ÇOCUKLARDA SALDIRGANLIK

ÇOCUKLARDA SALDIRGANLIK

doktoryilmazbay No Comments

Saldırgan çocuk; ailesi, çevresi, yaşıtları ve arkadaşları ile uyumlu ilişki kuramayan çocuktur. Evde ve okulda sürekli problem çıkartır. Kavgacıdır, geçimsizdir, kuralları çiğner. Etrafındaki, çevresindeki insanlara sürekli fiziksel zararlar verir. Bazı çocuklar da etrafa fiziksel zarar vermez ancak vurdulu kırdılı oyunlardan hoşlanır; oyunları düşmancadır, oyun arkadaşlarına zarar verebilir ve bu çeşit davranışı sürekli tekrarlarlar. Bu da bir çeşit saldırganlıktır. Read More

ANNE SÜTÜNÜN SAĞILMASI VE SAKLANMASI

doktoryilmazbay No Comments

İşe başladığınızda da çocuğunuzu yalnızca kendi sütünüzle besleye bilirsiniz.

İş yerinde 3-4 saat ara ile elle, elle kullanılan sağma pompaları ile yada elektrikli süt sağma pompaları ile sütünüz sağabilirsiniz. Her sağdığınız sütü ayrı bir kapta toplayınız. Bu sütleri buz dolabında saklayınız. Akşam bu ayrı kaplardaki Sütleri bir termos içine koyun, eve getirin ve buz dolabına koyun. Ertesi gün siz işteyken bakıcınız bu sağdığınız sütü ılık su dolu bir kap içinde ılıtarak çocuğunuza verebilir.

Sağılan anne sütü dış ortamda 4-6 saat, buz dolabında dondurulmadan 48-72 saat, buz dolabının buzluğunda (-7,-2 C arasında) 1 ay, Derin dondurucuda (-18 C altında) 6 ay bozulmadan saklanabilir.

Dondurulmuş sütü buz dolabında çözülmeye bırakınız ve 24 saat içerisinde kullanınız. Çözülen sütü asla yeniden dondurmayınız. Sağdığınız sütü ayrı ayrı kaplarda saklayınız. Birbirleri ile asla karıştırmayınız.

 

                                                          Dr. Yılmaz Bay

                                                     Çocuk Sağlığı Uzmanı

 

AŞILAR

doktoryilmazbay No Comments

Enfeksiyon hastalıkları çocuklarda en sık görülen ve en ağır sağlık problemlerine neden olan hastalıklar arasındadır. Bunların çok büyük bir çoğunluğundan aşı ile korunmak mümkündür. Aşının yan etkileri enfeksiyonların oluşturduğu etkilerden çok daha az görülür ve de çok hafiftir. Aşıyla önlenebilir hastalıklardan çocukların korunması için var olan tüm aşıların bütün çocuklara uygulanması gerekir. Read More

BEBEK BAKIMI VE BABALAR

doktoryilmazbay No Comments

Babalar bebeğin bakımında aktif olarak rol üstlenmeli. Çocuğun giysilerini giydirmeli, alt bezini değiştirmeli, banyosunu yaptırmalı. Bu işlemler esnasında çocuğu ile konuşmalı duygusal bir ilişki kurmaya çalışmalıdır. Sevgili babalar zamanla bu işten büyük bir keyif aldığınızı fark edeceksiniz. Böylece anneye, kendisiyle ve sizinle ilgilenebilecek bir zaman da kalacak.

BEBEĞİNİZ YEMEĞİNİ PÜSKÜRTÜYOR, GIDALARI FIRLATIYORSA

doktoryilmazbay No Comments

Zaman zaman bütün bebekler önündekini sağa sola atmaktan ağzındakileri dışarı püskürtmekten büyük zevk alırlar. Özellikle bunu doyduktan sonra yaparlar. Ancak bu davranışlar aşırı boyutlara ulaşırsa;

  • Önüne fazla bir şey koymayınız. Tek bir çeşit koyunuz.
  • Mama kabını masaya sabitleyiniz.
  • Elbisesini korumak için önlük takınız.
  • Mama sandalyesinin altına örtü ya da gazete koyunuz.
  • Davranışlarınızı onaylamadığınızı kesin bir dil ve kararlılıkla belirtiniz.
  • Sakinliğini koruyunuz.
  • Belki de küçük afacan gösteri yapıyordur. Kapıyı kapatıp odadan çıktığınızda seyircisiz kalan küçük oyuncu gösteriyi sonlandıracaktır.

BEBEĞİNİZLE YOLCULUK

doktoryilmazbay No Comments

Ev dışına çıkmanız bebeğinizle yolculuk demektir. Ekstra bir hazırlık gerektirir. Bu yolculuk komşu ziyareti, yakındaki park olabildiği gibi şehirlerarası ya da ülkeler arası yolculuklar olabilir. Yolculuğun durumuna göre hazırlıklarda farklıdır. Yolculuğa çıkarken genelde aşağıdakileri yanınızda bulundurun. Read More

BEBEKLERDE UYKU

doktoryilmazbay No Comments

“Kavun, karpuz yata yata büyür”

Uyku; vücudun dinlenmesinin ve yenilenmesinin en ileri halidir. Uyku beslenmeden sonra ki en temel gereksinimdir. Büyüme hormonları uyukuda salgılandığı için; uyku; bebeğinizin büyüme ve gelişmesi için vazgeçilmez bir süreçtir.

Bebeğinizin sağlıklı uyuması için yattığı ortamın fiziki koşulları da çok önemlidir.

BEBEĞİNİZİN ODASI

Eğer ev koşullarınız uygunsa ilk günden itibaren bebeğinizin uyku odası ayrı olmalı ve bebeğiniz kendi odasında uyumalıdır.İlk 2-3 ay eğer isterseniz geceleri siz bebeğinizin odasında yatabilirsiniz. Eğer bebeğiniz çin ayrı bir oda ayıramıyorsanız, bebeğiniz sizinle aynı odada kalabilir ancak mutlaka farklı yatakta olmalıdır. Bebeğinizi asla yatağınıza almayınız.

İyi bir uyku için; bebeğinizin yattığı odanın öncelikle sessiz, gürültüsüz, ısısı ve nemi iyi ayarlanmış olmalıdır. Bahar ve kış aylarında oda ısısı gündüz 20-23 C ,gece 18-20 C, nem oranı: 45-55 arasında; yaz aylarında ise  oda ısısı 28-30 C ye kadar çıkabilir, nem oranı 40-60 arasında olabilir.Bebeğiniz  havalandırılması kolay olan, ışık ve güneş alan,nem ve rutubetten uzak bir oda olmalıdır. Bebeğiniz uyukuya geçtiğinde odası tam olarak karanlık olmalı, odada parlak, canlı renkli eşyalar olmamalı, oyuncaklar toplanmış olmalıdır. Bebeğinizin uyuduğu oda olabildiğince sade dikkat dağıtmayacak bir şekide düzenlenmelidir.

Bebeğinizi yatarken aşırı giydirmeyiniz, sarıp sarmalamayınız. Odada loş ışık sağlayan bir gece lambası bulundurabilirsiniz.Kırmızı ışık uykuya dalmayı kolaylaştırır. Ailenin bulunduğu oturma odasından ve yatak odasından; bebek odasındaki sesler rahatlıkla duyulmalı eğer duyulmuyor ise; bebeğin odası ile oturma odası arasında  bebeğin sesini ve görüntüsünü ileten bir verici olmalıdır.

BEBEĞİNİZİN YATAĞI

Bebeğinizin yatağı; çok sert ya da çok yumuşak olmamalıdır.Yarı ortopedik dediğimiz orta sertlikte 8-10 cm kalınlığında bir yatak bebeğiniz için uygundur.

Sünger yataklar;bebekler için en çok kullanılan yataklardır.Yarı ortopedik olmasına dikkat ediniz.Bebeğiniz için sünger yatağın sertliğinin uygunluğunu anlayabilmeniz için,yatağı ortadan ikiye kıvırmak istediğinizde sünger esnemeli ama tam olarak kıvrılmamalıdır.

Elyaf yataklar; özellikle alerjik bünyeli bebeklerde tercih nedeni olabilir.

Lateks denilen malzemeden yapılan yataklar; uykusu hassas olan ve alerjik bünyeli bebekler için daha uygundur. 

Visco yataklar; bebekler içerisine fazla gömüldüğü için 3 yaşına kadar önermiyoruz.

Yaylı yataklar; 3 yaşın altındaki bebekler için önermiyoruz.

Pamuk ve yün yataklar; bu maddeler homojen bir dağılım sağlamadıkları, topaklanmalara neden oldukları, içerisinde bazı mikroorganizmaları barındırdıkları için ve özellikle de yün yatakları alerji riski nedeni ile önermiyoruz.

Bebeğiniz için kullandığınız tüm eşyalar; pike yatak, yorgan, yastık kılıfları; organik, alerji yapmayan, yıkanabilir bir kumaştan olmalıdır. Kılıflar; süssüz, püskülsüz, dantelsiz, saçaksız olmalıdır. Bu kılıflarda asla düğme bulundurulmamalıdır. Düğmeler her an kopup bebeğinizin boğazına kaçabilir. Yatak kılıflarının kenarları lastikli olmalı ve yatağı sıkıca sarmalıdır. Bebeğinizin yatağında onun güvenli uyuması için yorgan, battaniye, emzik, oyuncak, oyun arkadaşı, çıngırak dahil hiç birşey olmamalıdır. 

BEBEĞİNİZİN YORGANI

3 Yaşın altındaki bebeklerde yorgan önermiyoruz. Bebeğinizi yatırırken  mevsim şartlarına göre giydirdikten sonra uykuya yatırdığınızda üzerine hiç bir şey örtmeyebilirsiniz. Soğuk havalarda ince pikelerle ya da uyku tulumları ile yatırabilirsiniz. 3 yaşın üzerindeki çocuklarda 95×145 cm boyutlarında İnce bir yorgan kullanabilirsiniz. Bebeğinizin yorganı elyaf, bambu, oraganık silkon olabilir.Pamuk yün ve kaz tüyü yorgan önermiyoruz.

Bebeğinizin üzerine tüylü battaniye, polar battaniye ve yün battaniye kılıf içinde olsa bile asla koymayınız. Tüyler alerjiye neden olabilirler.

BEBEĞİNİZİN YASTIĞI

2 yaşına kadar bebeklerde yastık önermiyoruz. 2 yaşından sonra ince yumuşak bir yastık kullanabilirsiniz. Bebeğinizin yastığı; sünger, elyaf, bambu, oraganik silkon olabilir. Bebeklerde pamuk, yün ve kaz tüyü yastık önermiyoruz.

BEBEĞİNİZİN BEŞİĞİ, KARYOLASI

Bebeğinizi doğumdan 3. aya kadar geçen süre içinde evde ve dışarıda kullanılabilen, taşınabilir park yatak cinsi bir bebek yatağında yatırılabilirsiniz. Park yatakların içindeki şilte denilen çocuğun yattığı kısım çok incedir. Bu yüzden bu şiltelerin üzerine mutlaka sünger, elyaf ya da visköz maddelerden yapılmış bir şilte koymalısınız. 3 ay -3 yaş arasında ise;evde kenarları korumalı sabit bir bebek karyolasında  yatırabilirsiniz  3 yaşından sonra isterseniz yerden fazla yüksek olmama koşulu ile (yerden yatağın yüksekliği en çok 20-30 cm olmalıdır) korumasız çocuk karyolalarından da yatırabilirsiniz. 

Bebeğiniz için alacağınız karyolanın boyu 140 cm, eni 70 cm olabilir. Bebeğinizin karyolasında güven içinde yatabilmesi için karyolanın derinliği ise en az 70 cm olmalıdır. Önü açılabilen kademeli olarak yüksekliği ayarlanabilen bebek karyolaları kullanım için daha uygundur. Karyolanın bir kenarı duvara dayanıyor ise diğer 3 tarafı parmaklıklı yani koruma çubuklu olmalıdır. Koruma çubukları arasındaki genişlik 2,5 cm den az olmamalı (daha az aralıklarda bebeğin kolları ve bacakları sıkışabilir); 6 cm den de geniş olmamalıdır (daha geniş olursa kollar ve bacaklar dışarı sarkabilir). Böyle bir karyolada bebeğiniz doğumdan 3 yaşına kadar rahatlıkla yatabilir.

BEBEĞİNİZDE  ANA KUCAĞI KULLANIMI 

0-6 ay arası bebeğinizde ev tipi bir ana kucağı kullanabilirsiniz. Açısı ayarlanabilir, gerektiğinde düzde olabilen organik,alerji yapmayan,yıkanabilir bir kumaştan yapılan portatif, katlanabilen 3-5 kg ağırlığını geçmeyen bir ana kucağı kullanabilirsiniz. Ana kucağında çocuğunuzun kalma süresi 1,5-2 saati geçmemelidir. Otomobile monte edilen ana kucaklarında da bebeğiniz ayına ve kilosuna uygun olma koşulu ile 1,5-2 saat süre ile kalabilir. Ana kucaklarında bebeğinizin belirtilen daha uzun sürede kalması onun kemik ve kas yapısında olumsuz gelişmelere neden olabilir.

BEBEĞİNİZİN YATIŞ POZİSYONU

Bebeğinizi; risksiz ve rahat bir uyku uyuması için sırt üstü yatırınız. Sırt üstü yatışta; soluk borusu yukarıda önde yemek borusu aşağıda arka pozisyonda yer alır o nedenle bebeğiniz kussa bile kusma sıvısı önde olan soluk burusuna kaçmaz, arka ve aşağıda olan yemek borusuna geri döner. Bebeğiniz daha rahat ediyorsa yan da yatırabilirsiniz. Yan yatışta sağlıklı kafa gelişimi için her seferinde sizi değişik pozisyonda görmelidir. Bu yatışta sizi sağ pozisyonda görüyorsa, bir sonraki yatışta sizi sol pozisyonda görmelidir. Tek bir yana yatan bebeklerde  yatış pozisyonuna göre başında şekil bozuklukları gelişebilir. Gündüzleri sizin kontrolünüzde oyun oynarken yüzüstü aktivite zamanında yüzükoyun da yatabilir. Uykuda yüzükoyun yatırmayınız. Yüzükoyun yatışta; derin uykuya geçtiğinde bazen çocuğunuzun ağız ve burnunu tıkanarak havasız kalabilir. Bu da çocuğunuzda tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

        

BEBEĞİNİZİN UYKU SÜRESİ

Yeni doğan bebeğinizde gece ve gündüz kavramı tam olarak gelişmediği için bebeğiniz gelişigüzel saatlerde uyur. İlk günlerde 18- 20 saat uyuyan bebeğiniz, 1–2 ay dolaylarında 17- 18 saat, 3-4 ay dolaylarında 15- 17 saat uyku ile yetinir. Bunun 4–5 saati gündüz, 11–12 saati gece uykusu olabilir. Tabii bu uyku hiçbir zaman deliksiz bir uyku değildir.

15. günden itibaren bebeğiniz; geceyi ve gündüzü ayırt etmeye başlar. 15. günden sonra siz de bebeğinizin uyku düzenini yavaş yavaş oturtmaya başlayabilirsiniz. Uyku düzenini oturtmak ve gece uykularını arttırmak için gündüz uyandığında emzirmeden önce 10-15 dakika yüz üstü aktivite yaptırın. Altını açtığınızda,emzirme sırasında bebeğinizle konuşun. Oyunlar oynayın, karın masajları yapın. El, kol, bacak hareketleri ile ona bebek jimnastiği yaptırın. Böylelikle gündüz uyku aralarının daha çok uzamasını sağlayabilirsiniz. Gece uyandığında ise; ışıkları fazla açmayın, loş bir ortamda sessizce gereksinimlerini karşılayarak ona gece olduğunu hissettirin.

Doğumdan sonraki ilk 1 ay içersiinde 2 saatin altına inmeme koşulu ile onu her istediğinde emzirin. Ancak memenizde uyumasına izin vermeyin. Olur da emerken memenizde uyur ise mutlaka uyandırın onu bir süre oyaladıktan sonra ayık durumdayken kendi yatağına yatırın. 1-3 ay arasında bebeğinizin uyku düzeni oturmaya başlamıştır. Bebeğinizin herhangi bir hastalığı yoksa,karnı tok, gazı çıkartılmış ve altı temiz ise fiziki koşulları ve ısısı iyi ayarlanmış sessiz bir odada günde toplam 15-18 saat uyuyabilir. Bu yatışta az uyudu ise bir sonraki yatışta daha çok uyuyarak eksiğini tamamlayacaktır, endişelenmeyiniz.

Bebeğiniz 3- 6 ay dolaylarına geldiğinde günde 14-17 saat uyuyabilir. Gündüz 1-1,5  saat, gece 8- 10 saat aralıksız uyuyabilir. Uyandırmayınız. Bu dönemde ona uyku alışkanlığı kazandırmaya başlayabilirsiniz. Akşam saat 18.00-19.00’dan sonra bebeğinizin aktivasyonunu en az seviyeye indiriniz. Onun ilgisini çekecek ses, ışık ve hareketten kaçınınız. Ona ninni söyleyiniz, hikâye anlatınız. Her akşam düzenli olarak aynı saatte bu işlemleri yaparsanız bebeğiniz bu saatlerde uyuması gerektiğini anlayacak ve uyku ritmi sağlanacaktır. Saat 19.00-20.00 dolayları bebeğinizin uyması için uygun saatlerdir. Sabah saat 07.00-08:00 dolaylarında bebeğinizi mutlaka uyandırın. Gündüz ve gece uykusunu düzene koymak için bu rutini oluşturmanız şarttır. 

6- 9 ay arası günlük uyku süresi bebekten bebeğe değişmekle birlikte 13- 15 saate kadar inebilir. Gündüzleri hiç uyumadan 6- 7 saat uyanık kalabilir. Yine de sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde iki kez uyuması için gerekli ortamları hazırlayın.

9- 12 ay arası günlük uyku süresi 12- 13 saate kadar inebilir. Günde iki kez 1- 1,5 saat uyuyabildiği gibi yalnız öğleden sonraları bir kez 1- 1,5 saat uyuması da yeterlidir. Akşam her zamanki saatte uykuya hazırlamaya başlayınız. Saat 19:00- 20:00 dolayları bebeğinizin uyması için uygun saatlerdir. Sabah 07:00- 08:00 dolaylarında bebeğinizi uyandırın. Uyku düzeneninin oluşması için erken uyanması şarttır. Daha sonra 11:00- 12:00 arasında bir kez, 14:00- 17:00 arasında 1 kez daha olmak üzere toplam iki kez 1-1,5 saat uyumasına izin verin. Daha fazla uyursa da uyandırın ki gece uyku düzeni oluşsun.

12- 18 ay arası günlük uyku süresi 11- 12 saate kadar inebilir. Günde bir kez 1- 1,5 saat uyuyabildiği gibi gündüzleri hiç uyumayabilir de. Akşam aynı saatte yatırmaya, sabah yine aynı saatte uyandırmaya özen gösterin.

18- 24 ay arası günlük uyku süresi 10- 11 saate kadar inebilir. Eğer isterse öğleden sonra saat 13:00-16:00 arasında bir kez 1- 1,5 saat uyuyabilir. Daha fazla uyuyorsa da gece uyku düzeninin bozulmaması için usulca uyandırın.  Bazen hiç uyumayabilir de. Uyuması için ısrar etmeyiniz. Akşam saat19.00-20.00 dolaylarında yatırmaya özen gösteriniz. Uyku öncesi yaptığınız her zamanki  hazırlıklara dişlerini fırçalamasını da ekleyiniz.

BEBEĞİNİZİN UYKU RİTMİ

Bebekler, çocuklar ve yetişkinler dahil hiç kimse 8-12 saat kesintisiz, derin uyumaz. Uyku süresi erişkinlerde 60-90 dakika, çocuklarda 30-45 dakika aralarla tekrarlayan peryotlar şeklinde seyreder.Buna uyku döngüsüde denilebilir. Her bir uyku döngüsünde 4 evre vardır. 1. Evre:uyukuya hazırlık, 2. Evre: hafif uyuku, 3.Evre: derin uyuku, 4. Evre: rem uyukusu da denilen; rüyaların görüldüğü uyku-uyanıklık arası durumdur. Bebekler anne karnında 20. haftadan itibaren rüya görmeye başlayabilir ancak anlamlı rüyalar 5 yaşından sonra görülebilir.

Derin uyku evresi bir uyku döngüsünün %75-80 lik bölümünü oluşturur. Bir döngüden diğer döngüye geçerken bazı bebekler tam uyanıp çığlık atarken, bazı bebekler hafif mırıldanmalarla, kımıldamalarla  pozisyon değiştirererk yeni bir döngüde uykuya devam edebilirler. Annenin memesinde emerken, kucağında, bacaklarında, ana kucağında, çarşafta ya da salıncakta uyutulup yatağına koyulan çocuk bir döngüden diğerine geçerken uyandığında uyuduğu ortamdan farklı bir ortamda kendini bulunca yerini yadırgayıp yaygarayı basacaktır. Yine ağzında yalancı meme ile uyutulursa bir süre sonra ağzından yalancı meme düşecek, uyku döngülerinde uyandığında yalancı memeyi ağzında bulamayınca  yine çığlığı basacaktır. Eğer bebeğinizi kendi yatağında desteksiz uyutursanız; uyandığında yine kendini yatağında görecek, yerini yadırgamayacak ve uykuya desteksiz olarak devam edecektir.

SAĞLIKLI BİR UYUKU DÜZENİ İÇİN NELER YAPILABİLİR

Hani sihirli bir düğme olsa da düğmeyi kapatınca bebeğiniz uyusa, açınca da uyansa ne iyi olurdu değil mi? Ne yazık ki, tıp henüz bu düğmeyi bulamadı. Biz şimdilik anne ve babalarımızın deneyimlerine kendi deneyimlerimizi de katarak; bebeğimizle bir uzlaşmaya gitmeye çalışmalıyız. Her bebekte uyku düzeni kendine özeldir. Dünya üzerinde ne kadar bebek varsa o kadar farklı uyku düzeni vardır.

Bebeğinizin sağlıklı uyuması için; doğduğu andan itibaren kararlı ve tutarlı bir şekilde onu uykuya yatırmalısınız. Burada amaç; bebeğinizin kendi odasında, kendi yatağında, kendi kendine desteksiz uyumasıdır. İlk günlerde düzensiz bir şekilde uyuyan bebeğiniz 15-20 günlük olduktan sonra gece ve gündüzü ayırt etmeye başlar. 1 Aylıktan sonra bebeğiniz gündüz 1-1,5 saat,gece 6-8 saat uyku döngülerinde  tam uyanmadan, beslenmeden bir döngüden diğer döngüye geçerek uyumaya devam edebilir. 4-5 ayını geçmiş bir bebekte eğer önemli bir sağlık problemi yoksa; gündüz 1-2 saat, geceleri 9-12 saat bir uyku döngüsünden  diğerine geçerken tam uyanmadan ve beslenmeden kalabilir.

Bebeğiniz yeterince uyumuyorsa; öncelikle bebeğiniz yeterince doyuyor mu, altı kirli mi, hasta mı, yattığı odanın nemi uygun mu, aşırı soğuk ya da aşırı sıcak mı, fiziki koşullar uygun mu, oda yeterince karartılmış mı ? Araştırınız. Bebeğinizin aşırı yorgun olması da onun uykuya dalmasını zorlaştırır.

Uyuduğu ortamdaki havanın temiz ve neminin iyi ayarlanmış olmasına dikkat ediniz. Gereksiz eşyaları odadan çıkartınız. Doldurulmuş hayvan postlarını, tüylü oyuncakları, tüylü ve yünlü battaniyeleri odasında bulundurmayınız. Yine yatak odasında bitki ve çiçek olmamalıdır. Odaya uygun bir hava temizleyici de koyabilirsiniz. İlk aylarda el, kol ve bacak hareketlerinden kendini uyandırmaması için bebeğinizin kollarını ve bacaklarını gevşek bir şekilde hafifçe sarabilirsiniz. Bebeğinize çok sıkı olmama koşulu ile kundak ta yapabilirsiniz.

Bazen bebeğiniz sizi ele geçirmek isteyebilir. İşte buna izin vermemelisiniz. Uyuması için yatağına yatırdığınız bebeğinizi yeniden kucağınıza almayınız, yeniden emzirmeyiniz. Erişkinler dahil hiç kimse yatağa yatar yatmaz uyumaz. Uygun saatte ayık durumda yatağına yatırdığınız bebeğinizle biraz konuşun, sevip, okşayın, biraz pışpışlayın. Sırtına hafif darbelerle vurabilirsiniz. Ninnilerle, masallarla ya da müzikle onu sakinleştirmeye çalışınız. Bazen bu süre 10-15 dakikayı bulabilir. Bazen bebeğiniz uykuya aşırı tepki gösterebilir ve onu  kucağınızda sakinleştirmeniz gerekebilir; kucağınızda sakinleştirdiğiniz  bebeğinizi gözleri kapanmadan uyanık durumda iken yatağına koyunuz. Bebeğinizi emzirerek, sallayarak uyutmayınız. Kucağınızda uyutup sonra yatağına koymayınız. Emerek ,sallanarak ya da kucağınızda uyuyan bebeğiniz yatağında uyandığında yerini yadırgayacak ve tekrar uyukuya dalmak için aynı şeyeleri isteyecektir. Bebeğinizi kalabalık ve gürültülü ortamlarda ya da televizyon açıkken uyutmayınız. Gece her uyandığında beslemeyiniz.6 ay üstü bebekler geceleri 8-12 saat beslenmeden durabilirler.

Uyuması için asla çocuğunuzu ayağınızda sallamayınız. Uyuması için ağzına yalancı meme vermeyiniz. Gece ağzından meme düştüğünde uyku döngülerinde uyandığında yine yalancı memeyi isteyecektir.

BEBEĞİNİZE İYİ BİR UYKU ALIŞKANLIĞI KAZANDIKMAK İÇİN NELER YAPABİLSİNİZ?

Ağlamak bebeklerin en büyük iletişim aracı ve aynı zamanda en büyük silahıdır.Bebekler başlangıçta her isteklerini ağlayarak belli ederler. Bebeğiniz size bir kez ağlayarak istediğini yaptırırsa hep daha fazla ağlayarak daha fazlasını isteyeceğini ve sonunda da istediğini alacağını  unutmayınız.

Bebeğiniz uykusu geldiğinde de, uyumak istemediği zaman da ağlayabilir. Doğumdan kısa süre sonra 10- 15 gün içinde onun neden ağladığını anlayacaksınız.

Bebeğinize ANNE SÜTÜ verme dışında yapabileceğiniz en iyi yardım ona iyi bir uyku alışkanlığı kazandırmaktır. Bunun  için öncelikle siz kararlı olmalısınız. Bebeğiniz ağladı diye hemen bu işten vazgeçicekseniz; bebeğinize de, kendinize de eziyet etmeyiniz ve uyku alışkanlığı kazandırma işine hiç başlamayınız.

Kendinizi tam olarak hazır hissettiğinizde ve karar verdiğinizde bebeğinize uyku alışkanlığı kazandırma işine başlayabilirsiniz. Örneğin; hiç bir problemi olmadığı halde bebeğiniz akşamları uyumak istemiyorsa; ona iyi bir uyku düzeni oluşturmak için eşinizle, varsa bebeğiniz ile ilgilenen bakıcı veya diğer aile bireyleriyle oturup bir program hazırlayabilirsiniz. Bebeğinizi  yarın sabah erkenden saat 07:00- 08:00 dolaylarında uyandırarak bu programa başlamak için ilk adımı atabilirsiniz. Bunun için perdeleri aralayın. Müzik çalarak, şarkı söyleyerek ya da ona el, kol, bacak hareketleri yaptırarak, masajlar yaparak uyanmasını sağlayın. UYANIR UYANMAZ HEMEN BEBEĞİNİZİ EMZİRMEYİN. El, kol bacak hareketleri, karın, sırt, bacak masajları yaparak onun tam olarak uyanmasını sağlayın. Altını açın. Emzirme öncesi 15 dakika karın üstü aktivite (Tummy Time) yapmasını sağlayın. Sonra bebeğinizin yattığı odada ve sessiz bir ortamda yalnızca bebeğinizle ikiniz olacak şekilde ve mümkün olduğunca tentene temas ederek bebeğinizi 20-30 dakika süre ile emzirin. Daha sonra bebeğinizi yattığı odadan çıkartıp salona geçin. Salonda, oturma odasında, balkonda 40-50 dakika onunla konuşun. Şarkılar söyleyin, oyunlar oynayın, müzik dinletin. Olanak varsa dışarı çıkartın. Uyandıktan 1,5 saat sonra onu odasına götürüp yatağına yatırın.1,5 saat uyumasına izin verin. 1,5 saat sonra derin uyku da bile olsa onu uyandırın. Israrla bu proramı uygulamaya devam ederseniz 3 saatlik emzirme ve uyku peryotlarını oturtabilirsiniz.

Örneğin; 3-6 aylık bir bebek 3 saat ara ile besleniyor ve gün içerisinde 4 kez uyuyor ise; 1. periyot:07-10, 2. periyot:10-13, 3. periyot:13-16 ve 4. periyot:16-19 saatleri olabilir. Sonra Akşam 20:00-20:30 saatine kadar uyanık kalmasını sağlayın. 20:30 dolaylarında yatırdığınız bebeğinizi 23:00 -24:00 dolaylarında 1 kez tam uyandırmadan uyku öğünü şeklinde besleyin sonra sabah 07:00’a kadar kendi yatağında beslenmeden desteksiz olarak uyuması için ona zaman tanıyın.

Bebeğinizin, gündüzleri 4 aylık oluncaya kadar 3-4 kez, 4-9 ay arası 2- 3 kez, 9-12  ay arası 1- 2 kez, 1 yaşından sonra 1 kez 1- 1,5 saat uyumasına izin verin. Diğer zamanlarda uyanık tutmak için onunla konuşun, ilgilenin. El, kol, bacak hareketleri yaptırarak, dışarı çıkartarak uyanık kalmasını sağlayın. 

İyi bir gece uyku alışkanlığı kazandırmak için bebeğinizi 19:30-20:00 dolaylarında yatağına yatırmalısınız. Bunun için 18:00-18:30 dolaylarında hareketlerini azaltarak onu uykuya hazırlamaya başlayın. Uykuya hazırlık aşamasında ılık bir banyo yaptırabilirsiniz ancak her gün banyo yaptırmanız şart değil. Emzirin, yatak kıyafetlerini giydirin, yatağına yatırın. Loş bir  kırmızı ışıkta ninniler şarkılar söyleyin, kitap okuyun, hikâye, masal anlatın ya da bebekler için özel olarak hazırlanmış  ses kayıtlarından yararlanarak onu uykuya hazırlamaya başlayabilirsiniz.

Ağlıyor diye yalancı meme vermeyin, tekrar kucağınıza almayın, ayağınızda sallamayın, yeniden emzirmeyin,  beslemeyin, yanına yatmayın ancak yanında bir sandalyede oturup 15–20 dakika onunla ilgilenin, saçlarını okşayıp, sırtını sıvazlayın, şarkılar , türküler, ninniler söyleyebilirsiniz. Sırtına ufak dokunuşlarla pışpışlama yapabilirsiniz. 15-20 dakika doldu hala uyumadıysa; odadan çıkın. Dışarıda odanın kapısında ancak sizi göremeyeceği bir pozisyonda 5-10 dakika bekleyin, ağlamaya devam ediyorsa; yeniden odasına girip tekrar 5-10 dakika onunla ilgilenin. Sonra tekrar dışarıya çıkıp 5-10 dakika bekleyin. Yine ağlamaya devam ediyorsa kucağınıza alın ve yatak odasından salona geçin. Salonda yarım saat bekleyin. Ancak uyutmak için hiç bir çaba göstermeyin. Uyumaya eğilim gözlerseniz hemen odasına götürün ayık durumdayken yatağına yatırın. Eğer yarım saat salonda beklediğiniz halde bebeğiniz hala uyumamış olsa bile yine de odasına götürüp  yatağına yatırın. Yatağında tekrar 5-10 dakika boyunca yukarıdaki işlemleri tekrarlayarak uykuya dalmasına yardımcı olun. Salonda; kucağınızda, memenizde, kolunuzda ya da bacaklarınızda sallanarak uyumasına izin vermeyin. Çünkü çocuğunuz nerede ne şekilde uykuya dalarsa uyku döngülerinde uyandığında uykuya daldığı ortamı ve pozisyonu tekrar isteyecektir. Bu da bütün gece onun yanında olmanız demektir. Bunu asla unutmayın.

SÖZÜN ÖZÜ: İyi bir uyku düzeni için uygun kurallar koyun ve bu kuralları uygulama konusunda tüm aile bireyleri olarak kararlı ve tutarlı olun.Kural koymak çocuk yetiştirmenin olmazsa olmazıdır. Çocuklar bu şekilde korunur ve kollanırlar. Çocuğunuz doğru koyulan kuralların kendi yararına olduğunu eninde sonunda bir şekilde anlayacaktır. Siz yeter ki kararlı, tutarlı ve sabırlı olun. Ağlamalarına ve gözyaşlarına katlanmanız gerektiğini bilin. ÇOCUKLARDA GÖZYAŞI EĞTİMİN DOĞAL BİR PARÇASIDIR. 

Bu ağlamaların ve gözyaşlarının sonunda bebeğiniz büyük bir olasılıkla 15–20 dakika,en geç 30 dakika içerisinde ağlamayı sonlandırıp uykuya dalacaktır. O gece uymasa da ertesi gün ve daha ertesi günlerde sabah erkenden saat 07:00- 08:00 dolaylarında bebeğinizi uyandırarak ısrarla aynı programı uygulamaya devam edin. Israrlı bir şekilde bu programı uyguladığınızda 3-4 gün içerisinde çocuğunuzun uykusunda mucizevi bir şekilde iyileşmeler görüceksiniz. Bazı çocuklarda iyileşme 10-15 güne kadar uzayabilir. 

Sağlıklı uyku alışkanlığı proğramını uygularken belki bir süre zorlanacaksınız, yorulacaksınız, uykusuz kalacaksınız. Asla pes etmeyin. Bebeğinizin sizi ele geçirmesine izin vermeyin. Kararlı bir şekilde, ödünsüz olarak bu programı uygulamayı sürdürürseniz sonunda kazanan siz  olacaksınız. Bebeğinize doğduğu andan itibaren iyi bir uyku alışkanlığı kazandırmak için yukarıdaki önerileri dikkatle uygularsanız sizin ve çocuğunuzun yaşamı çok daha kaliteli olacaktır. Bu proğrama ne kadar geç başlarsanız bebeğinizin destekle uyuma direncini kırmanız o kadar zor ve uzun olacaktır. Bunu asla unutmayın.

Bol sabırlar,

Dr. Yılmaz Bay

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

                                                      

BÜYÜK KARDEŞE DİKKAT

doktoryilmazbay No Comments

Büyük kardeş daha dün, evin hatta tüm ailenin ilgi odağı idi. Bugün birden her şey değişti. Kendine bir rakip geldi. Herkes onunla ilgileniyor, tüm hediyeler ona geliyor. Doğal olarak bir kıskançlık gelişecektir. Bunun geçici olduğunu ve zaman içinde her şeyin düzeleceğini bilin. Bir süre için tüm aile fertleri ve yakın dostlar büyük kardeşin yanında küçük çocuğa olan sevgilerini kontrol etmelidirler. Hatta hediyelerin bir kısmı büyük kardeşe sunulmalı. Büyük kardeşin bebeği tanımasına izin verilmeli, onu kucağına almalı,kollarından tutup oynamalı,onun gereksinimlerini öğrenmeli. Mama saatinde, altının değiştirilmesinde, banyosunda, soyundurulup giydirilmesinde büyük kardeş aktif olarak işe katılmalı,onunla fotoğraf çektirmeli, büyük olduğu ona hissettirilmeli ve büyük olmanın avantajlarını kullanmalıdır. Bir süre sonra kardeşi rakipten çok kendisiyle oynayacak bir arkadaş gibi görecek ve sizin işiniz çok daha kolaylaşacaktır.

ÇALIŞAN ANNELER EVDEN AYRILMA ZAMANI GELDİ

doktoryilmazbay No Comments

Çalışan anneler için bir kabus olan işe başlama anı geldi çattı!! Şimdi ne yapacağım? Acaba işi bıraksam mı? Güç kararlar aşamasındasınız. Şunu öncelikle bilmelisiniz ki çocuğunuza ayırdığınız zamanın uzunluğundan çok kalitesi önemlidir. Onunla birlikte olduğunuz zamanlarda gerçekten ruhsal ve bedensel olarak onunla bütünleşebiliyorsanız çalışmamanız için hiçbir neden yoktur.

Evde mutsuz bir anneyi ne çocuğunuz ne de eşiniz isteyecektir. Çocuğun bakımını kim üstlenecek? Bu ya aile bireylerinden biri ya bir bakıcı ya da çocuk yuvası olabilir. Her birini iyice araştırmalı. Artılar ve eksiler tartılmalı, ekonomik olanaklar, uzaklık, içten sevgi ve ilgi kıyaslanmalı. Olanak varsa 1 yaşına kadar çocuk evinde bakılmalı. Her üç durumda da anne işe başlamadan 15-20 gün önce çocuk bakıcısıyla birlikte olmaya başlamalı. Bu süre yarım saatten başlayarak giderek arttırılmalıdır.

EMZİK (YALANCI MEME) KULLANIMI

doktoryilmazbay No Comments

Emzik (Yalancı meme); anne memesini taklit eden, bebeklerdeki doğal emme içgüdüsünü tatmin etmeye yarayan ve anne memesi yokluğunda bebeğe güven hissi veren destekleyici bir gereçtir. Adı üzerinde yalancı meme=Emzik; asla anne memesinin yerine geçemez ve anne memesini emme zevkini bebeğinize veremez. Emziğin amacı; çocuğun emme davranışında doyuma ulaşmasını sağlamaktır. Emziği ne cankurtaran simidi gibi acil kurtarıcı ne de hayatı tehdit eden tehlikeli bir araç gibi görmeliyiz. Her çocuk emzik almaz; zaten DOĞAL OLANI DA EMZİK ALMAMASIDIR. Anne memesini yeterince emiyorsa; emzik (yalancı meme) almayabilir ve bu da çocuğunuz için çok sağlıklı ve çok iyi bir durumdur.    

EMZİK (YALANCI MEME)  KULLANMANIN AVANTAJLARI

  • Özellikle erken doğan prematüre bebeklerde emme refleksinin gelişmesine yardımcı olmak için emzikten yararlanılabilir.
  • Anne memesi almayan bebeklerde emzik; emme gereksinimini karşılayarak bağlanma ve güven duygusunun gelişmesinde yardımcı olabilir.
  • Anne memesi almayan bebeklerde emzik; bebeği rahatlatır.
  • Anne memesi almayan bebeklerde emzik; bebeklerin kucakta gezdirilmeye, sallanmaya, beslemeye gerek kalmadan kendi kendine uykuya dalmasına yardımcı olur.
  • Emzik; bebeğin parmaklarını ya da eşyaları emmesini engelleyebilir.
  • Emzik; ani bebek ölümü (beşik ölümü) sendromlarını yarı yarıya azaltır.

     EMZİK (YALANCI MEME) KULLANMANIN DEZAVANTAJLARI

  • Emzik alışkanlık yapan bir araçtır. İlerde emziği bıraktırmak zor hatta travmatik bir sürece neden olabilir.
  • Sürekli emzik emen çocuk; anne sütü ve diğer besinleri yeterince almayabilir; bu da gelişme geriliğine neden olabilir.
  • Sürekli ve uzun sürekli emzik alan çocuklarda diş ve damak gelişimi olumsuz etkilenebilir.
  • Sürekli ve uzun sürekli emzik alan çocuklarda konuşma olumsuz etkilenebilir.
  • Sürekli ve uzun sürekli emzik alan çocuklarda psikolojik olgunlaşmada gecikmeler olabilir.
  • Emzik emen çocuklarda; temizlik problemi nedeniyle ishal, burun, boğaz ve kulak enfeksiyonları daha sık görülür.

Tüm bu değerlendirmelerin sonunda emzik kullanmaya karar verdiyseniz: 

Öncelikle emzik kullanmayı bir süre erteleyin.

Sonra tekrar düşünün HALA EMZİK KULLANMAK İSTİYOR MUSUNUZ?

Cevabınız evet ise;

EMZİK KULLANIRKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER

  • Anne sütü alan, iyi gelişen, gülen, oynayan huzurlu bir bebeği emzik almaya zorlamayın. 
  • Bebeğinizi emzirmeyi planlıyorsanız; emziğe başlamayı 1-2 ay erteleyin. Bebeğinizin emziği ya da biberonu emmesiyle; anne memesini emmesi farklı şekillerde olur. Bebeğiniz emme davranışını öncelikle memenizde öğrensin ve emme zevkinin tadına memenizde varsın. BEBEĞİNİZ ÖNCELİKLE ANNE MEMESİNİ EMMEYİ ÖĞRENSİN.
  • Emzik kullanımının alışkanlık haline dönüşmemesi için bebeğiniz her ağladığında, her huzursuz olduğunda ona emzik vermeyin. Öncelikle ağlama nedenini araştırın. 
  • Emziği genelde uykuya dalmak üzere olan bebeğinize verin. Derin uykuya daldığından emin olduktan sonra emziği bebeğinizin ağzından çıkartın. 
  • Emziği bebeğinize vermeden önce bal, şeker, pekmez, lokum gibi tatlı maddelere batırmayın. Bunlar bebeğinizde erken diş çürümelerine neden olabilir. Ayrıca bu tatlara alışan çocuk anne sütünü, mamayı ya da diğer ek gıdaları yeterince almayabilir. 
  • Emziği yeterince tutmayan bebekler için bazen emziğin üzerine birkaç damla anne sütü ya da mama damlatarak emziği daha cazip hale getirilebilirsiniz.
  • Uygun bir emzik askısı ile emziği çocuğunuzun giysisine tutturun. Bu işlem emziğin sürekli yere düşmesini engeller. Boğulmalara neden olmaması için emzik askısı çok uzun olmasın ve emzik askısını asla çocuğunuzun boynuna asmayın. 
  • Kauçuk emzikleri kaynatmayın, uygun bir temizleyici kullanarak soğuk su ile temizlemelisiniz. Silikon emzikleri en az günde bir kez sıcak su ile kaynatarak sterilize edebilirsiniz.
  • Bebeğinizin emziğini; başka bebeklere  vermeyin ve başka bebeklerin emziklerini de kendi bebeğinize vermeyin.
  • Yere düşen emziği mutlaka iyice yıkamalısınız. Kirlenmiş emziği ağzınızla temizleyip bebeğinizin ağzına vermeyin. Sizin ağzınızdan bebeğinizin ağzına mikrop geçebilir. 
  • Yıpranmış, eskimiş, yırtılmış emzikleri asla kullanmayın.
  • Emzikleri kullanmadığınız zamanlarda belli bir yerde kapalı bir kap içinde tutun. 
  • Kullandığınız emzikleri hiçbir yıpranma belirtisi olmasa da 2-3 ayda bir yenilemelisiniz.

Eğer bebeğiniz anne sütünü yeterince almıyor, mama ile besleniyor, parmaklarını, giysilerini, battaniyesini ya da oyuncaklarını emiyorsa; huysuz, huzursuz, uykuya dalma problemi varsa ve aile istiyorsa emzik (yalancı meme) verilebilir. 

Elini emen bebeğinize emzik verdiğinizde; bebeğiniz eninde sonunda bir gün emziği bırakacaktır. Ancak elini emmeyi çok uzun süreler hatta erişkin yaşlarına kadar bile devam ettirilebilir. Emziği siz verdiğiniz zamanlarda emecektir, oysa elini her an ağzına alabilir. Ayrıca elini, parmağını emen bebeklerin; ellerinde, parmaklarında tahrişler, aşınmalar, yaralar bazen de incelmeler görülebilir. Bebeğinizin duygusal gelişiminde güven duygusu çok önemlidir. Yine bebeğiniz yeterince anne  memesini almıyorsa; emzik bu güven duygusunun oluşmasına yardımcı olabilir.

NE TÜR EMZİK KULLANMALISINIZ

  • Emzik bebeğinizin ağzına uygun olmalı. Tabanı bebeğinizin emziğini yutmasını engelleyecek şekilde geniş olmalı. Burun deliklerini kapatmamalı. 
  • Emziğin tabanı; hava akımını sağlayacak şekilde delikli olmalı. Bu delikler bebeğinizin salyalarının dudak kenarlarını ve çenesini tahriş etmesini önler.
  • Emzik, biberon, diş kaşıyıcıları ve bebeğin kullandığı her türlü eşyalarda; BPA (Bisphenol A) ve Pthalates gibi maddeler olmamasına dikkat etmelisiniz. Bu maddeler bebeklerde üreme sistemine zarar verebilir. Böbrek ve Karaciğer  bozuklukları yapabilir. İleri yaşlarda Meme ve Prostat kanseri görülme riskini arttırır.
  • Bebeğinizin çene yapısına uygun bir emzik kullanmalısınız  ve bebeğiniz büyüdükçe her 2–3 ayda bir bu emziği değiştirmelisiniz. 
  • Bebeğiniz için silikondan ya da kauçuktan yapılan emzikler kullanabilirsiniz. Silikon emzikler geç deforme olur, şeffaftır, daha kolay temizlenir. Yumuşak ve pürüzsüz bir yüzeye sahip olduklarından bebekler tarafından daha kolay kabullenilirler. Silikon yüksek ısılara dayanıklı olduğu için; kaynatılarak ya da buharda sterilize edilebilir. Silikonun tadı ve kokusu olmadığı için bebek; emzik, anne göğsü ve biberon arasında kolayca geçiş yapılabilir. Tüm bu avantajlarından dolayı bebekler için yeni doğan döneminde silikon emzik tercih edilmelidir.  
  • Kauçuk emziklerin temizliği zordur. Isı kauçuk emziklerin yapısını bozar. Kauçuk emzikler dezenfektanlar yardımı ile soğuk sterilize edilmeli ya da soğuk su ve sabunla güzelce yıkanmalıdır. Kauçuk emzikler daha elastik ve daha dayanıklı olduklarından bebeğinizin diş çıkartma dönemi ve sonrasında daha rahat kullanabilirsiniz.
  • Yeni doğan döneminde bebeğiniz için; anne memesine uygun kiraz uçlu emzik olarak da adlandırılan ucu şiş yuvarlak, bebeğinizin dudağına gelen kısım daha ince ve yassı emzikleri tercih etmelisiniz. Damaksız emzikler anne memesine benzediği için 1 yaşın altındaki çocuklarda daha uygundur. Damaksız emziklerin 1 yaş üzerinde kullanılması damağa baskı yaparak damak yapısını ve üst ön dişlerin sıralanışını bozabilir.
  • Damaklı emzikler ise; daha yassı ve ucu yukarı kıvrıktır. Damağa tamamen uyum sağladığı için 1 yaşın üzerindeki çocuklarda kullanılması daha uygundur. 
  • Bebeğime ille de ortodontik ya da damaklı, damaksız emzik vereceğim diye tutturmayın. Siz en iyisi birkaç çeşit emzik alın ve bebeğinize sunun. Hangisini kullanacağına bebeğiniz karar versin. 

EMZİK NE ZAMAN BIRAKTIRILMALIDIR ve GEÇ BIRAKTIRILMASININ SAKINCALARI NELERDİR?

  • 6-9 ay  dolayları bebeğinizin emziği bırakması için uygun bir zamandır. Bazen istemesek de bu süre 1- 2 hatta 3 yaşına kadar uzayabilir. Bebeğiniz emzik kullanmayı ne kadar erken bırakırsa o kadar iyidir.
  • 2  yaşından sonra emzik emmeye devam etmesi çocuğunuzda üst çeneyi ve üst dişleri öne, alt çeneyi ve alt dişleri arkaya çekerek  iki çene arasındaki açıklığı arttırır. Bu durum ilerleyen zamanlarda  “ V” tipi üst çene darlığı oluşturarak yüz yapısında bozulmalara neden olabilir. Emzik emmeyi 3- 3,5 yaşına kadar devam ettirirse bu ” V ” tipi üst çene darlığı kalıcı olabilir.
  • Uzun süreli emzik emmesi; bebeğinizde sık kulak, burun, boğaz hastalıkları ve ishal gelişmesine neden olabilir.
  • Bebeğinizin 1 yaşından sonra gün boyu ve uzun süreli emzik emmesi; konuşma ve öğrenme  bozukluklarına neden olabilir.
  • Bebeğinizin 2 yaşından sonra emzik emmeye devam etmesi; alışkanlık hatta bağımlılık yapar ve emziği bırakması daha da zorlaşır.

EMZİK NASIL BIRAKTIRILMALIDIR?

  • Öncelikle anne ve babalar emziği bir susturucu gibi görmekten vazgeçmelidirler. Bebeğiniz her ağladığında, huzursuz ve gergin olduğunda susturmak için ona emzik vermemelisiniz. Ağlamasının, huzursuzluğunun nedenlerini araştırın ve onları gidermeye çalışın. Bebeğinize yumuşak, sevecen ve hoşgörülü bir şekilde yaklaşın.
  • Bebeğinizde alışkanlık hatta ilerde bağımlılık da yapan emziği ne kadar erken bıraktırırsanız o kadar iyidir. Bebeğiniz; dişleri çıkmaya başladığında yani 6-9 ay dolaylarına geldiğinde artık emme yanında çiğnemeyi de öğrenmeye başlar. İşte çiğnemeye başlaması emziği bırakmak için uygun zamanın geldiğini bize gösterir. Başlangıçta emzik emme süresini giderek azaltın. Bebeğiniz bütün gün ağzında emzik ile dolaşmasın, yalnızca uykuya dalacağı saatlerde ve kısa süreli olarak emzik verebilirsiniz. Derin uykuya geçtiğinde emziği ağzından alın.
  • Emziği; bal, reçel, şeker gibi gıdalara batırılarak bebeğinize vermeyin. Bebeğiniz emziği bir enerji kaynağı olarak algılamasın. Ayrıca bu çeşit şekerli gıdaların bebeğinizin dişlerinde bakterilerin üremesine neden olarak bebeğinizde erken diş çürümeleri de yapabileceğini unutmayın.
  • Emziği bırakmaya karar verdiğinizde; önceden anne, baba ve çocukla ilgilenen tüm kişilerle birlikte bir gün belirleyin. Belirlediğiniz bu gün; çocuğun aşı olmadığı, hasta olmadığı, diş çıkarma dönemine denk gelmeyen, anne ve babanın işe gitmeyeceği, hafta sonuna denk gelen bir gün olsun. Birkaç gün huysuzluğuna, huzursuzluğuna, uykusuzluğuna, ağlamalarına katlanmanız gerekeceğini bilin. Gözyaşı olmadan eğitim olmaz. GÖZYAŞI EĞTİMİN DOĞAL BİR PARÇASIDIR.
  • Emziği bırakacağınız günü tüm aile bireylerine ve yakın dostlara bildirin hatta onların da yardımı isteyin.
  • Emziği bırakmaya karar verdiğinizde evdeki tüm emzikleri atın. Bebeğinize kararlı bir şekilde evde emzik olmadığını ve artık emzik emmemesi gerektiğini anlatın.
  • Emzik almak istediği zamanlarda yanında olun ve onunla ilgilenin. İlgisini başka alanlara yönlendirin. Bu yeni bir oyun ya da sevdiği bir oyuncak olabilir. Bazen de ona sevdiği bir yemeği teklif edebilirsiniz. 
  • Sevdiği bir arkadaşını ziyaret etmek, sokağa çıkartmak, parka, anneanneye, babaanneye ya da komşuya  gitmek emziği unutmasına yardımcı olabilir. 
  • Steril bir iğne ile emziğin havasını boşaltın. Havası boşaltılmış emziği emmek hoşuna gitmeyecektir.
  • Daha büyük çocuklarda; artık büyüdüğü, emziğe ihtiyacının olmadığı, diğer büyük arkadaşları gibi onun da emziksiz olması gerektiğini, geniş bir zaman diliminde sakin ve sevecen bir şekilde ona anlatın.
  • Özellikle 2 yaşından büyük çocuklarda; artık büyüdüğü için emziğe  gereksinimi olmadığı ve emziği gereksinimi olan daha küçük bir çocuğa hediye edebileceği anlatılabilir. Hatta çocuğunuzun da yardımı ile emziğe özel bir hediye paketi yapın. Sonra güzel bir tören ile emzikle vedalaşsın.
  • Ağabey ya da abla olmak çocuklar için çok önemlidir; bu konuyu özellikle sözel ve davranışsal olarak çocuğunuza hissettirin.
  • Emzik emmediği zamanlarda “aferin, tebrik ederim, artık büyüdün, abla-ağabey oldun, diğer büyümüş arkadaşların gibi sen de artık emziksiz durabiliyorsun” gibi olumlu cümlelerle çocuğunuzun özgüveni arttırın.

EMZİĞİ BIRAKMA KARARI VERDİĞİNİZDE NE OLURSA OLSUN ASLA KARARINIZDAN VAZGEÇMEYİNİZ. ÇOCUĞUNUZA YENİDEN EMZİK VERMEYİNİZ.

SÖZÜN ÖZÜ: Özünde sevgi olan tüm yöntemler denenebilir. Siz en iyisi çocuğunuz ile birlikte kendi yönteminizi kendiniz belirleyiniz.

Dr. Yılmaz Bay

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

ÇOCUKLARA SEBZE VE MEYVELERİ SEVDİRMENİN PÜF NOKTALARI

doktoryilmazbay No Comments

Çocukları kendi haline bırakırsanız genellikle patates kızartması, köfte, makarna ve pilav dışında başka bir şey yemek istemezler. Reddettikleri gıdaların başında sebzeler ve daha sonra da meyveler gelir. Meyve ve sebzeler zengin protein ve enerji kaynakları değildir. Ancak vücut için çok gerekli olan mineral ve vitaminler açısından son derece zengindir. O nedenle çocuğunuzun mutlaka alması gereken besin öğeleridir. Bağırsak hareketlerini düzenleyen, kabızlığa engel olan lif içerirler.
Eğer çocuğunuz meyve ve sebzeleri yeterince tüketmiyorsa aşağıdaki önerileri dikkatlice okuyunuz. Read More

ÇOCUKLUK ÇAĞI MASTÜRBASYONU

doktoryilmazbay No Comments

Çocuğun kendi kendini uyarması olarak tarif edeceğimiz bu olay çocuk gelişiminin beklenen zararsız bir evresidir. Çocukluk yaşlarında hiçte az olmayan bu olay çoğu aile tarafından ayıp, yasak, günah olarak algılanmakta ve saklanmaktadır. Anne –Babalar bir zamanlar kendileri aynı durumu yaşamış olsalar bile bu kadar erken yaşta çocuklarının böyle bir davranış içerisinde olmalarını kabul edemezler. Read More

İKİZ BEBEK SAHİBİ OLMAK

doktoryilmazbay No Comments

Çocuk sahibi olmak dünya da yaşanabilecek duyguların en güzeli ve de mutlulukların en büyüğüdür. Hele bir de bu çocuklar ikiz ise;bu sevinç ve mutlulukların katlanması demektir.

Tıpta çoğul gebelik olarak da adlandırılan; bir hamilelikte birden den fazla çocuk olması genelde ikiz gebelik şeklindedir. Üçüz, dördüz, beşiz… Gebelikler daha az oranlarda görülür. İkiz gebelikler sonucu oluşan ikiz doğumların %25’i tek yumurta ikizi, %75’i çift yumurta ikizidir. İkiz gebelikler genelde yakın ya da uzak akrabalarda ikiz gebelik varsa görülür. İkiz gebeliğe genetik yatkınlıkla birlikte daha önce 1 ya da 1 kaç çocuk sahibi olmuş 35 yaş üzeri kadınlar da ikiz gebelik olma ihtimali daha fazladır. Son yıllarda ise aile içinde ikiz gebelik olmasa da özel tedavi sonucu hamile kalan kadınlarda ikiz gebelikler genetik yatkınlık sonucu oluşan ikiz gebeliklere göre daha çok görülmektedir. Yılda ortalama 1,5- 2 milyon doğumun olduğu ülkemizde 45- 50 bin dolaylarında ikiz gebelik olduğu tahmin edilmektedir. Read More

İLK ADIM VE AYAKKABI

doktoryilmazbay No Comments

Beklediğiniz an geldi. Artık çocuğunuz tutunarak ayağa kalkmaya, ayaklarının üzerine basmaya başladı. Öncelikle şunu bilmelisiniz ki çocuğunuz emekleyeceği ve yürüyeceği zamanı kendisi belirleyecektir. Bunun için kesinlikle onu zorlamayınız. Ancak ona ufak yardımlar yapabilirsiniz. Kaslarının güçlenmesi için rahat hareket edebileceği, hatta tepinebileceği bir ortam hazırlamalısınız. Sürekli kucağınıza alırsanız ya da beşikte yatırırsanız kasları yeterince gelişemez ve yürüme gecikir.  Read More

KABIZLIK ÖNLEYİCİ DİYET

doktoryilmazbay No Comments

Öncelikle çocuğunuzun her gün tuvalete çıkması gerekmediğini bilmeniz gerekir. Bazı çocuklar günde 3-5 kere tuvalete çıkabildiği gibi bazı çocuklarda bu 3-5 güne kadar uzayabilir. 3-5 günde bir tuvalete çıkıyor ama büyük dışkısı çok sert ve büyük hacimli değilse ve bu onu çok rahatsız etmiyorsa normaldir ve kabızlık sayılmaz. Read More

MEMEDEN KESME

doktoryilmazbay No Comments

Acaba meme vermeyi ne zamana kadar sürdürmeliyim düşüncesi artık beyninizi kurcalıyor. Bunun belli bir süresi yoktur. Buna çocuğunuzla birlikte siz karar vereceksiniz. 4. aydan beri yavaş yavaş tüm gıdaları beslenmesine ekledik. Doğal olarak anne sütü azaldığı gibi çocuğunda anne sütüne ihtiyacı azaldı. 1 yaş dolayları memeden kesme için uygun olabilir. Ama çocuğunuz tüm ek gıdaları alıyor üstüne de sizi emiyorsa; emmeyi 2–3 öğünü geçmeme koşuluyla 2 yaşına kadar sürdürebilirsiniz. Eğer çocuğunuz ek gıdaları almıyorsa özellikle katı gıdaları yeterince almıyorsa anne sütüne güveniyor, anne sütünün tadını diğer yiyeceklerde bulamadığı için ek gıda almıyordur. Bütün gün ve gece sizin memenizden ayrılmıyor, sürekli olarak sizi emiyor ve geceleri emmek için sizi ve kendini uyutmuyor ise anne sütünü mutlaka kesmelisiniz.1 yaş dolaylarında anne sütünün potasyum, çinko ve protein düzeyleri bebek için yeterli olmaya bilir. Yine çok uzun süre meme emen çocuklarda diş çürümelerine, yatarak meme emme kulak enfeksiyonlarına neden olabilir. Onun için 1 yaş dolaylarında mutlaka kaşıkla ek besinler vermelisiniz. Read More

SÜNNET

doktoryilmazbay No Comments

Sünnet; penisin uç kısmını kaplayan derinin (sünnet derisi) cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Sünnet derisi el, yüz, ayak ve vücudun diğer kısımlarını örten deri gibi penisin üzerini kaplayan vücudun normal ve sağlıklı bir parçasıdır. Göz kapağı nasıl gözü koruyorsa, penisin üzerini öreten deride penisi dış etkenlerden, travma ve yaralanmalardan hatta enfeksiyondan korur. Penis başını nemli yumuşak ve duyarlı tutar. Normalde bir iç organ olan penisin ısısını sağlar. Penisi koruyan özel bir yağ ve mikroplardan koruyucu maddeler üretir. Tüm bu işlevleri ile çocuklarda penisin normal ve sağlıklı büyüyüp gelişmesini sağlar. Penis üst derisi normalde yalnız idrar çıkışına izin verecek açıklıktadır ve bu ideal özellik penis başının erkenden dış koşullara açık hale gelmesini engeller. Erkenden penis başını örten derinin geri çekilip penis başının dışarı çıkartılması gerekmez. Sünnet derisi ileri çocukluk yaşlarında ya da erişkin çağa gelindiğinde; gerektiğinde kendiliğinden penis başından ayrılacaktır. Genel vücut temizliği dışında penis için özel bir bakım ve temizlik gerekmez. Penis üzerindeki deriyi zorla geri çekip içerisine su, sabun ya da temizleyici bir madde sürülmesi gerekmez Read More

YERE DÜŞÜRDÜĞÜNÜ YİYEBİLİR Mİ?

doktoryilmazbay No Comments

Annelerin kafasını kemiren en önemli sorunlardan biridir. Evet, çocuğunuz yere düştüğünü yiyebilir. Yerler tam steril değildir. Biraz mikrop barındırabilir. Bu mikroplar çocuğunuzda önemli bir rahatsızlığa yol açmaz. Bir süre sonra yaşadığı ortamdaki mikroplara alışacaktır. Bu teması doğal bir aşılama olarak düşünün. Ara sıra tozla, toprakla, temasına izin verin.

doktoryilmazbay No Comments

SEVGİLİ ANNE ve BABALAR

Çocuk yetiştirmek bir sanattır. Hem de dünyanın en zor, en yorucu ama öte yandan da en güzel sanatıdır. Çocuk yetiştirme sanatının ana ilkeleri sevgi, anlayış ve hoşgörüdür.

Sayfamızda çocuğunuzu yetiştirirken en çok karşılaşacağınız sorunlar ve bu sorunlarla ilgili açıklamalar bulacaksınız. Sağ taraftaki menüyü kullanarak merak ettiğiniz konularla ilgili ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Doktor Yılmaz Bay’ı tanımak isterseniz buraya tıklayınız.

Anne ve Baba olduğunuz için sizleri kutluyorum ve çocuğunuz ile birlikte sevgi, anlayış ve hoşgörülü günler diliyorum.

Doktor Yılmaz Bay
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Not: Randevu almadan önce bu yazıyı okuyunuz: Randevu Kuralları