeşitli hareketler yapın ve ondan da sizi taklit etmesini isteyin.
  • Çocuğunuzu bir köşeye oturtun.Elinize bir eşarp alın.Bir ucunu bebeğinize verdiğiniz eşarbı karşı yönde çekmesini isteyin.Çocuğunuzun bundan büyük bir zevk aldığını göreceksiniz.
  • Bebeğinizle karşılıklı oturun.Ortaya ses çıkartan bir cisim koyun.Ellerinize aldığınız tahta kaşıkla belli bir ritimde şarkı söyleyerek ortaya koyduğunuz cisme vurun.Ondan da bunu yapmasını isteyin.Kahkahalarını videoya almalısınız.
  • Hikaye kitaplarını; resimleri göstererek ve sesleri taklit ederek yüksek sesle ve tane tane okuyun. Sayfa bittiğinde çevirmesini isteyin.
  • Büyük parçalı Legoları yerlerine yerleştirin.Parçaları bulduğunda onu alkışlayın,destekleyici sözler söyleyin.
  • Topu size atmasını isteyin,sizde ona yönlendirin.
  • Oyuncaklarını oyuncak kutusundan çıkarıp tekrar yerlerine yerleştirmesini isteyin.
  • Birlikte su dolu bir kapta gemisini yüzdürüp, ara sıra da batırabilirsiniz.
  • Yürüme egzersizleri yapabilirsiniz.Kollarınızı açıp size doğru gelmesini isteyebilirsiniz.
  • ONA SIK SIK SARILIP,OKŞAYIN VE ONU SEVDİĞİNİZ SÖYLEYİN

DEĞİŞİK TATLAR

        BAHARAT; 10-11.Aydan sonra bebeğinizi baharatla tanıştırabilirsiniz.Bebeğiniz sütünüzü alıyorsa ve sizde baharat kullanıyorsanız;sizin kullandığınız baharatlar sütünüze geçtiği için bebeğiniz o baharatları zaten daha önce tatmıştır.Baharatların sindirimi daha zordur ve alerjen etkileri daha fazladır.O nedenle baharatları bebeğinize sunarken 4-5 gün tek bir baharatı sunmalısınız.Sindirim ya da alerji problemi görmezseniz diğer baharatlara geçebilirsiniz.

İşte 10.aydan sonra bebeğinize sunabileceğiniz baharatlar;

Nane,Zencefil,Kimyon,Zerdeçal,Tarçın,Fesleğen,Biberiye,Dereotu,Tatlı kırmızı biber,Tatlı karabiber,Dolmalık biber,Kekik

        BEZELYE ÇORBASI : 1 çay bardağı bezelyeyi; ufak parçalara ayrılmış 1 orta boy patates,1 orta boy havuç,1 orta boy soğan,2 diş sarımsak ile karıştırarak 1 çay bardağı et ya da tavuk suyu olan bir kap içerisine boşaltın. 20-30 dakika kadar  kısık ateşte pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

        ISIRGAN OTU YEMEĞİ:  Isırgan otu A,C,E vitamini,mineraller ve posa yönünden oldukça zengin bir gıdadır.Deri üzerinde rahatsızlığa neden olan dalama özelliği ısıtılınca kaybolur. Genç ve taze ısırganların yeşil yapraklı dallarından 50-60 gr kadar iyice yıkandıktan sonra bir kaba koyunuz.İçerisine 2 çorba kaşığı buğday unu,1 çorba kaşığı pirinç ya da bulgur,bir orta boy patates,bir orta boy soğan,2 diş sarımsak küçük parçalara ayırarak ekleyin.Tüm bu karışımı 1 çay bardağı su içinde20-30 dakika kadar pişiriniz. . İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

        ENGİNAR ÇORBASI: 2 adet enginarın kök kısmı ve iç yapraklarını iyice temizledikten sonra bir orta boy havuç ve  bir orta boy patatesle birlikte ufak parçalara bölün.Yarım çay bardağı pirinç ekleyerek 1 çay bardağı su içinde20-30 dakika kadar kısık ateşte pişirin. İneceğine yakın içine 1 çay bardağı yoğurt,1 çorba kaşığı tam buğday unu,1 yumurta sarısı ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

        BAMYA ÇORBASI: 100 gr taze bamyayı yıkayıp iyice temizledikten sonra; bir orta boy soğan,bir orta boy kabukları soyulmuş domates,2 diş sarımsakla birlikte 1 çay bardağı su içinde  10-15 dakika kaynatın. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

        TATLI BİBERLİ BROKOLİ: 2-3 dal brokoli,2-3 adet kırmızı biber,1 orta boy soğan,1 orta boy patates,1 orta boy havuç,2-3 diş sarımsağı iyice yıkayıp temizledikten sonra 1 çay bardağı su içinde 2 çorba kaşığı irmik ilave ederek 20-30 dakika kadar kısık ateşte kaynatın.İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

        KURU YEMİŞ (CEVİZ,FINDIK,BADEM): Kuru yemişler iyi bir bitkisel protein,Omega-3 ,vitamin ve mineral kaynağıdır.Kuru yemişler alerjik gıdalardır.Aile üyelerinde alerji yoksa 9-10 ay dolaylarında bu gıdalara başlanabilir.Alerji etkisi daha az olduğu için önce cevizle başlayın. Sırayla 7-10 gün ara ile fındık ve badem şeklinde yeni kuru yemişleri bebeğinizin beslenmesine ekleyebilirsiniz.  Alerji etkileri daha çok olduğu için Yer fıstığı ve Antep fıstığı gibi kuru yemişleri 2 yaşından sonra deneyin. Kuru yemişleri solunum yollarına kaçma olasılığına karşı havanda iyice ezerek  ya da rondodan geçirerek un haline getirip bebeğinize öyle sununuz.5 yaşına kadar  çocuğunuzun yanında kuruyemiş yemeyiniz.Farkında olmadan etrafa dökülen kuruyemişleri çocuğunuz bulup ağzına götürebilir bu da çocuğunuzun solunum yollarına kaçarak ağır solunum yolu problemlerine neden olabilir.Kuruyemişleri  ilk gün 1 çay kaşığı şeklinde başlayıp 2-3 gün arayla arttırarak 10-15 gün içerisinde 1-2 tatlı kaşığına kadar çıkabilirsiniz.

        Aile bireylerinden bir  ya da bir kaçında asthma, alerjik nezle, besin alerjisi ve egzama gibi alerjik hastalık varsa kuruyemişlere 1 yaşından sonra başlayınız.Un haline getirdiğiniz bu kuru yemişleri önce bebeğinizin  dudağına değdiriniz. Yarım saat içerisinde;  dudak kenarlarında, vücutta ,göz kapaklarında şişme,döküntü, kaşıntı,kızarıklık, nezle, öksürük, kusma, ishal görülmüyorsa bu kez kuru yemişleri ağızdan  yerım çay kaşığı miktarında başlayıp yavaş yavaş 2-3 gün arayla arttırarak 10-15 gün içerisinde 1-2 tatlı kaşığına kadar çıkabilirsiniz.

        KARACİĞER: Demir, protein, A ve D vitamini yönünden oldukça zengindir. 9.aydan sonra haftada 1-2 öğün bebeğinizin beslenmesine ekleyebilirsiniz.(Beyin dahil diğer sakatatları önermiyorum.) Taze kuzu,oğlak,organik tavuk,hindi ve kaz ciğeri verebilirsiniz.Çocuğunuza dana ciğeri vermeyiniz çünkü kasaplarda,marketlerde satılan dana ciğerlerinde çok fazla toksik madde,antibiyotik ve hormon kalıntısı bulunmaktadır.Ciğeri üzerindeki zarı çıkarttıktan sonra iyice haşlayın.Haşlanınca ciğer sertleşir.Sertleşen bu ciğeri rendeden geçirin. 1-2 tatlı kaşığı şeklinde başlayıp giderek arttırarak 2–3 çorba kaşığına kadar çocuğunuza verebilirsiniz.Karaciğeri çorbalara ya da sebze pürelerine karıştırarak da bebeğinize verebilirsiniz.                  

MEMEDEN KESME

        Anne olmak her dönem sonsuz sevgi ve sabır gerektirir ancak memeden kesme dönemi  ise bu sevgi ve de sabrın doruklara ulaşma dönemidir.Acaba meme vermeyi ne zamana kadar sürdürmeliyim düşüncesi artık beyninizi kurcalıyor. Bunun belli bir süresi yoktur. Buna çocuğunuzla birlikte siz karar vereceksiniz.1 yaş dolayları memeden kesme için uygun olabilir. Ama çocuğunuz tüm ek gıdaları alıyor üstüne de sizi emiyorsa ve gelişmesi de iyi ise emzirmeyi 3-4 öğünü geçmeme koşuluyla 2 yaşına hatta emmeye devam ediyor ve iyi gelişiyorsa 3 yaşına kadar da sürdürebilirsiniz. 1 Yaşından sonra çocuğunuz ek gıdaları yeterince almıyor, özellikle de katı gıdaları yeterince almıyorsa ,anne sütüne güveniyor, anne sütünün tadını diğer yiyeceklerde bulamadığı için ek gıdaları almıyor olabilir. Bütün gün ve özellikle de geceleri sizin memenizden ayrılmıyor, sürekli olarak sizi emmek istiyor ve geceleri emmek için sizi ve kendini uyutmuyor ise ;anne sütünü mutlaka kesmelisiniz. 4-6. aydan beri yavaş yavaş tüm gıdaları beslenmesine ekledik. Doğal olarak anne sütü azaldığı gibi çocuğunuzun da anne sütüne ihtiyacı azaldı.1 yaş dolaylarında anne sütünün potasyum, çinko ve protein düzeyleri bebek için tek başına yeterli olmayabilir. Yine çok uzun süre meme emen çocuklarda diş çürümelerine, yatarak meme emme kulak enfeksiyonlarına neden olabilir. Onun için anne sütü yeterli olsa bile 1 yaş dolaylarında anne sütüne ek olarak mutlaka kaşıkla ek besinleri çocuğunuz almalıdır.

       Öncelikle hislerinizi kontrol edin. Hala bebeğinizi emzirmekten zevk alıyor musunuz? Yoksa sık sık bu işi yapmak, hayatınızı buna göre düzenlemek size yük olarak mı gelmeye başladı?  Bunları iyice düşündükten sonra çocuğunuzu memeden kesmek için eşiniz ve çocukla ilgilenen yakınlarınızla birlikte bir gün belirleyin ve o gün geldiğinde kararınızı ödünsüz bir şekilde uygulayın. Kesinlikle bir daha geri dönmeyiniz. Bu geri dönüşler  memeden kesme dönemini daha da zorlaştırır. Memeden kesmeyi sakin bir zamana denk getirin. Hastalık, seyahat, diş çıkarma gibi durumlar da memeden kesmeyi ertelemelisiniz.Çocuğunuzu 3 yaşına kadar emzirdiyseniz;  3 yaşından sonra anne sütünü mutlaka kesmelisiniz.

       Emzirmeyi sonlandırmanın çeşitli yöntemleri vardır.1 yaş altı çocuklarda en iyi memeden kesme yöntemi yavaş yavaş yapılandır. Her 5–6 günde bir öğün azaltılarak günde 1-2 öğüne inilir. Bir 15–20 gün böyle sürdürülür. Daha sonra o 1–2 öğün de kaldırılır. Daha büyük çocuklarda bu yöntemi uygulamak zor olabilir. 1 Yaş dolaylarında memeden kesmeyi düşünüyorsanız önceden hafta sonuna denk gelecek bir gün belirleyin.Çocuğunuzla da bunu konuşun ve o gün geldiğinde çocuğunuzu birden memeden kesmelisiniz. Çocuğunuzla yalnız kalmamaya çalışmalısınız.Babasıyla,dedesiyle anneannesiyle, babaannesiyle daha çok zaman geçirmesini hatta onlarla yatmasını sağlayabilirsiniz.Parklarda,bahçelerde,kalabalık ortamlarda,başka çocuklarla oynarken memeyi daha az hatırlayacaktır.Dış ortamlarda bulunmasını sağlamalısınız

       Memeden kesme döneminde göğüslerinizde ağrı ve dolgunluk hissedebilirsiniz. Yalnızca dolgunluk hissini azaltacak kadar bir miktar sütü sağıp boşaltabilirsiniz. Boşalttığınız bu sütü çocuğunuza vermeyiniz. Memenize; vücut sıcaklığının biraz altında bir suya batırılmış havlu koyarak memenizdeki dolgunluk  hissini azaltı Eğer ağrınız çoksa paracetemol ya da ibuprofen cinsi bir ağrı kesici kullanabilirsiniz. Memeden kesme döneminde kendinizi biraz üzgün hissedebilirsiniz. Bu normaldir. Şunu da unutmayın; bebeğiniz artık size bağımlı olmaktan kurtuldu. O artık özgürce her şeyi tadan bir birey oldu.                                                                

BEBEĞİNİZ YEMEĞİNİ PÜSKÜRTÜYOR, GIDALARI FIRLATIYORSA;

Zaman zaman bütün bebekler önündekini sağa sola atmaktan,ağzındakileri dışarı püskürtmekten büyük zevk alırlar. Özellikle bunu doyduktan sonra yaparlar. Ancak bu davranışlar aşırı boyutlara ulaşırsa;

  • Önüne fazla bir şey koymayınız. Tek bir çeşit koyun.
  • Mama kabını masaya sabitleyin.
  • Elbisesini korumak için önlük takın.
  • Mama sandalyesinin altına bir örtü serin.
  • Davranışlarını onaylamadığınızı kesin bir dil ve kararlılıkla bebeğinize belirtin.
  • Sakinliğini koruyun.
  • Belki de küçük oyuncu gösteri yapıyordur. Kapıyı kapatıp odadan çıktığınızda seyircisiz kalan küçük oyuncu gösteriyi sonlandıracaktır.
  • Bel ki de bebeğiniz yeterince aç değil.Önündekileri kaldırıp bir sonraki öğüne kadar ona hiç bir besin vermeyin.

YERE DÜŞÜRDÜĞÜNÜ YİYEBİLİR Mİ?

       Annelerin kafasını kemiren en önemli sorunlardan biri de budur. Evet, çocuğunuz kendi evinizde yere düştüğünü yiyebilir. Yerler tam steril değildir. Biraz mikrop barındırabilir. Bu mikroplar çocuğunuzda önemli bir rahatsızlığa yol açmaz. Bir süre sonra yaşadığı ortamdaki mikroplara alışacaktır. Bu teması doğal bir aşılama olarak düşünün. Ara sıra dış ortamda da  tozla, toprakla, temasına izin verin.KİRLENMEK GÜZEL ŞEYDİR.                                                              

BEBEĞİNİZLE YOLCULUK

       Ev dışına çıkmanız bebeğinizle yolculuk demektir. Ekstra bir hazırlık gerektirir. Bu yolculuk komşu ziyareti, yakındaki bir park olabildiği gibi şehirlerarası ya da ülkeler arası bir yolculuk ta olabilir. Elbette yolculuğun durumuna göre hazırlıklarda farklıdır. Yolculuğa çıkarken genelde aşağıdakileri yanınızda bulundurun;

Yedek giysiler, bebek bezleri, kullanılıp atılan poşetler, bebek önlükleri, peçete, krem, sterilize emzikler, biberonlar, içilmek üzere hazırlanmış su, bebeğinizi oyalayacak oyuncaklar, askılar, bebek hasırı ya da battaniyesi.

ARABA YOLCULUĞU:

  • Bebeğinizi çok küçük olmadığı sürece (3,5 kg altında değilse) kucağınıza alarak yolculuk etmeyiniz. SEYAHATLERİNİZDE;BEBEĞİNİZ DOĞUMDAN İTİBAREN MUTLAKA OTO KOLTUĞUNDA OLMALIDIR.
  • Arabaya monte edilen bir bebek koltuğu en güvenlisidir. 9. aya kadar ön koltuğa bağlanan ve arkaya bakan bebek koltuğu, 9. aydan sonra arka koltuğa iyice tutturulmuş öne bakan bir bebek koltuğu kullanabilirsiniz. 
  • Bebeğinizi bebek koltuğuna iyice bağladığınızda emin olmadan yola çıkmayınız.
  • Bebeğinize kullanacağınız oto koltuğu Avrupa standartları çarpışma testlerinden geçmiş olmalı ve bunun logosu koltuğun herhangi bir yerinde görünmelidir.Bu logo ECE R44/04 şeklindedir. 
  • Bebeğinizin yaşına ve ağırlığına uygun bir oto koltuğu seçmelisiniz.
  • Grup 0+ : Doğumdan hemen sonra 13 kiloya kadar kullanılabilen oto koltuk modeli ana kucağı olarak da adlandırılır.İlk seçeceğiniz bir koltuk olabilir
  • Grup 0+/1: Doğumdan sonra 18 kiloya kadar,Grup 1:  9 kilo ile 18 kilo arası,Grup 1/2:9 kilo ile 25 kilo arası,Grup 1/2/3:9 kilo ile 36  kilo arası,Grup 2/3:15 kilo ile 36 kilo arasındaki çocuklar için uygundur.
  • Yolculuğa çıkış saatinizi bebeğinizin uyku saatine denk getirmeye çalışın. Yolculuğun başında arabada bir süre uyursa iyi olur. 
  • Yolculuğa çıkmadan önce bebeğinizi besleyin. 
  • Mola saatini çocuğunuzun acıkma saatine göre ayarlayın.
  • Yolculuk esnasında onu oyalayacak oyuncakları yanınıza almayı unutmayın.
  • Ona dinletebilineceğiniz ninni ya da müzik parçalarını yanınıza alınız. Arabada çok işe yarayacaktır.
  • Arabanızın camlarını açarak bebeğinizi hava akımında bırakmayın.
  • Uzun yolculuklarda araba camlarından geçen ışınları bebeğinizin cildini etkileyebilir. Güneşli havalarda başında şapka, araba camlarında perde ya da güneşlikle bebeğinizi aşırı güneşten koruyunuz.
  • Mümkünse klima çalıştırmayınız. Eğer çalıştırmak zorunda kalırsanız hava akımının direkt çocuğun üzerine gelmemesine dikkat edin ve klimayı en az güçte çalıştırın.
  • Eğer bebeğiniz biberonla besleniyorsa her öğün için ayrı bir biberon temiz ve steril bir şekilde arabada hazır bulundurun. Bu biberonları arabada güneş olmayan bir yerde saklayınız.
  • Önceden ısıtılmış, soğutulmuş bir suyu olanak varsa termosla muhafaza ederek yanınıza alın. Yolculuk boyunca sık sık bu sudan çocuğunuza sunun.                                                          

                                                                                                                                                                                                                                                              Dr. Yılmaz BAY                                                                                                

                                                                                                                                                                                                                                             Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı                                                    

 

12–15 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Herkesin içinde öv; eleştirilerini bir kenara çekerek söyle.”

 

DOĞUM GÜNÜ KUTLU OLSUN, TÜM YAŞAMI SAĞLIKLI VE MUTLU OLSUN.

       Gözünüz aydın. Bebeğiniz artık 1 yaşında. Anlama, kavrama ve iletişim becerilerinde büyük ilerlemeler gözlüyorsunuz. Birden koşarak size gelirse sakın şaşırmayın. İlk anlamlı sözcükler dilinden dökülmeye başladı. Gözünü, burnunu, kulağını gösterebiliyor. Başparmağını ve ‘şaret parmağını kullanarak cisimleri tutabiliyor. Yakalama alanına giren her şeyi uzanıp almak istiyor. Giyindirilirken, soyundurulurken size yardımcı oluyor. Kendi adını biliyor ve seslenildiği zaman dönüp bakıyor. Kaşığı ve bardağı iyice tutup kendini besleyebilir.  Read More

15–18 AY

doktoryilmazbay No Comments

“İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz”

   Evde artık duygularınızı, düşüncelerinizi sevinçlerinizi, üzüntülerinizi(Siz yine de üzüntülerinizi paylaşmayın) gerçek anlamda paylaşabileceğiniz bir dostunuz var. Evin her köşesinde karşınıza çıkabiliyor. Kendine özgü şarkılar söylüyor. 7 ile 20 kelime arasında biliyor. Kendi adını biliyor ve seslendiğiniz zaman dönüp bakabiliyor. Bildiği bir eşyanın ismini söyleyebiliyor. İstediklerini işaretle belli ediyor, altını ıslattığında gelip size gösterebiliyor ya da tuvaletini yapmak için  koltuk,kapı,perde arkası gibi bir yere saklanıyor.

    Elinden tutarsanız merdivenleri çıkabilir. Geri geri sürünerek inebilir, düşen oyuncağı almak için çömelebilir. Tahta küplerden ikili, üçlü-,dörtlü kuleler yapabilir. Resimli kitaplara bakmaktan hoşlanır. Birkaç sayfayı birden çevirebilir. Kalemle çizgiler çizip karalamalar yapabilir. İlk karalama girişimleriyle kendini yazılı olarak anlatmaya başlar. Oyuncak bebeğine yemek yedirmek gibi basit günlük etkinlikleri taklit eder. Benim, senin, onun gibi zamirleri; hayır, olmaz gibi olumsuzlukları kullanır.  

    Mümkün olduğunca ona sık kitap okuyunuz. Sevdiği kitapları tekrar tekrar okuyun. Renkli, resimli kitapları kendisinin tutmasına ve karıştırmasına izin verin.    

OYUNCAK SEÇİMİ

  • Bu dönem çocuğunuzun en hareketli olduğu dönemdir.
  • Üzerine binilebilir büyüklükte itilen veya çekilen ses çıkartan tahta veya plastikten hayvan türü oyuncaklar onu hareketli kılar.
  • Üzerindeki deliklerden içerisine topların veya basit geometrik figürlerin itildiği setler el becerisini ve şekil duygusunu geliştirir.
  • Küçük sandık, sepet, tabure, süpürge, faraş gibi oyuncaklar fiziksel gelişmesine yardımcı olur.
  • 4–5 parçalı yap bozlar, Legolar zihinsel gelişilmesi için oldukça iyidir.
  • Gece yatarken baş ucunda çalacağınız görüntüsüz basit öykü CD leri ve okuyacağınız yırtılmaz bol resimli kitaplar hem bilgisini artırır hem de ona okuma alışkanlığı kazandırır.

HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ?

  • Ağız, burun, göz, kulak gibi organları göstererek organ tanıma oyunu oynayabilirsiniz.
  • Her türlü ev işlerinde yardımını isteyerek onu yaşamın her alanına katabilirsiniz.
  • Her gün belirli saatlerde sokağa çıkarak ve çevre de gördüğünüz şeyleri ona anlatarak çevreyi tanımasını sağlayabilirsiniz.
  • Çocuğu olan ailelerle bir araya gelerek daha sosyal olmasını sağlayabilirsiniz.
  • Saklambaç, köşe kapmaca gibi oyunlarla hareket ve yürüme becerilerini arttırabilirsiniz.
  • Birlikte söyleyeceğiniz çocuk şarkıları ve tekerlemelerle onun kelime dağarcığını geliştirebilirsiniz.
  • Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de birlikte bol resimli kitaplar okuyabilirsiniz.

DEĞİŞİK TATLAR

          ÇORBALAR: Alımının kolay olması nedeniyle çocukların en sevdiği gıdalar arasındadır. Sevmediği birçok gıdayı çorbaların içerisine karıştırarak çocuğunuza verebilirsiniz. 

İşte size 3 Örnek;

        Etli Sebze Çorbası:100 gr kuzu eti,1 orta boy havuç,1 orta boy patates,1 orta boy kereviz,1 küçük soğan ve 2 diş sarımsağı 1 bardak su içinde karıştırın.Üzerine 1 çorba kaşığı un ilave edip kısık ateşte 20-30 dakika pişirin. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

         Bahar çorbası: 100 gram kabukları soyulmuş bezelye, 2 taze havuç, 2 yaprak marul, 1 orta boy soğan ve 2-3 dal maydanozu 1 su bardağı kadar su içerisinde 20-30 dakika pişirin. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz. 

       Domatesli ekmek çorbası: 1 adet domatesi soyup çekirdeklerini çıkardıktan sonra küçük parçalara bölün. Orta boy bir soğanı ince ince kıyın. Domates ve soğanlara 2 dilim kurutulmuş ve ince doğranmış ekmeği ekleyin. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra üzerine 2 çorba kaşığı rendelenmiş peynir ekleyerek oda sıcaklığında çocuğunuza sunabilirsiniz.

       BALIK KÖFTESİ: Sardalye, hamsi, lüfer, mezgit, barbun, tavuk balığı, dil balığı gibi balıklarla yapılabilir. 1 orta boy patates, 1 orta boy havuç, 1 orta boy soğan ve 200 gr balığı ufak ufak doğradıktan sonra bir kapta 15 dakika haşlayın. Ateşten aldıktan sonra onlardan ufak ufak köfteler yapın. 1 yumurtayı bir kapta iyice çırptıktan sonra üzerine galeta unu ekleyin. Yaptığınız köfteleri bu karışıma batırın. Daha sonra zeytinyağı koyulmuş yanmaz tavada 5-6 dakika pişirip oda sıcaklığında çocuğunuza sunabilirsiniz.

        ETLİ KABAK DOLMASI:100 gr kıymayı ince ince kıydığınız soğan, sarımsak, dereotu, domates ve pirinçle karıştırın.Bu karışımı içini boşalttığız kabakların içine doldurun.Kabakların ağzını domatesle kapatın. Kabakların üzerini geçmeyecek kadar su ilave edin. Kısık ateşte 20-30 dakika pişirin. İneceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyin. 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

        MAKARNA: Bütün bebeklerin en sevdiği yemeklerin başında makarna gelmektedir. Parmaklarıyla kolayca yakalayabileceği kelebek, midye, bukle veya deniz kabuğu  şeklindeki makarnaları tercih edebilirsiniz. Makarnayı mutlaka pilav gibi kendi suyunda pişirin Kolayca almadığı birçok gıdayı soslu makarnayla karıştırarak çocuğunuza sunabilirsiniz. 

İşte size iki örnek;

Yeşil soslu makarna: 1 adet kabak,6 adet yeşil fasulye, 1 adet domates,1 küçük soğanı küçük parçalar halinde doğrandıktan sonra 20-30 dakika pişirin. Püre haline getirilerek pişmiş makarnanın üzerine dökün. Bu karışımın üzerine 1 çorba kaşığı rendelenmiş peynir ilave ederek çocuğunuza sunabilirsiniz.

Etli makarna: 50-100 gr kadar kuzu kıyma ya da organik tavuk eti gibi etlerden birisi  20-30 dakika kadar haşlanır. Daha sonra ufak parçalara bölünen bu etler haşlanmış makarnanın üzerine dökülür. 1 çorba kaşığı zeytinyağı ya da tereyağı ekleyerek bu karışımı 2-3   dakika daha kaynattıktan  sonra oda sıcaklığında çatalla iyice ezip çocuğunuza sunabilirsiniz.

   BAL KABAKLI KEK : 100 gr balkabağını 20 dakika haşladıktan sonra iyice ezin.1 yumurta,yarım çay bardağı zeytinyağı,2-3 adet ceviz ya da badem,1 çorba kaşığı kuru üzüm,1 çay kaşığı tarçın,yarım paket kabartma tozu ve yarım çay bardağı  buğday ununu balkabağı ile karıştırın.Hazırladığınız bu karışımı önceden 200 dereceye kadar ısıttığınız fırında 20 dakika pişirdikten sonra oda sıcaklığında çocuğunuza sunabilirsiniz.

   MUZLU MUHALLEBİ : 1 çay bardağı süt,1 çay bardağı buğday unu,2 tatlı kaşığı toz şeker ve 1 paket vanilyayı karıştırarak kısık ateşte 10 dakika pişirin.Ateşten aldığınız bu karışımın içine yarım çay bardağı kakao,ince dilimlenmiş 2 adet muz,1 çorba kaşığı kuru üzüm,1-2 adet ceviz-badem ya da fındık ekleyin.Tüm bunları iyice karıştırdıktan sonra kısık ateşte 10 dakika daha pişirdikten sonra oda sıcaklığında çocuğunuza sunabilirsiniz.

   SALATALAR: Bebeğinize artık salata şeklinde çiğ sebzeleri de verebilirsiniz.Başlangıçta (Mevsiminde ve tarladan olma koşuluyla)Domates ve salatalık dilimlerini eline verebilirsiniz. Sonra bu yiyeceklere havuç, patates, kabak, marul,maydanoz,nane,dereotu, yeşil soğan-kuru soğan,pancar, lahana,Yeşil fasulye,bezelye gibi yeşil yapraklı sebzeleri de ekleyebilirsiniz.Tüm bunları tek tek verebildiğiniz gibi birçoğunu karıştırarak içerisine zeytinyağı,limon ya da sirke ekleyerek de verebilirisiniz.

                                                                                                                                                                                           Afiyet olsun!

                                                  ÇOCUK VE TELEVİZYON

      Yazıma başlamadan önce hemen belirteyim.Televizyon,bilgisayar,tablet,Laptop,CD,DVD ,akıllı telefon videoyu ve tüm görsel ,işitsel oyun araçlarını aynı kategoriye koyuyoruz.Televizyon için söylediklerimiz diğerleri için de geçerlidir.

    20.Yüzyılın en büyük buluşları arasında yer alan TV insanlık adına büyük gelişmelere sebep olmuştur. Aile hayatını;milattan önce ve milattan sonra gibi TV’den önce TV’den sonra diye 2’ye ayırmak mümkündür.

   Televizyondan önceyi; aile yaşamı için karanlık, televizyondan sonrayı ise aile yaşamı için aydınlık dönem olarak nitelendirebiliriz.

   Çağımızın en önemli kitle iletişim aracı olan televizyonun çocuklara yararlımı; zararlımı? olduğu hep sorgulana gelmiştir. Bu soruyu ben bıçak insana yararlımı,zararlımı ya da uranyum insanlık için yaralımı ,zararlımı? şeklinde algılıyorum. Bıçakla elma soyarsak yararlı, elimizi kesersek zararlı.Uranyum atomundan elektrik enerjisi üretebiliriz ve yararları sonsuzdur.Atom bombası yaparsak da zararları sonsuzdur.Bunun gibi televizyonu  olumlu kullanırsak elbette ki yararlıdır.Gereğinden çok ve yerli yersiz kullanırsak elbette ki zararlıdır.Azı karar,çoğu zarar ilkesi çoğu şeyde olduğu gibi burada da geçerlidir.

Televizyonun çocuklara olan olumsuz etkilerini söyle sıralayabiliriz;

  *Öncelikle çocuk cansız bir varlık karşısındadır. Konuşmasına, bakışına, gülümsemesine karşılık vermeyen ,gönderdiği iletişim ve etkileşim mesajlarını algılamayan sert ve soğuk bir cisim karşısındadır.

  *Duygusal ve sosyal uyarıdan yoksundur.

  *Çocuklar televizyon başında hareketsiz kalmakta enerji harcamamakta.

  *Yine televizyon başında farkına varılmadan gereğinden fazla besin tüketilmekte,

  *Reklamlardan olumsuz etkilenilerek kalorisi yüksek besin değeri az besinler tüketmekte ve buda çocukta  fazla kiloya neden olmaktadır.

  *Çocuk olaya katılamamakta önüne ne sürülürse onu kabullenmekte,fikir yürütememekte,soruları cevapsız kalmakta,sevgi ve sıcaklık bulamamaktadır.

  *Sosyal  gelişimi olumsuz etkilemekte çevre ve arkadaş ilişkilerini bozmakta.

  *Zamanı tüketmekte; diğer aktivitelere, oyuna, ödeve, okumaya zaman kalmamaktadır.

  *Gecenin geç saatlerine kadar anne ve babanın yanında televizyon izleyen çocukta uyku ritmi bozulmaktadır.

  *Çocuk için hazırlanmayan bazı programlar dil gelişimini olumsuz etkilemekte hatta konuşma bozukluğuna neden olmaktadır.

  *Dili çocuklar konuşarak ve tekrar ederek öğrenmekte televizyon bu konuşma ve tekrarı engellediği için konuşmayı geciktirmektedir.

  *Aşırı şiddet ve abartılı cinsellik içeren filimler çocuğun ruh sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Televizyon da ki şiddetin çocuğun ruh sağlına olan olumsuz etkileri;

    8 yaşın altındaki çocuklarda soyut düşünce oluşmamıştır,gerçek ve fantezi arasında ki ayırım henüz yapamazlar.Çocuklar için hazırlanmayan programlarda gerçek ile rolü  birbirlerine karıştırırlar ve T.V de gördükleri  her şeyi  gerçek olarak değerlendirirler ve olduğu gibi algılar.Çocuklar gördüklerini öğrenir ve uygularlar. Genelde filmlerde şiddeti uygulayan kahramandır, şiddet uygulanan kötü adamdır. Çocuk problemleri çözmek için şiddet uygulanmasını normal olarak değerlendirir ve çevresine de uygulamak ister. Yine şiddeti göre göre şiddete karşı duyarsızlaşır. Bazı filmlerde  şiddet komedi ve cinsellikle işlenir.Bu gibi filimler karşı tarafa zarar verirken eğlence ve zevkte uyandırdığı için daha da zararlıdır.

Sonuçta çocuklarda saldırgan davranışlarda artma, kendine ve yakınlarına zarar geleceği korkusu,  uyku bozuklukları, gece kabusları, saldırganı model alma, güçlünün yanında olma gibi ciddi bozukluklara neden olduğu için çocukların şiddete tanık olmasını asla istemiyoruz.

Anne babalar çocukları ile televizyon izlerken istenmeyen bir görüntüyle karşılaştıklarında;

     Öncelikle anne-babalar  çocuklarına hangi programı izleteceklerini ve hangi programı birlikte izleyeceklerini baştan belirlemelidirler.

Birlikte izledikleri bir programda programın gidişi istenmeyen bir sahneye doğru ise çocuğa fark ettirmeden ilgisini başka alana yöneltmelidirler . Örneğin bu birlikte oyun oynamak, kitap okumak, dışarı çıkmak, oyuncaklarına yöneltmek olabilir.

İstenmeyen ani bir görüntü karşısında ise “ Evladım bu program bize göre değil. Bunu izlemek yerine gel seninle şu aktiviteleri yapalım” diyerek yine çocuğun merakının artmasına neden olmadan başka uğraşlara yöneltmelidirler.

Televizyon izlemenin çocuğa olan yararları;

  *Televizyon çocukların işitsel,görsel uyaranlarla,öğrenmesine,bilgilenmesine ve eğlenmesine katkıda bulunur..

  *Eğitici programlarla derslerine yardımcı olur.

  *İlgi alanlarını genişletir.

  *Çocuklar için hazırlanmış müzik programları ile ruhsal doyumu sağlar.

  *Haber ve belgesel programları ile dış dünya, çevre ve diğer insanlarla ilgilenmesine yol açar.

  *Savaş, yoksulluk gibi hayatın gerçeklerinden haberdar olmasını sağlayarak, yalnız kendini değil dış dünyayı da düşündürerek  bencillikten uzaklaştırır.

  *Özel hazırlanmış çocuk programları ile dilini doğru ve düzgün kullanmasını sağlar.

  *Zamanında başlanan yabancı dil programları ile ikinci bir dil öğrenmesine katkıda bulunur.

  *Daha büyük çocuklar doğru Internet kullanımı ile gerekli sonsuz bilgiye kolayca ulaşarak derslerinde,ödevlerinde büyük kolaylıklar sağlayabilirler.

  *Eğitici sağlık programlarını izleyerek sağlıkları hakkında doğru ve yararlı bilgiler edinebilirler.

Televizyondan daha verimli yararlanmak için belli kurallara uyulmalıdır,

    Her şeyde olduğu gibi burada da anne- babalar çocuklarına örnek oluşturmalıdırlar. Çocuklar gördüklerini uygularlar. Kendisi bütün gün televizyon başından ayrılmayan anne baba çocuğuna kural koyamaz. Başta anne baba olmak üzere evde yaşayan herkesin bir televizyon izleme programı olmalıdır. Bu program ev işlerini, yemeği, oyunu, kitap okumayı, ders çalışmayı ve aile içi kaynaşmayı olumsuz etkilemeyecek ve her birine yeterli zaman bırakacak bir program olmalıdır. Yan yana değil birlikte yaşayan bir aile yapısı içinde olunmalı, çocuk yaşamın her alanına katılmalıdır.

  *3 Yaşın altındaki çocuklar kesinlikle televizyon karşısında olmamalı ve onlara televizyon izlettirilmemelidir.

   *3-6 yaş arasındaki çocukların televizyon başında geçirdikleri günlük süre 2 kez  30-45 dakikayı geçmemelidir. Yaşlarına uygun çocuklar için özel olarak hazırlanış televizyon kanallarındaki programlardan ya da normal kanallardaki yaşlarına uygun çocuk programlarından yararlanılabilir.

  *6-12 yaş arasında çocuklar hafta içi günlük en fazla 1 saat, hafta sonları ise  2-3 kez 30-45 dakika süre ile televizyon izleyebilirler.

  *16 YAŞ ALTINDAKİ ÇOCUKLAR ASLA YALNIZ BAŞINA TELEVİZYON İZLEMEMELİ. Anne babalar çocuklarla birlikte televizyon izlemeli, programları değerlendirilmeli, çocuğun görüşü sorulmalı, karşılaşılan olaylar hakkında fazla detaya girmeden yorumlar yapılmalı ve onun da yorumlara katılması sağlanmalıdır.

  *Hangi süre ile ve ne çeşit programın izleneceği önceden planlanmalı, günlük, haftalık, aylık programlar yapılmalı.

  *Televizyon başında çocuklara asla yemek yedirilmemeli.

   *Bir seferde 30-45 dakikadan fazla televizyon izlenmemeli.

  *Çocuğun günde en fazla 3 kez 30-45 dakika televizyon izlemesine izin verilmeli.

  *İstenmeyen görüntülerin yer alabileceği programlardan kaçınılmalı.

SAĞLIKLI BİR RUHSAL VE BEDENSEL GELİŞİM İÇİN ÇOCUKLAR MÜMKÜN OLDUĞUNCA TELEVİZYONDAN UZAK AKTİVİTELERE YÖNLENDİRİLMELİDİR

      Çocukların en önemli uğraşı oyundur. Büyük için iş neyse çocuk içinde oyun aynıdır.Erişkin ruh sağlığı sevmek ve çalışmaksa;çocuk ruh sağlığı sevilmek ve oynamaktır.Çocuklar boş  zamanlarının  % 80 ‘ini oyunla geçirmelidir.

  *Aile içinde sohbet etmek çok eğlenceli olabilir. Çocukların eş, dost ve akrabalarla birlikte olmaları sağlanmalı ve onlarla yeterince zaman geçirmelerine fırsat verilmelidir.

  *Yine kitap okumak çok iyi bir boş zaman değerlendirme yöntemidir.

  *Ev işlerinde anneye yardımcı olmak, odasını toplamak, oyuncaklarını yerleştirmek. Daha büyük çocukların yemeğe, bulaşığa, temizliğe yardımcı olması boş zaman değerlendirmesi dışında çocuğun hayata hazırlanması içinde gereklidir.

   Sözün özü; Televizyon güncel yaşamımızın olmazsa olmaz bir gerçeğidir. Yaşamın gerçeklerini, zorluklarını ve eğlenceli yanlarını bize yansıtır. Doğru kullanıldığında yaşam ve aile ilişkileri açısından çok faydalı, etkili ve vazgeçilmez bir araçtır.YETER Kİ TELEVİZYONUN ESİRİ OLMAYALIM…..

                                                                                                                                                   Dr.  YILMAZ   BAY

                                                                                                                                    Çocuk Sağlığı Ve Hastalıları Uzmanı 

                                                                                                                                   Sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileğiyle

 

21–24 AY

doktoryilmazbay No Comments

“Oynamayan tay at olmaz”

Sonu gelmez sorulara hazırlıklı olun. Ne, nerede, kim, niçin… gibi soruların ardı arkası gelmez. 50 kelime bilir ve daha fazlasını anlayabilir.2–3 sözcüğü bir araya getirerek basit cümleler kurar. Oyun oynarken kendi kendine konuşur ancak konuştuklarının bazıları anlaşılmaz. Oyuncak bebeği ile konuşur ve onu besler.6–8 küpten kuleler yapabilir. Üç tekerlekli bisiklete binebilir. Merdivenleri yukarı aşağı çıkıp ,inebilir. Kalemi büyüklere benzer şekilde tutup ileri,geri karalamalar yapar, daire ve enine çizgiler çizebilir. Bir resimdeki 2–4 nesneyi tanıyarak gösterir. Rahatça koşar, topa tekme vurabilir. Kitap yapraklarını teker teker çevirebilir. Ben, sen ve biz’in anlamını bilir ve kullanır. Burun, ağız, yüz gibi bölümleri tanır ve gösterir. Başkalarında da bu organları gösterir. Elbisesini çıkarabilir. Üstüne dökmeden kaşıkla yemek yiyebilir. Bardağı alır suyunu içer ve tekrar yerine koyabilir. Tuvaletini söyleyebilir. Masal dinlemekten hoşlanır. Sembolik oyunlar oynar. Örneğin; bir sopayı araba yaparak üzerine binip dolaşabilir. Read More

ANNE SÜTÜ VE EMZİRME

doktoryilmazbay No Comments

“İneğin sütü buzağısı, annenin sütü bebeği içindir”

Sayın anneler;

Dünyanın en zor ve en kutsal mesleği olan annelik mesleğini seçtiğiniz için sizi kutlarım. Bu oldukça zor ve o oranda da kutsal mesleği en iyi şekilde başarmanız için sizlere yardımcı olabilecek bazı bilgilere kısaca değinmek istiyorum.

 

BEBEK BESLENMESİNDE ESAS MADDE ANNE SÜTÜDÜR

Tüm hazır mamaların esası inek sütüdür, bazı değişikliklerle anne sütüne yaklaştırılmaya çalışılmıştır. Ama hiç bir zaman anne sütünün tam eşdeğeri değildirler ve olamazlar da. Anne sütünün olmaması, kötü olması ve bebeğe yaramaması diye bir şey söz konusu değildir. Çok özel durumlar dışında her annenin çocuğunu besleyebilecek sütü vardır ve bu süt, kendi yavrusu için en uygundur. Hiç bir besin anne sütünün yerini tutamaz. Read More

DİŞ ÇIKARMA

doktoryilmazbay No Comments

Bu dönemde çocuğunuz ilk dişleriyle parmağınızı ısırabilir. Diş çıkarma yaşı çocuktan çocuğa değişir. Bebeğinizin süt dişleri 20 tanedir ve anne karnında oluşmuştur. Ancak çene kemiğini yararak dışarı çıkmaya başlaması 6-8 ay dolaylarındadır. Bu bazen doğumda olabildiği gibi bazen 15-18 ay dolaylarında da olabilir. Erken diş çıkarmak olağanüstü bir gelişme olmadığı gibi, geç çıkarmak da gelişmesinin geri kalması değildir. Dişleri düzensiz aralıklarla ve çift çift çıkarır. Read More

GECE İŞEMESİ

doktoryilmazbay No Comments

Çocuklarda görülen gece işemeleri yalnız çarşafları değil; bir çok ailenin de hayatını perişan etmiştir. Ve halende etmektedir. Öncelikle aileler şunu bilmelidirler ki;5 yaşına kadar ayda 3-5 kez gece işemesi normaldir.Tedavi gerektirmez. Çocuk 5 yaşını geçtiği halde ayda 3-5 kez yada daha fazla altını ıslatıyorsa bu gece işemesi hastalığıdır.Ve bir çocuk hekimine başvurulmalı ve yardımı istenilmelidir. Gece işemesi olan çocukların % 40 anne yada babasında % 80 aile fertlerinden herhangi birinde (Amca, hala, dayı, teyze yada bunların çocuklarında) gece işemesi vardır. Read More

ÇOCUĞUNUZDAN SİZE MEKTUP VAR

doktoryilmazbay No Comments

PULSUZ DİLEKÇE

Sevgili Anneciğim, Babacığım,

Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, şunları söylemek isterdim; Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın. Deneme ile öğrenirim. Beni her yerde, her zaman koruyup kollamayın. Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra.Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ama siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor.Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz yasak ve kuralların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlamayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yaralanmadan edemiyorum. Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder. Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam.Yumuşak ve keskin sözler bende daha iyi iz bırakır “ Ben senin yaşındayken… “ diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.

Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın.Bana yanılma payı bırakın.Beni korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın.Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin.Ceza vermeden önce beni dinleyin.Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.Beni dinleyin.Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar,soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve öz olsun.

Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; Hiç değilse çabamı övün. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım. Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana süre tanıyın.Yüzde Yüz Dürüst Davrandığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğuk kanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı göre bilirim, ama beni aşağılamayın.Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yaklaştırır.

Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz, erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.

Biliyorum ara sıra üzüyor belki de sizi hayal kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istedikleriniz çok olmadığını da biliyorum.

Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize inancım sarsılmasın.

Benden “ Örnek Çocuk “ olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem.Sevecen anlayışlı olmanız bana yeter.

Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değil. Ama seçme hakım olsaydı.
Sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim…

SEVGİLER, ÇOCUĞUNUZ

OYUN VE ÇOCUK

doktoryilmazbay No Comments

Oyun, sonucu düşünülmeden, eğlenmek amacıyla yapılan davranış ve hareketledir. Çocuğun fiziksel, zihinsel, dil ve sosyal kapasitesinin gelişmesini sağlayan en önemli uğraşısıdır. Büyükler için iş ne ise çocuklar için oyun aynıdır. Oyun çocuğun işidir. Oyunla çocuk toplum içerisindeki sosyal yönünü geliştirir ve kendini diğer bireylerden ayıran özellikleri fark eder. Çocuk kendini oyunla anlatır. Çocuğun duyguları oyunla keskinleşir. Yetenekleri, becerisi artar. Kurallara uymayı, sorumluluk almayı, iş birliğini, insanlara saygılı olmayı oyunla öğrenir. Duyduklarını, gördüklerini oyunla sınayıp dener, öğrendiklerini pekiştirir. Girişimci olmayı, tehlikeyi göze almayı, karar vermeyi, problem çözmeyi oyunla öğrenir. Kendisine olan güveninin oyunla geliştirir. Duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını oyunla karşılar. Oyunla kendi kendine yetmeyi öğrenir. .

Çocukların zekâ gelişiminin % 50’si ilk 4 yaş içinde, % 30’u 4- 8 yaş arasında, % 20’si de 8- 18 yaş arasında tamamlanır. Bu nedenle ilk 4 yaşta eğitici oyunlar çok önemlidir. Bu oyunlar bedeni ve zekâyı geliştirdiği gibi onun üzerinde neşe ve mutlulukta yaratır. İyi davranışlar kazandırır, arkadaşlık ilişkilerini güçlendirir, çevreye saygılı olmayı öğretir. Hikâye ve masallar hayal gücünü güçlendirir. Çevresiyle paylaşmayı, yardımlaşmayı ve kurallara uymayı öğretir.

Oyun, çocuğun özgürlüğüdür. O dünyaya kendisi egemendir. Kuralları kendisi koyar kendisi bozar ancak yaşıtlarıyla bu egemenliği paylaşır. Büyüklerin o dünyaya girmesine izin vermez

Oyun, çocukları hayata hazırlar. Yaşıtlarıyla oynadığı evcilik, hırsız-polis, doktorculuk gibi toplu oyunlarda anne-baba, polis, doktor rolünü üstlenen çocuklar yarının başarılı büyükleri olacaklardır.

Oyun, çocukların ortak dilidir ve en doğal anlaşma ortamıdır. Hiç tanışmayan çocuklar bir araya geldiklerinde daha birbirlerinin isimlerini bile öğrenmeden oyunun dili ile anlaşıp mükemmel bir arkadaşlık kurabilirler. Oyun onları birbirlerine kaynaştırır.

Oyun, çocuğun en güçlü ve en doğal duygularından biri olan saldırganlık duygusunun da boşaltılmasına yardımcı olur. Polis olup hırsızı yakalayan, doktor olup hastasını iyileştiren, oyuncak arabasını yarıştırırken arkadaşını geride bırakan ya da savaş oyununda düşmanları mağlup eden komutanı oynayan çocuk ne kadar da mutludur.

Oyun, çocukların eğitim, bilgi ve becerilerini sınadığı en doğal deneme ortamıdır. Çevresinden, ailesinden aldıklarını oyunda dener. Olumlu özelliklerini pekiştirir, olumsuzları değiştirir. Sınırlarını ancak arkadaşlarıyla oynarken oyunda öğrenir

Oyun, çocuklar için en iyi öğretim aracıdır çünkü çocuklar oyun esnasında ileri derecede öğrenmeye yatkındırlar. Zor konular ve soyut kavramlar oyun esnasında daha kolay öğrenilir.

Oyun, aynı zamanda bir tedavi yöntemidir. İçine kapanık, yaşıtlarıyla ilişki kurmakta zorluk çeken çocuklar ya da öğrenme bozukluğu-hiperaktivite gibi hastalığı olan çocuklar oyunla normal bireylere dönüştürülebilir.

Oyun, çocukları fazla kilodan ve obeziteden korumaktadır. Oynayan çocuk gereksinimi kadar yemekte ve aldığı enerjinin fazlasını da oyunla harcadığı için hiçbir zaman fazla kilolu olmamaktadır.

SÖZÜN ÖZÜ
Erişkin ruh sağlığı sevmek ve çalışmaksa;
Çocuk ruh sağlığı sevilmek ve oynamaktır.

İŞTAHSIZLIK

doktoryilmazbay No Comments

Öncelikle şunu biliniz ki çocuğunuz ilk altı ayda kilosuna göre aldığı günlük gıdayı artık yaşam boyu almayacaktır. İlk altı ayda büyüme hızı çok fazladır. İlk aylarda ayda 800-1000 gr. kilo alan çocuğunuz, 8 aydan sonra ayda 350-400 gr. kadar kilo artışı gösterir. Buna paralel olarak da yiyecek tüketimi ilk aylara göre daha azdır. Aşağıdaki önerilere uyarsanız iştahsızlık problemini kolayca aşabilirsiniz. Read More

İŞİTME

doktoryilmazbay No Comments

İŞİTME; konuşmanın ilk şartıdır. Konuşma; işitme, zekâ, dikkat, işittiklerini anlama ve ayırabilme gibi birçok yeteneğin birleşmesi sonucu oluşan karmaşık bir olaydır.

Yeni doğan bebeğiniz 72 saat sonra çevreden gelen sesleri algılamaya başlar ve sizi duyar. Ani ve kuvvetli seslere irkilerek yanıt verir. Gözlerini kırpar ya da açar, huzursuz olur. Read More

Çocuklarda Konuşmanın Geliştirilmesi

doktoryilmazbay No Comments

Konuşma; insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. Kendimizi, duygularımızı ve düşüncelerimizi başkalarına anlatmanın ana yolu konuşmaktır.

Konuşma anne karnında başlar. Bebekler ana dilini öğrenmeye anne karnında başlarlar. Hamileliğin 16. haftasından itibaren bebekler duyduklarına tepki vermeye başlarlar. Sesli uyaranlar hareketlerinde ve kalp atışlarında değişiklik yaparak tepki gösterirler. Read More