“Çocuğunuza kazandıracağınız en güzel alışkanlık, okuma alışkanlığıdır”

Bebeğiniz artık çocuk oldu. Evde dolaşmaya, her yeri karıştırmaya başladı. Emekleme tam oluşmuştur. Emeklemiyorsa da üzülmeyin.Bazı çocuklar hiç emeklemeden yürürler.Her bebeğin kendine özgü bir gelişme şekli vardır.Bir eliyle destek alarak veya hiç destek almadan ayakta durabiliyor. Baş ve işaret parmakları arasında küçük bir cismi tutabiliyor. Küçük cisimleri yeden alabiliyor. Oyuncaklarını bir elinden diğerine geçirebiliyor. Oyuncaklarını açık bir kutunun içine koyabiliyor. Parmağını deliklere sokabiliyor. Oyuncaklarından zevk alıyor, sevmediklerini itiyor. Bebeğiniz ana dili özelliklerini tanımaya başladı. İki heceli sesler çıkartabiliyor. Arada kendini ifade etmek içim anlamsız seslerde çıkartıyor. 9. ay zeka belirtilerinin ortaya çıkmaya başladığı aydır. Ona yaptığınız her şeyi anlatın. Bu dönemde kendi kendine yemek yemeye başlaya bilir.

 

             OYUNCAK SEÇİMİ: Bu dönemde yine kitaplar en yakın oyuncak aracımızdır, Renkli, desenli özelikle konuşan kitaplar çocuğunuzun en iyi arkadaşı olmalı. Sesli,hareketli oyuncaklar,çeşitli boyutlardaki kaplar,üst üste binen oyuncaklar,çeşitli boyutta delikleri olan oyuncaklar,duş,kepçe,kova gibi banyo oyuncaklarından bu dönemde yararlanabilirsiniz.

 

           HANGİ OYUNLARI OYNAYABİLİRSİNİZ? Karın üstünde bol zaman geçirsin. Emeklemesi kolaylaşır. Onunla birlikte emekleyin. Eline verdiğiniz eşyayı size atmasını isteyin ve o eşyayı yakalayıp tekrar eline verin.Kolu çevirirsem kapı açılır,düğmeye basarsam ışık yanar gibi sözleri söylerken olayı gerçekleştirin.Ayni hareketi yapmasını ondan da isteyin.Birlikte suları,kumları kovaya koyun sonrada yere dökün.Yeni ortamları keşfetmeye onu yönlendirin hatta cesaretlendirin.

Ulaşabileceği yerlerde ağzına alabileceği, yutabileceği oyuncaklar olmamasına özen gösterin.

                            

 DEĞİŞİK TATLAR

 PATATESLİ TAVUK: Bir su bardağı kaynayan suya bir orta boy patates ufak parçalara bölünerek koyular. Tavuğun göğüs kısmındaki etlerden ince ince doğranarak içine 2-3 yemek kaşığı kadar eklenir. Ayrıca içerisine ince doğranmış yarım soğan karıştırılabilir. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

HAVUÇLU PIRASA: Bir su bardağı kaynayan suya iki adet taze pırasa, iki adet orta boy havuç ince ince doğranarak eklenir. Karışıma iki çorba kaşığı pirinç ve ince doğranmış yarım soğan ilave edilir. Hafif ateşte yarım saat pişirdikten sonra ineceğine yakın içine 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip karıştırın. İndikten sonra iyice ezerek çocuğunuza verebilirsiniz.

DOLMALAR: Türk mutfağının en seçkin tatlarından olan dolmalar etli ve sebzeli olarak hazırlanır ve çocuğunuz için gerekli tüm besleyicileri içerir.Sebzelere kıyma,pirinç,bulgur,soğan,maydanoz ve yumurta eklenmesiyle yapılan

Kabak, biber,domates,patlıcan,patates dolmaları; yaprak ve lahana sarmaları bizim toplumumuza özgü en güzel örneklerimizdir. Kendi sularında ya da yoğurt içinde çatalla ezerek çocuğunuza rahatlıkla suna bilirsiniz.

                       

EV KAZALARI VE İLK YARDIM

Bu dönemde her zamankinden daha dikkatli olmalısınız. İlk kural riski en aza indirmektir. Çocuğunuzu kaza tehlikesi olabilecek yerlerden uzak tutunuz.İlgisini çekebilecek tehlikeli eşyaları çocuğun ulaşamayacağı yerlere koyunuz. Mümkünse kapalı hatta kilitli bir yerde tutunuz.

Birinci kural sakin olmak ve sakin kalmaktır. PANİK YOK.

İlk yardım konusunda  bilgi sahibi olursanız bu gibi durumlarda ne yapacağınızı bilirseniz çocuğunuza en büyük yardımı yapmış olursunuz.

Öncelikle evde bir ecza dolabınız ve bir ilk yardım çantanız olmalıdır. Bu çantanın içerisinde flaster, pamuk, gazlı bezler, sargı bezleri,steril pansuman bezi,antiseptik bir solüsyon (batticon, betadin, alkol gibi) ağrı kesici şurup,(pedifen, calpol gibi) makas,cımbız, yara bantları olmalıdır.her kullanımdan sonra eksikler tamamlanmalıdır.

   Acil durumlarda; başvuracağınız telefonları numaralarını telefonunuzun yanında kolayca görülebilecek bir yerde hazır bulundurmalısınız. En iyisi cep telefonunuza kaydediniz. Bunlar Doktorunuzun telefonu, Ambulans, Taksi, Hastane, Sağlık ocağı, Polis, Zehir danışma hattı gibi telefonlar olmalıdır. Sıhhi danışma Tel: 128,Hızır acil servis: 112, ZEHİR DANIŞMA HATTI : İzmir 4123939, Ankara (Hacettepe) 0312 3052133, Sağlık bakanlığı 0312 435 5680,ulusal zehir merkezi 114,

 

SOLUNUM GÜÇLÜĞÜ: Çocuğunuzda solunum güçlüğü gözlediğinizde hemen ağzını kontrol edin. Küçük bir besin parçası, oyuncak bez yada lastik parçası ağzını tıkamış olabilir. Hemen alınabilecek bir parça ise almaya çalışın. Kusmaya bağlı solunum güçlüğünde ağzını temizleyin yan yatırıp arkasına hafif darbelerle vurun. Eğer çocuğunuzun nefes almadığını fark ederseniz, ağzına baktıktan ve yabancı cisim olmadığından emin olduktan sonra;bir elinizi çocuğunuzun boynunun altına koyup ensesini avuç içinize alıp başını hafifçe yukarıya doğru kaldırın.Diğer elinizi çocuğunuzun alnına koyun.Derin bir nefes aldıktan sonra dudaklarınızı; çocuğunuzun ağzını ve burnunu içine alacak şekilde çocuğunuzun yüzüne yerleştirin.Daha sonra nefesinizi yavaş yavaş çocuğunuza üfleyin.1 kez soluk verin, 5 kez göğüsün tam ortasına, hafif sola gelecek şekilde bastırarak sert bir zemin üzerinde kalp masajı yapın ve bu işleme sağlık personeli gelinceye kadar devam edin. Soluk verme sayısı dakikada 20 olmalıdır. Her soluk verdikten sonra çocuğunuzun göğüs kafesinin aşağı yukarı hareket edip etmediğini ve kalp atışının olup olmadığını kontrol edin.

ÇOCUĞUNUZUN YANINDA 5 YAŞINA KADAR FINDIK, FISTIK, ÇEKİRDEK GİBİ YİYECEKLER YEMEYİN VE ÇOCUĞUNUZA YEDİRMEYİN.Çünkü bunlar ani bir hareketle solunum yoluna kaçarak soluk borusunun refleks

olarak kasılması sonucu ağır solunum güçlüğü tablolarına neden olabilir.

 

ÇARPMALAR: Ufak çarpmalarda o bölgeye soğuk uygulaması yapınız. Çarpılan yerde şişme olursa o bölgeye 10-15 dakika buz koyabilirsiniz. Parecetamol, İbuprofen cinsi bir ağrı kesici kullanabilirsiniz. Bir süre çarpılan bölgeyi dinlendirebilirsiniz.

 

İNCİNME VE BURKULMALAR: İncinmelerde deri altı dokularda kanamaya bağlı şişlik ve morarmalar görülebilir. Bu morluk bazen 1 haftaya kadar uzayabilir. Soğuk suyla ıslatılmış bez ya da buz torbası yarım saat süre ile uygulanabilir. Burkulmalarda ise oynak yerlerini destekleyen bağlarda zedelenme olabilir. Çocuk sırt üstü yatırılır, ayak bir yastık üzerine koyulur, Burkulan bölgeye 0,5 saat süre ile soğuk suyla ıslatılmış bez yada buz torbası koyulmalıdır. Ağrı ve şişlik artarak devam ediyorsa kırık ve çıkık ihtimaline karşı bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

 

CİLT YARALANMALARI VE KESİKLER: Yara yerini ılık sabunlu su ile iyice yıkayınız ve daha sonra bol su ile durulayınız. Evde sürekli bulundurduğunuz Antiseptik bir Solüsyon povidon iyot (Batticon-Betadin gibi) la yarayı siliniz. Kesiğin üzerine antibiyotikli merhem kullanmayınız.Y ara bandı ile kapatabilirsiniz. Kan akıyorsa Antiseptik Solüsyona batırılmış gazlı bez ya da pamukla yaraya tampon yapınız. Kol ve bacakta tampona rağmen kanama durmamışsa yaralanan kısmın üst kısmına (Gövdeye yakın olan kısmına) sıkı bir bandaj uygulayıp en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. Yine yara geniş ve derin ise yüzde iz bırakabilecek cinsten ise , toprakla kirlenmiş ise , paslı çivi batması ise , parçalı kesi ise ve hayvan ısırmasına bağlı ise (kuduz ihtimaline karşı hayvanın da yakalanıp öldürülmeden hayvanla birlikte ) en yakın sağlık kuruluşuna baş vurulmalıdır.

 

YANIKLAR:  Birinci kural çocuğunuzu mutfaktan uzak tutunuz. Mutfak evin en tehlikeli yeridir. Yemek pişirirken tavaların saplı kısımları ocağın iç kısmına gelmelidir. Çocuk ortalıktayken kesinlikle sıcak su taşımayınız. Masa örtüsünü masaya sıkıca bağlayınız. Çocuk çekiştirip üzerindekileri aşağı indirebilir.

   Birinci derece yanıkta; derinin üst tabakası etkilenmiştir. Deri pembe ve kırmızıdır, bastırmakla solar , dokununca ağrılıdır. Güneş yanığı, çakmak ateşi, sıcak su haşlanması bu çeşit yanıklara örnektir. Musluk suyunun altında ağrı hafifleyene kadar tutulmalıdır. Bu uygulama yara yerinin su toplamasını engelleyebilir.

   İkinci derece yanıkta; Derinin üst ve orta tabakası etkilenmiştir. Deri ıslak ve kırmızıdır, içi su toplamıştır. İleri derecede ağrılıdır.Sıcak su , buhar , ateş sonucu oluşabilir.Soğuk su uygulaması , antibiyotikli pomat uygulaması yeterli olabilir.Yaralanan yerin üzerindeki su toplayan kabarcıklar patlatılmamalıdır.Yara üzerine Tentürdiyot sürülmemelidir.Yine salça, yoğurt ve diş macunu gibi maddeler sürülmemelidir.

Üçüncü derece yanıkta; derinin bütün tabakaları bazen kas ve yağ dokusuna kadar yanmıştır. Deri kuru ,beyaz veya siyah renklidir. Açık ateş , buhar , kimyasal maddeler ve elektrik akımı sonucu oluşabilir. Üzerinde giysiler kesilerek çıkartılmalı , yanık yerine yapışmış giysiler zorla çıkartılmamalı , yanık yeri bol su ile yıkanmalı , sargı bezi yada temiz bir çarşafa sarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna baş vurulmalıdır.,

 

ELEKTRİK ÇARPMALARI: Birinci kural evdeki tüm açık prizlerin üzerini kapatınız. Bir elektrik çarpması durumunda önce sigortanın şalterini aşağı indirerek elektriği kapatınız. Sonra çocuğu kuru bir bezle sararak en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

 

ZEHİRLENMELER: Belirtiler alınan ilaca yada kimyasal maddenin türüne göre değişiklik gösterir:Daha önce hiçbir yakınması olmayan sağlıklı bir çocukta birden başlayan kusma,karın ağrısı,baş dönmesi,havale geçirme,bilinç kaybı,şok belirtileri varsa ve çocuğun yanında kimyasal madde,ilaç artıkları yada boş kaplarının bulunması zehirlenmeyi düşündürür.

Birinci kural; tüm ilaçlar  çocukların ulaşamayacağı kilitli bir yerde olmalıdır. Yine evdeki temizlik malzemeleri özellikle tuzruhu, klorak ve her türlü çamaşır suları  kilitli bir yerde olmalıdır. Gazyağı ve benzin gibi maddeler de kilitli bir ortamda olmalıdır.

Eğer çocuk yanlışlıkla ilaç aldıysa kusturmaya çalışınız. İlacın kutusu ve kullanma şeklini içeren kâğıtla birlikte doktorunuza başvurunuz. Gazyağı, benzin, tuzruhu, klorak ve diğer çamaşır suları gibi sıvı ve yakıcı maddeler aldıysa, kesinlikle kusturmayınız. Çünkü kusarken geri gelen bu maddeler yemek borusunu ikinci kez yakıp zarara uğratacaklardır. Bol su ve sulu gıdalar içirtilerek en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

 

GÜNEŞ ÇARPMALARI: Hava çok kapalı, yağmurlu ve aşırı rüzgarlı değilse, sıcaklık 0 C altında değilse,çocuğunuzu her gün sokağa çıkarmalısınız.Yaz aylarında sabah 10-11 ve akşam 16-17 arası güneşlenmesi için en uygun saatlerdir.3- 5 dakikadan başlayarak yarım-bir saatte kadar güneşlenme süresini artırabilirsiniz. Güneşe çıkmadan yarım saat önce çocuğunuzun cildine göre doktorunuzun uygun gördüğü güneş kremlerini kullanabilirsiniz.

Güneş yanığın da ciltte kızarıklık, ağrı hatta yanığın derecesine göre su toplaması da olabilir.Bir kaç gün içerisinde soyulmada görülebilir. Güneş çarpmasında vücuttan su kaybına bağlı olarak, halsizlik,bitkinlik, iştahsızlık ,baş ağrısı , ateş,üşüme , titreme, kusmalar olabilir.

Güneş yanıklarında kızarmış bölgeye bol su dökülür. Çocuğun vücuduna ıslak bir bez uygulayabilirsiniz. Serinletici bir losyon yada deriyi besleyici pantotenik asitli bir merhem sürebilirsiniz.

Güneş çarpmasında; çocuğunuzu serin bir yerde tutmalısınız. Bol su ve sulu gıdalar veriniz. Ateş varsa Parecetemol ya da İbuprofen cinsi basit bir ateş düşürücü kullanabilirsiniz. Kusma ve ateş ısrarla devam ediyorsa;bilinç değişikliği belirtileri varsa en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna ya da doktorunuza başvurunuz.

 

EVCİL HAYVANLAR: Hayvanlar her zaman çocukların en iyi arkadaşlarıdır. Onları tanımalarına ve sevmelerine olanak tanıyınız.

Birinci kural çocuğun odasında hatta mümkünse 3 yaşına kadar bulunduğu evde özellikle kedi, köpek , kuş gibi tüylü   hayvanlar bulundurmayınız.

Çocuklar hayvanlarla dışarıda bir ortamda oynamalı. Oynadıktan sonra giysileri değiştirilmeli, elleri yıkanmalı. Mümkünse banyo yaptırılmalıdır. Bazı çocuklar hayvanlara karşı alerjik olabilirler. Bazı hayvanlardan çocuklara hastalık geçirebilir. Bu konuda dikkatli olunmalıdır. Çocuğun ilişkide bulunduğu hayvanların aşılarının tam olduğundan emin olunmalı. Isırma, tırmalama gibi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır.

    SÖZÜN ÖZÜ:OFFF… DEMEDEN ÖNLEM AL  

 

Başarı dileklerimle

Dr. Yılmaz BAY

Çocuk sağlığı uzmanı

Yorumlar kapalı.